{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/390 - 2025/444<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/390 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/444<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12.12.2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/97 Esas -  2023/699 Karar<br><br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVALI\t: 1 -ETHİCA SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ <br>VEKİLİ\t: Av...<br><br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVALI\t: 2 -....<br><br>DAVALI\t: 3 -... İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -  Yalı Mah. Sahilyolu Cad. No: 108/ Kocaali/ SAKARYA<br><br>DAVACI\t: ......   <br>VEKİLLERİ\t: Av... <br>\t  Av...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)<br><br>BAŞVURU TARİHİ\t: 15.01.2024-12.01.2024<br>İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 01.03.2024<br>KARAR TARİHİ\t: 27.02.2025<br>YAZIM TARİHİ\t: 27.02.2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;<br><br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>Davacı  vekili dava dilekçesinde; davacının Almanya’da ikamet etmekte olup izin dönüşü Kocaeli ili, İzmit ilçesi, Kuruçeşme mevkiinde kendisine ait L1-GS1 Almanya plakalı araç ile seyir halinde iken, davalı ... sevk ve idaresinde olan ve işleteni ... İnş.San.veTic.Ltd.Şti olan ... plakalı aracın davacının malik olduğu araca sol kısmından vurmasıyla meydana gelen trafik kazasında davacıya ait aracın maddi hasara uğradığını, kazanın ... plakalı aracın hatalı şerit değiştirmesi sebebiyle meydana geldiğini, meydana gelen kazada davacının kusuru bulunmadığını, davacıya ait aracın sağ arka çamurluk ve lastik kısmından hasar gördüğünü, aks ve jant kısmı eğildiğini, hasarın euro cinsinden giderildiğini, hasarın tamiri için 21.01.2020 tarihinde Wildmoser Gmbh şirketine 128,96 Euro, 22.01.2020 tarihinde TÜV Süd Auto Service Gmbh şirketine 4314,21 Euro ve 130,90 Euro olmak üzere toplam 4.574,07 Euro ödeme yapıldığını, Kaza Tutanağının Ethica Sigorta şirketine ibraz edildiğini, ancak dava konusu araç üzerinde 12.766 TL hasar tutarı olduğunu, davacının % 50 kusurlu olduğu ifade edilerek 6.383 TL ödeme yapıldığını, 04.01.2021 günü TCMB kurları esas alındığında 1 Euro = 9,0545 TL olduğu, döviz kurları esas alındığında davacıya 704,95 Euro ödeme yapıldığını, 3.869,12 Euro bakiye alacağının olduğunu, 3.869,12 Euro maddi hasarın 03.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br> Davalı Ethica Sigorta vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın ticaret mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, faiz taleplerinin reddi gerektiğini, yargılama giderinden sigorta şirketinin sorumlu tutulamayacağını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.<br>Diğer ... ve ... ... Ltd.Şti. cevap dilekçesinde; davanın Kocaali mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, faiz talebinin hatalı olduğunu, kazanın davacının aşırı hızlı ve dikkatsiz şekilde kullanımı nedeniyle meydana geldiğini, davacının Euro hesabı yaparken kendi mantığına göre hesaplama yaptığını, davacının naylon fatura denilen şişirme fatura yaptığını ve iyi niyetli olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesi tarafından Davanın Kısmen Kabulü ile; 3.869,12 Euro'nun davalılar ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ... yönünden 03.01.2020 tarihinden davalı Ethıca Sigorta AŞ. yönünden temerrüt tarihi olan 04.01.2021 tarihinden (Ethıca Sigorta AŞ.'nin sorumluluğu temerrüt tarihindeki bakiye poliçe limiti olan 32.617,00 TL'nin TCMB efektif satış kuru karşılığı olarak 3.602,29 euro ile sınırlı sorumlu olmak üzere) itibaren 3095 Sayılı Yasa 4A hükmüne göre işletilecek faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalı Ethıca Sigorta A.