{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2024/465 <br>KARAR NO: 2024/1975<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 25/10/2023<br>NUMARASI: 2022/823 (E) - 2023/552 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 31/12/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;   <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davalı ...'e ait yönetimindeki ... plakalı otomobilin, davacı ...'ye kasko poliçesiyle sigortalı park halindeki müvekkili davacı ...'na ait ... plakalı otomobile çarparak hasar görmesine neden olduğunu belirterek, kaza dolayısıyla davacı ...'nin, sigortalısına ödediği 16.928,04 Euro karşılığı 56.004,70 TL'nin, davacı ...'nun trafik kazası nedeniyle uğradığı kasko poliçesi teminatı kapsamında olmaması nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından karşılanmayan zararı için 2.550 Euro karşılığı 8.426,20 TL'nin, davalılar ... ile poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere davalı ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğunu, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, davacıya ait otomobilin park yasağı olan yerde bulunduğunu, talep edilen tazminat tutarının pek aşırı olduğunu belirterek davanın reddi savunmuştur. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; dava yoluna gidilmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulmasına ilişkin dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddi gerektiğini, talep konusunun zamanaşımına uğradığını belirterek, toplanmasının istediği kanıtları bildirmiş, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne, çekici bedeli 177,00 TL'ye tekabül eden 58,58 Euro'nun davalı ... Sigorta AŞ'den, çekici bedeli 177,00 TL ile araç kiralama bedeli 430,00 TL toplamı 607,00 TL'ye tekabül eden 183,75 Euronun ise davalı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'na verilmesine, 7.970,00 Euronun davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'ye verilmesine ilişkin 25/2/2020 gün ve 2016/855 (E) - 2020/132 (K) sayılı kararı istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 10/11/2022 gün ve 2020/2163 (E) - 2022/1975 (K) sayılı karıyla, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97'nci maddesinde öngörülen giderilebilir dava şartı niteliğindeki \"sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunma\" koşulunu yerine getirmesi için  davacı ...'na davalı sigorta şirketine yazılı başvuru yapması için uygun kesin süre verilmesi, sürenin sonunda oluşacak hukuki duruma göre yargılamaya devam edilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru olmadığı gerekçesiyle kaldırılması ardından sürdürülen yargılamada ilk derece mahkemesince,  davanın kısmen kabulüne, çekici bedeli 177,00 TL'ye tekabül eden 58,58 Euro'nun davalı ... Sigorta AŞ'den, çekici bedeli 177,00 TL ile araç kiralama bedeli 430,00 TL toplamı 607,00 TL'ye tekabül eden 183,75 Euro'nun ise davalı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'na verilmesine, 7.970,00 Euro'nun davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'ye verilmesine hükmolunmuştur. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını, hiçbir teknik analiz yapılmadan kazaya karışan araçta oluşan hasar miktarının rayiç değerini geçtiği gerekçesiyle, aracın pert total kabul edilme olanağının bulunmadığını, kaldı ki aracın pert total kabul edilmesi durumunda dahi rayiç değerinin hiçbir indirime tabi tutulmadan hükme esas alınması gerektiğini; rayiç değerden indirim yapılması düşünülecek olsa dahi, indirim yapılması gereken tutarın aracın hurda değeri olması gerekirken, bilirkişiler tarafından takdir edilen rayiç değerden, onarım giderleri mahsup edilerek, gerçek zarar miktarının haksız biçimde düşürüldüğünü; raporda 300 Euro tutarındaki katılım bedelinin, ayrıca mahsup edilerek davacı sigorta gerçek zararından düşülmüş olmasında da haksız olduğunu; davacının gerçek zararının eksik hesaplandığını, raporda davacı ...'nun zararı hesaplanırken pek çok gerçek zarar kaleminin dikkate alınmadığını,  dava konusu taleplerinden olan Bandırma'ya otobüs yolculuğu için yapılan 120 TL, Türkiye'de taksiyle ulaşım gideri 100 TL, havaalanına taksiyle ulaşım masrafı 120 TL, Türkiye'de otobüs yolculuğu için ödenen 250 TL, kasko hasarından