{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/2094 - 2025/193<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/2094 <br>KARAR NO\t: 2025/193<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                   K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/372 E.  -  2022/324 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/10/2022 tarih ve 2021/372 E. - 2022/324 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin  TÜRKPATENT nezdinde 2016/72617 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun TÜRKPATENT Resmi Markalar Bülteninde yayımlandığını; davalı şahsın 2015/98611 sayılı ve \"...\" ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kısmen kabul edilerek başvurunun  kısmen reddine karar verildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin bu kez TÜRKPATENT 2017-M-5128 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiği, oysa müvekkilinin 15 yılı aşkın süredir baklava üreticisi ve satıcısı olup gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, dava konusu markalı ürünlerini ve dükkanını 01.01.2015 tarihinde açtığını, bu tarihten itibaren fiilen bu markayı kullandığını, Balıkesir ilinde markanın tanınmış hale geldiğini, müvekkilin bu markayı fiilen kullandığına ilişkin 05.01.2015 tarihli vergi levhası ve esnaf odasına 28.01.2015 tarihinde yapılmış olan kayıtların mevcut olduğunu, ancak davalının mesnet markasının kötüniyetle tescil ettirildiğini ileri sürerek, YİDK'nın 2017-M-5128 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şahıs vekili, müvekkilinin, hali hazırda kullanmaya devam ettiği \"...\" markasını 02/12/2015 tarihinde yasal başvurusunu yaparak adına tescil ettirdiğini, davacının marka başvurusunun haklı olarak reddedilmiş olduğunu, müvekkili markasının Konya'da tanınmış hale geldiğini, davacının markasını kötü niyetle tescil ettirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, hem dava konusu hizmetlerin tamamının redde gerekçe markanın kapsamında ilişkili olarak yer alması, hem de dava konusu marka ile redde gerekçe söz konusu marka arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak iltibas oluşturacak düzeyde ayniyete yakın benzerlik bulunması nedeniyle işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesi nezdinde dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında dava konusu hizmetler bakımından karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu, öte yandan, eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık ve davalı markasının kötü niyetle tescil edildiği gerekçeli itirazlarının somut uyuşmazlıkta dikkate alınmasının mümkün olmadığı, zira bu gerekçelerin, başvuruya itiraz veya tescil edilmiş bir markanın hükümsüzlüğü istemi doğrultusunda öne sürülebileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin tescil başvurunun bulunmadığı tespitinin hatalı olduğunu, müvekkilinin davaya konu markayı uzun yıllardır kullandığını, 05.01.2015 tarihli vergi levhası ve 28.01.2015 tarihli esnaf odasına kaydının bulunduğunu, gerçek hak sahipliğinin dikkate alınmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, başvuru ile itiraza mesnet markanın esas unsurunun \"...\" ibaresinden oluştuğu, başvuru kapsamından çıkartılan hizmetler ile davalı şirketin itiraza mesnet markası kapsamındaki malların da benzer olduğu, bu durumda dava konusu başvurunun farklı ticari kaynaktan gelen farklı bir marka olduğunun anlaşılması mümkün olmayıp, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, öte yandan, önceye dayalı hak iddiasının benzer bir marka varken başvurunun tescili sağlamayacağı, başvuruya itiraz veya hükümsüzlük gerekçesi olabileceği  anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 31/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 28/02/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2778bd14c42b25b2","SID":"680bb7e6f4f75d14"}}