{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/379 - 2025/495<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tT.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/379<br>KARAR NO\t: 2025/495<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t: 2021/225 Esas, 2022/772 Karar<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 27.02.2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 27.02.2025<br><br><br>Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/09/2022 tarih ve 2021/225 Esas, 2022/772 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.02.2013 tarihinde dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile İstanbul İli Beşiktaş İlçesi Barbaros Bulvarında seyir halindeyken hızlı, dikkatsiz, tedbirsiz hareket ederek yaya konumunda bulunan ...'a çarpması neticesinde müvekkili yönünden yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde aşırı hızlı, dikkatsiz, tedbirsiz hareket etmesi sonucunda ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu, müvekkilinin olaydan da anlaşılacağı üzere bu kazadan dolayı hiçbir kusurunun bulunmadığı, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile  şimdilik 10,00 TL maddi tazminatın (5,00 TL sürekli iş göremezlik, 5,00 TL geçici iş göremezlik) ve ilerde belirlenecek tazminat miktarlarının olay tarihi olan 14.02.2013 itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>ISLAH : Davacı vekili 11.06.2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 66.312,00 TL'ye ıslah etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğu, davacı tarafından müvekkili şirkete başvuru yapılırken ve arabuluculuk aşamasında gerekli belgelerin sunulmasını talep etmelerine rağmen yine yeterli belgeler sunulmadığından ve müvekkili şirkete iletilmediğinden  dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiği, müvekkili şirket sigortalısı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğundan kazanın meydana gelmesinde başka unsurların etken olup olmadığının araştırılması ve tam kusurun belirlenebilmesi açısından dosyanın Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek kusur raporu alınmasını, dosya içeriği ve evraklar da incelendiğinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun açık bir şekilde anlaşıldığını, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması sebebi ile davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini,  zaman aşımı itirazlarının olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun olduğu düşünülse bile, kaza sebebi ile davacıya bağlanan ya da bağlanması gereken maaşın peşin sermaye değerinin, davacıya yapılan diğer ödemelerin hesaplanan tazminattan düşülmesinin gerektiği, bu sebeple bu hususların bağlanan maaşın ve yapılan ödemelerin SGK’dan sorulmasını talep ettiklerini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, açılan davanın kısmen kabulü ile; davacının geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine, 66.312,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 18/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görüldü.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporlarına karşı sunmuş oldukları itirazları doğrultusunda yeni bir rapor alınması gerekirken ilgili rapor çerçevesinde karar verilmesinin yerinde olmadığını, hesap raporu ve kusur raporunun eksik ve hatalı incelemeye dayanmakta olduğunu, maluliyet tespiti yönünden mahkemece aldırılan rapor ile taraflarınca aldırılan uzman raporu arasında çelişki meydana geldiğini, bu çelişkinin giderilmesini talep etmelerine rağmen, bu husustaki itirazları değerlendirilmeden hüküm kurulmuş olduğunu ve devamında aktüer bilirkişisinin de müvekkili şirketin aleyhine olan maluliyet raporu üzerinden hesaplama yaptığını, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden sorumluluklarının olmadığını beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Hükmü, davalı vekili istinaf etmiştir.<br>Davalı vekilinin hükme esas alınan kusur oranına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; <br>Somut olayda, dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre 14.02.2013 günü saat 10.35 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile Barbaros Bulvarını takiben sol şerit üzerinden Beşiktaş istikametine seyrettiği sırada ... binası karşısına geldiğinde önünde ilerleyen otobüs türü bir aracı geçmek için seyir şeridinin sağına girip devam ettiği anda aracının ön kısımları ile istikametine göre yolun sağından soluna karşıdan karşıya geçmekte olan yaya davacı ...'a çarpması neticesi yayanın yaralanması ile sonuçlanan yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir.<br>Mevcut veriler göre, davacı yaya ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 68/bl “Taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır.” kuralı ile aynı kanunun 68/1b-3 (ışıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde veya kavşaklarda yaklaşan aracın uzaklık ve hızını göz önüne almadan veya aldığı halde uygun zamanda geçmemek) kuralı ile aynı kanuna bağlı yönetmeliğin 95. ve 138. madde hükümlerinde belirtilen ve yayaların karşıdan karşıya geçme kuralı olan, “Yollarda güvenli geçiş, önce sola sonra sağa bakılarak sakınca yoksa taşıt yoluna girmek, geçiş sırasında sola ve sağa bakılarak yürüyüşe devam etmek, taşıt yoluna girmeden önce güvenle duramayacak kadar yaklaşmış taşıtlar varsa ilk geçiş hakkını onlara verip geçişlerini beklemek suretiyle yapılır” kurallarına uymadığı, davacı yaya ...'