{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1267 Esas<br>KARAR NO:2025/188 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:01/03/2022<br>NUMARASI:2020/695 Esas- 2022/198 Karar<br>DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:06/02/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf adına Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019-136 esas sayılı dosyası ile konkordato davası açıldığını, davalı firma ile dava dışı .... A.Ş. arasında ticari ilişki olduğunu ve dava dışı firmanın fatura karşılığında 152.273,00 TL alacaklı olduğunu, davacı tarafın dava dışı firmanın alacağı için ... SİGORTASI kapsamında sigorta yaptığını, bu sigorta nedeniyle 03.10.2019 tarihinde 33.300,00 TL hasar ödemesi yaptığını, davacı tarafın kanuni halef olduğunu, konkordato komiserliğine dava dışı firmanın 134.602,44 TL başvurusu için 138.194,71 TL tutarı alacak olarak kabul ettiğini, davacı tarafın 33.300,00 TL alacağının kabul etmediğini, 10.09.2020 tarihi ile konkordato projesinin tasdik edildiğini, bu nedenlerle alacağın kabulü ile konkordato koşullarına göre ödenmesi gereken tüm meblağın ödenmesine, alacağın sıra cetveline kaydına, vadesi gelmemiş olan taksitlerin ödeme günlerinde ödenmesine, davalı tarafın alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  dava dışı .... A.Ş. nin davalı tarafa 152.273,00 TL fatura kestiğini ve karşılığında 159.50 0,00 TL tutarında 5 adet çek verildiğini, 1 adet çekin tahsil edildiğini ve 138.000,00 TL (159.000,00 - 21.500,00) borçları kaldığını, davacı tarafın alacağının hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, bu nedenlerle, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine, takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi   kararında;\"Dava, İİK.nun 308/b maddesi kapsamında çekişmeli alacağın tespiti ve konordato projesine dahiline ilişkindir.Dava konusu yapılan miktar 33.300,00 TL' dir.Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.Davacının ve davalının incelemeye konu ticari defterlerinin yasal şartları taşıdığı ve taraflar lehine delil niteliğinin olduğu dosya kapsamı içeriğinden anlaşılmıştır.Davalı şirketin Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/94 E. Sayılı dosyasıyla konkordato talep ettiği, konkordato talebinin kabul edildiği, davalının alacaklıları arasında dava dışı ... A.Ş.' nin de bulunduğu, davacının dava dışı ... A.Ş ile kredi risk sigortası poliçesi yaptığı, bu sigorta nedeniyle 03.10.2019 tarihinde 33.300,00 TL dava dışı şirkete hasar ödemesi yaptığı, yapmış olduğu bu ödeme sebebiyle dava dışı Karali şirketinin haklarını temlik aldığı ve halef olduğu, konkordato komiserliğine 52 kayıt numarası ile alacak kaydı için başvuru yapıldığı, toplam 167.902,44 TL ( Dava dışı ... için 134.602,44 TL + Davacı sigorta şirketi için 33.300,00 TL) miktarlı başvuru yönünden 138.194,71 TL tutar alacağın kabul edildiği ancak davacının 33.300,00 alacağı ile ilgili bir karar alınmadığı konkordato dosyası kapsamından anlaşılmıştır. Davalı tarafın, bu başvuru sebebiyle temlikten haberi olduğu anlaşılmaktadır.Alacak, kanuni halefiyet yoluyla alacağın temliki hükümleri uyarınca davacıya geçtiğinden, alacağı devredenin artık bu alacak üzerinde bir tasarruf yetkisi bulunmamaktadır.Temlik ilişkisinin davalıya bildirilmiş olduğu, davalının artık temlikten haberinin olmadığını da ileri süremeyeceği; halefiyet kapsamında, davalının davacıya 33.300,00 TL miktar yönünden borçlu bulunduğu ve bu miktarın projeye dahil edilmesi gerektiği anlaşılarak, aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir...\"gerekçesi ile, '' 1-Davacının davasının KABULÜ ile, A)33.300,00-TL davacı alacağının Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/94  esas sayılı konkordato dosyasında tasdik edilen projeye davacı alacağı olarak DAHİL EDİLMESİNE, B)Mahkememizce verilen kararın Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/94 esas sayılı  dosyasına BİLDİRİLMESİNE,  '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;\"Müvekkil şirket ve dava dışı .... A.