Ş.'ne yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. <br>Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı Ethıca Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Davalı Ethıca Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; Yerel Mahkeme Kararı'nda, savunmalarının hiç tartışma konusu edilmediğini ve neden reddedildiğine ilişkin bir gerekçe yazılmadığını, adeta savunmalarının yok sayıldığını, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi Kararı Anayasa'nın 141. ile HMK’nın 297 (HUMK’nun 388) maddesinin buyurucu kuralı olan yargılanma hakkının garantör normlarından olan “yargı kararlarının gerekçeli yazılması\" zorunluluğuna aykırı olduğunu, davaya konu olan kazanın gerçekleştiği 03.01.2020  tarihi dikkate alındığında, 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 11.02.2022 tarihinde huzurdaki dava ikame edilmiş olup zaman aşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, KZMSS sigortası ile işletenin veya araç sürücüsünün kusurlu davranışı bu tür sigorta ile teminat altına alındığını, maddi giderler için geçerli olan teminat her halükârda verilecek bir teminat olmayıp KZMSS sigortası kapsamında davalı sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında olacağını,  Uyuşmazlık konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu yönündeki tespitlerin kabulü mümkün olmamakla birlikte, ilgili kanun maddesinde de belirtildiği üzere davacı araç sürücüsünün, işbu kazanın oluşumunda tam ve asli kusurlu olduğunu, kusura ilişkin itirazları baki kalmak kaydıyla, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulabileceği 32.617,00 TL bakiye poliçe teminat limitini aşacak şekilde 3.602,29 Euro üzerinden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, Uyuşmazlık konusu kazanın davalı sigorta şirketine ihbarı üzerine 6.383,00 TL hasar oluştuğu tespit edildiğini ve hasar bedelinin 04.01.2021 tarihinde davacı vekilinin banka hesabına ödendiğini bu nedenle davanın reddi gerektiğini, dava konusu taleplerin yabancı para cinsinden belirtilmesi ve bu şekilde karar tesis edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava, çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı olarak sigorta şirketince karşılanmayan bakiye onarım talebine ilişkin olup; eldeki dava sürücü, işleten ve ZMMS sigortacısına karşı birlikte yöneltilmiştir.<br>Somut olayda,  davacıya ait L1-GS1 Almanya plakalı araç ile davalılardan ... sevk ve idaresindeki ve işleteni ... İnş.San.veTic.Ltd.Şti ve zorunlu sigortacısı davalı Ethica Sigorta A.Ş. olan ... plakalı araçların karışmış olduğu kaza nedeniyle davacı aracında  hasar meydana geldiği,  davacının maliki olduğu yabancı plakalı aracın geçici olarak getirildiği Türkiye'de meydana gelen kazada oluşan hasarı nedeniyle ekli belge ve faturalara göre Almanya’da 4574,07 Euro tutarında tamir ettirildiği ve davalılardan Ethica Sigorta A.Ş. 'ne 2918 sayılı KTK 97.maddesi gereğince yapılan başvuru  nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından 04.01.2021  tarihinde 6.383,00 TL nispetinde ödeme yapıldığı, davacı tarafından eldeki davanın ise   sigorta şirketince yapılan ödemenin tarihindeki TCMB kurları esas alınarak 1 Euro = 9,0545 TL üzerinden 704,95 Euro ödeme yapıldığı kabul edilerek; 3869,12 Euro bakiye maddi hasar iddiası ile 3869,12 Euro'nun   03.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan birlikte ve ortaklaşma tahsilini talep ettiği anlaşılmaktadır. <br>Davalıların zamanaşımına ilişkin itirazlarının incelenmesi noktasında;  Dış dünyada ve hukuk meydana gelen bir fiil bazen, hem  tazminat sorumluluğunu gerektiren hem de ceza kanunlarına göre cezayı gerektiren bir fiil olabilir. Bu türden bir fiile  Ceza Kanununun daha uzun bir zamanaşımı süresi belirlediği hallerde, tazminat davasının daha önce zamanaşımına uğraması adalete uygun bir çözüm olamayacaktır. Zira ceza yaptırımı , kişi açısından, yaptırım olarak hukuksal yaptırımlardan (tazminat - aynen ifa vb)  daha ağır sonuçlar doğurmaktadır. Bu nedenle, kanun koyucu dengeyi ve adaleti sağlamak amacıyla ceza davası için öngörülen zamanaşımı süresince, tazminat davasının da devamını sağlamak için genel olarak 6098 sayılı TBK m. 72/I  ve özel olarak da 2918 sayılı KTK 109/II. maddesinde düzenleme yapmıştır.