{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/133 Esas<br>KARAR NO: 2025/330<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/10/2024<br>NUMARASI: 2024/585 E. - 2024/618 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/03/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekilinin İstanbul 31. Asliye Hukuk Mahkemesi 2024/148 E. Sayılı dosyasında ibraz ettiği dava dilekçesinde;... A.Ş.'nin kurucusu ve yetkilisinin müvekkili iken 22/10/2019 tarihinde şirketteki hissesini, şirketin diğer yönetim kurulu üyesi ...'e devredildiğini, devir tarihinden çok sonra 06/07/2021 tarihinde keşide edilen çek kapsamında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile 197.248,80 TL'lık çeke istinaden takip başlatıldığını, müvekkiline usulsüz tebligat yapıldığını, tesadüfi olarak takip başlatıldığını e-devlet üzerinden öğrendiğini, keşide tarihi itibarıyla keşideci şirket ile bir bağının bulunmadığını, ne sebeple çekten sorumlu tutulduğunun da anlaşılamadığını, davaya konu çekin basım tarihinin dahi müvekkilinin şirketteki haklarını devrettiği tarihten sonra olduğunu, davalının müvekkiline kötüniyetle haciz ihbarnameleri göndererek, malvarlığı üzerine haciz koydurttuğunu, haciz ihbarnamelerinde Tebligat Kanunu 21/2 maddesine göre tebligat yapıldığı ve kapıya haber kağıdı bırakıldığı belirtilmişse de, kapıya herhangi bir haber kağıdı bırakılmadığını, tebligatlar ile ilgili muhtar tarafından da bilgi verilmediğini beyanla, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini  talep etmiştir. Dava  İstanbul 31. Asliye Hukuk Mahkemesi' nde açılmış, mahkemenin 27/05/2024 tarih 2024/148 Esas ve 2024/171 Karar sayılı görevsizlik kararı  ile Ticaret Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilerek, dosya İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilerek, yargılamaya bu mahkemede devam edilmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir.<br>MAHKEME KARARI; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  07/10/2024  tarihli 2024/585  E-2024/618  K sayılı kararıyla; \" İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinin alacaklısının dosya davalısı olduğu, takip borçlusunun ise sadece ...Anonim Şirketi olduğu, davacının anılan takip  yönünden üçüncü şahıs konumunda olduğu ve davacıya yönelik doğrudan takip başlatılmadığı, davacıya 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 89. Maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnamesine itiraz etmemesi nedeniyle davacı adına kayıtlı banka hesapları, araç ve taşınmaz mallara haciz konulduğu, bu halde İİK 89. Maddesi uyarınca icra takibi yönünden üçüncü şahıs konumunda olan davacının takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını iddia ve ispat etmeye mecbur olduğu ancak eldeki davada davacının takip borçlusuna borçlu olmadığına veya malın takip borçlusuna ait olmadığına dair iddia ileri sürmediği şu halde iddianın ileri sürülüş biçimi de dikkate alındığında davanın İİK 89. Maddesi uyarınca açılan menfi tespit davası olarak nitelendirilmesinin de mümkün olmadığı buna göre davacının davayı açmakta korunmaya değer bir hukuki yararının bulunmadığı, hukuki yararın varlığının dava şartı olduğu ancak eldeki davada bu dava şartının bulunmadığı, ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına dair ihtiyati tedbir talebi yönünden de talebin İİK 72. Madde kapsamında uygulanabilecek tedbirlerden olmadığı ayrıca mahkemenin bu talep yönünden görevli olmadığı \" gerekçesiyle; davanın usulden reddine, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU; Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkilinin kendisine tebliğ edilen haciz ihbarnamelerine cevap vermemesi nedeniyle sorumluluğuna gidilmesinin tamamen kötü niyetli olduğunu, alacağını hiçbir şekilde ... A.Ş.'den  tahsil edemeyen alacaklı tarafın, müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını bildiği halde bilinçli olarak yaşlılığı nedeniyle hukuki süreçleri usulüne uygun takip edemeyeceğini bildiği müvekkiline borç yüklenmeye çalıştığını, müvekkilinin acziyetinden yararlandığını, mahkemenin davaya konu icra dosyasını incelemesi halinde davanın niteliğini belirleyebilecekken, yeterli incelemeden karar verdiğini. -Davanın usulden reddinin mümkün olmadığını, davanın üçüncü şahıs tarafından açılan menfi tespit davası olduğunu, davalının müvekkilinden alacaklı olmadığının defalarca açıklandığını ileri sürerek ve davanın esasına ilişkin dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın kaldırılarak, davanın kabulüne, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili  istinaf dilekçesine cevabında; davacının davayı sürüncemede bırakmak için istinaf başvurusunda bulunduğunu, kararın usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE; Üçüncü şahıs tarafından açılan menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davalı alacaklı şirket tarafından dava dışı ... Tic. A.