{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2021/873 <br>KARAR NO: 2025/166<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/12/2020<br>NUMARASI: 2017/78 Esas, 2020/814 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 19/02/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: Taraflar arasında muhtelif tarihlerde Plastik Enjeksiyon Kalıp İmalat Sözleşmeleri imzalandığını, sözleşmeler gereğince davalı tarafça bir takım kalıp tasarım ve imalat işlerinin yapılmasının kararlaştırıldığını, davacı %30 peşinat ve kalan kısmı teslim ve üretime geçilmesi ile ödenecek şekilde bedel ödenmesinin üstlenildiğini, sözleşmeler gereğince davacı tarafından keşide edilen 200.000,00 TL bedelli ve davacıya grup firması tarafından keşide edilen 50.000,00 TL bedelli çeklerin davalı yana teslim edildiğini, ancak ürünlerin davalı tarafından ya hiç üretilmediğini ya da üretime elverişli bir şekilde imal edilip teslim edilmediğini, davalıya sözleşme ve düzenlenen faturalara istinaden henüz vadesi gelmemiş çeklerin verildiğini, davalı yana yapılan sözlü uyarıların sonuçsuz kaldığını, Kartal ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve 11/01/2017 tarihli ihtarname ile davalı yana sözleşme gereği edimlerini yerine getirmesinin ihtar edildiğini, bu taleplerinin de sonuçsuz kalması üzerine sözleşmeler feshedilerek teslim edilen çeklerin iadesinin talep edildiğini, ancak çeklerin iade edilmediğini belirterek; davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili: taraflar arasında 2015 yılından itibaren bir kısım sözleşmeler imzalandığını, davalının sözleşmelere istinaden bir kısım tasarım ve imalat yaptığını, ayrıca sözleşme dışı bir takım işlerin de davacının talebine istinaden yapıldığını, sözleşmeleri toplam bedelinin KDV dahil 1.552.290,00 TL olduğunu, ayrıca sözleşme dışı olarak duvar koruma sistemleri için 3 adet enjeksiyon kalıbı imalatı yapıldığını, buna ilişkin olarak davacıya 64.900,00 TL tutarlı fatura kesildiğini, davalı ile davacı arasındaki ticari ilişkinin toplam sayısal boyutunun 1.617.190,00 TL'ye tekabül ettiğini, davalının davacının bölgesel teşvik kapsamında imalatları yaptırması nedeniyle sözleşme dışı işe ilişkin fatura ile sözleşme konusu olanlardan 2 adet fatura harici olan faturaların KDV'siz olarak düzenlendiğini, davacının dava tarihi itibari ile  ödediği bedelin 820.239,00 TL olduğunu, davacının halen borçlu olduğunu, taraflar arasında uyuşmazlık çıkmasından önce davacının davalıdan aldığı ürünlerin ve faturalarının BS formları ile teyit edildiğini, davacının sözleşmeler ile kararlaştırılan ödemeleri gereği gibi yerine getirmediğini, davacı tarafından sözleşmelerin haksız olarak feshedildiğini, davalı tarafından  edimlerinin gereği gibi yerine getirildiğini, davacının sadece söz konusu çeklerin ödenmesini geciktirmek adına iş bu davayı açtığını, kötü niyetli olduğunu belirterek; davanın reddine ve %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece; taraflar arasında 6 adet kalıp imalat sözleşmesi imzalandığı ve karşılığında davacı tarafça 10 adet çekin davalı yana verildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın, davalı tarafından sözleşme gereği edimlerini yerine getirip getirmediği, davacının davalı yana borçlu olup olmadığı noktalarında toplandığı, davalı tarafça, imzalanan sözleşmeler gereğince edimlerin yerine getirildiğinin ispat edilmesi gerektiği, bilirkişi raporlarının denetime elverişli ve birbirleri ile uyumlu olduğu, anılan raporlar ile davacı elinde bulunan kalıpların davalı tarafından teslim edildiği iddia olunan tarihten önce alınmış olduğu, yapılan üretimlerin davalı tarafça yapılan kalıplar ile yapılmadığı, davalı tarafından düzenlenen faturaların yasal süresi içerisinde davacı tarafça iade edildiği, teslime ilişkin yazılı bir belgenin bulunmadığı, davalı tarafından teklif edilen yeminin davacı şirket yetkilisi tarafından eda edildiği, bu hali ile davalı