<br>Bu konuda şu önemli hususun üzerinde ayrıca durulması gerekmektedir.2918 sayılı KTK'nın 109. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin, tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin, sadece fiilin Ceza Kanununa göre cezayı gerektiren bir fiil olmasının yeterli olması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Buna göre, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece fiilin cezayı gerektiren bir eylem olmasını yeterli görmekte; bunun dışında, ayrıca eylemi gerçekleştiren fail hakkında soruşturma yapılmasını, ceza davası açılmasını ya da mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir  kovuşturma dosyasının varlığı aranmamaktadır.<br>Ayrıca, söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlular (örneğin işleten veya sigorta şirketi) arasında bir ayrım da yapılmamış, böylelikle yasa hükmünün, tüm yasal sorumlular  için geçerli olduğu, tüm yasal sorumlular hakkında  aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. Bu hususta Yüksek mahkemenin yerleşik hale gelen daire kararları ile HGK'nın 10.10.2001 gün 2001/19-652-705, HGK'nın 16.04.2008 gün, 2008/4-326-325, HGK'nın 05.06.2015 gün 2014/17-2198,2015/1495 ve HGK'nın 16.09.2015 gün, 2014/17-116, 2015/1771, HGK'nın 10.06.2015 gün, 2014/17-27, 2015/1530 sayılı  kararları ile uzamış ceza zamanaşımı kabul edilmiştir.<br>Öte yandan davanın 6098 sayılı TBK 72 ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 109/2. maddesinde düzenlenen uzamış zaman aşımı süresine tabi olduğu da söylenemeyecektir. Zira trafik kazasından kaynaklı olarak meydana gelen maddi hasar ile ilgili 5237 Sayılı TCK kapsamında \"mala zarar verme\" suçunun işlendiğinden bahsedilemeyecektir. Nitekim mala zarar verme suçu, kasıtlı bir suç olup; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Davaya konu haksız eylem, ceza kanunlarında düzenlen başkaca bir suçun konusunda da girmediğinden somut olayda ceza zaman aşımının ( uzamış zaman aşımı) uygulama olanağı da bulunmamaktadır. <br>2918 sayılı KTK'nın 109/I. Maddesinde \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar\" hükmüne, yine aynı kanunun 109/II. maddesinde ise, \"dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir\"  109/III.maddesinde ise \" Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır \" hükümlerine yer verilmiştir.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun  \"Zamanaşımının Kesilmesi- I. Sebepleri\" başlıklı 154.maddesinde  \" Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir: 1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse. 2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa.\" zamanaşımın kesileceği düzenlenmiştir. <br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun  \"Birlikte Borçlulara Etkisi \"  başlıklı 155.maddesinde ise \"Zamanaşımı müteselsil borçlulardan veya bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilince, diğerlerine karşı da kesilmiş olur. Zamanaşımı asıl borçluya karşı kesilince, kefile karşı da kesilmiş olur. Zamanaşımı kefile karşı kesilince, asıl borçluya karşı kesilmiş olmaz.\"  düzenlemesini içermektedir.<br>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunda trafik kazaları nedeniyle tazminat taleplerinde zaman aşımını durduran ve kesen sebepler ayrıca düzenlenmediğinden, borç ilişkilerini düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun genel hükümlerine göre çözüme gitmek gerekmiştir. Buna göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 153. Maddesinde zaman aşımın durma sebeplerini, 154. Maddesinde ise zaman aşımını kesen sebepler düzenlenmiş bulunmaktadır.<br>Somut uyuşmazlığa gelindiğinde ise 03.01.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle kollukça düzenlenen kaza tespit tutanağında kazaya karışan araçların kayıt malikleri ( işleten) ve sigortacıları yazılı olmakla, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihin kaza tarihi olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Bu durumda eldeki uyuşmazlıkta zamanaşımı süresi 2 yıl olup; davalılardan Ethica Sigorta A.