dolayı ortaya çıkan muafiyet bedeli 300 Euro, hasar gören araçta oluşan değer kaybına karşılık 2.000 Euro, sigorta ek maliyetlerine karşılık 283 Euro'nun hiç irdelenmediğini; uygulanacak faiz türünün kaza tarihinden itibaren işlenmeye başlayacak avans faizi olması gerektiğini; her iki davacı bakımından Euro cinsi para üzerinden talepte bulunulmasına karşın, davacılardan ... yönünden TL cinsinden hüküm kurulmasının taleple bağlılık kuralına aykırı olduğunu; davacı ... lehine hükmolunan vekâlet ücretinin güncel Euro kuru üzerinden hesaplanarak hesaplanması gerektiğini, davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüne göre, maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerekirken, yasal asgari ücretin altında vekâlet ücretinin tayin edilmesinin de hatalı olduğunu; ilk derece mahkemesince davanın kabul ve ret oranlarına göre davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin eksik ve hatalı hesaplandığını belirterek, ilk  derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; haksız eylemden kaynaklanan zararın, haksız eylem tarihinde ve memleket parası üzerinden gerçekleştiğinin kabulü gerekirken, hasar onarım bedelinin yabancı ülke koşullarına göre yabancı para üzerinden hasar onarım bedelinin yabancı ülke koşullarına göre, yabancı para üzerinden hesaplanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, her halükarda hasar bedelinin kaza tarihine göre, Türkiye'nin piyasa koşullarına göre belirlenmesi gerekirken aksi yönde yapılan değerlendirmelerin hatalı olduğunu, davacı şirketin kasko sigortalısına ödediğini ileri sürdüğü hasar bedelinin müvekkili şirketten Euro üzerinden talep etmesi, onarım bedelinin de yabancı ülke şartlarına göre hesaplanmasının da yerinde olmadığını; kazaya karışan tarafların kusur oranlarıyla ilgili yapılan değerlendirmelerin eksik ve hatalı olduğunu, alınan bilirkişi raporunun da hüküm kurmaya elverişli olmadığını; her durumda müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun kaza tarihindeki poliçe limitleriyle sınırlı olup ilk derece mahkemesi kararında poliçe limiti aşılarak hüküm kurulmasının ve poliçe limitinin hüküm fıkrasında açıkça yazılmamasının da hatalı olduğunu; ikame araç bedeli ve çekici ücretinden müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının ve bu zarar yönünden yabancı para üzerinden hüküm kurulamayacağını; müvekkili ... Sigorta AŞ'nin  yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin tümünden diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulmasının da hatalı olduğunu belirterek, ilk  derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğunu, davada ileri sürülen tüm tazminat taleplerinin fazlaya ilişkin taleplerle birlikte zamanaşımına uğradığını; haksız eylemden kaynaklanan zararın haksız eylem tarihinde ve memleket parası üzerinden gerçekleştiğinin kabulü gerekirken, hasar onarım bedelinin yabancı ülke koşullarına göre yabancı para cinsinden hesaplanmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu; kazaya karışan tarafların kusur oranlarıyla ilgili yapılan değerlendirmelerin de hukuken hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dosyada alınan bilirkişi raporunda davacının aracı nizami bir şekilde park ettiği varsayılarak kusur oranları yönünden eksik ve hatalı değerlendirmeler yapıldığını, bu raporun hükme esas alınmasının yerinde olmadığını; 9/8/2014 günü gerçekleşen olayın üzerinden 3 ay gibi oldukça uzun sürenin geçmesinden sonra 2014 yılının Aralık ayında davalı sigorta şirketine başvuran ancak, davalı sigorta şirketi tarafından belgelerin eksik olduğu bildirilen davacı araç sahibinden bir daha haber alınamadığını, dolayısıyla hiçbir biçimde davalı sigorta şirketine karşı hükümlülüklerini yerine getirmeyip aracı keyfiyet içerisinde Almanya'daki servis aracılığıyla onarımını yaptırmasının hakkaniyete uygun düşmediğini, yurt dışında oldukça yüksek bedelle onarılan araçtan dolayı tazminat talep edilmesinin hiçbir haklı gerekçesinin de bulunmadığını, haklı sebebe dayanmayan tazminat talebinin pek aşırı olduğunu belirterek, ilk  derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan inceleme sonunda: Davalı ... Sigorta AŞ vekili ile davalı ... vekilinin, davacı ... lehine hükmolunan maddi