{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:15/03/2022<br>DAVANIN KONUSU:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:14/02/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkili şirketin, davalı ... AŞ'nin Kepez şubesinden 08.05 2014 tarihinde, ... EURO karşılığı ... TL bedelle, şu anda trafikte ... plaka ile kayıtlı ... şase numaralı ... Dizel 2014 model aracı satın aldığını ve şirketin yetkilisi ...'ın kullanımında olduğunu, müvekkilinin dava konusu aracı 2018 yılı mart ayında satışa çıkarır ve araca müşteri olan alıcının talebi üzerine aracın muayene ve kontrolünün yapılması amacıyla araç sanayiye götürüldüğünü, orada boya ve kaporta ustası tarafından incelenmesi sonucu aracın boyalı oluğunun söylendiğini, dava konusu araç satın alındığı tarihten beri düzenli olarak servis bakımları yaptırıldığını, aracın bu güne kadar herhangi bir kazaya karışmadığını, aracın boyalı olduğunun söylenmesi üzerine alıcı aracı satın almaktan vazgeçer, aracın gerçekten boyalı olup olmadığını öğrenmek isteyen müvekkilinin aynı gün 14.03.2018 tarihinde davalı ... Otomobilin servisi olan ... Oto Çankaya servisine götürür ve aracın boya kalınlıkları servis tarafından cihazla ölçülür ve yapılan bu işlemle ilgili form ve tutanaklar müvekkiline elden verildiğini, ... Oto Çankaya servisi tarafından yapılan kontrolde aracın muhtelif yerlerinde boya kalınlıklarının olduğunu, özellikle arka bagaj bölgesinde boya kalınlığının 387 mikrona kadar çıktığını, diğer bir kısım bölgelerde de boya kalınlıklarının standartların üzerinde olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine davalı firmalara aracın değiştirilmesi veya ücretin iadesi konusunda noter kanalıyla ihtar çekildiğini, davalı ... ihtara verdiği cevapta aracın satışı öncesi araçta herhangi bir boya ve onarım işlemi yapılmadığı şeklinde beyanda bulunduklarını, davalılardan bir netice alınamaması üzerine Ankara 10 Sulh hukuk Mahkemesinden delil tespiti talebinde bulunulmuş ve 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D iş sayılı dosyasında dava konusu araç üzerinde inceleme yapılarak 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 07.05.2018 tarihli rapor düzenlendiğini, raporda da araçta boya olduğunun belirtildiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilerek ayıplı çıkan otomobilin ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı ... Tic. A.Ş. vekili, davalı müvekkili şirket, satım sözleşmesinin tarafı olmadığından davanın müvekkili şirket yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğundan usul reddi gerektiğini, davacının istem hakkının zaman aşımına uğradığını, davacı tacir aracı 08.05.2014 tarihinde teslim almasına karşı 16/03/2018 tarihinde ihtarname çektiğini, yapılan satış işleminin hem alıcısın hem de satıcısının tacir olması sebebiyle, yapılan satış işlemi ticari iş niteliğinde olduğundan 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesinde de belirtilmiş olduğu üzere malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiğini, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa bu 2 ve 8 günlük süre içinde durumu satıcıya ihbarla yükümlü olduğunu, aracın satın alındıktan 4 yıl sonra ihtar çekildiğini, bu nedenlerle davanın öncelikle pasif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddini, davanın usulden reddedilmemesi durumunda zaman aşımından reddini, zaman aşımı definin yerinde görülmemesi halinde ayıp ihbarı süresinde yapılmadığından davanın esastan reddine karar verilmesini talep ve cevap vermiştir.<br>Davalı ... Turizm İnş. San. ve Tic. A.Ş., vekili; Davacı tarafın ayıp iddiasını kesin olarak reddetmekle birlikte, ayıp iddiasına dayanan davanın öncelikle zaman aşımı/ hak düşürücü süre nedeni ile reddi gerektiğini, davacı tarafından süresinde bildirilen bir ayıp vb ihbarın olmadığını, davacı taraf dava dilekçesinde aracın çeşitli yerlerinde boya hataları bulunduğunu ve bu hususun ayıp niteliğinde olduğunu iddia ederek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, talep ettiğini, davacı tarafın dava dilekçesindeki iddialarını kabul etmiyor ve her bir iddiaya ayrı ayrı itiraz etiklerini, dava konusu araçta davacının iddiasının aksine, tespit edilemeyen, çözülemeyen, giderilemeyen