{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1462 <br>KARAR NO: 2025/85<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/06/2021<br>NUMARASI: 2020/284 Esas -  2021/535 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2025<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali  davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılmış 07/12/2018 düzenleme tarihli konut satış sözleşmesine istinaden davalının sözleşme konusu taşınmazları tapuda müvekkiline devrederken, sözleşme ve yasa gereği davalı tarafından ödenmesi gerekli tapu harcı ve döner sermaye ödemelerinin davalı adına müvekkili tarafından 21/05/2019 tarihinde 37.084,76-TL tapu harcı ve 1.600,00-TL döner sermaye payının ilgili Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’nün ve Büyükçekmece Vergi Dairesinin hesabına yatırıldığını, davalının icra takibine rağmen müvekkili tarafından, kendi adına yatırılmış bu paraları halen müvekkiline ödemediğini, arabuluculuk sürecinin de anlaşmazlıkla sonuçlandığını Açıklanan nedenlerle; davalı borçlunun haksız ve dayanaksız itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı yanın %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesinin talep talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 07/12/2018 tarihli konut satış sözleşmesine göre alacak talep ettiğini, bu sözleşmeye göre davacı taratın dava dışı diğer iki şirket ile birlikte alıcı, davalı müvekkilinin ise konut satıcısı olduğunu, söz konusu sözleşmenin taşınmazların satımına ilişkin taraflar arasındaki tapu öncesi sözleşme olduğunu, bu sözleşme hükümlerine göre, tapuların devrinin tapu müdürlüğünde yapılarak, harçların yatırıldığını, taraflar arasında adi sözleşme yapıldığı tarihte ve tapuda devirlerin verildiği tarihte de kat irtifakı kurulu olduğunu, başka bir ifade ile kat irtifakı kurulu taşınmazın satıldığını, davacı tarafın, icra takibine ve davaya konu ettiği alacağın davacının alıcı  sıfatıyla sözleşme gereği tapuda ödediği harç bedelinin iadesini talep ettiğini, bu talebin sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu,  sözleşmenin 11.1 maddesinde “...tüm vergi, resim ve harçlar alıcıya ait olup, satış fiyatına dahil değildir.” şeklinde düzenleme olduğunu, sözleşmenin tümü incelendiğinde satıcı müvekkilin vergi ve harçlardan muaf olduğunun anlaşılacağı, bu nedenle davacı tarafın harcı yatırarak sözleşme hükümlerini yerine getirdiğini, davaya konu sözleşme hükümlerine göre davacı tarafın, tapu devri sırasında harcı yatırdıktan ve tapu devri yapıldıktan sonra eldeki davaya konu ederek harç bedelinin yarısını istemesinin sözleşme hükümlerine aykırı olup, dürüstlük ve iyi niyet kuralına aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve gider avansının karşı taraf yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Kat irtifakı ve Kat Mülkiyeti kavramlarını, bu aşamalara ilişkin masraflar ve vergi yükümlükleri açısından özetlemek gerekirse; kat irtifakı ile kat mülkiyeti arasındaki fark şu şekildedir: İnşaatı bitmeyen bir yapı üzerine kurulan hak kat irtifakı iken; kat mülkiyeti iskân belgesi alınan ve inşaatı tamamlamış yapılar olarak tanımlanabilir. Yani aslında kat irtifakı, kat mülkiyetine geçmeden bir önceki adımdır. Konut Satış Sözleşmesinin 10.2 maddesinde belirtilen Tapu Harcı ödemesi konutun kat mülkiyeti tapusunun alıcı ve satıcı arasındaki tapu devri sırasında hesaplanan ve alıcı ve satıcı tarafından 10.2 maddesine göre 1/2 pay oranında ayrı ayrı ödenecek tutarlardır. 11.1 maddesinde belirtilen husus “...kat irtifaklarının alınması ve devri esnasında ilgili kurum ve kuruluşlara ödenecek tapu devriyle ilgili her türlü vergi, resim, harç, hizmet bedelleri gibi tapu devir masrafları, esasen kat irtifakının alınması ve devri esnasında yapılan masraflar olup, kat mülkiyeti tesis edilmesi sonrası tapu devri masraf ve yükümlüklerinden farklıdır. Sözleşme içeriğinde de bu farklılık açıklanarak maddelerin düzenlendiği görülmüştür. Konut Satış Sözleşmesinin Arsa Payı Tapu Devri başlıklı 10.2.maddesi; “Satıcı, alıcının satın almış olduğu bağımsız bölümün arsa payı tapusunu,(inşaat bittikten sonra, iskan alımından önce) konutun teslimi esnasında tapunun arsa sahibinden alınma sırasına göre alıcıya verecektir. Tapu ferağ takriri sırasındaki ilgili tapu idaresi nezdinde doğacak harç ve masraflarının yarısını (1/2) alıcı, yarısını (1/2) satıcı ödeyecektir.