tazminat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde:Davacı ... lehine çekici bedeli 177,00 TL'ye tekabül eden 58,58 Euro'nun davalı ... Sigorta AŞ'den, çekici bedeli 177,00 TL ile araç kiralama bedeli 430,00 TL toplamı 607,00 TL'ye tekabül eden 183,75 Euro tazminatın ise davalı  ...'den tahsiline hükmeden ilk derece mahkemesinin, hükmünü verdiği 2023 yılı için HMK'nin 341'inci maddesinin, 2'nci fıkrasında öngörülen istinaf başvuru sınırının, aynı Kanunun ek 1/1-2'nci maddesi uyarınca her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle hesaplandığında 17.830 TL olması, böylece davacı ... lehine hükmolunan her bir maddi tazminat hükmünün kesin nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, davalı ... Sigorta AŞ vekili ile davalı ... vekilinin, incelenmesine yasal olanak bulunmayan ilk derece mahkemesinin davacı ... lehine hükmolunan maddi tazminat hükümlerine yönelik istinaf dilekçelerinin HMK'nin 341'inci maddesinin 2'nci fıkrası  aracılığıyla aynı Kanun'un 352/1-b maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davacı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine adı geçen davacı tarafından açılan maddi tazminat davasında verilen hükümler ile davacı ... vekili ile davalılar ... Sigorta AŞ ve ... vekillerinin istinaf başvurusu üzerine de davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasında verilen hükmün incelenmesine gelince: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı işleten ...'e ait ... plakalı otomobilin ZMSS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine karşı açılan ve sigorta hukukuna dayanan davanın asliye ticaret mahkemesinde görülerek sonuçlandırılmasında isabetsizlik görülmemiş; 9/8/2014 günü meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasının 2918 sayılı KTK'nin 109'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında öngörülen 2 yıllık zamanaşımı içinde 9/8/2016 günü açıldığı anlaşılmış; davalı ... Sigorta AŞ aleyhine ikame araç bedelinden kaynaklanan tazminat hükmolunmadığından, adı geçen davalı sigorta şirketi vekilinin bu konuya yönelen istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Makine mühendislerinden oluşturulan bilirkişiler tarafından, Almanya Federal Cumhuriyeti'nde düzenlenen ekspertiz raporu, kolluk tarafından düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ile dava dosyasına sunulan davaya konu aracın gördüğü hasara ilişkin diğer belgeler ve fotoğraflar incelenerek düzenlenen raporda, yönetimindeki ... plakalı otomobille yokuş yukarı Cumhuriyet Caddesine seyir halinde iken, kavşak girişine hızlı ulaşan ve kontrol edemediği araçla Cumhuriyet Caddesinin bitiminde sağ köşede davacı işleten ...'nun park ettiği ... plakalı otomobile çarpan davalı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu, meskun mahalde aracını nizami park eden davacı ...'nun ise kusursuz olduğu belirtilmiş; davacıya ait  ... plakalı otomobilin onarımı için davacı ...'ye 300 Euro muafiyet sonrası %19 KDV dahil 15.861,43 Euro ödenmesi gerektiği; ön ve arka aksı, ön tamponu, sağ arka kapısı, sol yan duvarı, arka tamponu, bagaj kapağı, sol arka tekerlek yuvası, tavan çerçevesi, sol sağ tekerleği, bagaj havuzu, komple arka kaplaması, bagaj bölmesi ve sağ eşiği hasar gören ve böylece ağır hasarlı olan davaya konu otomobilin, onarılsa dahi teknik yönden konforlu ve güvenilir olamayacağı için onarımının uygun olmadığı, kazadan önce KDV dahil rayiç değeri 24.050 Euro, sovtaj değeri ise 15.780 Euro olan otomobilin pert hasar tutarının 8.270 Euro, 300 Euro muafiyet bedeli mahsup edildiğinde davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödemesi gereken hasar tutarının ise 7.970 Euro olduğu bildirilmiş;   böylece,  kazaya karışan otomobillerin konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının  yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığı, davaya konu otomobilin uğradığı hasardan kaynaklanan zararın  Kanuna ve Yargıtay'ın süreklilik gösterilen kararlarına uygun biçimde belirlendiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişiler kurulu raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir. Diğer yadan, davacı ...'nun talep ettiği çekici bedeli ile araç kiralama bedeli dışındaki ulaşım giderlerine ilişkin diğer taleplerin, davaya