{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/156 - 2025/467<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/156 <br>KARAR NO\t: 2025/467<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN : ...<br>ÜYE\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 11/11/2022<br>NUMARASI\t: 2020/593 Esas, 2022/1000 Karar <br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 25/02/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH\t: 26/02/2025<br><br>Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/11/2022 tarih ve 2020/593 Esas, 2022/1000 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.09.2018 günü sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken müvekkili idaresindeki ... plakalı motosiklet ile çarpışması sonucu oluşan trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, ... plakalı araç sürücüsünün tazminat gerektirir derecede kusurlu olduğunu ve söz konusu aracın kaza tarihinde ... poliçesinin bulunmadığından ...'nın sorumluluk altında bulunduğunu, dava öncesinde sigorta şirketine müracaatta bulunduklarnı, ancak müvekkiline ödeme yapılmadığını, işbu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL kalıcı işgöremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar vetilmesini talep ve dava etmiştir.<br>ISLAH: Davacı vekili 30/09/2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini 29.413,40 TL'ye yükseltmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sorumluluğunun kazanın gerçekleştiği tarihte geçerli olan sigorta teminat limiti ile sınırlı olduğunu, teminat limitinin zarar gören kişi başına geçerli olup tüm hak sahipleri için tek teminat ile sınırlı olarak karar verilmesi gerektiğini, ayrıca harç yargılama gideri ve avukatlık ücretinin de iş bu teminat miktarının içerisinde olduğunu, teminat tutarını aşan zararlardan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, SGK'dan rücuya tabi ödemelerin sorulması gerektiğini, kusur ve maluliyet oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davanın kabulüne; 29.413,40 TL tazminatın 09/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, davacının dizlik kullanmamış olmasının zararı doğrudan artırdığını, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, eksik ve hatalı değerlendirmeler içeren hesap raporunu kabul etmediklerini, temerrüt oluşmadığı halde temerrüt faizine hükmedilmesinin hatalı olup kabule göre de temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, trafik kazasına dayalı cismani zarar sebebiyle açılan kalıcı maluliyetten kaynaklı maddi tazminat talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir. <br><br>Davalı vekilinin kusur raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br> Dosya arasında mevcut bulunan kaza tespit tutanağında davacı sürücü ...'ın 2918 sayılı KTK'nun 52/a maddesini ihlal ettiğinden, dava dışı sürücü ...'ın ise 2918 sayılı KTK'nun 57/a maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğu belirtilmiştir.<br>Hatay 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/127 Esas sayılı dosyasında alınan 19/06/2019 tarihli kusur bilirkişisi raporunda davacı ...'ın kazanın oluşumunda tali oranda, dava dışı sürücü ...'ın asli oranda kusurlu olduklarının belirtildiği görülmüştür. <br>İşbu dosyada alınan 06/10/2021 tarihli trafik bilirkişisi kusur raporunda, ... plakalı motosiklet sürücüsü davacı ...'ın 2918 Karayolları Trafik Kanununun 52/la (Sürücüler Araçlarını hizini kavşaklara yaklaşırken azaltmak zorundadırlar.) maddesinde belirtilen hususları ihlal ettiği, sevk ye idare ettiği motosikleti ile ... istikametinden ... yol kavşağı istikametine seyrettiği yolda ... ortaokulu kavşağında trafik sinyalize ışıklarının sarı fasıla yandığı, bu nedenle sürücünün yerleşim yeri içi olan bu yolda kavşağa yaklaşırken önleyici tedbir olarak yolun bu bölümünü; dikkatli ve yavaş seyretmesi, kavşak girişinde hızını azaltıp güvenli şeklide geçişini yapması, tehlike anında etkin fren tertibatını kullanarak kazayı önleyici tedbirleri alması gerektiği, ancak sürücü ...' ın yola dikkatini vermediği, hızını kavşak yaklaşım ve kavşak geçiş şartlarının gerektirdiği duruma göre ayarlamadığı, kaza anında her ne kadar çarpılan konumda taşıt ise de, karayolu üzerinde motosikletine ait 6 mt. fren izine rağmen kamera kayıtlarından anlaşılacağı üzere ... plakalı otomobile teması sonrası yüksek hızda kamera açısına girerek sağa doğru hızlı şekilde sürüklenip kaldırıma ve kaldırım üzerinde/kenarında bulunan trafo şeklindeki sabit cisme şiddetli biçimde çarpıp motosikletin ön kısımlarının yukarı doğru kalkarak yere düştükleri, bu kazada araç kazanın davacıdaki zararı artırıcı en önemli etken olduğu, hızının daha az olması durumunda zararın etkisinin de çok daha az olacağının açık olduğu, bu nedenle davacının meydana gelen kazada % 25 oranında tali kusurlu olduğu, ... Plakalı Otomobil Sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 53/b5. maddesinde belirtilen “Sürücüler dönüş sırasında karşıdan gelen ve emniyetle durdurulamayacak kadar kavşağa yaklaşmış olan taşıtların geçmesini beklemeye