Ş. arasındaki ticari ilişki çerçevesinde 152.273,00-TL bedelli fatura düzenlenmiştir. İşbu faturanın karşılığı olarak da; ... Şube’nin 31.01.2019 keşide tarihli, ... no’lu 21.500-TL bedelli,... Şube’nin 28.02.2019 keşide tarihli, ... no.’lu 15.000-TL bedelli,... Şube’nin 31.03.2019 keşide tarihli, ... no.’lu 23.000-TL bedelli, ... Şube’nin 31.05.2019 keşide tarihli, ... no.’lu 43.000-TL bedelli,...bank ... Şubesi’nin 30.06.2019 keşide tarihli, ... no’lu, 57.000-TL bedelli olmak üzere 5 adet çek düzenlenmiş olup; toplam çek bedelleri 159.500-TL’dir.31.01.2019 keşide tarihli çek bedeli olan 21.500-TL dava dışı alacaklı ... A.Ş. tarafından tahsil edilmiş olup, müvekkilin kalan 4 adet çek bedeli olan toplam (159.000-TL – 21.500-TL) 138.000-TL borcu kalmıştır.Müvekkil şirketin Mart 2019 tarihinde konkordato sürecine girmesiyle birlikte kalan çek bedelleri asıl alacaklı dava dışı ... A.Ş.’ye tarihlerinde ödenememiştir.07.03.2019 tarihinde müvekkil şirket hakkında, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/136 E. sayılı dosyasında başlangıçta 3 aylık geçici mühlet kararı verilmiş, 30.05.2019 tarihinde ise 07.06.2019 tarihinden geçerli olmak üzere 2 aylık ek geçici süre kararı verilmiştir. Geçici mühletin bitiminde Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 07.08.2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere bir yıllık kesin mühlet kararı verilmiş ve nihayetinde 10/09/2020 tarihinde konkordato projesinin tasdiki yönünde hüküm kurulmuştur.Konkordato süreci içerisinde 23/07/2020 tarihinde Alacaklılar Toplantısı gerçekleştirilmiştir. Bilindiği üzere, “alacaklılar toplantısı”nın gayesi, alacaklıları bilgilendirmek, borçlunun mevcudu ile borçları hakkında onları aydınlatmak ve bu bilgiler ışığında konkordato projesine onay verip vermeyeceklerini saptamaktır (Akyürek, Ayhan “Konkordato Hukuku”. s.445).  Müvvekkkil şirket kesin mühlet içerisinde iken, davacı taraf 03/10/2019 tarihinde “Kredi Risk Sigortası” kapsamında dava dışı alacaklı ... A.Ş.’ye 33.300-TL hasar ödemesi yapmıştır.Doktrinde, konkordato mühletinden sonra yapılan alacak temliklerinde, alacaklıyı tek kişi olarak kabul etmenin uygun olacağı, bu oy hakkını alacağı temlik edene tanımak gerektiği savunulmuştur (Kuru, Baki “İcra ve İflas”.s.3696).Nitekim, Av. ... hem ... A.Ş. Vekili olarak hem de davacı ... Sigorta adına toplantıya katılmış ve 138.194,71-TL alacak miktarının ve konkordatonun kabulü yönünde oy kullanmıştır. Dava dışı alacaklının kabulü Komiser tarafından düzenlenmiş olan ve mahkeme dosyasına sunulan konkordato tutanağı ile de sabittir. İşbu tutanak yönünden de sabit olduğu üzere davacının temlik almış olduğu alacak miktarı projede kabul edilmiştir. İşbu kabul doğrultusunda müvekkil şirket tarafından hazırlanan “Nihai Konkordato Projesi” içerisinde 138.194,71-TL ödeme planına alınmış ve Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/136 E. sayılı dosyasında tasdik edilmiştir.Doktrinde kabul edilen görüşe göre projeye muvafakat oyu veren alacaklılar daha sonra bu beyanlarını geri alamazlar (Pekcanıtez/Erdönmez, “Konkordato”.s.109). Nitekim, Karaliçay vekili de Alacaklılar Toplantısı'nda hem kendi alacağı hem de temlik etmiş olduğu alacak yönünden oy kullanmıştır. İşbu çerçevede alacak miktarı hususunda herhangi bir anlaşmazlık söz konusu değildir. Nitekim, emsal Yargıtay içtihatları da konkordatoya kabul oyu vermeyen alacaklının borçluya karşı haklarını koruduğu yönündedir.Davalının mükerrer ödeme yapması hukuken mümkün değildir.Davacı taraf dava dilekçesinde ...’ne firmaların alacaklarını bildirir dilekçe sunduklarını ve ... A.Ş. adına 134.502,44-TL, davacı ... Sigorta adına ise 33.300-TL alacak bildiriminde bulunulduğunu beyan etmiştir. İşbu hesaplamaya göre ortaya çıkan 167.802,44-TL asıl alacaklı ve müvekkilim borçlu şirket arasındaki ticari ilişkinin çok üstünde olup, hiçbir hukuki dayanağı yoktur. Kaldı ki toplam alacak miktarının 138.194,71-TL oluğu hususunda asıl alacaklı ve borçlu müvekkil mutabık kalmışken, alacağa halef olduğunu beyan eden davacının asıl alacaklının beyanından daha fazla bir borcun olduğunu iddia etmesi hukuki dayanaktan yoksundur. Nitekim, davacının dava dilekçesinde Konkordato ...'ne sunulan dilekçe ile ... için 134.602,44-TL, ... Sigorta için ise 33.300-TL alacak bildirimi yapıldığı beyan edilmiştir.Oysa ki, konkordato projesinde kabul edilen meblağ 138.194,71-TL olup, dva dışı asıl alacaklı ...'