{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ<br>  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İncelenen Kararın<br>Mahkemesi\t: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi \t\t<br>Tarihi: 17/04/2023<br>Davanın Türü: Alacak (Eser Sözleşmesi, Ceza-i Şart)<br>Karar Yazım T: 06/02/2025<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;<br>I. DAVA<br>Davacı vekili açtığı dava ile, davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında ... ilçesi ... mah. ... ada ... parsel, ... mah... ada ... parsel (...  parsel), ... mah. ... ada ... parselde bulunan inşaatların PVC doğramalarının yapılması konusunda 805.000,00 TL bedelli imalat ve montaj sözleşmesi yapıldığını, edimin 30/05/2015 tarihine kadar yerine getirilmesi gerektiğini, aksi halde günlük 2.000,00 TL cezai şart ödenmesi gerektiğini, davalının ediminin halen eksik olduğunu, eksiksiz teslim yapılmadığını, davalıya ihtarnameler çekilerek edimin ifası ile cezai şartın talep edildiğini, Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.İş dosyasında tespit yaptırıldığını, tespit tarihi itibariyle imalatın tam olarak yapılmadığının belirlendiğini ileri sürerek tespit tarihi itibariyle belirlenen cezai şart miktarının 67.200,00 TL (ıslahla 258.400,00 TL) olduğunu ileri sürerek  bu bedelin fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak temerrüd tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevabında,  tarafların 26/12/2014 tarihli sözleşmeyle 3 adet parseldeki inşaatın PVC  işinin yapılması için  anlaştıklarını, sözleşme gereği imalatların 15/02/2015 tarihinde yapılmaya başlanıp 30/05/2015 tarihinde montajlanması gerektiğini, sözleşme sırasında kaba inşaatının bitmemiş olduğunu, PVC takılması için inşaatın hazır hale davacı tarafından getirilemediğini, inşaatlarda mermer, denizlik işlerinin bitirilmediğini bu nedenle ölçü alınamadığını, bu gecikmelerden dolayı süresinde imalatın başlayamadığını,  inşaattaki diğer taşeronların gecikmesinden dolayı  PVC işinin de geciktiğini, ayrıca PVC imalatından sonra montaj yapılacağından davacının kasıtlı olarak ürünleri teslim almadığını,  pencere önündeki alüminyum korkulukların yapılmasından sonra montaj talep edildiğini, bu nedenle davalının beklemek zorunda kaldığını,  cezai şart isteminin haksız olduğunu, edimin  ifa sırasında davacının tazminat ve gecikmeye dair şerh düşmediğini,  ayrıca sözleşmeye göre davalıya verilmesi gereken bağımsız bölümün davalının onayı ile davacı tarafından üçüncü kişiye devredildiğini ve teminat senedinin iade edildiğini, bu hususların  davacının işi kabul ettiğini ispatladığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. <br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk derece mahkemesince verilen... Esas ... Karar sayılı kararın istinafı üzerine dairemizin ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla verilen karar ortadan kaldırılmış olmakla, mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindeki 26/12/2014 tarihli imalat ve montaj sözleşmesinde \"15.02.2014 tarihinde PVC ve montaj işlerine başlanacak olup 30.05.2014 tarihinde iş süresi tamamlanacaktır.\" şeklinde kararlaştırıldığının görüldüğü, Antalya 16. Noterliğinin 11/06/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde işin teslim tarihi olan 31/05/2015 tarihinden itibaren teslim tarihine kadar gecikilen her gün için 2.000 TL cezai şart ödenmesinin ihtar edildiği, 29/12/2015 tarih ... yevmiye nolu ihtarname ile de teslim tarihi olan 31/05/2015 tarihinden itibaren gecikilen her gün için günlüğü 2.000 TL'den olmak üzere 1.154.000 TL'lik cezai şartın ödenmesinin ihtar edildiği, davacı tarafından talep edilen cezai şart alacağının ifaya ekli cezai şart niteliğinde olduğu, ihtarnamelerden de anlaşılacağı üzere, davacı tarafla hem işin teslimi hem de cezai şart alacağının talep edildiği, işin teslimi halinde cezai şart alacağından açıkça feragat edilmediği, davalı tarafça davacının kusuru nedeniyle işin tesliminin geciktiği, bu geciken süre için cezai şarta ilişkin yasal koşulların oluşmadığının iddia edildiği, uyuşmazlığın çözümünde mahkemece çözümlenmesi gereken hususun davacının kusuru nedeniyle işin tesliminin gecikip gecikmediği olgusu olduğunun anlaşıldığı, tanık beyanları ile Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... D.