{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/43 <br>KARAR NO\t: 2025/98<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13.10.2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/279 Esas 2022/790 Karar<br><br>DAVACILAR\t<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 06.02.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 28.02.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili, 18.08.2016 tarihinde davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, ... Seyahat Turizm’e ait  ... plakalı otobüsünün tek taraflı olarak yaptığı kazada otobüste yolcu olarak bulunan davacıların oğulları ... ...’in vefat ettiğini, müteveffanın ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2. Sınıf öğrencisi olduğunu, başarılı bir öğrenci olan ...’in vefatıyla davacıların destekten yoksun kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuru sonucunda ödeme yapılmadığını ve  davalının 20.04.2017 tarihinde temerrüde düştüğünü, davanın HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı anne ... için 10.000,00 TL, davacı baba ... için 10.000.00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 20.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsiline tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davacı ... için talebini 165.722,70 TL, davacı ... için 144.277,30 TL olarak artırmış, 26.08.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, belirsiz alacak davasında ıslah hakları bulunduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik’in 28/4 maddesi uyarınca teminat limiti olan 310.000,00 TL’nin iki katı 620.000,00 TL’nin teminat sağlandığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakları saklı kalmak üzere davacı ... için talep edilen 144.277,30 TL’nin ıslahı ile 293.048,33 TL; davacı ... için talep edilen 165.722,70 TL’nin ıslahı ile 326.951,67 TL olmak üzere toplam 620.000.00 TL’nin tahsilini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... şirketi, davaya karşı cevap dilekçesi vermemiştir.\t<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, 25.04.2019 tarihli ve 2017/344 Esas, 2019/495 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 03.03.2022 tarihli ve 2019/1621 Esas, 2022/503 Karar sayılı kararı ile kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda 13.10.2022 tarihli ve 2022/279 Esas, 2022/790 Karar sayılı karar ile, davanın trafik trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin olduğu,  belirsiz alacak davasında alacak/tazminat tam ve kesin olarak belirlenip verilen talep artırım dilekçesi sonrası dava ıslah edilebileceğinden ıslah dilekçesinde belirtilen miktarın dikkate alındığı, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 10.06.2022 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak öte yandan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin 28/A maddesi uyarınca şehirler arası taşımacılık yapan araçta biletli yolcu olan müteveffa yönünden sakatlık teminatının iki kat uygulanacağı gerekçeleriyle davanın kabulü ile, Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2019/6650 takip sayılı dosyasında davacıya yapılan ödemeler sebebiyle tahsilde tekerrür edilmemesi kaydıyla, davacı ...'e 293.048,33 TL ile, davacı ...'e 326.951,67 TL destekten yoksun kalma tazminatının poliçe limitiyle sınırlı ve sorumlu olmak üzere 20.04.2017 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline  karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde, müteveffanın başarılı bir hukuk fakültesi öğrencisi olduğu gözetildiğinde hakim-savcı-avukatlık mesleklerinden birini yapabilmesi eşit olasılıkta olmasına rağmen tazminat hesaplamasında yalnızca avukatlık mesleğinden elde edilecek gelirin dikkate alınmasının fahiş hatalı olduğunu, müteveffanın ülkenin en iyi hukuk fakültelerinden birinde başarılı bir şekilde okuduğunu, hakim, savcılık sınavlarını geçip başarıyla mesleğe başlamasının çok muhtemel olduğunu, bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntem, bakiye ömür tablosu, kusur oranları, gelire ilişkin verilen ve diğer verilerde hatalı olup kararı bu yönden istinaf ettiklerini, davalı lehine usuli kazanılmış hak olmaması, davacılar nezdinde hak kaybı oluşmaması açısından hükme esas alınan raporda gelire ilişkin verilerin de doğru olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde davalı ... teminat limitinin 310.000,00 TL olduğunun ikrar edildiğini, poliçe teminat limitinin 310.000.00 TL olup limitin iki katı üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, sigortalı araç maliki tarafından davalı ... şirketine taşımacılık sigortası kapsamında bir bilgilendirme yapılmadığını, Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında sigorta yapılmadığını, dava dilekçesinde taşımacılık sigortası kapsamında talep edilen tazminat bulunmadığını ve talep edilmeyen hususlarda karar verilmiş olmasının yerinde olmadığını, davacı tarafça önceki karara teminat limiti yönünden istinaf yoluna başvurulmadığını ve usuli kazanılmış hakları bulunduğunu, usuli kazanılmış hak ihlal edilerek karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki esas alınan gelirin hatalı olduğunu, hukuk fakültesi öğrencisi olan müteveffanın fakülteyi bitirmeden hakimlik mesleğine başlayacağının öngörülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hakim, savcı, avukat maaşı ortalamasının esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müteveffanın henüz okulunu bitirmediğini ve okulunu uzatmayacağının da kesin olmadığını, müteveffanın askerlik yapacağı ve 1 yıl avukatlık stajı yapacağının dikkate alınması gerektiğini, gelir konusunda resmi kayıtlar esas alınması gerektiğini, raporda sınav, iş arama ve askerlik süresi olarak toplam 1 yıl kabul edilerek hesaplama yapılmasının doğru olmayıp ayrı ayrı hesaplama yapılması gerektiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda progresif rant yöntemine göre hatalı hesaplama yapıldığını, Anayasa Mahkemesi iptal kararından önce meydana gelen olay nedeniyle 1,8 teknik faiz esas alınarak uygulama yapılması gerektiğini, davacı tarafça hesaplama yöntemine itiraz edilmemiş olması nedeniyle usuli kazanılmış hak bulunduğunu ve ihlal edilerek karar verildiğini, hesaplanacak tazminattan yetiştirme gideri mahsubu gerektiğini, yalnız baba yönünden yetiştirme gideri mahsubunun doğru olmadığını, dava konusunun haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebi olup avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; <br>\tDavacılar vekili,  dava dışı ... Seyahat Turizm'e ait olup davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı otobüsün tek taraflı olarak yaptığı kazada otobüste yolcu  olan davacıların oğlu ...'in vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece Dairenin 03.03.2022 tarihli ve 2019/1621 Esas, 2022/503 Karar sayılı kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\t1-6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.<br>\tDosya içeriğinden 18.08.2016 tarihinde dava dışı ... Seyahat Turizm'e ait olup davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ve şehirler arası taşımacılık yapan aracın tek taraflı olarak yaptığı kaza sonucunda araçta yolcu konumunda bulunan ...'in vefat ettiği, müteveffanın anne ve babası olan davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle dava açıldığı anlaşılmıştır. Aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 10.06.2022 tarihli raporda müteveffanın olay tarihinde ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi olduğu, eğitimini Hazian 2018 yılında tamamlayacağı, ortalama 1 yıllık sınav-iş arama süreci ve askerlik durumu göz önünde bulundurularak Haziran 2019 sonu itibariyle çalışabileceği ve bu tarihten sonra anne ve babasına destek olabileceği kabul edilerek hesaplama yapılmış,  her ne kadar müteveffanın geliri yalnız Ankara Barosu tarafından düzenlenen 01.01.2018-31.12.2018 tarihleri arasında geçerli Avukat-İş Sahibi arasında en az ücret çizelgesine göre bir avukat yanında, avukat ortaklığında veya avukatlık bürosunda ücret karşılığı birlikte çalışma ücreti esas alınarak belirlenmiş ise de davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sorumlu tutulmuş olduğu gözetildiğinde bu husus sonuca etkili görülmemiştir. Öte yandan destekten yoksun kalma tazminatı hesabında ev hanımı olan müteveffanın annesi yönünden yetiştirme gideri mahsup edilmemiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekili ve davalı vekilinin bu yöne değinen istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir. <br>\t2-Olay ve dava  tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 Esas - 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. <br>Yargılama aşamasında Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40 - 2020/40 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetveller ile getirilen %1,8 teknik faizin uygulanması mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece, destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması yönünden hükme esas alınan aktüer bilirkişi ek raporunda Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasında isabetsizlik görülmemiştir.