{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/938 Esas<br>KARAR NO:2025/289 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:11/04/2023<br>NUMARASI:2021/258 E.  -  2023/79 K.<br>DAVA:Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men',i Ref'i <br>DAVA TARİHİ:04/11/2021<br>BAKIRKÖY 2.FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'NİN <br>2021/598 ESAS SAYILI DOSYASI <br>DAVA:Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men',i Ref'i <br>KARAR TARİHİ:26/02/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 06/10/2010 tarihinde kurulduğunu, kurulduğu tarihten itibaren başvurusunu yaptığı \"...\" esas unsurlu markalar ve bu markaların içerdiği ürünler için yurt genelinde çok geniş kitlelere ulaşılan görsel ve işitsel medyaya reklam ve tanıtım programları hazırladığını, ayrıca müvekkilinin TPMK nezdinde \"...\" esas unsurlu birçok marka tescili bulunduğunu, müşterilerinden gelen şikayet ve ihbarlar sonucu yapılan araştırmalarda davalının kendisine ait ... alan adlı web sitesinde, online satış platformlarında, .../... isimli instagram adresinde ve marketlerde \"...\" markasını taşıyan ve fakat müvekkili şirketin tanınmış \"...\" ve \"...\" esas unsurlu ürünler ile müvekkili şirketle özdeşleşen mor rengi ürün ve ambalajlarında, web sitesi içeriğinde baskın olarak kullandığının tespit edildiğini, davalının bu eyleminin müvekkilinin tescilli ve tanınmış markalarından doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, davalı eylemlerinin müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, men'ini ve ref'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>BİRLEŞEN DAVA:Birleşen Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/598 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 06/10/2010 tarihinde kurulduğunu ve bu tarihten itibaren marka başvurusu yaptıkları \"...\" esas unsurlu markalar ve bu markaların içerdiği ürünler için yurt genelinde, çok geniş kitlelere ulaşılan görsel ve işitsel medyada reklam ve tanıtım programları hazırladığını, müvekkili şirketin yoğun ve yüksek bütçeli reklam çalışmaları neticesinde markalarının yaygın bilinirlik düzeyine ulaştırıldığını, müvekkili şirketle özdeşleştiğini, bunun yanı sıra Türk Patent nezdinde 12/04/2013 tarihinden itibaren 05, 16 ve 21.sınıfta yer alan emtialar için... tescil numaralı \"...\" markasının davacı adına tescilli olduğunu, \"...\" markasının mahkeme kararları ve Yargıtay kararları ile tanınmış marka olduğunu, yapılan araştırmalara göre davalının \"...\" markasını 14/11/2017 tarihinden itibaren ...no ile 03/16 ve 21. sınıftaki emtialarda tescil ettirdiğini, markaların tescil ettirildiği şekilde kullanılma zorunluluğunun olduğunu, davalının kendisine ait web sitesinde, online satış platformlarında ve marketlerde \"...\" markasını taşıyan ve fakat müvekkili şirket adına ... numarası ile tescilli markası ile yine müvekkilinin tanınmış markası \"...\" ve \"...\" esas unsurlu markaları ile özdeşleşen mor rengi ürün ve ambalajlarında, web sitesi içeriğinde baskın olarak kullanıldığının tespit edildiğini, davalının söz konusu markasını tescil ettirdiği şekilde kullanmadığını, özellikle müvekkilinin tescilli ve tanınmış markaları ile aynı sınıflarda yer alan mallarda ve ambalajları ile bunların tanıtımında müvekkili şirket ve markası açısından ayırt edilemeyecek kadar benzer/aynı olan renk ve kompozisyonları kullanarak müvekkili şirketin tescilli markasından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden haksız eylemlerde bulunduğunu iddia ederek, markalardan doğan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ve ref'ine karar verilmesine talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı ... A.Ş. vekili asıl dosya ve birleşen dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçelerinde;  davacı tarafın iddialarını reddettiklerini, davacının ne dava konusu olan \"...\" ve \"...