\" şeklinde olmasına karşın tapu harcının yarısı(1/2’si) alıcıya, yarısı(1/2'si) satıcıya ait olan ödemelerin tamamının davacı /alıcı tarafından yapıldığı tespit edilmiştir. Gerek 492 sayılı Harçlar Kanunu, gerekse taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 10.1 ve 10.2 maddesi hükmü gereği, tapu harcının sadece yarısının(1 /2) davacı/alıcı tarafından ödenmesi gerekmekte olup, davacı/alıcı tarafından kendi payına düşen tapu harcı ödemesi yanı sıra davalı/satıcı adına yapılan 37.084,75-TL tapu harcı ödemesi ile 1.600,00-TL döner sermaye ödemesinin fazladan yapılan ödeme olduğu, bu ödemeler toplamının alınan bilirkişi raporuna göre 38.684,75-TL olduğu ve davacı/alıcının alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Takip tarihine kadar işlemiş faizin hesaplanabileceği, buna göre işlemiş faizin 2.480,07 TL olduğu tespit edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre;  38.684,75 TL asıl alacak ve 2.480,07 TL işlemiş faiz olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödendiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığından davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına\"  karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince yemin deliline dayanmaları üzerine 20.04.2021 tarihli 3. celsede yemin metni hazırlamak  için taraflarına  süre verildiğini, yemin metninin mahkemeye sunulduğunu, bu metnin davaya konu edilen borcun tarafların ibralaşması üzerine alınmayacağının kararlaştırıldığının davacı tarafa yemin delili yoluyla sorulması ve yemin deliliyle ispat hakkının kullanılması istemi olduğunu ancak ilk derece mahkemesi \"davada ispata hükümü davacı tarafa ait olduğu dikkate alınarak geçen celse 1 nolu ara karardan dönülmesine\"  hukuka aykırı ve kanunda olmayan bir gerekçeyle ara karardan dönerek yemin tekliflerinin reddine 27.04.2021 tarihli 4 nolu celsede karar verildiğini,  mahkemenin yemin delili hususunda ve yeminin niteliği konusunda sehven hataya düştüğünü, ilk derece mahkemesince yemin deliline başvuru haklarının usule aykırı ara kararla ortadan kaldırılmasının hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, ilk derece mahkemesince yemin delillerinin değerlendirilmemesi hususunda gerekçeli kararda herhangi bir açıklama yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince bilirkişi tarafından sözleşmenin 11.1 maddesinin göz önüne alınmadığını, Sözleşmenin 11.1. Maddesinde '.. Tüm vergi resim ve harçlar alıcıya ait olup satış fiyatına dahil değildir.' şeklinde düzenlendiğini, bu madde sözleşmenin tümü incelendiğinde  davacı müvekkilinin vergi ve harçlardan muaf olduğunun anlaşılacağını, bu nedenle davacı tarafın harcı yatırarak sözleşme hükümlerini yerine getirdiğini, sözleşmenin hatalı  yorumlanması sonucu davaya konu harç ve masraflardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, HMK 352 - 353 maddeleri gereğince isitnaf başvurularının kabulüne, İstinaf sebeplerinde belirttikleri ve resen göz önüne alınacak nedenlerle HMK 353 maddesi uyarınca  ilk derece mahkemesi Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/284 E. 2021/535 K. nolu, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava; taraflar arasında akdedilen 07.12.2018 tarihli konut satış sözleşmesine istinaden davalı satıcı tarafından davacı alıcıya devredilecek taşınmazların tapuda devri sırasında davalının ödemekle yükümlü olduğu ancak davalı adına davacı tarafından ödenen tapu harç ve masrafların davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın  kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa konu uyuşmazlık temelde,  tapu harç ve masraflarından hangi tarafın sorumlu olduğu, davalının cevap dilekçesinde dayandığı yemin deliline başvurulup başvurulamayacağı noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasında 38.684,76 TL asıl alacağın 2.480,07 TL işlemiş faizin tahsili istemiyle 05.02.2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı tarafça, taraflar arasında akdedilen 07.12.2018 tarihli konut satış sözleşmesinin 11.1 maddesi uyarınca tapu harç ve masrafların davacı alıcıya ait olduğu , vergi ve harçlardan muaf olduğu  savunulmuştur. Taraflar arasında 07.12.2018 tarihli konut satış sözleşmesinin akdedildiğine, taşınmazların davalı satıcı tarafından devredildiğine ilişkin ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasında akdedilen 07.12.2018 tarihli sözleşmenin 10.1. maddesi; \"Konutun kat mülkiyeti tapusu; sözleşme gereği istenecek ödemelerin tümü ifa edilerek alıcının satıcıya hiçbir borcu kalmaması ve alıcı tarafından bilumum vergiler, tapu devir masraflarının yarısı (1/2), iskân harçları, abonelikler ile ilgili bedeller ve diğer vergi, resim,  harç ve tüm masrafların ödenmesi sonucu alıcıya verilecek/devir edilecektir.