Ş. Tarafından davadan önce 04.01.2021 tarihinde yapılan kısmi ödeme nedeniyle zamanaşımı süresi kesilip aynı gün başlayacağından, somut uyuşmazlıkta davalı sigorta şirketi yönünden  zamanaşımı süresinin son günü 04.01.2023 tarihi olacaktır. 2918 sayılı KTK 109/III ve 6098 sayılı TBK 155.maddesine göre müteselsil sorumlulardan birine karşı zamanaşımı kesilince, diğerlerine karşı da kesilmiş sayılacaktır. <br>Bununla birlikte davalı sigorta şirketi yönünden ayrıca arabuluculuğa başvurulmuş olmakla,  6325 sayılı Arabuluculuk Kanun'un 16/2.maddesine göre 16.12.2021 ve 28.01.2022 tarihleri arasında geçen süre boyunca zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin işlemeyeceğinden; davanın süresi içerisinde açıldığının söylenmesi gerekmektedir. Bu sebeplerden ötürü davalıların zamanaşımı ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Sair istinaf sebeplerinin incelenmesinde ise; Yabancı plakalı araçlarda onarım, aracın kayıtlı olduğu ülkede yapılmışsa zarar bu ülkede katlanılan giderlere göre belirlenmelidir. Yurt dışında yaşayan araç malikinin geçici olarak Türkiye’de bulunduğu sırada oluşan hasar nedeniyle aracın Türkiye’de tamiri mümkün olabilecek olsa da aracın tamirini burada yaptırmaya zorlanamayacağı kabul edilmelidir.Hasarlı hali ile yurt dışına çıkıp orada tamir ettirilmesi durumunda o ülkedeki onarım giderlerinin esas alınması gerekir.<br>Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına;  oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen ve kaza tespit tutanağı ile de uyumlu olan Trafik Bilirkişi raporundaki kusur tespitinin benimsenmesinde ve davacının aracının yurt dışında onarımından kaynaklı zararından davalıların sorumlu tutulmasında, davacının, aracının yabancı plakalı olduğu, kaza sonrası ikamet ettiği Almanya'ya dönerek aracındaki hasarı burada tespit ettirdiği, davacı tarafından sunulan hasara ilişkin ekspertiz raporu ile davacı aracındaki hasar onarım bedellerinin Almanya'daki karşılığının belgelendiği, Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/17-28 E - 2015/1745 K sayılı ve 24.06.2015 tarihli ilamında da belirtildiği üzere; geçici süreyle geldiği Türkiye'de aracı hasara uğrayan davacının, tamirin yapılacağı yeri belirleme konusunda seçim hakkının bulunduğu ve aracını Türkiye'de tamire zorlanamayacağı, yabancı ülkede tamiri seçmiş olması halinde ise o ülkedeki tamir bedellerinin tahsilini talep etme hakkının bulunduğu, davacının zararının yabancı para birimi üzerinden karşılanmasını talep edebilecek olmasına göre, işleten ve sürücü yönünden yabancı para birimi üzerinden (Türk parasına uygulanan faiz oranları üzerinden karar verilemeyeceğinden ötürü) 3095 sayılı yasanın 4-a maddesi uyarınca yabancı para borcunun faizi üzerinden karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre; davalıların anılan yönlere değinen  istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır.<br>Ancak mahkemesince, işleten ve sürücü yönünden yabancı para cinsi üzerinden tazminata karar verilmesi ve hükmedilen tazminata  3095 Sayılı Yasa 4A hükmüne göre faiz işletilmesinde hata bulunmamakta ise de davalı sigorta şirketi yönünden hüküm fıkrası isabetli görülmemiştir. Zira mahkemesince davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna giderken Euro para cinsi üzerinden kurulan hüküm ve benimsenen yol , davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklı sorumluluğunun üst limitinin 41.000,00 TL Türk Lirası olduğu dikkate alınmadan ve davadan önce yapılan 6.383,00 TL ödeme de düşüldükten sonra bakiye sorumluluk miktarının 32.617,00 TL ile sınırlı olduğu gözetilmeden bakiye poliçe tutarı Euro'ya çevrilmek suretiyle karar verilmesi nedeniyle ödeme tarihindeki kur farkından kaynaklı olarak davalı sigorta şirketinin poliçe tutarını misli ile aşacak şekilde ve sınırlandırılmamış, belirsiz bir tazminat  ile sorumlu tutulması anlamına gelecektir.