{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2021/307 <br>KARAR NO\t: 2025/28<br><br>DAVA\t: Patent (Patent Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 03/05/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 04/02/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte bulunan Patent (Patent Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli  dava dilekçesinde; davaya konu patentlerden ... (...) numaralı patent  EPO temyiz kurulu tarafından 31/03/2020 tarihli hükümsüz kılındığını, kararın kesinleştiğini,  davanın konusunu teşkil eden diğer patentler yani ... (...) ... (...) ve ... (...) numaralı patentlerine ilişkin itirazların ise  EPO temyiz süreçleri devam ettiğini, bu patentlerden ... ve... numaralı patentlerin EPO itiraz bölümünce hükümsüzlüğüne karar verildiğini,  Mahkemece de tespit edildiğini,  dava dilekçesinde belirtildiği üzere ... İlaç olarak ruhsat belgesi  “...” ticari isimli ... dozundaki kullanıma hazır dolu enjektör içerisinde enjeksiyonluk çözelti formundaki jenerik ürünün satışa sunulması planlandığını, müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numaralı “...” başlıklı patent başvurusu da mevcut olduğunu,  ancak glatiramer asetat 40 mg/ml dozdaki ürünü koruduğu iddia edilen, Avrupa’da patentlenebilirlik kriterlerini taşımadan tescillenen ve bu hakkın tamamen otomatik olarak Türkiye’de geçerli olması nedeni ile davaya konu olan patentler, jenerik ürünlerin piyasaya çıkmasının önünde engel teşkil ettiğini, yukarıda arz ve izah edilen hususlar neticesinde davaya konu patentlerin patent verilebilirlik şartlarını taşımadığını, EPO sürecinde de açıkça anlaşılmış olduğunu, davaya konu patentlerin müvekkile ve 3.kişilere karşı ileri sürülmemesine ilişkin ihtiyati tedbir talebinin makul bir teminat karşılığında kabulüne karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br>Cevap dilekçesinde özetle; tüm maddi ve manevi tazminat talep etme haklarının saklı kalması kaydıyla; HMK m. 114 uyarınca davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, dava şartı eksikliğinden davanın reddini, işbu davaya konu patentlerin Avrupa patentine ilişkin olarak EPO nezdinde devam etmekte olan sürecin işbu dava için bekletici mesele yapılmasını, davacının iddialarmı ve dayanaklarını somutlaştırmadığmdan işbu davanın HMK m.121 kapsamında reddini, belirtilen taleplerinin yerinde görülmemesi halinde, davacının iddialarına dayanak gösterdiği fakat taraflarına tebliğ ettirmediğini, tüm dokümanların savunma haklarının layık-ı veçhüe kullanabilmeleri için HMK m.223 gereğince Türkçe tercümeleri ile usulüne uygun olarak taraflarına tebliğ edilmesi hususunda karar verilmesini, söz konusu belgelerin ibrazını müteakip olarak ilave olarak beyanda bulunma haklarının saklı tutulmasını,  davacı yanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan tüm taleplerinin ve davasının reddini, yargılama ve vekâlet ücretinin davacı yan tarafından karşılanmasını,  talep ettiği anlaşılmıştır.<br>Davacının cevaba cevap dilekçesinde özetle; haklı ve hukuka uygun davalarının <br>kabulünü, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini  vekaleten talep ettikleri anlaşılmıştır.<br>Davacı vekilinin 03/02/2025 tarihli beyan dilekçesinde özetle; davalılar vekilinin de teyit ettiği üzere davaya konu patenler EPO sürecinde iptal olduğundan, dava her ne kadar konusuz kalmışsa da davaya konu patentlerin patentlenebilirlik şartlarına haiz olmadığını, EPO temyiz kurulu kararları ile sabit olduğundan huzurdaki davayı açma hususundaki haklılıklarının davalı tarafın ise haksız olduğu  sabit olmuş  olduğunu bu sebeple vekalet ücreti ve yargılama masraflarının davalılara yükletilmesini  talep ettikleri anlaşılmıştır.<br>Davacı vekilinin 16/09/2024 tarihli beyan dilekçesinde özetle: ... (...) ... (...) VE ... (...) numaralı patentlerin son durumunun resmi bir kanal üzerinden öğrenilebilmesi için Türk Patent Kurumuna müzekkere yazılarak son durumlarının sordurulmasını, yargılamanın kaldığı yerden devamını ve  haklı ve hukuka uygun davalarının kabulünü, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.<br>KANAAT VE GEREKÇE<br>Dava, patentin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>Uyuşmazlığın davalılardan ... adına TPMK nezdinde ..., ..., ... tescil numaralı \"...\" ve ... numaralı \"...\" başlıklı patentlerin hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkin olduğu, davaya konu ... (...) ... (...) ve... (...) numaralı patentlerine ilişkin itirazların EPO temyiz süreçleri devam ettiği, bu patentlerden ... ve ...numaralı patentlerin EPO itiraz bölümünce hükümsüzlüğüne karar verilmiş olduğu, ... (...) numaralı patentin ise, EPO temyiz kurulu tarafından 31/03/2020 tarihli hükümsüz kılındığı, kararın kesinleştiği dikkate alındığında davalı tarafça EPO nezdindeki müracaata ilişkin temyiz sürecinin devam ettiği, TPMK nezdindeki istemlerde temyiz süreçlerinin sonuçlanmamış olması nedeniyle olabilecek değişikliklerde ya da hükümsüz kılınma halinde ayrıca bir incelemeye gerek kalmayacağı göz önüne alınarak bu aşamada yapılacak incelemenin esas hüküm yönünden ve netice itibariyle usul ekonomisine uygun düşmeyeceği, anlık değerlendirme olarak dosya kapsamında yargılama masrafının artmasına sebebiyet vereceği dikkate alınarak EPC 105(b/3) maddesi uyarınca EPO nezdindeki temyiz sürecinin yargılama aşamasında beklenmesine karar verilmiştir.