<br>3-4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile karayolu taşımacılığına ilişkin kurallar belirlenmiş ve yolcu taşımacılarının sorumlulukları yasanın 17 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş iken, 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 Sayılı Kanun ile yapılan düzenlenmeler ile yolcu taşmacılığındaki taşmacının sorumluluklarına ilişkin 17. maddesinden 25. maddesine kadar olan hükümler yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlükten kaldırılan  düzenlemeler arasında taşımacının sorumlulukları yanı sıra yolcunun bedeni zararları için sorumluluk sigortası yaptırması zorunlu olduğuna ilişkin hükümler de yer almaktadır. 6704 Sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeye ilişkin ilgili maddenin yasama gerekçesinde \"Sorumluluk sigortası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda zorunlu mali sorumluluk sigortası olarak düzenlendiği için, aynı konuda mükerrer düzenlemenin ortadan kaldırılması amacıyla 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununda düzenleme yapılmaktadır.\" denilerek, ilgili maddelerin kaldırılma gerekçesi açıklanmıştır.<br>\tYapılan düzenleme ile Karayolları Taşıma Kanunu çerçevesinde yolcu taşıması yapan araçlar yönünden ZMMS haricinde, ayrıca yolcular için zorunlu sorumluluk sigortası yapılması zorunluluğu kaldırılmışken, 22.05.2016 tarihinde Resmi Gazete de \"Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik\" hükümlerinde değişlikliğe giderilerek, Yönetmeliğe eklenen 28/A maddesi ile \"(1)4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında şehirlerarası ve uluslararası taşımacılık yapan araçlar için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçelerinin teminat limitleri, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan ilgili teminat limitlerinin iki katı olacak şekilde uygulanır.\" denilmiştir. Yapılan yönetmelik düzenlemesinde, bu kapsamda alınacak primlere ilişkin bir belirleme yahut bu kapsamda taşmacılık yapan araçlar için düzenlenecek poliçelerin diğer araçlardan farklı bir şekilde düzenleneceğine ilişkin kurallar getirilmemiş, sadece \"teminat limitlerinin iki katı uygulanacağı\"  belirtilmiştir. İlgili yönetmelik maddesinin yürürlükte olmasına, poliçe ve kaza tarihinin yönetmeliğin yürürlük tarihinden sonra olmasına göre şehirler arası taşımacılık yapan araç içerisinde biletli yolcu olan müteveffa yönünden, yönetmelik hükmü gereğince ölüm teminatının iki katı uygulanacağı anlaşılmıştır.<br>\tBu nedenlerle, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan  otobüsün şehirler arası taşımacılık faaliyetinde bulunmasına ve kazanın yürütülmekte olan taşımacılık faaliyeti sırasında meydana gelmiş olmasına, müteveffanın da biletli yolcu olmasına, 22.05.2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik'in 28/A maddesi uyarınca sigorta teminat limitinin \"iki katı\" olarak uygulanacağının düzenlenmiş olmasına göre ve 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılan davada, davacı tarafın bedel artırım talebinde bulunma hakkı yanında Kanun'un 176. maddesi uyarınca bir kez de ıslah hakkı bulunduğu, buna göre davacı tarafça ibraz edilen 26.08.2022 tarihli ıslah dilekçesindeki talepleri esas alınarak karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan sigortalı araç yolcu naklinde kullanılan otobüs niteliğinde olup hüküm altına alınan tazminata avans faizi uygulanması da doğrudur.<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacılar vekili ile davalı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacılar vekili ile Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 42.352,20 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 10.588,05 TL'nin mahsubu ile kalan 31.764,15 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine,<br>\t3-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>\t4-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t5-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\t6-Kararın taraflara tebliğine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 06.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br>...<br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br>                  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bc91480c2add5c2b","SID":"0d468b8ead5d0f46"}}