\" hükmünü, 10.2. maddesi; \" satıcı, alıcının satın almış olduğu bağımsız bölümün arsa payı tapusunu, (inşaat bittikten sonra iskan alımından önce) konutun teslimi esnasında tapunun arsa sahibinden alınma sırasına göre alıcıya verecektir. Tapu ferağ takriri sırasındaki ilgili tapu idaresi nezdinde doğacak harç ve masraflarının yarısını (1/2) alıcı yarısını (1/2) satıcı ödeyecektir.\" hükmünü, yine sözleşmenin 11.1. maddesi; \"Kat irtifak tapularının alınması ve devri esnasında ilgili kurum ve kuruluşlara ödenecek tapu devriyle ilgili her türlü vergi, resim, harç, hizmet bedeli gibi tapu devir masrafları, iskân müsaadesi sırasında alınan 2 nolu beyanname ile ödenen iskan harcı da (cins tahsis harcı) dâhil kat mülkiyetine geçiş masrafları, sözleşmenin imza aşamasında talep halinde noter masrafları, sözleşmeye ait damga vergisi, vekâletname noter masrafları, kredi kullanımından kaynaklanacak masraflar, hayat sigortası, ipotek tesis ve fek ücreti, tapu ferağ takriri (devri), altyapı katılım masrafları (elektrik, su, doğalgaz abonmanlık-sayaç - bedelleri), her türlü abonmanlık, sayaç ve güvence  bedelleri, tüm sözleşmelerdendoğan damga vergisi, bu işlemler için yüklenici hizmet bedelleri, iskân alım işlemleri için zorunlu deprem sigortası (DASK ) poliçe bedeli, tapu işlemlerine ait tüm vergi resim ve harçlar alıcıya ait olup satış fiyatına dâhil değildir.\" hükmünü içermektedir. Taraflar arasındaki sözleşmeye konu taşınmazların kat mülkiyeti kurulduktan sonra davacıya devredildiği gözetildiğinde tapu harç ve masraflarına ilişkin sözleşmenin 10.1 ve 10.2 maddeleri uyarınca davalının tapu harç ve masraflarının yarısından sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davacının, dosyaya sunduğu \"döner sermaye-satıcı taraflar (TC...) ...) ... : ... oğlu\" ve \"tapu harcı-satıcı taraflar (TC...) ...) ...: ... oğlu\" açıklamalı ödeme dekontları ile davalının sorumlu olduğu tapu harç ve masraflarına ilişkin kısmı ödediği ihtilafsız olup, davacı bu masrafları davalıdan talep hakkına sahiptir. Somut olayda davalı, yemin deliline başvurabileceğini savunmuş olup, bu husus  davalı tarafından istinaf sebebi olarak ileri sürülmüştür. Yemine ilişkin hükümler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 225 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.  HMK'nın 225. maddesine göre yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır. Yine HMK'nın 227/1 maddesine göre uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için yeminden başka delili olduğunu beyan etmiş olan taraf dahi yemin teklif edebilir. Söz konusu maddeler birlikte değerlendirildiğinde yemin teklifini, ispat yükü kendisine düşen taraf yapacaktır. Kendisine ispat yükü düşmeyen tarafın yemin teklif etmesinin hiçbir hukuki sonucu olmayacağı gibi iddia ve savunmasını yemin dışında ileri sürdüğü delillerle ispat eden tarafın da yemin teklif etmesine gerek yoktur. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1-1213 Esas ve 2021/391 Karar sayılı kararı) Eldeki davada  ispat yükü kendisine düşen davacı, iddiasını taraflar arasındaki sözleşme ve ödeme dekontları ile ispat etmiş olup, ispat yükü üzerine düşmeyen davalının yemin deliline dayanması mümkün değildir. Ayrıca davanın konusu, taraflar arasında akdedilen sözleşme maddelerinin  yorumlanmasından kaynaklanmakta olup, taraflardan kaynaklanan vakıa niteliğinde olmadığından mahkemece davalı vekilinin davacıya yemin teklif hakkını kullanmasına yönelik ara karardan dönülmesi yerinde olup, davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.  HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 960,00 TL harcın, alınması gerekli olan 2.642,55 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.682,55 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  05/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ed253f50e6a31f62","SID":"3c28f43ef8485212"}}