{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA  NO: 2024/5426 <br>KARAR NO: 2025/235<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/09/2024<br>NUMARASI: 2024/396 Esas,  2024/825 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 05/02/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin İstanbul Büyükşehir Belediyesinin iştirak şirketi olduğunu, yaptığı ve yapacağı tüm iş ve işlemlerde TBK, TTK hükümlerinin yanı sıra 2886 sayılı kanun ve 4734 sayılı kanun ve sair mevzuat hükümlerinin de uygulanacağını, İBB’ye ait olan çiçek satış büfelerinin işletme ve tasarruf yetkilerinin müvekkili şirkete verildiğini, bu yetki kapsamında davalı ile 01/12/2016 tarihli 41 nolu ... Büfesi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme süresinin 30.06.2017 tarihinde sona ereceğinin kararlaştırılmasına rağmen, davalının büfeyi tahliye etmediğini, haksız işgal suretiyle kullanmaya devam ettiğini, davalının fuzuli işgalci olduğunu, haksız işgalden doğan kullanım bedelini ödemediğini, kullanım bedellerine ilişkin faturalar düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, borcunu ödememesi üzerine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... E. sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalı tarafından hukuka aykırı ve haksız olarak takibe itiraz edildiğini, itiraz sonrası 01/11/2022 tarihinde kısmi ödeme yapıldığını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanmadığını, itirazın iptaline, alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.İlk derece mahkemesince; Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 5216 sayılı kanun kapsamında kurulmuş Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi bir sermaye şirketi olduğunu, icra takibine konu alacağın haksız işgalden kaynaklı doğduğunu, davaya konu uyuşmazlıkta görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, çiçek büfesinin ticari işletme olduğunu, ticari işletmeyi ilgilendiren işlerin ticari iş sayıldığını, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Dava, itirazın iptali davasıdır.Davacı taraf, davalı ile aralarında imzalanan 01/12/2016 tarihli 41 nolu ... Büfesi Sözleşmesinin süresinin sona ermesine rağmen davalının sözleşmeye konu büfeyi haksız işgal suretiyle kullanmaya devam ettiğini, davalının fuzuli işgalci olduğunu, haksız işgalden doğan kullanım bedelini ödemediğini  iddia etmektedir.Dosyaya sunulan 01/12/2016 tarihli 41 nolu ... Büfesi Sözleşmesi incelendiğinde, sözleşmenin konusunun 41 nolu ... Satış Büfesinin işletmeci tarafından işletilmesi olduğu görülmüştür.Davacı taraf dava dilekçesinde, davalının hiçbir hukuki sebebe dayanmadan taşınmazı kullandığını, fuzuli işgalci olduğunu, taşınmazı haksız şekilde kullanması sebebiyle kullanım bedeli için takip başlattıklarını, takibe yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.“Kira alacağı talebi ile ecrimisil talebi davanın sebebi yönünden ayrı mahiyettedirler. Kira alacağı sözleşmeye göre belirlenirken ecrimisil rayice göre hesaplanacağından verilen kararların birbirlerine karşı kesin hüküm dahi teşkil edemeyecekleri düşünüldüğünde aynı dava olduklarından bahsedilemez. Bu durumda davacı vekili kira sözleşmesine dayanmadığından anılan bu isteğin 4721 sayılı Kanun hükümlerinden kaynaklandığı ve uyuşmazlığın çözümünün 6100 sayılı Kanun'un 2/1 inci maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinin görevinde bulunduğunun kabulü gerekir.”( HGK 2023/1-235 E. 2024/195 K.) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan kanun maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gereklidir. Dosyada bulunan belgelerden davalının tacir olmadığı anlaşılmaktadır. Eldeki davanın da mutlak ticari davalardan olmaması sebebiyle haksız kullanımdan kaynaklı alacağa dair davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan, mahkemece görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğuna ilişkin kararı yerinde değildir. İlk derece Mahkemesinin davaya bakmakta görevli olmadığı, mahkemenin görevine ilişkin dava şartının bulunmadığına dair kararı yerinde ise de görevli mahkemenin yanlış belirlendiği, bu hususun ilk derece Mahkemesince yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınması gerektiği anlaşılmıştır. Mahkemelerin görevine ilişkin husus, kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan, taraflar ileri sürmese bile yargılamanın her aşamasında re'sen incelenmesi gerekir. (HMK mad. 115/1). Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni gereğince farklı sebeple  kabulü gerekmiştir.İlk derece mahkemesinin kararının, yargılamada dikkate alınması gereken diğer dava şartlarındaki eksiklik nedeniyle HMK m.355 uyarınca HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun başka sebeple  kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 355.maddesi uyarınca, HMK’nın 353/1-a-4 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Peşin olarak alınan istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine, 4-Davacının işbu istinaf başvurusu için yaptıkları giderlerin esas hakkında yeniden verilecek kararda değerlendirilmesine, harcanmayan istinaf gider avansının davacıya iadesine, 5-Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 05/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5cf4f50cd9dd624d","SID":"7f095cc2bbb38e6a"}}