{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1009 <br>KARAR NO:2025/283<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:29/03/2022<br>NUMARASI:2021/501 E. - 2022/228 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/02/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... Sayılı dosyasında kambiyo takibine  geçildiğini, ilgili çekte müvekkilin ciranta olarak gözüktüğünü, çekin sahte, piyasada ikiz çek olarak tabir edilen çeklerden olduğunu, çeke bankanın el koyduğunu, davalının çek fotokopisi ile takibi başlattığını,  orijinal ''...'' Seri No'lu 30/04/2019 tarihli çekin keşideci tarafından ödendiğini,  sahtecilik yapan kişi ya da kişilerin aynı çekten kopya oluşturmak suretiyle ve gerçek çekin üzerindeki tarihten farklı 30/05/2019 tarihi yazılarak  icra takibine konu çekin sahte olarak ürettiklerini, müvekkilin keşideciyle irtibat kuramadığından çekin sahte olup olmadığını anlayamadığını, İstanbul 6.İcra Hukuk Mahkemesi'ne 2021/560 E. Sayılı şikayet dosyası ile itirazda bulunduğunu, bu itiraz ile takibin durdurulmadığını, çeki aldıkları kişiye işlem yapmak yerine müvekkil imzasının taklit edilen ciranta ...'na takibi yönlendirdiğini, imzası müvekkile ait olmayan çekten ve olmayan borçtan dolayı takibi devam ettirdiklerini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/108190 Soruşturma No'lu dosya ile davalı şirket müdürleri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını beyanla takibin iptaline,  %20'den kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacının lehtarı ve cirantası olduğu dava konusu çeki  sattığı 20.03.2019 tarih ... sayılı fatura ile ürünler karşılığı ....Şti. den ödeme vasıtası olarak aldığını, müvekkil şirket, dava konusu çeki, diğer elinde bulunan çeklerle birlikte 10.04.2019 tarihli Çek Teslim Formu ile, vadesinde tahsil edilmek ve hesabına geçmek üzere  bankaya teslim ettiğini, sahte olduğu gerekçesi ile çeke el konulduğu ve savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, çekin arkasına bu husus derç edilmek suretiyle tasdikli fotokopisinin  şirket yetkilisi ...’e teslim edildiğini, İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/521 E. 2019/543 K. sayılı ilamına istinaden çekin onaylı  fotokopisi ile  ... sayılı dosyası ile, imzaların istiklali prensibi gereği çekin arkasında ciro imzası bulunan tüm cirantalar hakkında icra takibi başlatıldığını, davacının, lehtarı olduğu çeki cirolayıp kullanmak suretiyle çek tutarı kadar borcundan kurtulduğunu, davacının  İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/560 E. sayılı dosyası ile açtığı davada ve bu davaya verdiği diğer dilekçelerinde imza inkarında bulunmadığını, tüm cirantaların bu çekten dolayı menfaat sağladıklarını, müvekkilin çekin son ve yetkili hamili olduğunu, davacı ve diğer cirantaların çek arkasına attıkları ciro imzasından sorumlu olduğunu, çekin  lehtar durumunda olan ve çeki cirolayarak davacı ... tarafından tedavüle çıkarıldığını, davalının  imzaların istiklali gereği cirantalara karşı takip yapma hakkına sahip olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \" davanın reddine \" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yeterince inceleme ve araştırma yapılmaksızın davanın reddine karar verildiğini, aynı seri numaralı ve aynı tarihli 3 adet çekin piyasada mevcut olduğunu bu konuda inceleme yapılmadığını , sunulan imza örneklerine rağmen bilirkişi incelemesi yapılmadığını,3 çekin bilirkişi tarafından incelenmesi ve hangi çekin gerçek olduğunun tespiti gerektiğini, söz konusu çeklerden birinin hakiki olduğu, ödendiğine dair makbuz ibraz edildiğini,  diğer 2 çekin başka şahıslar adına icra takibine konulduğunu , müvekkilinin aynı çeki ikinci defa ödeyecek olması hususu hukuki olarak izah edilemeyecek nitelikte olduğundan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, icra hukuk mahkemesindeki diğer aynı seri numaralı çeklere ilişkin açılan davalar incelenmeden, yeterince araştırma yapılmadan tahmin ve zan üzerine mahkemece karar verildiğini, dosyada vekil varken asile tebligat çıkartıldığını, asile çıkan tebligattan haberleri olmadığı için müvekkilinin mahkeme belirtilen celsede bulunamadığını, bu hususun da usul ve yasaya aykırı olduğunu, icra takibine konu çeke ilgili banka tarafından 'sahte çek olduğu kuşkusu nedeniyle işlem yapılmadığı'' şerhi düşüldüğünü, sahte çekin icra takibine konu edilmiş olduğunu beyanla  kararın kaldırılmasını davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;  kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, mahkemenin davacının ikrarına dayalı olarak karar vermesinde usule uygun olduğunu, davacının asile tebligat yapıldığından haberi olmadığını iddia etmesinin gerçek dışı olduğunu beyanla davacının istinaf isteminin reddine mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>GEREKÇE:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava imza inkarına dayalı menfi tespit talebine ilişkindir. ... Sayılı icra dosyasında,davalı tarafından davacı lehtar ve tüm cirantalar  aleyhine ... .... şubesi,  30/05/2019 keşide tarihli 60.