{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1493 <br>KARAR NO: 2025/89<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/12/2019<br>NUMARASI: 2018/78 Esas -  2019/1331 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2025<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı hakında faturaya dayalı alacağın tahsili istemiyle Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiğini, itirazlarının yasal dayanağının bulunmadığını, müvekkilinin davalı firma adına servis hizmeti verdiğini, kesmiş olduğu fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini belirterek davalının itirazının iptali ile %20 oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:Davalı davaya cevap vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"..Davacı tarafından bildirilen deliller toplandıktan sonra dosya ve tarafların ticari defter kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, mahkememizce taraflara ihtar edilmesine rağmen ticari defter ve kayıtların inceleme için inceleme gün ve saatinde hazır edilmediği anlaşılmış, bilirkişi tarafından düzenlenen 12/09/2019 tarihli raporda; taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, davacı tarafça ibraz edilen 3 adet fatura bulunduğu, faturaların personel taşıma bedeli açıklamasıyla düzenlenmiş olduğu, hizmetin verildiğine, personel taşımasının yapıldığına dair herhangi bir kayıt ve belge sunulmamış olduğu, bu nedenle faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunun incelenemediği belirtilmiştir. Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından personel taşıma hizmeti verildiği iddiasıyla takibe ve davaya dayanak 3 adet fatura düzenlendiği, faturalara istinaden başlatılan icra takibine borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmeleri hususunda gerekli ihtaratın yapılmış olduğu, buna rağmen taraflarca ticari defter ve kayıtların ibraz edilmediği, bu nedenle dosya kapsamında mevcut delillere göre değerlendirme yapılması gerektiği, dosyada mevcut delillere göre davacının düzenlemiş olduğu faturaların davalıya teslim veya tebliğine ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, ayrıca fatura konusu servis hizmetinin verildiğine dair henhangi bir delil bulunmadığı, dava değeri itibariyle iddianın tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davacı tarafça yemin deliline de dayanılmamış olduğu, dolayısıyla davanın kanıtlanamadığı sonucuna varılarak davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin bilirkişi raporuna dayanarak gerekçeli kararını verdiğini, aslında mahkemenin bilirkişi raporuna bağlı kalmasının usul ve yasalara aykırı olduğunu, davalı şirketin  müvekkilinden personel taşıma hizmeti talep ettiğini,  bu hizmetin aksamadan müvekkili tarafından yerine getirildiğini, davalı şirketin almış olduğu personel taşıma hizmetinin bedelini müvekkiline ödemeyerek müvekkilini maddi açıdan mağdur ettiğini, belgeler yok diye olumsuz bir görüş bildiren rapora  mahkemenin uyduğunu, oysa alacak davasına konu olan faturaların davalı şirket muhasebesine gönderildiğini ve kayıtlara girdiğini,  bu faturalar ile ilgili alacak konusunda davalı şirket yetkilisinin haberdar olduğunu,  fatura bedellerini ödemediği için başlatılan icra takip dosyasından gönderilen ödeme emrini şirket yetkilisinin aldığını, mahkemenin delil listesinde  yer alan tanığı  dinlemediğini beyanla yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak iptal edilmesine ya da eksiklerin tamamlanması için dosyanın mahkemesine iadesine ya da mahkeme kararının eksik olan hususları düzeltilerek kesin olarak karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, yolcu taşıma hizmeti karşılığı düzenlenen faturalara dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali  istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş,  karara karşı davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafından davalı adına “personel taşıma bedeli” adı altında 31.07.2017  tarihli 2.071 TL; 31.08.2017 tarihli 2.084,63 TL; 31.08.2017 tarihli 973,50 TL bedelli faturaların düzenlenmiş olduğu görülmüştür. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında \"fatura\" sebebine dayalı olarak  5.128,63 TL asıl alacağın ve 872,00 TL işlemiş faizin  tahsili istemiyle 14.12.2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. 6100 sayılı HMK 200 maddesi gereği bir hakkın doğumu düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar ve değeri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Somut olayda dava ve takibi konu iki faturanın  düzenlenme ve takip tarihi itibariyle 2017 yılında bu sınır 2.590 TL olarak yürürlüktedir. Bu durumda davacının davalıya karşı taşıma hizmetini gerçekleştirdiği iddiasını tanıkla ispatı mümkün değildir. Bununla birlikte 31.07.2017  tarihli 2.071 TL ve  31.08.2017 tarihli 2.084,63 TL bedelli faturalar dosya kapsamına alınan davalıya ait B/A  formlarında kayıtlıdır.Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 23.03.2017 tarihli, 2016/12244 E., 2017/2368 K. sayılı kararının belirtildiği üzere davalının faturayı B/A formuyla ilgili Vergi Dairesine bildirmesi faturaya konu hizmetin  yerine getirildiğine dair bir karine oluşturacak olup, bu karinenin aksini ispat külfeti ise davalıya aittir. Somut olayda davalının  dosyaya celbedilen B/A bildirimleri, dava ve takibe konu   31.07.2017  ve  31.08.2017 tarihli  fatura içeriği  taşıma hizmetini davalıya verdiğine karine teşkil etmekte olup, davacı bu faturalar yönünden iddiasını ispat  etmiştir. 31.08.2017 tarihli fatura yönünden B/A bildirimi bulunmaması sebebiyle ispat yükü üzerinde olan davacı , dosya kapsamındaki delillerle taşıma hizmetini yerine getirdiğini ispatlayamamıştır. Bu durumda iki fatura yönünden taşıma hizmetinin yerine getirildiği anlaşılmakla davanın bu fatura bedelleri üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken  mahkemece  yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Bu nedenle davacı vekilinin  istinaf istemi yerinde olup, bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden dosyada toplanan deliller ile karar verilmesinin mümkün olduğu görülmektedir. Buna göre davacının davasının kısmen kabulü ile Bakırköy 11. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 4.155,63 TL üzerinden  iptaline, takibin bu miktar  üzerinden devamına, fazlaya ilişkin asıl alacak isteminin reddine, faturalara konu alacağın ödenmesi konusunda usulüne uygun ihtar yapıldığı ileri sürülmediğinden Türk Borçlar Kanunu'nun 117.maddesi kapsamında temerrüt olgusunun gerçekleşmediği gözetildiğinde işlemiş faiz  isteminin de reddine karar vermek gerekmiştir. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Eldeki davada, dava konusu olan ve davalının vergi dairesine bildirdiği BA formlarında yer alan iki faturaya dayalı alacak, likit (belirlenebilir) olup, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluştuğundan davacı lehine hükmedilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde  karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, 1-Davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine asıl alacağa yönelik yaptığı itirazının 4.155,63 TL  yönünden İPTALİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi  uygulanmasına, 2-Asıl alacak 4.155,63 TL nin %20'si oranında 831,12 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından davanın başında yatırılan 102,47 TL peşin harç ile 30,00 TL icra peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 482,93 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 102,47 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine  5-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 35,90 TL, bilirkişi ücreti 600,00 TL, posta ve tebligat gideri 151,40 TL olmak üzere toplam 787,30 TL yargılama giderinin davanın kabul oranı nazara alınarak 545,28 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi  uyarınca 4.155,63 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  8-Karar kesin olduğundan kullanılmayan gider avanslarının HMK 'nın 333. Maddesi ve Gider Avansı Tarifesi 5.maddesi gereği  ilgilisine iadesine, 9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 62,00 TL olmak üzere toplam 224,10 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"48da978de73b7674","SID":"5a82fcb781628d37"}}