İş sayılı dosyası birlikte değerlendirildiğinde: davalı yüklenici firmanın sözleşmeyegöre 30/05/2015 tarihinde bitirmesi gereken işi 06/11/2015 tarihinde gecikme ile bitirdiği, üç ayrı parselde olan işin Antalya ili ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... parseldeki inşaattaki gecikmeden davalı yüklenici firmanın sorumlu olduğu, Antalya ili ... ilçesi  ... Mahallesi ... ada ... parseldeki inşaattaki PVC imalatındaki gecikmelerden davalı yüklenici firmanın sorumlu olduğu, Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parseldeki inşaatın tespit tarihi itibariyle  PVC imalatlarının yapılması için hazır olmadığı ve yer tesliminin yapılmadığı, bundan dolayı bu inşaattaki gecikmeden davacı işverenin sorumlu olduğunun anlaşıldığı, sözleşmeye göre, işin bitim tarihi olan 30/05/2015 ile son hak ediş tarihi olan 06/11/2015 tarihleri arasında 159 gün gecikme olduğu, davacı şirketin davalı firmaya gönderdiği ihtarname tarihi olan 11/06/2015 ile son hak ediş tarihi olan 06/11/2015 tarihleri arasında 148 günlük süre olduğu, davalı şirketin gecikmesinden sorumlu olduğu inşaatların toplam seviyesi oranı olan %95'inden sorumlu olduğu, buna göre yapılan oranlama ile günlük 2.000 TL üzerinden  hesaplanan cezai şart tutarının 281.000 TL olduğu, davacı vekilinin harçlandırdığı tutar olan 258.400 TL üzerinden cezai şart talebinde bulunduğu ve bu hususu 17/04/2023 tarihli celsede beyan ettiği görülmekle taleple bağlılık ilkesi gereği harçlandırılan tutar olan 258.400 TL cezai şart bedelinin 23/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi gerekçesiyle davanın kabulüne, buna göre 258.400,00 TL ceza-i şart bedelinin 23.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermiştir.<br>IV. İSTİNAF <br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>B. İstinaf Nedenleri<br>Davalı vekili, istinaf bozma kararı sonrası alınan ek raporun istinaf kararını karşılamadığı, mahkemenin yeni bir bilirkişi heyetinden bozmaya uygun rapor alması gerektiği, sözleşmeye göre işin başlangıç tarihi olan 15/02/2015 tarihinde inşaatların PVC imalat ve montajına uygun hale getirilmesi gerektiği, tanıkların beyanlarında 2015 yılı 6.ve 7.aylarda tamamlanabildiğinin belirtildiği, gecikmenin davacıdan kaynaklandığı, delil ve tanık anlatımlarının dikkate alınmadığı, davacının şantiye alanını süresi içerisinde hazırlayıp teslim edemediği, tespit raporunda da davacının ön koşulları oluşturamadığının açıkça belirlendiği, mahkemenin bu hususu göz ardı ettiği, inşaat seviyesine ilişkin kayıtların dikkate alınmadığı, davacıya ait defter kayıtlarında yer alan fatura tarihlerinin değerlendirilmediği, davacının değişik bahanelerle davalı tarafa fatura kesilmesini engellediği, ihtirazi kayıtsız işin teslim alındığı, ... yapılan işe ilişkin herhangi bir gecikme itirazının bulunmadığı, ceza-i şartın fahiş olduğu, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğu, bozma ilamı sonrası eksik incelemenin tamamlanmadığı gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>C. Gerekçe <br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı asıl yüklenici/iş sahibi, davalı ise alt yüklenici/taşerondur. <br>2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı<br>İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>3. Değerlendirme <br>3.1.Dairemizin kaldırma kararında davacının dayandığı sözleşmenin okunaklı örneğinin dosyaya sunulması gerektiği belirtilmiş ise de, ilk derece mahkemesince bunun gereği usulünce yerine getirilmiş değildir. Mahkeme sözleşmenin okunaklı bir örneğinin sunulması için taraf vekillerine süre vermiş, davacı taraf sözleşme örneğini sunmamış, davalı vekilinin sunduğu sözleşme fotokopisinin ise davacının dayandığı sözleşmeyle aynı olmadığı müşahade edilmiştir. Dolayısıyla davacının dayandığı ve okunaklı olmayan sözleşmenin aslı ya da okunaklı ve tasdikli örneği dosyaya sunulmuş değildir. Bu hususta davacı vekiline kesin süre verilmelidir.<br>3.2. Verilecek kesin süre içerisinde sözleşme aslının ya da tasdikli okunaklı örneğinin dosyaya sunulması durumunda, bu sözleşmede yapılacak iş karşılığının taşınmaz devri yoluyla ödeneceğinin kararlaştırıldığının anlaşılması halinde, cezai şart talebi yönünden taşınmaz devrini içeren sözleşmelerin resmi şekilde yapılmasının geçerlilik şartı olduğu üzerinde durulmalı, buna bağlı olarak davacı tarafından ceza-i şart istenip istenemeyeceği değerlendirilmelidir. (Bkz. Yargıtay 6. HD. 2022/1909 E., 2023/1538 K.)<br>3.3. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-a/6 maddesi uyarınca, esası incelenmeden kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>V. KARAR<br>1)Yerel mahkeme kararının esası incelenmeksizin ORTADAN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>2)Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince istinaf yoluna başvuran davalı tarafa iadesine, <br>3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 06/02/2025 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.\t<br>...\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eef6a1593647e476","SID":"7d640b45c41d07ca"}}