{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ  <br><br>   <br>                      T.C.<br>                 ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        31. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t    \t\t\t           \t\t\t       (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)<br>                 (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın<br>                                                                             Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)\t<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ... (...)<br>ÜYE\t: ... (...)<br>ÜYE\t: ... (...)<br>KATİP\t: ... (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 22/11/2023<br>NUMARASI\t: ....<br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak<br>KARAR TARİHİ\t: 27/02/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ    \t: 04/03/2025<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; <br>\tİDDİA\t\t\t\t: <br>\tDavacı vekili;  müvekkili şirketi ile davalı şirketler arasında Diyarbakır...altyapı, çevre düzenlemesi, tünel kalıp işlerinin yapılmasına ilişkin 2016 yılında sözleşme aktedildiğini, davalı taraftan kaynaklanan nedenleri ile işin süresinde bitirilemediğini, ancak tamamlanarak teslim edildiğini davalı tarafın davacı hakedişlerinden  haksız kesintiler yaptığını, iş bedelini eksik ödediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 5.000,00.TL'nin temerrüt tarihinden itibaren ticari faizi ile ödenmeyen tüm alacak kalemlerinin hesaplanarak davalılardan tahsilini talep ettiğini, ayrıca arabuluculuğa başvurduğunu, sonuç alınamadığını, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 107.112,84 TL'ye yükselterek, bu miktarın davalıdan tahsilini istemiştir.<br>\tSAVUNMA\t\t\t\t  :<br>\tDavalı ... ..... A.Ş vekili; davacının asıl sözleşmeden doğan yükümlülüklerini tam ve gereği gibi yerine getirmediğini, iş ortaklığı tarafından tüm ödemelerin eksiksiz olarak yapıldığını, davacı tarafın kötü niyetli olup haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, davacının talep ettiği alacağın faiz oranına itiraz ettiklerini, sözleşme uyarınca davacının hak kazandığı iş bedelinin fazlasıyla davacıya ödendiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... ...vekili; müvekkili ile diğer davalı ... A.Ş arasında dava dışı idaresiyle yapılan sözleşme kapsamında 736 adet konut inşaat için iş ortaklığı oluşturulduğunu, davacı tarafın taleplerinin hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, davacı tarafın ise alt yüklenici olup sözleşmede tanıklanan işin yapım hususunda anlaşma sağlandığını, davacı alt yüklenicinin yükümlülüklerini yerine getirmede kusurlu olup sözleşmeye aykırı davrandığını, bu nedenle davacı tarafın  alacağının bulunmadığını, işin uzaması nedeniyle doğduğunu iddia edilen zarara ilişkin alacak talebinde haksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ\t       : <br>\tMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; \"Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davasına ilişkindir. ... .......çevre düzenlemesi, tünel kalıp işlerine ilişkin ihale sözleşmesi ve hakedişler ile tarafların  ticari defter ve kayıtları ile birlikte toplanan tüm deliller  ile dosya kapsamında talimat ile  alınan  bilirkişi kurulu kök ve ek raporlar birlikte  değerlendirildiğinde, bilirkişiler kök ve ek  raporlarında; Davacı ... Şirketi tarafından toplam 7 adet hakedişin yapıldığı, Hakediş toplam bedelinin 1.175.373,04.TL olduğunu. Buna mukabil davalı İş ortaklığı tarafından toplam 881.731,19.TL ödeme yapıldığını, bakiye farkın 293.641,85.TL olduğunu,  davalı şirketin, davacıya çek ile 134.332,15.TL ödeme yaptığına dair iddianın ispatlanamadığını, 5 nolu bentte açıklanan sebeplerle davalı şirketin, davacıya 251.445,00.TL çek ile ödeme yaptığına dair iddianın ispatlanamadığını, 6 nolu bentte geçen İş Kazası nedeniyle 135.000,00 TL'nin davalı İş Ortaklığı' ınca ... ...' a ödendiğini, 7 nolu bentte geçen SGK ödemesi ile ilgili olarak toplam ödenen ve davalı kaydında 34.384,21 TL olarak geçen, ancak; davacı kaydında ise 23.677,92 TL olarak gözüken tutarın farkı olarak 10.706,29 TL'nin daha davacının alacak miktarından düşülmesi gerektiğinı, 8 nolu bentte geçen SGK ödememe cezası ile ilgili olarak davalı kayıtlarında yer alan ve davacı yerine ödenen 10.000,00'TL lik tutarın davacının alacak tutarından düşülmesi gerektiğini, 9 nolu bentte yer alan stopaj kesintisi ile ilgili olarak davalı kayıtlarında yer alan ve davacı yerine ödenen 30.822,72 TL' lik tutarın da davacının alacak tutarından düşülmesi gerektiğini, hakediş tutarı : 1.175.373,04 TL, yapılan ödeme : 881.731,19.TL, bakiye fark 293.641,85.TL, iş kazası tutarı : 135.000,00 TL, SGK ödemesi farkı : 10.706,29 TL, SGK ödememe cezası : 10.000,00 TL,stopaj kesintisi : 30.822,72.TL toplam : 186.529,01.TL. Buna göre, davacı ... ... Şirketinin davalı ...-... İş ortaklığından talep edebileceği alacak tutarının: 293.641,85.TL-186.529,01.TL = 107.112,84 TL olduğunu.  