veya tekrarlayan bir arıza olmadığı gibi imalattan kaynaklanan herhangi bir problem, kusur veya kanunun tanımladığı anlamda gizli ayıp söz konusu olmadığını, davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte, ayıplı malın tanımına da bakmak gerektiğini, buna göre ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında yada reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan, satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan, muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilebilir denildiğini, ayıbın tanımı ise yukarıda belirtildiği üzere yapılmış olup, dava konusu araçta  bir ayıptan bahsedilmesi mümkün olmadığını, dolayısı ile hiçbir maddi, hukuki ve ekonomik eksiklik içermeyen araç için davacının talebinin karşılanması yasal olarak mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın zaman aşımı/ hak düşürücü süre ve husumet yokluğu vb. nedenleri ile reddini, bu mümkün değilse esastan reddine karar verilmesini talep ve cevap vermiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"satın alınan aracın ölçülen fabrikasyon boya kalınlıklarının aracın tipi ve markası göz önünde bulundurularak kabul edilebilir değerler içerisinde olduğu, fabrika çıkışı sonrasında ikinci bir boyama yapılmadığı, araçta önceki tarihli darbe ve hasarların bulunmadığı, bu durumda ayıpsız olarak davacıya teslim edilmesi nedeni anlaşılmakla davanın reddine\"şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aracın kalın mikron boyalı olduğunun dosya kapsamından açık olduğunu, son raporun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kaporta parçalarının beklenenin üzerinde boya kalınlığına sahip olduğunun tespit edildiğini, tespite göre boya kalınlığının 367 mikrona kadar yükseldiğini, 07/10/2020 tarihli raporun denetime açık hüküm kurmaya elverişli ve bilimsel olduğunu, mahkemenin hükme esas aldığı raporun ise bilimsel olmadığını, araçta limitlerin üzerinde boya kalınlığı bulunduğunun son raporda da kabul edildiğini, ancak bunun alıcının lehine olduğu dağerlendirmesi yapıldığını, bu değerlendirmenin soyut olduğunu, bilimsel olmadığını, fabrika çıkışı sonrasında araçta ikinci bir boyama yapılmadığı hususunun gerçeği yansıtmadığını, üretici firmanın kendi sitesinde boya kalınlığının en fazla 130 mikron olabileceğinin belirtildiğini, aracın üst segment olmasının boya kalınlığını etkilemediğini, mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini ve hangi raporun neden üstün tutulduğunun da açıklanmadığını  beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, satış sözleşmesinden kaynaklanan satılanın ayıplı olması nedeni ile aracın misli ile değiştirilmesi istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyada aracın ayıplı olup olmadığı, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı ihtilaflıdır. <br>TBK'nun 231. maddesinde satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü davanın iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, aynı maddenin 2. Fıkrasında ise satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinin uygulanamayacağı hüküm altına alınmıştır. Öyle ise, belirlenmesi gereken aracın ayıplı olup  olmadığı, araç ayıplı ise, satıcının ağır kusurlu olup olmadığı hususlarıdır. <br>Dosya kapsamında bulunan raporların birbiri ile çeliştiği, hükme esas alınan 24/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda daha önce alınan bilirkişi raporları ile farklı sonuca varılmasına rağmen bu farklılığın nedeninin bilimsel veriler ile açıklanmadığı, mahkemece de dosyada alınan raporlar arasında çelişki bulunmasına rağmen hangi rapora neden itibar edildiğinin veya edilmediğinin gerekçelendirilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin kabulüne karar verilmiştir. <br>Mahkemece  yapılması gereken; dosya kapsamında alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek aracın ayıplı olup olmadığının, bu ayıbın satıcının ağır kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilerek sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir. <br>Sonuç olarak, davacı  vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 15/03/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c95c92af90c7289f","SID":"0622aa111d9bb143"}}