tarafça imzalanan sözleşmeler gereği edimlerin yerine getirilmediği, davacının dava konusu çekler nedeniyle davalı yana borçlu olmadığı kanaatine varıldığı, dava konusu çeklerden ... Bankası'na ait ... seri numaralı 26/01/2017 tarihli 25.000,00 TL bedelli çekin 26/01/2017 tarihinde, ... seri numaralı 06/02/2017 tarihli 25.000,00 TL bedelli çekin 06/02/2017 tarihinde, ... seri numaralı 24/02/2017 tarihli 25.000,00 TL bedelli çekin 24/02/2017 tarihinde, ... seri numaralı 26/02/2017 tarihli 25.000,00 TL bedelli çekin 27/02/2017 tarihinde, ... seri numaralı 06/03/2017 tarihli 25.000,00 TL bedelli çekin 06/03/2017 tarihinde, ... seri numaralı 11/03/2017 tarihli 25.000,00 TL bedelli çekin 13/03/2017 tarihinde, ... seri numaralı 26/03/2017 tarihli 25.000,00 TL bedelli çekin 27/03/2017 tarihinde, ... seri numaralı 26/04/2017 tarihli 25.000,00 TL bedelli çekin 26/04/2017 tarihinde, ... seri numaralı 26/05/2017 tarihli 25.000,00 TL bedelli çekin 26/05/2017 tarihinde ve ... seri numaralı 26/06/2017 tarihli 25.000,00 TL bedelli çekin 28/06/2017 tarihinde yargılama sırasında tahsil edildiği anlaşıldığından, işbu ödemelerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermiştir. Davalı vekili istinafında; mahkemece usule, yasaya ve dosya kapsamına aykırı bir şekilde karar verildiğini, zira davacı tarafın ticari defterlerinde dahi davacının davalıdan 31.794,00 TL alacaklı olduğu bilirkişi raporu ile ortaya konulmuşken davacının davalıya verdiği toplam 250.000,00 TL bedelli çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti yönünde karar verilmesi açıkça dosya kapsamına aykırı olduğunu, mahkemece, davalı tarafından kesilen ve davacı tarafça iade edilen fatura ile ilgili değerlendirmeler yerinde olmadığını, zira davalı, deneme üretimleri tamamlanan sözleşmeye konu kalıplar ile ilgili faturaların kesilmesi aşamasında davacının kötüniyetli tutumu nedeniyle sorun yaşamaya başladığını, davacı taraf  üretimi yapılarak kendisine teslim edilen ürünlerin bedelinin ödenmesi aşamasında deyim yerindeyse ödeme yapmamak adına bahaneler ileri sürmeye başladığını ve bu bağlamda da davalı tarafından kesilen faturaları iade etmek suretiyle kanuni himaye sağlamaya çalıştığını, ancak davacı tarafın iade ettiği bu faturalar dikkate alınmasa ve davacı tarafın ticari defterleri doğru kabul edilse dahi davacının davalıdan 31.794,00 TL alacaklı olduğu bilirkişi raporu ile ortaya konulduğunu, mahkemece, kararın gerekçe kısmında davalı tarafça imzalanan sözleşme gereğince edimlerin yerine getirildiğinin ispat edilmesi gerektiği yönündeki gerekçesi ile bilirkişi raporlarında davacının ticari defterlerine işlenmiş olan faturaların bir kısmının doğru kabul edilmesi ve bir kısmının doğru kabul edilmemesi anlamına gelen gerekçesinin yerinde olmadığının açık olduğunu, taraflar arasında imzalanmış olan 6 adet sözleşme olduğu ve davalının da bu sözleşmelere istinaden davalıya kalıp imalatı yaptığını, davacı taraf dosyaya mübrez ihtarnamelerde anılan sözleşmelerin yetkisiz temsilci tarafından imzalandığını ileri sürerken bir kısım kalıpları teslim alarak üretim yapması ve ödemede bulunması diğer bir kısım kalıplar bakımından yetkisiz temsilci tarafından sözleşmelerin imzalandığının ileri sürülmesi çelişkili davranış yasağının açık ihlali olduğunu, mahkemece dosyadan düzenlenen hatalı bilirkişi raporu bakımından da eksik inceleme ve değerlendirme yapılarak hüküm kurulduğunu, davalı tarafından dosyaya ibraz edilen sözleşmeler kapsamında davacıya üretilen kalıplar ve bu kalıplardan çıkan ürünler ile ilgili davacı tarafın ticari defterlerinde bilirkişi heyeti tarafından eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile rapor düzenlendiğini, ayrıca davalı tarafından kesilen faturalar, davacı tarafından yapılan kısmi ödemeler ve taraflar arasındaki toplam 6 adet sözleşme bir bütün olarak değerlendirilerek davacı tarafın sözleşmelere konu kalıplar ile üretim