\" markalarınıni ne de diğer markalarının renk markası olarak tescil edilmediğini, yani davacıya ait markada renge ait bir marka koruması alınmadığını, davacı yana ait \"...\" ve \"...\" markalarının Yönetmeliğin 7. maddesi kapsamında sadece  sözcük ve şekil markası olduğunu, renk markası olmadığını, iki marka arasında iltibas olmadığı gibi,mor rengin herhangi bir kimsenin tekelinde olmadığını, müvekkilinin bu ürünleri 2017 yılınan itibaren piyasada pazarladıklarını, davacı tarafın belirttiği üzere bir süre davacı ile de çalıştıklarını, hatta 2020 yılında davacı tarafa ürün sattıklarını, sadece mor renk sebebiyle hiçbir tüketicinin bu ürünler arasında yanılgıya düşmeyeceğini, zira ürünlerin alıcılarının bilinçli alıcılar olduğu, bakkaldan bonibon şekeri alan tüketici olmadığını, kaldı ki markalar arasında da hiçbir iltibasın bulunmadığı, zaten bu sebeple davacının hükümsüzlük değil de haksız rekabete dayalı dava açtığını, dilekçe ekinde sundukları uzman görüşünün de bu hususları desteklemekte olduğunu belirterek, gerek zamanaşımı açısından, gerekse de belirttikleri bütün diğer sebeplerle davaların reddi gerektiğini savunarak, davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI: Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  11/04/2023 tarihli 2021/258 E. - 2023/79 K.  sayılı kararıyla; \"... Dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, bilirkişi rapor ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde;  asıl ve birleşen dosyalarda; davacı markaları ve davalı markasının tescil edildikleri haliyle aralarında bir iltibasın söz konusu olmadığı, lakin davalının, davacı markalarındaki ve ürünlerin fiilisunumundaki mor renge benzer şekildeki ticari sunumunun benzerlik arz etmesi nedeniyle, davacı markalarına yanaşma iradesi gösterdiği, “...”, “...”, “...” ibareleri, markalar arasında ayırt edicilik sağlasa da, renkle bağlantılı olarak ambalajlardaki benzerliğin ve bu şekildeki ticari sunumun görsel ve bütünsel açıdan ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açma ihtimalinin mevcut olduğu, zira ürünlerin ortalama tüketiciye hitap eden ürünler olması ve aynı satış kanallarından geçmesi nedeniyle bu riskin söz konusu olacağı ve ürünün belirtilen şekilde piyasaya sunumun ortalama tüketiciyi yanıltabileceği, davalının, markanın kapsadığı emtiaya yönelik kullanımının halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali doğurabileceği, dolayısıyla davalı tarafın yukarıda belirtilen şekildeki eyleminin, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının “...” ve “...” esas unsurlu marka haklarına tecavüz teşkil ettiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Her ne kadar  Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin  2019/5189 E, 2022/1852 Karar sayılı, 14.03.2022 Tarihli kararında;  davacının haksız rekabet iddiasının marka hakkına dayandığı, bu durumda TTK 55/1-a-4 maddesi gereğince aynı zamanda haksız rekabetin oluştuğundan söz edilemeyeceğine karar verilmiş ise de, olayımızda davacı davalının markasının davacının markasına yanaştırmak suretiyle kullandığı gibi, ayrıca ticari takdim şeklini de davacının ticari takdim şekline benzetmek suretiyle kullandığından bahisle haksız rekabetin de tespit'i , men'ini talep etmiş olmakla, ayrıntıları bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalının ticari takdim şekli nedeniyle ayrıca haksız rekabet söz konusu olduğundan ve davalının  bu eylemi   TTK m.55/1a-4 kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğinden davacının haksız rekabete yönelik talebi de kabul edilmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A-ASIL DOSYA YÖNÜNDEN ;1-Davacının davasının KABULÜNE, davalıların adlarına tescilli \"...\" markasını davacı adına tescilli \"...\" ve \"...