Davacı tarafın yasal ticari defter kayıtlarında yer almayan bahse konu dört adet çekin tüm dosya kapsamından dava konusu işle  mi yoksa taraflar arasındaki başka bir işle  mi ile ilgili olup olmadıklarının tespit edilemediğini ve yine bahse konu dört adet çekin taraf beyanlarında bahsi geçen iş kazası ile ilgisinin/iktisabının olup olmadıklarının tespit edilemediği bilirkişi kurulunun kök ve ek raporunda  belirtilmiş olup bilirkişi kurulunun kök  ve ek raporları denetime açık hüküm kurmaya müsait olduğu kanaatine varılarak. Buna göre, davacı tarafın yasal ticari defter kayıtlarında yer almayan bahse konu dört adet çekin tüm dosya kapsamından dava konusu işle  mi yoksa taraflar arasındaki başka bir işle  mi ile ilgili olup olmadıkları bilirkişiler tarafından tespit edilemediğinden, davalılar tarafından da bu iddia ticari defter ve kayıtlar ile ispatlanamadığından, davacı ... Şirketinin davalı ...-... İş ortaklığından talep edebileceği alacak tutarı 107.112,84.TL olduğu\" gerekçesi ile, davanın kabulüne, toplam 107.112,84 TL alacaktan, 5.000,00 TL alacağın noter ihtarına göre temerrüt tarihi olan 19/09/2017 tarihinden itibaren, geriye kalan ıslah edilen 102.112,84 TL alacağın  ise ıslah tarihi olan 30/10/2023 tarihinden itibaren,  işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t:<br>\tDavalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının elden teslim aldığı  ... ... ...ek seri numaralı 03.08.2017 tarihli 130.000,00 TL bedelli çekin,  .... numaralı 18.08.2017 tarihli 30.445 TL bedelli çekin,  ... ... A.Ş. 0902853 çek seri numaralı 18.08.2017 tarihli 30.000,00 TL bedelli çekin ve  ... ... çek seri numaralı 18.08.2017 tarihli 61.000,00 TL bedelli çeklerin ödemelerinin vadesinde davacı şirket yetkilisi ....yapıldığını, davacının işbu ödemeleri almasına rağmen ticari defterine işlememiş olmasının kendi kusurundan kaynaklı olduğunu, davacının müvekkilleri ile arasında başka sözleşme olup olmadığını hususunu ispat etmesi gerektiğini, müvekkillerince davacıya yapılan tüm ödemelerin dekontları ile birlikte dosyaya sunulduğunu, yerel mahkemece her ne kadar davacı ile müvekkilleri ile aralarında başka bir hukuki ilişkinin olabileceğine kanaat getirilmiş ise de, bahsedilen çeklerin taraflar arasında dava konusu sözleşmeye ilişkin olduğunu, taraflar arasında başka bir hukuki ilişki olduğu hususunda bir iddia bulunmadığını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE    : <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalılar yüklenicidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı tarafça istinaf edilmiştir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tTaraflar arasında imzalanan sözleşme ile davacı, davalıların yüklenimindeki işin tünel kalıp işlerini yapmayı taahhüt etmiştir. Davacı, imalat bedeli, vinç kiralama ücreti, yemek ve konaklama giderleri, SGK primi ödenmediği iddiasıyla yapılan kesinti nedenleriyle alacak talep etmiş, davalılar davacının sözleşmeye uymadığını, yapılan işlemlerde bir yanlışlık bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.<br>\tTaraflar arasında imzalanan sözleşme eser sözleşmesi mahiyetindedir. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir.  Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır. <br>\tMahkemece yargılama aşamasında bilirkişi heyeti oluşturularak, bilirkişi raporu ve ek raporlar alınmış, bilirkişi heyeti davacının 2016 yılı muavin defter kayıtlarını incelemiş, davalı tarafın ticari defter ve belgeleri ise hiç inceletilmemiştir.<br>\t 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu  hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK 222/4)<br>\t Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ve yasal düzenlemeler çerçevesinde incelendiğinde; mahkemece tarafların uyuşmazlık konusu olan 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin tüm ticari defter ve belgeleri inceletilmelidir. Bu bağlamda davacı tarafın  söz konusu yıllara ilişkin tüm ticari defter ve belgelerinin ibrazı talimat yazılmak suretiyle  istenilmeli, sadece muavin defter kayıtları ile yetinilmemelidir. Davalı taraf ... ...  ... çekleriyle iş bedelinin ödendiğini savunmuş, mahkemece çek ödemelerinin söz konusu iş ile ilgili olduğunun davalı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle, bunları ödeme olarak kabul etmemiştir. Davalı tarafça dosyaya sunulan çek fotokopileri incelendiğinde, davalı tarafça davacıya yapılan cirolar olduğu görülmektedir. Bu nedenle mahkemece öncelikle söz konusu çeklerin ibraz edilip edilmedikleri, ödenip ödenmedikleri var ise ibraz anındaki çek görüntüsününü arkalı ve önlü bir şekilde gönderilmesi ilgili bankalardan istenilmeli, sonrasında  taraf ticari defter ve belgeleri inceletilirken, sadece çeklerin taraf ticari defterlerine kayıtlı olup olmadığına bakılmamalı, taraflar arasında başkaca bir ticari ilişki olup olmadığı  hususu da irdelenmelidir. Taraflar arasında uyuşmazlık konusu dönemlerde başkaca bir ticari ilişki bulunmadığının saptanması halinde, söz konusu çekler ile yapılan ödemelerin davaya konu ticari ilişki çerçevesinde yapıldığının kabul edilmesi gerektiği dikkate alınmalıdır.<br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, \t<br>2-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/582 Esas, 2023/686 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı  tarafça yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde kendilerine iadesine,<br>5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine,<br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 27/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>Başkan ...<br> E-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> E-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> E-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> E-imzalıdır<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f8fc2fa95cc935f1","SID":"bbc74be2761b4d43"}}