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak kambiyo takibi yapıldığı, keşidecisinin dava dışı ....olduğu, davacının çekin lehtarı olduğu, sırasıyla davacı ve ..., ... inşaat, ... Şti, , ... inşaat, ..., ...,... İnşaat, ...İnşaat ve...Şti. Ve davalı  tarafından ciro edildiği, süresinde ibraz edildiği  ''sahte çek olduğu kuşkusu nedeniyle işlem yapılmadığı ve çek aslına el konulduğu '' şerhi düşüldüğü, takibin keşideci dışındaki imza sahiplerine yöneltildiği   anlaşılmıştır.Mahkemece davacıya HMK Madde 211/ 1-a maddesine göre, imzasını inkar eden davacı asile  isticvap davetiyesi gönderildiği, isticvap davetiyesinin asile gönderilmesinin yasal düzenleme gereği usule uygun olduğu, davacı asilin icabet etmediği , davacının  inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır hükmü gereği imzanın davacıya ait olduğu kabul edilmiş, bilahare davacı imzanın kendisine ait olabileceğini ve ...'a verdiğini beyan etmiştir. Dosya kapsamına göre,  takip dayanağı çekteki imzanın davacıya ait olduğunun ikrar edildiği, takip dayanağı çekin kambiyo senedi vasfında yasal unsurları taşıdığı, ciro silsilesinin düzgün olduğu, bankaya ibrazında  sahte olduğuna dair verilen şerhin TTK  812. Maddeye göre muhatap bankaya yüklenen sorumluluk kapsamında çek hesap sahibi yönünden yapılan bir incelemenin sonucu olduğu, TTK   801. Maddesine göre, Cirosu kabil bir çeki ödeyecek muhatabın , cirolar arasında düzenli bir teselsülün var olup olmadığını incelemek dışında  cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmakla  yükümlü olmadığı ,  çekin, düzenleyen yada diğer müracaat borçlularının bir kısmı yönünden sahte veya tahrif edilmiş olması halinde , imza koyan  tüm müracaat borçluları yönünden çek  kambiyo vasfını yitirmeyeceği gibi  bu durum çekin  iyiniyetli üçüncü kişilerce iktisabına  engel de teşkil etmez.Somut olayda, dava konusu çekin bir kopyasının ibrazında muhatap banka tarafından ödendiği, dava konusu çek ibraz edildiğinde klon çek olabileceği ihtimali ile çek aslına el konulduğu ancak dava konusu çekin asıl çek klonlanarak sahte olarak üretilen çek olduğuna dair bir ispat bulunmadığı, muhatap bankanın suç duyurusu üzerine savcılık makamınca takipsizlik kararı verildiği,  davacı lehtarın  dava konusu çekteki  imzasını inkar etmediği gibi çeki...'a verdiğini beyan ettiği, dava konusu çekte lehtar davacıdan sonraki ikinci ciro sahibinin...'  olduğu,  davacının kendi beyanı dikkate alındığında,  muhatap tarafından ödenen çekteki ciro silsilesinin dava konusu çek ile farklı olduğu ve banka tarafından ödenen çekin   ikiz çek olma ihtimalinin bulunduğu, takip konusu çekin, kambiyo vasfına haiz olmayan sahte çek olduğu ispatlanamadığından kambiyo vasfında olduğunun kabulü gerektiği   davalı hamilin çekin iktisabında iyiniyetli meşru hamil olduğu, belge aslına bankanın el koyduğu, davacının geçerli imzası nedeniyle takip  borcundan sorumlu olduğu, İstanbul Anadolu CBS'nın 2022/8433 Sor. numaralı 2022/12393 karar sayılı, 2019/77953 sor.numaralı ve 2019/133760 sor. numaralı dosyalarında davalı şirket yetkilileri hakkında KYOK kararı verildiği bu kararların kesinleşmiş olduğu , takip konusu  çekte  davacının imzasının bulunması düzgün ciro yolu ile daha sonra davalı tarafça iktisap edilmesi nedeniyle belgenin davalı tarafça oluşturulmadığı sabit olup, çekin karşılığının ibrazında  hamiline ödenmiş olmasının da davacı ve diğer imza sahibi takip borçlularının sorumluluğunu kaldırmadığı,  mahkemece  davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı   istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı  anlaşılmıştır.Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği  kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/03/2022 tarih ve 2021/501 E. 2022/228 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL  harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"864d2ebbe10e1e1d","SID":"b53ef52723612f45"}}