Ş. Aleyhine 06/07/2021 tarihli ... seri nolu 197.248,80 TL bedelli çeke dayanarak toplam 219.274,56 TL alacağın tahsili talebiyle kambiyo senetlerine özgü takip başlattığı, davacının icra takibinde borçlu sıfatının bulunmadığı, üçüncü kişi olduğu ve kendisine İİK 89. Madde gereğince İİK 89/1 haciz ihbarnamesinin 18/10/2023 tarihinde, İİK 89/2  haciz ihbarnamesinin 08/11/2023 tarihinde, İİK 89/3  haciz ihbarnamesinin 27/12/2023  tarihinde, tebliğ edildiği, davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde, takip talebi ve haciz ihbarnamesi örneklerini ibraz ettiği gibi, dosya kapsamında bulunan icra takip dosya fotokopisinde de bu hususun görüldüğü anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK 31. Madde de davanın aydınlatılması başlığı altında; hakimin maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği, delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Davacı vekilinin dava dilekçesinde, davalı alacaklının müvekkiline haciz ihbarnameleri göndermişse de, davacının ... A.Ş. Deki hisselerini çek karnesinin basım tarihi ve çekin keşide tarihinden önce devrettiğini, borçlu bulunmadığını ileri sürdüğü, maddi vakıaların taraflarca anlatılması, hukuki nitelendirmenin ise hakime ait olduğu, mahkemece HMK 31. Madde kapsamında belirsiz gördüğü hususlarda taraflara açıklama yaptırabileceği gibi davacı vekili dilekçesinden de davanın niteliğinin İİK 89. Madde gereğince üçüncü şahsın borçlu bulunmadığının tespiti davası olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davacı üçüncü kişi ile davalı şirket arasında herhangi bir temel ilişki bulunmadığından, davanın ticari dava olarak nitelendirilmesinin mümkün bulunmadığı, Davanın İİK'nun 89/3 maddesine göre açıldığı, davacının icra takibinde taraf değil üçüncü kişi olduğu, İİK'nun 89/3 maddesine dayalı davanın koşullarının madde kapsamında  düzenlendiği, ancak görevli mahkeme konusunda özel bir düzenlemeye yer verilmediği görevli mahkemenin genel kurallara göre belirlenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.  6100 Sayılı HMK'nun 2/1 maddesinde mal varlığına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, yine 2/2 maddesi uyarınca HMK'da ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli kabul edildiği, 6102 Sayılı TTK'nun 5.maddesinde  ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin ticaret mahkemelerinde görüleceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.  6100 Sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca göreve ilişkin düzenleme kamu düzenine ilişkin olmakla, mahkemelerce yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. İhtisas mahkemesinde bakılacağına dair özel bir kanun hükmü bulunmayan her davanın genel mahkemelerde görülmesi gerekir.Davada takip dosyasında, davalı takip alacaklısı tarafından dava dışı takip borçlusunun borcundan dolayı, davacıya İİK'nun 89/1 ve 89/2 maddeleri uyarınca haciz ihbarnamelerinin gönderildiği, davacının borçlu olmadığı iddiasıyla İİK'nun 89/3 maddesi uyarınca menfi tespit davası açtığı, davanın tarafları arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı, TTK'nın 4.maddesinde belirtilen mutlak ya da nispi ticari davadan söz edilemeyeceği, davanın HMK'nın 2.maddesi gereğince genel görevli asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmakla, davacı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin HMK 355. Madde gereğince resen gözetilen sebeplerle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-a-3.maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın görevli İstanbul 31. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin resen gözetilen sebeplerle istinaf başvurusunun KABULÜNE2-  İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  07/10/2024  tarihli 2024/585  E-2024/618  K sayılı Kararının  6100 Sayılı HMK 355 ve  353/1-a-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Davada görevli mahkemenin İstanbul 31. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, 4- HMK'nın 20. Maddesi gereğince Dairemiz kararının taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde taraflarca başvurulması halinde İlk derece mahkemesince istinaf kaydının kapatılarak, dosyanın görevli İstanbul 31. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi taktirde  İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 5-Davacının istinaf başvurusu için yaptığı yargılama giderinin esas hakkında verilecek kararla değerlendirilmesine,6-Karar tebliği, harç takibi ve avans işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına.7- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 8- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 9- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 03/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2849b13f63aa96ec","SID":"0055b7375569fcf4"}}