ın karşıdan karşıya geçiş yaptığı yere yakın mesafede ... ışıklı kavşağı bulunduğu halde yayanın burayı kullanmadığı, yayalar için yakın mesafelerinde kavşak yaya geçidi, okul geçidi, yaya üst veya alt geçit bulunan yerlerde birinci önceliğin buraları kullanmak olduğu, yaya ...'ın bu kuralı idrak edecek yaşta ve olgunlukta olduğunun değerlendirilip karşıya geçiş yapmaya çalıştığı bölümde yaya geçidi bulunmaması nedeni ile geçiş önceliğini araçlara vermediği, kaza anını gösterir kamera kaydı CD izleme tutanağına göre, akan trafik arasından dikkatsizce karşı yöne geçmeye çalıştığı sırada ... plakalı aracın çarpması neticesi kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, dikkatsiz, tedbirsiz ve karşıdan karşıya geçme kurallarına uymaması nedeni ile meydana gelen kazada %75 oranında kusurlu olduğu kanaati olduğu, ... Plakalı Otomobil Sürücüsü ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1b (Sürücüler Araçlarının Hızını, Aracın Yük Ve Teknik Özelliğini, Görüş, Yol ve Trafik Durumunun Gerektirdiği Şartlara Uydurmak Zorundadırlar) kuralını ihlal ettiği, seyir ettiği yolun yerleşim yeri içerisi olup, yerleşim yeri içerisinde araç kullanan sürücülerin daha dikkatli ve tedbirli davranmaları, araçlarının hızını mahal hız sınırları içerisinde sürmeleri gerektiği, ancak ...'n seyrettiği yolda meskun mahal içerisinde karşıdan karşıya geçmeye çalışan yayanın şeritli yolda 2 şeritte geçişini bitirip 3.şeridin ortalarına geldiği halde sürücünün bu zaman zarfında yayayı uygun zaman ve mesafeden algılamadığı veya dikkatli seyretmediği, yola dikkatini vermediği, seyrettiği yolda önünde ilerleyen otobüs aracın sağından hızla devam etmek istediği sırada 3. şerit ortalarına kadar gelmiş yaya davacı ...'a çarpması neticesi yaralanmasına sebebiyet vererek olay yerinde zigzaglar çizerek hızla uzaklaştığı ve yardım yükümlülüğünü yerine getirmediği, dikkatsiz, tedbirsiz ve hızlı araç sürerek kazanın oluşumunda kendisinin de %25 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davalı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; <br>Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. <br>Buna göre 11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında  gerçekleşen kazalar için \"Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği\" çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir. <br>  Mahkemesinde hükme esas alınan 01.03.2022 tarihli ATK ilgili dairesi tarafından hazırlanan maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 14.02.2013 tarihinde yürürlükte bulunan \"Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği\"  hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile %10,3 oranında kalıcı bir maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. <br>Her ne kadar davalı vekili istinaf aşamasında sunduğu ve davacının maluliyet durumun gösterir belgede, davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığını belirtmiş iseler de; söz konusu raporunun kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmelik hükümlerine belirlendiği ve yine heyet halinde hazınlanmış bir rapor olmadığı dikkate hükme esas alınan maluliyet raporu ile arasında bir çelişki oluşturmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. <br><br>\tDavalı vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; <br>\tYargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı) <br>\tİlk derece mahkemesi tarafından tarafından hükme esas alınan23.05.2022 tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişinin davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak “…TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin….” tespitlerile davacının kalıcı maluliyet zararı belirlenmiştir. Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiğinden, hesaplama yöntemine ilişkin istinafı haklı görülmemiştir.<br>\tDavalı vekilinin geçici işgöremizlik tazminatından sorumlu olmadıklarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; <br>\tİlk derece mahkemesince sadece konusu olan kalıcı işgörmezilk tazminatı yönünden davanın kabulü yönünden hüküm kurulduğundan, bu husustaki istinaf başvurusu yersiz görülmüştür.<br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.529,77 istinaf karar harcının, peşin yatırılan 1.133,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 3.396,77‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,00 TL) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 27.02.2025<br><br>    <br>      Başkan         Üye                  Üye                    Katip <br><br>  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2bc069dd5640e050","SID":"83c19d56cf73e61f"}}