\" esas unsurlu markaların tescil kapsamı içinde yer alan temizlik kovaları, temizlik setleri, yedek her türlü moplar, temizlik bezleri, temizlik süngerleri, paspaslar, paspas başlıkları, çöp torbaları, her çeşit buzdolabı poşetleri, alüminyum folyolar, streç folyolar\" emtialarında davacı adına tescilli ..., ..., ..., ..., ..., .., ..., .., ..., ..., ..., ..., .., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve devamı markaların hakim renk olan mor renk ile aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer rengi taşıyan  ürün ve ürün ambalajlarında kullanmasının davacı marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine  ve  önlenmesine, durdurulmasına ve kaldırılmasına, bu kapsamda bu şekildeki ürün ve ambalajların toplatılmasına, yine davalı tarafa ait bu şekildeki yazılı ve basılı evrakların, katalog broşürlerin, stand , reklam, tabela vasıtalarının toplatılmasına ve imhasına, yine davalı tarafa ait...web sitesinde ve ... alan adında ve ... instagram hesaplarında bu şekildeki kullanımın durdurulmasına, içeriklerin çıkarılmasına, iki hafta süre içeresinde çıkarılmadığı takdirde erişimin engellenmesine, <br>B-BİRLEŞEN BAKIRKÖY 2.FIKRI VE SıNAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESI'NIN 2021/598 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;1-Davacının davasının KABULÜNE, davalıların  adlarına tescilli \"...\" markasını davacı adına tescilli \"...\" esas unsurlu markası tescil kapsamı içinde yer alan temizlik kovaları, temizlik setleri, yedek her türlü moplar, temizlik bezleri, temizlik süngerleri, paspaslar, paspas başlıkları, çöp torbaları, her çeşit buzdolabı poşetleri, alüminyum folyolar, streç folyolar\" emtialarında davacı adına tescilli markanın ve ticari sunum şeklinin hakim rengi olan mor renk ile aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer rengi taşıyan  ürün ve ürün ambalajlarında kullanmasının davacı marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine  ve  önlenmesine, durdurulmasına ve kaldırılmasına, bu kapsamda bu şekildeki ürün ve ambalajların toplatılmasına, yine davalı tarafa ait bu şekildeki yazılı ve basılı evrakların, katalog broşürlerin, stand , reklam, tabela vasıtalarının toplatılmasına ve imhasına, yine davalı tarafa ait ... web sitesinde ve ...alan adında ve ... instagram hesaplarında bu şekildeki kullanımın durdurulmasına, içeriklerin çıkarılmasına, iki hafta süre içeresinde çıkarılmadığı takdirde erişimin engellenmesine,\"  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Asıl ve birleşen davada davalı  ... A.Ş. vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; tarafların markaları arasında iltibas tehlikesi bulunmadığının bilirkişi raporları ile sabit olduğunu,Tarafların ticari takdim şekillerinin de birbirlerinden farklı olduklarını, karşılaştırma yapılırken birçok faktörün dikkate alınması gerekirken, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında yalnızca renk unsurunun dikkate alındığını, Ürünlerin üzerindeki görseller, ürün ebadı,  markaların konumlandırılması, birden fazla renk kullanılıp kullanılmadığının değerlendirilmediğini,Mahkemece özenli bir araştırma yapılmadığı, bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, üstünkörü şekilde yalnızca mor rengin kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiğini, eksik inceleme sonucu verilen kararın kaldırılması gerektiğini, Müvekkilinin ürün ambalajları üzerinde kendisine ait \"...\" markasının kolayca okunabilecek şekilde büyük puntolarla yazıldığını, siyah rengin ağırlıklı olarak kullanıldığını, \"...\" ibaresinin ürünün orta yerine yerleştirildiğini, ürün görsellerinin de farklı olduklarını, bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu,Müvekkilinin ürünlerinde pek çok renk kullanıldığını, pembe rengin de kullanıldığını, ancak mor rengin kullanılmadığını, mor rengin kullanımının bir kişinin tekeline bırakılamayacağını,Sektörde pek çok firma tarafından mor veya pembe renklerin kullanıldığını, bu renklerin ayırt ediciliğinin bulunmadığını,Davacının tescilli renk markasının müvekkilinin hiçbir ürününde kullanılmadığını, Müvekkilini kullanımlarının haksız rekabete neden