mecburdurlar.” Kuralı ile aynı kanıma bağlı yönetmeliğin 109/b8 fıkrasında belirtilen dönüş yapan sürücüler, doğru geçmekte olan araçlara ilk geçiş Hakkını vermek zorundadırlar.” madde hükümlerinde belirtilen hususları ihlal ettiği, sevk ve idare ettiği otomobil ile ... kavşağı istikametinden gelip ... istikâmetine seyrettiği sırada ... önü 125 sokak kavşağına geldiğinde orta refüj aralığından 125 sokağa girmek üzere sola dönüşe geçmeden önce kurallara uygun şekilde refüj aralığında durup bölünmüş karayolunun karşı istikametinden gelen ve güvenle dönüşünü yapamayacağı kadar yaklaşmış olan ... plakalı motosikletin geçmesini bekleyip kendi dönüşü için yolda güvenli durumun oluştuğuna emin olduktan sonra 125 sokak istikametine devami etmesi gerekirken sürücü ...' ın bu dikkat ve özeni göstermeyip kontrolsüzce kavşağa giriş yapması neticesi doğru gitmekte olan ... plakalı motosikletin sol yan kısımlarına çarpması sonucu kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve solâ dönüş kurallarına uymaması neticesi meydana gelen kazada % 75 oranında asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.<br>Mahkemece aldırılan raporun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu gibi kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasında alınan kusur raporu ile de uyumlu olduğu, aralarında çelişki olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin kusur oranına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>Davalı vekilinin müterafik kusura ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;  <br>Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur  6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. <br>Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir.<br>Dosya kapsamından, davacının sunulan maluliyet ölçüsünü belirtir raporun incelenmesinde, rahatsızlığının sol bacak ve ayak bileği kırığı nedenine dayandığı, davalı vekilinin davacı dizlik kullanmadığından müterafik kusurunun bulunduğunu ileri sürdüğü anlaşılmış ise de Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150/1-a bendi gereğince motosiklet sürücülerinin koruyucu kıyafet olarak kask takması mecburi iken yönetmelikte dizlik takılması gerektiğine ilişkin olarak herhangi bir hüküm bulunmadığı, buna göre dizlik kullanımının motosiklet kullanıcıları için yasal bir zorunluluk olmadığı değerlendirilmekle davacının müterafik kusurundan bahsedilemeyeceği kanaati varılmakla davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.<br>Davalı vekilinin maluliyet raporuna ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>Davalı vekili maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğunu, hatalı rapor esas alınarak hüküm kurulmuş olduğunu ileri sürmüştür.<br>Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. <br>Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporunun esas alınması gerekmektedir.<br>Dosyaya sunulan ... Hastanesinden alınan sağlık kurulu raporunun \"Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik\" hükümlerine göre hazırlandığı ve davacının kalıcı maluliyet oranının sıfır olduğu anlaşılmıştır.<br>Mahkemesince alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı raporunda \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" hükümlerine göre davacının genel beden gücünden kaybının %12 olduğu belirtilmiştir. <br>Davalı vekili hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı alındığını ve raporlar arasında çelişki bulunduğunu belirtmiş ise de, alınan sağlık kurulu raporlarının farklı yönetmeliklere göre alındığı, buna göre  hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı raporu \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" hükümlerine göre hazırlanmış ve maluliyet oranının %12 olduğunun bildirildiği, uygulanan yönetmeliğin kaza tarihi olan 03/09/2018 tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.<br><br>Davalı vekilinin hesap raporuna ve temerrüte ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br> Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacının zararının belirlendiği, raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. <br>Ayrıca davalı vekili her ne kadar davalının temerrüte düşürülmemiş olduğunu savunmuş ise de; davalının mahkemeye sunmuş olduğu 07/10/2020 tarih ve 30045 sayılı cevabi yazısında davacının 09/10/2019 tarihinde tarafına başvuru yapmış olduğu belirtilmiş olup, davalı ... başvurunun yapıldığı tarihte temerrüte düşürülmüş olduğu kabul edilmekle temerrüt tarihinin 09/10/2019 olduğuna dair mahkemece kurulan hüküm yerinde görülmekle davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun da reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 2.009,23 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 502,31 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 1.506,92 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.25/02/2025<br><br><br>     Başkan \t \t    Üye              \t Üye \t                    Katip <br><br><br><br><br><br><br><br> İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b2cecbcc5b0d6133","SID":"6581a45a5d2933d7"}}