konu trafik kazası ile nedensellik bağı içinde ortaya çıkan maddi zarar niteliğini taşımadığı gibi, bilirkişi raporu içeriğine göre Almanya Federal Cumhuriyetinde onarım bedeli KDV dahil 16.161,43 Euro olarak hesaplanmasına karşın davacı ...'na 17.228,04 Euro ödendiğinin anlaşılması; davacı ... lehine Euro cinsinden maddi tazminata hükmolunması karşısında davacı vekilinin 300 Euro muafiyet bedeli ve 283 Euro sigorta ek maliyet bedeli taleplerinin irdelenmediğine ve davacı ... yönünden taleple bağlılık kuralına aykırı davranıldığına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Ancak, davaya konu trafik kazasından kaynaklanan maddi zarara ilişkin sorumluluğu, kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan Türk Lirası cinsinden maddi teminat limitiyle sınırlı olan davalı ... Sigorta AŞ'nin sorumlu olduğu tutarın hüküm fıkrasında Türk Lirası cinsinden açıkça yazılması gerektiğinin gözetilmeden karar verilmesinde; kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.5'inci maddesinin 1'inci fıkrasının \"a\" bendi uyarınca, zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadan sorumlu olan  ZMSS poliçesini düzenleyen davalı ... Sigorta AŞ'nin, çekici bedelinden sorumlu tutulamayacağı gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulmasında; sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olan ... Sigorta AŞ'nin yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin tümünden sorumlu tutulmasında isabet görülmemiştir. Diğer yandan, davacı  ... lehine hükmolunan vekâlet ücretinin, adı geçen davacı şirket lehine verilen Euro cinsinden maddi tazminatın, vekâlet ücretinin yargılama gideri niteliği de dikkate alınarak, ilk derece mahkemesinin nihai kararını verdiği 25/10/2023 günü 1 Euro'nun  Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) efektif satış kuru olan 29,8080 TL'ye göre hesaplanan 237.569,76‬ TL (7.970 Euro X 29,8080 TL) üzerinden belirlenmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesinin de yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: I-Davalı ... Sigorta AŞ vekili ile davalı ... vekilinin, yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin, davacı ... lehine hükmolunan maddi tazminat hükümlerine yönelik istinaf dilekçesinin HMK'nin 341'inci maddesinin 2'nci fıkrası  aracılığıyla aynı Kanun'un 352/1-b maddesi uyarınca reddine, II-Davacı ... vekilinin  yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi gereğince esastan reddine, III-Davacı ... vekilinin  yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin, davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasında verilen hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi gereğince esastan reddine, IV-Davacı ... vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesinin kararının, HMK'nin 353/1-b/2'nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, a- Çekici bedeli 177 TL'ye takabül eden 53,58 Euro'nun davalı ... Sigorta AŞ'den davanın açıldığı 9/8/2016 gününden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek avans faiziyle birlikte, ayrıca çekici bedeli 177 TL ile araç kiralama bedeli 430 TL toplamı 607 TL'ye tekabül eden 183,75 Euro'nun ise davalı ...'den kazanın meydana geldiği 9/8/2014 gününden itibaren  3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, b-7.970 Euro maddi tazminatın ödeme tarihi olan 30/9/2014 gününden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte, davalılar ... ve ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacı ...'ye verilmesine, davalı ... Sigorta AŞ'nin, aleyhine hükmolunan maddi tazminatlar yönünden 26.800 TL poliçe limitiyle sorumlu tutulmasına, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ve hükmolunan maddi tazminatın dava tarihi itibarıyla harçlandırılmış değerine göre hesaplanan 1.839,93 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan karar ve ilam harcı 1.099,03 TL, karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 740,9‬0 ‬ TL karar ve ilam harcının davalılar ... Sigorta AŞ ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, davalı ... Sigorta AŞ'nin  731,67 TL karar ve ilam harcından sorumlu tutulmasına, 3-Kısmen kabulüne karar verilen maddi tazminat davası yönünden; a-İlk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 