olmadığını,Müvekkilinin ürünlerinin tek tek incelenmesi gerektiğini, Mahkeme kararında hangi ürünlerin haksız rekabete neden olduğunun açıkça belirtilmesi gerektiği halde tümden bakış açısı ile haksız rekabetin ve marka tecavüzünün olduğuna dair karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkemenin verdiği kararın açık ve anlaşılır olma ilkesinin de ihlal edildiğini, bu nedenle de yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek, arz ve izah edilenler muvacehesinde ve Mahkemece resen tespit edilecek nedenlerle, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/258 E. 2023/79 K. numaralı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesine, vekalet ücreti ve yargılama masraflarının davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Dosya arasında bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tescil numaralı \"...\" esas unsurlu marka ile .. tescil numaralı \"...\" esas unsurlu markaların 05, 16 ve 21. sınıflar da dahil farklı sınıflarda davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. ... tescil numaralı \"...\" markasının ise 03, 16, ve 21. sınıfta davalı şirket adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince davacı vekilinin delil tespiti talebiyle ilgili bilirkişi marka vekili ...'dan alınan 08/12/2021 havale tarihli raporda; ...tespit talep edilen adreslerde ve internet üzerinden yapılan incelemeler neticesinde, her ne kadar davalı yan adına ... kod numaralı  \"...\" görselini ihtiva eden ve ... kod numaralı  \"...\" görselini ihtiva eden marka tescilleri mevcut ise de; SMK 155. madde kapsamında ilgili markaların davacı yana karşı savunma argümanı olarak ileri sürülemeyecek olması ve davacı yanın \"...\" ve \"...\" şeklindeki <br>markaları ve yoğun olarak kullanımlarını gerçekleştirdiği \"mor\" rengin davalı yanın kullanımlarında birebir olarak kullanılması,davacı yana ait \"...\" ibareli markanın ilk 4 harfinin ( W yerine V harfi kullanılmak sureti ile ) \"...\" ibareli markanın son 2 harfinin kullanılması ile oluşturulmuş olan \"...\" ibaresinin davacı yanın yoğun kullanım konusu ettiği mor renk ile, davacı yana ait ürünlerin bulunduğu raflarda tüketiciye arz edilmesinin nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet vereceğine dair görüş belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince marka vekili ..., haksız rekabet uzmanı ... ve sektör uzmanı kimya mühendisi ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 08/09/2022 havale tarihli raporunda;  ...asıl ve birleşen dosyalarda;davacı markaları ve davalı markasının tescil edildikleri haliyle aralarında bir iltibasın söz konusu olmadığı, lakin davalının, davacı markalarındaki ve ürünlerin fiili sunumundaki mor renge benzer şekildeki ticari sunumunun benzerlik arz etmesi nedeniyle, davacı markalarına yanaşma iradesi gösterdiği, \"...\", \"...\", \"...\" ibareleri, markalar arasında ayırt edicilik sağlasa da, renkle bağlantılı olarak ambalajlardaki benzerliğin ve bu şekildeki ticari sunumun görsel ve bütünsel açıdan ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açma ihtimalinin mevcut olduğu, zira ürünlerin ortalama tüketiciye hitap eden ürünler olması ve aynı satış kanallarından geçmesi nedeniyle bu riskin söz konusu olacağı ve ürünün belirtilen şekilde piyasaya sunumun ortalama tüketiciyi yanıltabileceği, davalının, markanın kapsadığı emtiaya yönelik kullanımının halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali doğurabileceği, dolayısıyla davalı tarafın yukarıda belirtilen şekildeki eyleminin, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının \"...\"ve \"...\" esas unsurlu marka haklarına tecavüz ve bağlantılı olarak TTK m.55/1a-4 kapsamında haksız rekabet teşkil edeceğine dair görüş belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince aynı bilirkişi heyetinden alınan 26/12/2022 havale tarihli ek raporda; ...asıl ve birleşen dosyalarda; davacı markaları ve davalı markasının tescil edildikleri haliyle aralarında bir iltibasın söz konusu olmadığı, lakin davalının, davacı markalarındaki ve ürünlerin fiili sunumundaki mor renge benzer şekildeki ticari sunumunun benzerlik arz etmesi nedeniyle, davacı markalarına yanaşma iradesi gösterdiği, \"...