ın da talebinin üzerindedir. Bu husus dahi başlı başına davacının da alacağına hükmedildiğini göstermektedir. Bu çerçevede konkordato projesinde kabul edilen 138.194,7-TL'lik alacağın 33.300-TL'si dava dışı ...tarafından davacı ... Sigortaya temlik edilmiş olup, işbu meblağın tümü de konkordato kapsamında alacak olarak kaydedilmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin istinafa konu kararıyla birlikte, ilgili alacak miktarı 2. kez konkordato projesine dahil edilmiştir. Oysa ki, halihazırda ... adına konkordato projesinde tasdik edilmiş olan meblağın 33.300-TL'si ... Sigortaya ödenecek olup, kalan meblağ ise ...'a ödenmektedir.Yukarıda arz ve izah edilen hususlar çerçevesinde, konkordato projesi kapsamında yalnızca ...'a yapılan ödemelerin 33.300-TL'sinin ... Sigorta adına alacak kaydedilmesi gerekirken yeni bir alacak olarak 138.000-TL alacağın üzerine 33.300-TL alacak eklenmesi hukuki dayanaktan yoksundur.\"demiştir.İlk derece  mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacı nezdinde kredi risk sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı alacaklının davalıdan olan alacağının davalının konkordato sürecine girmesi sebebiyle ödenmeme riskine karşılık davacı tarafından yapılan hasar ödemesinin davalıdan rücuen tahsili ve konkordato projesine kaydına ilişkin kayıt kabul davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta; dava dışı alacaklı .... A.Ş. ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğu ve bu ticari ilişki kapsamında dava dışı alacaklının davalıdan 152.273,00 TL bedelli faturadan kaynaklı alacağı bulunduğu, bu alacak kapsamında davalı tarafından davacıya 21.500,00 TL, 15.000,00 TL, 23.000,00 TL 43.000,00 TL ve 57.000,00 TL adet beş adet çek verdiği ve bu çek bedellerinden sadece 21.500,00 TL bedelin alacaklı tarafından tahsil edildiği, davalının konkordato ilan etmesi sebebiyle diğer çek bedellerinin tahsil edilemediği, bu sebeple kredi risk sigorta poliçesi kapsamında davacı tarafından dava dışı sigortalısında 33.300,00 TL ödeme yapıldığı ve dava dışı sigortalı tarafından davacının ibra edilerek alacağın davacıya temlik edildiği, davacı ve dava dışı alacaklı tarafından alacakların konkordato projesine dahil edilmesi için başvuru yapıldığı, ancak davacının alacağı hakkında karar verilmediği, dava dışı alacaklının ise 138.194,71 TL olarak davalının da mutabakatı ile alacağın konkordato projesine dahil edildiği anlaşılmıştır. Bu hususlar taraflar arasında ihtilaf konusu değildir. Taraflar arasındaki istinafa da gelen temel ihtilaf davacı alacağının konkordato projesine kabul edilen alacak kapsamında olup olmadığı, davacı tarafından temlik alınan söz konusu alacağın davalıdan talebinin mümkün olup olmadığı hususlarındadır.Davacı tarafından kredi riski sigorta poliçesi kapsamında davalının konkordato ilan etmesi ve çek bedellerinin ödenmemesi sebebiyle sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortalısına hasar ödemesi yapıldığı ve alacağın davacı tarafından temlik alındığı ve davacının ibra edildiği, bu durumda somut uyuşmazlığa artık alacağın temliki hükümleri uygulanmak suretiyle sonuca gidileceği, alacağın temlik edilmesi halinde temlik edilen kısım için alacağı temlik edenin tasarruf hakkının sonra erdiği ve bu hakkın temlik alana geçtiği, davacı tarafından temlik alınan dava konusu alacağın konkordato projesi kapsamında kaydının talep edildiği ve davalının alacağın temlik edildiğinden haberi olduğu, bu kapsamda dava dışı alacaklı lehine kaydedilen alacak miktarında davalının da mutabık kalmak suretiyle davacının alacağının kaydedilen alacak kapsamında kaldığınnın ve borcunun sona erdiğinin ileri sürülmesinin TBK'nın 186 maddesi kapsamında yasal olarak mümkün olmadığı ve bu durumun kendisini davacıya karşı borcundan kurtarmayacağı, davacıya temlik edilen alacağın temlik eden tarafından projeye kaydı sırasında temlik eden adına kaydının yapılmaması gerekmesine rağmen kaydının yapıldığı, bu hususun davacıya karşı ileri sürülemeyeceği anlaşılmakla Mahkemece bu hususlar dikkate alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken  2.274,72-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 568,68 -TL harcın mahsubu ile bakiye 1.706,04‬-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fa8aa4e8c3be32e1","SID":"c5629f42ca00d104"}}