{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2024/695 Esas<br>KARAR NO\t:2025/179<br><br>DAVA:Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:18/11/2024<br>KARAR TARİHİ:26/02/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin muhtelif tarihlerde davalı şirkete hazır giyim pantolon tekstil ürünleri sattığını, davalı tarafından muhtelif ödemelerde bulunulduğunu ancak 3 Kasım 2013 tarihli ... numaralı faturadan bakiye 2.702,84 Euro bakiye borcun kaldığını, defalarca talep etmelerine rağmen alacaklarının ödenmediğini beyanla 2.702,84  Euro'nun davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili ise; 03.11.2014 tarihli fatura alacağının zamanaşımına uğramış olduğunu ve müvekkil şirketin davacıya cari bakiye borcunun bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. <br>GEREKÇE:<br>Dava; eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. <br>Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğu çekişmesiz ise de sözleşmenin niteliği ihtilaflıdır. <br>6100 sayılı HMK'nın 190/1 ve 4721 sayılı TMK'nın 6. Maddeleri uyarınca aradaki ilişkinin satış sözleşmesi olduğunu ispat yükü davacıya aittir. Zira davalının aradaki ilişkinin eser sözleşmesi olduğuna yönelik beyanı vasıflı ikrar mahiyetinde olduğundan ispat yükünü değiştirmemektedir. Ne var ki ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından sadece faturaya ve cari hesap ekstresine dayanıldığı, söz konusu delillerin sözleşmenin niteliğini ispata elverişli olmadığı, bunun yanında dava dilekçesinin ekinde sunulan faturada davacının \"imalatçı\" sıfatıyla yer aldığı, yine İstanbul BAM 15. Hukuk Dairesinin 2022/3067 Esas, 2023/306 Karar sayılı karar içeriğinden de davacının imalatçı bir şirket olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle akdi ilişkinin eser sözleşmesi olarak kabulünün gerektiği, davalının süresinde sunduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunduğu, 03/11/2014 tarihli faturadan kaynaklı alacağa ilişkin olarak 6098 sayılı TBK'nın 147/6 bendi uyarınca dava tarihi itibarıyla 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla zamanaşımına uğrayan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/5058 Esas-2024/2948 Karar sayılı kararı). <br>HÜKÜM: Gerekçede açıklandığı üzere;<br>1-Davanın Reddine,<br>2-Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının 1.714,30 TL peşin harçtan mahsubu ile kalan 1.098,9‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,  <br>3-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Maliyeye gelir kaydına,  <br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,<br>6-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalanın karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine, <br>Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/02/2025<br><br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır<br> <br>Hakim ...<br>e-imzalıdır <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"54a8ccdba6ef3611","SID":"ec5fb6b97052d4f5"}}