\", \"...\", \"...\" ibareleri, markalar arasında ayırt edicilik sağlasa da, renkle bağlantılı olarak ambalajlardaki benzerliğin ve bu şekildeki ticari sunumun görsel ve bütünsel açıdan ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açma ihtimalinin mevcut olduğu, zira ürünlerin ortalama tüketiciye hitap eden ürünler olması ve aynı satış kanallarından geçmesi nedeniyle bu riskin söz konusu olacağı ve ürünün belirtilen şekilde piyasaya sunumun ortalama tüketiciyi yanıltabileceği, davalının, markanın kapsadığı emtiaya yönelik kullanımının halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali doğurabileceği, dolayısıyla davalı tarafın yukarıda belirtilen şekildeki eyleminin, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının \"...\" ve \"...\" esas unsurlu marka haklarına tecavüz ve bağlantılı olarak TTK m.55/1a-4 kapsamında haksız rekabet teşkil edeceğine dair görüş belirtilmiştir. <br>G E R E K Ç E:Asıl ve birleşen dava; davalının marka ve ürün ambalajı kullanımlarının davacının tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, men'i ve ref'i davasıdır. Mahkemece asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Resen yapılan incelemede; maddi hata sonucunda asıl davayla ilgili karar başlığında davalı ... A.Ş.’nin eski unvanı olan  ... Şirketi’nin adına da ayrı bir davalı gibi yer verildiği görülmüş, bu yanlışlığın ilk derece mahkemesince düzeltilmesi mümkün olduğundan, bu hususa değinilmekle yetinilmiştir. Her ne kadar asıl ve birleşen davada davalı olan şirket vekili Mahkemece yeterli inceleme yapılmadığı, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadıkları, müvekkilinin ambalajlarının davacının markasına ve ambalajlarına benzer olmadığı, davacının renk markasının bulunmadığı, müvekkilinin aynı rengi kullanmadığı, mor rengin davacının tekeline bırakılamayacağı ve mahkeme kararının yeterince açık olmadığına dair iddialarla istinaf talebinde bulunmuşsa da, alınan her üç bilirkişi raporunda da davalının mor rengi kullandığı “...” markalı ürünlerinin ambalajlarında kullanılan mor rengin davacının tescilli markalarında yer alan renk ile aynı olduğu, “...” ve “...”markaları ile satışa sunduğu ürünlerin ambalajları ile de benzer olması nedeniyle ortalama tüketici  tarafından karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğuna dair görüş bildirdikleri, davalının markasında mor rengin hiç bulunmamasına rağmen ambalajlarında ağırlıklı olarak bu rengi kullandığının anlaşıldığı, davalının “...” markasının son hecesinin davacının “...” markasının son hecesi ile, ilk hecesinin ise “...” markasının ilk hecesi ile aynı oldukları, davalının marka ve ambalaj kullanımlarını davacının markalarına ve ambalaj kullanımlarına yaklaştırmaya çalıştığı, alınan bilirkişi raporlarının denetime uygun ve yeterli oldukları, Mahkeme kararının infaz edilebilecek açıklıkta olduğu anlaşılmakla, Mahkemece asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık mevcut değildir.Tüm bu nedenlerle; asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince asıl ve birleşen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Asıl dava için alınması gereken 615,40  TL maktu harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL eksik harcın  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Birleşen dava için alınması gereken 615,40  TL maktu harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL eksik harcın  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 132,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,  b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 26/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"be9e1e75b1b2567f","SID":"9bf48920491ec718"}}