<br>  İlk derece mahkemesince yukarıda açıklanan olgular gözetilerek; davalı sigorta şirketi yönünden bakiye poliçe limiti üzerinden  karar  verilmesi gerekirken; sigorta şirketinin bakiye Türk Lirası sorumluluğu Euro cinsine çevrilerek karar verilmesi hatalı bulunmuş ise de; bu hatanın giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından; HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davalılar işleten ve sürücüsünün istinaf taleplerinin HMK 353-1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı Ethica Sigorta A.Ş.'nin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Davanın Kabulüne, 3.869,12 Euro tazminatın davalılar ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ... yönünden haksız eylem tarihi olan 03.01.2020 tarihinden itibaren, 3095 Sayılı Yasa 4A hükmüne göre yabancı para cinsinden alacaklara işletilecek faizi ile birlikte ( davalı Ethica Sigorta A.Ş. 'nin  bakiye poliçe limiti olan 32.617,00 TL ile sınırlı olmak üzere ve 2918 sayılı KTK 99/II.maddesine göre belirlen 04.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M\t\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-A) Davalılar  ... ve ... İnş. San. Ve Tic. Ltd.Şti. yetkilisinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br> B) Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalılardan alınması gereken 3.605,20 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL+ 901,30 TL+901,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.375,00  TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>C) Davalıların istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>2-Davalı Ethica Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,  Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.12.2023 tarih 2022/97 Esas, 2023/699 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>3-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden,<br>A) DAVANIN KABULÜ ile; 3.869,12 Euro tazminatın davalılar ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ... yönünden haksız eylem tarihi olan 03.01.2020 tarihinden itibaren, 3095 Sayılı Yasa 4A hükmüne göre yabancı para cinsinden alacaklara işletilecek faizi ile birlikte (davalı Ethica Sigorta A.Ş. 'nin  bakiye poliçe limiti olan 32.617,00 TL ile sınırlı olmak üzere ve 2918 sayılı KTK 99/II.maddesine göre belirlen 04.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>B) Davalı ETHICA Sigorta A.Ş'ye yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>C)Yürürlükteki Yargı Harçları tarifesi uyarınca alınması gerekli 3.605,20 TL harçtan, peşin alınan 901,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.703,89 TL harcın ( sigorta şirketi 1.676,41 TL ile sınırlı olmak üzere ) davalılardan müşterek ve müteselsilen  tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>D) Davacı tarafından yapılan 982,01 TL harç ve 1.522,00 TL sair gider olmak üzere toplam 2.504,01‬ TL yargılama giderinin, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 1.547,51 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,<br>E) Davalı ... tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>F) Hazine tarafından karşılanan 1.600,00 TL Arabuluculuk ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 988,82 TL ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>G) Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,<br>H) Davalı sigorta şirketi kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,<br>I) Kullanılmayan gider avanslarının yatıranlara iadesine, <br>4-Davalı Ethica Sigorta A.Ş. tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde iadesine,<br>5-Davalı Ethica Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 272,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Kullanılmayan istinaf gider avanslarının hesaplanarak yatıranlara iadesine,<br>7-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  27.02.2025<br><br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>           <br><br>  *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"86bda37a49b75f80","SID":"76514bb2f68d2f48"}}