yapıp yapmadığının da bu çerçevede araştırılması gerektiğine yönelik taleplerin mahkemece dikkate alınmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Taraflar arasında 6 adet Plastik Enjeksiyon Kalıp İmalat Sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşme gereğince iş bedelinin %30 peşin ve kalan bedel kalıp teslimi ve usulüne uygun olarak T01 baskı yapılıp üretime elverişli olarak baskı alınıp üretime geçilmesine müteakip %70 ödenmesi hususunda anlaşmışlardır. İş sebebiyle davalı tarafa 200.000,00 TL davacı şirkete ait, 50.000,00 TL kısmı ise davacı şirkete bağlı grup şirketlerine ait çekler olmak üzere 250.000,00 TL çek'ler davalıya teslim edilmiştir. Davada davacı, sözleşme kapsamında iş sebebiyle toplam 250.000,00 TL bedelli çekler verildiğini, davalı tarafından ürünler ya hiç üretilmedi ya da üretime elverişli bir şekilde imal edilip kendilerine teslim edilmediğini, ihtarname gönderdiklerini ancak teslimin gerçekleşmediğini, sözleşme fesih edilerek teslim edilen çeklerin iadesi talep edildiği ancak çekler iade edilmediğini belirterek çeklerin bedelsiz kaldığının tespiti ile borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir. Davalı, taraflar arasında 6 adet sözleşme imzalandığını, iş bedelinin 1.552.290,00 TL olduğunu, ayrıca 3 adet enjeksiyon kalıbı imalatı sebebiyle 64.900,00 TL fatura kapsamında iş yaptıklarını, davacı tarafından iş bedeli olarak 820.239,00 TL ödeme yaptıklarını, davacıya kestikleri fatura tutarı 1.367.537,35 TL olduğunu, BS kayıtları ile fatura giriş işlemleri yapıldığını, 7 adet toplamda 299.000,00 TL bedelli çeklerin peşinat olarak sözleşme onayı ile birlikte davalıya verilmesi sözleşme ile kararlaştırıldığını, davacı taraf sözleşme kapsamında ödeme edimlerini yerine getirmediğini, davacıya kesilen faturalar haksız olarak iade edildiğini, 11.01.2017 tarihli ihtar ile davacı sözleşmeyi fesih ettiğini, davacı edimini yerine getirmeden davalıdan talepte bulunmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddi talep edilmiştir. Mahkeme, davanın kabulü ile dava konusu çek bedelleri ödenmiş olması sebebiyle ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiz ile tahsiline karar vermiştir. Somut olayda, taraflar arasında ayrı ayrı yapılan 6 adet Plastik Enjeksiyon Kalıp İmalat sözleşmesi kapsamında sözleşme imzalanmıştır. Davacı tarafından davalı tarafa 10 adet her biri 25.000,00 TL bedelli çek verilmiş olup, bu çek bedelleri davalı tarafından tahsil edilmiştir. Gerek davacının ticari defterleri ve gerek ise davalı ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ve sunulan deliller itibariyle, davalı tarafından kesilen 5 adet fatura ve irsaliye davacı tarafından süresi içerisinde davalı tarafa iade edildiği, davacının ikinci kez faturaları gönderdiği ancak davacı tarafından tekrar iade edildiği, davacının taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında yapılan ödemeler itibariyle davalı şirketten 31.794,00 TL bakiye alacağı bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı taraf kestiği ancak davacı tarafından kendisine iade edilen  toplam miktarı 562.641,95 TL bedelli 5 adet fatura ve irsaliye yönünden dava dosyası itibariyle, ürünleri davacı tarafa teslim ettiğini ispat edememiştir. Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin fesih edilmesi ve ticari defterleri itibariyle davacının halen fazla ödeme ile 31.794,00 TL alacaklı olması sebebiyle, dava konusu çeklerden dolayı borçlu olmaması sebebiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2020 tarih ve 2017/78 Esas, 2020/814 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,  2-Alınması gereken 17.077,50 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 4.270,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.807,50 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 19/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b51ece2c38dd43bc","SID":"7851964fceba2d2c"}}