13'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, Euro cinsinden hükmolunan maddi tazminatın ilk derece mahkemesinin karar tarihindeki TCMB'nin efektif satış kuruna göre belirlenen 5.477,22 TL (183,75 Euro X 29,8080 TL) vekâlet ücretinin davalılar ... Sigorta AŞ ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'na verilmesine, b-İlk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, Euro cinsinden hükmolunan maddi tazminatın ilk derece mahkemesinin karar tarihindeki TCMB'nin efektif satış kuruna göre belirlenen Türk Lirası cinsinden tutarına göre hesaplanan 37.635,46 TL vekâlet ücretinin, davalılar  davalılar ... Sigorta AŞ ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'ye verilmesine; davalı ... Sigorta AŞ'nin, AAÜT'nin 13'üncü maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca davacı ... lehine hükmolunan vekâlet ücreti de mahsup edilerek 21.322,78‬ TL vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasına, 4-Kısmen reddine karar verilen maddi tazminat davası talebi yönünden; a-İlk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin  13'üncü maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca belirlenen 5.477,22 TL vekâlet ücretinin davacı ...'dan tahsil edilerek, vekille temsil edilen davalılar ... Sigorta AŞ ve ...'e verilmesine,<br>b-İlk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin  13'üncü maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca belirlenen  37.635,46 TL vekâlet ücretinin davacı ...'den tahsil edilerek, vekille temsil edilen davalılar ... Sigorta AŞ ve ...'e verilmesine, 5-Davacılar tarafından birlikte harcandığı anlaşılan bilirkişi rapor ücretlerinin toplamı 3.200 TL, tebligat ve posta gideri 1.014,75 TL, başvurma harcı 29,20 TL, vekâletname harcı 4,30 TL olmak üzere toplam 4.248,25‬ TL yargılama giderinden,  davacıların birlikte açtıkları davaların Euro cinsinden hesaplanan toplam kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%41,86 kabul, %58,14 ret) 1.778,31 TL yargılama giderinin davalılar ... Sigorta AŞ ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine; davalı ... Sigorta AŞ'nin ilk derece mahkemesinin karar tarihindeki 1 Euron'nun TCMB'nin efektif satış kuruna göre belirlenen 195,84 TL yargılama giderinden sorumlu tutulmasına, 6-Davalı ... tarafından sarf edilen posta ve tebligat gideri 51 TL'den ibaret yargılama giderinin, davaların Euro cinsinden hesaplanan toplam kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%41,86 kabul, %58,14 ret) 29,65 TL yargılama giderinin davacılardan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, 7-Davacılar tarafından peşin ödenen ve maddi  tazminat davası nedeniyle hükmolunan karar ve ilam harcından mahsubuna karar verilen 1.099,03 TL karar ve ilam harcının davalılar ... Sigorta AŞ ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine, 8-Harcanmayan gider avansının HMK'nin 333'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, V-İstinaf incelemesi bakımından; 1-Davalı ... Sigorta AŞ tarafından peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından geri verilmesine, 2-Davacı ...'dan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından, bakiye istinaf karar ve ilam harcı alınmasına yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.839,93 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan  toplam 450,60‬ TL istinaf  karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 1.389,33 TL karar ve ilam harcının davalı ...'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle davalı ... Sigorta AŞ tarafından harcanan posta ve tebligat gideri 260 TL, istinaf kanun yolu başvuru harcı 1.169,40 TL olmak üzere toplam 1.429,4‬0 TL yargılama giderinin,  davacılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davalı ... Sigorta AŞ'ye verilmesine, 5-Davacı ... tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yargılama gideri sarf edilmediğinden, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı ... ile davalı ... tarafından istinaf başvurusu nedeniyle sarf edilen yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 8-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince, kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"820424bec8c569d8","SID":"44593443c7af244c"}}