<br>Taraf vekillerinin beyanları uyarınca  davaya konu ... ,  ...,  ...ve...  tescil numaralı patentlerin kayıt ve tescil belgeleri, tüm emtia listesi ile birlikte onaylı örneklerinin gönderilmesi ve Avrupa Patent Sözleşmesinin Madde 105b/3 \"Avrupa patentinin kısıtlandırılması veya hükümsüzlüğüne yönelik karar, bu patentin verildiği Taraf Devletlerin tümünde uygulanır. Bu karar, kararın, Avrupa Patent Bülteninde duyurulduğu tarihten itibaren yürürlüğe girer.\"  hükmü uyarınca  dava konusu patentlerin TPMK nezdinde geçerli olup olmadıklarının halen geçerli olup olmadıklarının tespiti için müzekkereler yazılmış; müzekkere cevaplarına göre de davaya konu patentlerden..., ...,... sayılı patentlerin Avrupa menşe patentleri, halihazırda EPO temyiz süreçleri sonucunda iptal edildiği,  ilgili patentlerin geçerliliğini yitirmiş olduğu ayrıca 11.10.2024 tarihinde dosyaya giren ... numaralı TÜRKPATENT müzekkere cevabından anlaşılmış; davaya konu patentlerden  ... sayılı patentin kaynağını teşkil eden ... sayılı Avrupa Patenti de EPO nezdindeki itiraz süreci sonucunda iptal edildiği, kararın 11.12.2024 tarihli Avrupa Patent Bülteni’nde yayınlandığı, bu haliyle bekletici mesele yapılan temyiz süreçlerinin sonuçlandığı ve davaya konu patentlerin iptal olduğu bu nedenle davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.<br>Türk Patent ve Marka Kurumuna 03/02/2025 tarihinde yazılan müzekkere cevaplarında,<br>\"İlgide kayıtlı yazınız ile istenilen davalı ... adına ..., ... ve ... sayılı patent başvurularının sahibi adına geçerliliğini yitirmiş olduğu tespit edilmiş olup Avrupa Patent Fasiküllerinin ilan edildiğini  gösterir belgeler ile sicil kayıtları yazımız ekinde gönderilmektedir. Diğer yandan 2018/20883 numaralı patent, tescillenmemiş olup başvuru işlemlerinin muhtelif aşamaları halen devam etmektedir. Ekte sunulan - sayfa belge / evrak muhteviyatı Kurumumuz kayıtlarında bulunduğu şekliyle aslına uygundur.\" ve  \"İlgide kayıtlı yazınız ile Kurumumuz patent hakları açısından yapılan incelemeler neticesinde: Davalı .... adına ... sayılı patent belgesinin yıllık ücretinin ödenmediği; ..., ..., ...sayılı patent belgelerin EPO tarafından hükümsüzlük kararı verildiği anlaşılmış olup sahibi adına geçerli olmadığı anlaşılmıştır. İlgi belgeler ve geçersizlik yazıları yazımız ekinde sunulmuştur. \" şeklinde cevap verildiği anlaşılmıştır.<br> 6100 sayılı HMK m.313/1 \"Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.\" hükümlerine haizdir. <br>Davaya konu patentlerin patentlenebilirlik şartlarına haiz olmadığı epo kararları ile sabit olduğu,  EPO nezdinde verilen hükümsüzlük kararları Avrupa Patent Konvansiyonu Madde 105/b(3) uyarınca davaya konu patentler için de bağlayıcı olduğu da dikkate alındığında davalılardan ... yönünden dava konusuz kaldığından dosya hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş,  dava tarihindeki haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretinden bu davalının sorumlu tutulması gerekmiştir.<br>Davalılardan ... Şirketi yönünden, dava dilekçesinin netice-i talebinde tedbir talebi dışında bir istem bulunmamasına rağmen bu şirketin de davalı olarak gösterildiği,  şekli dava teorisi açısından huzurdaki davada medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için davacının bu davayı açmakta (veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte) bir çıkarının bulunmasıdır. Bu çıkarın da karar verilene kadar sürmesi gerekir.<br>Mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlükte olduğu dönem içinde öğreti ve yargısal kararlar, dava açarken hukuki yararın bulunması gereğini “dava şartı” olarak kabul etmiştir. Bu şart dava konusuna ilişkin genel dava şartlarından biri olup, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve esas hakkında hüküm verilebilmesi için varlığı gerekli olduğundan “olumlu dava şartları” arasında sayılmaktadır. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda öğreti ve yargısal kararların bu uygulaması aynen benimsenerek, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması “Dava şartları” başlıklı 114. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde açıkça dava şartları arasında sayılmıştır (Y. 4. HD'nin ... E ve K,... E ve ... K, ...E ve ... K sayılı kararları). \t\t<br>HMK'nın 114/1-h maddesine göre davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması bir dava şartı olduğunu, Maddenin gerekçesinde; “Burada sözü edilen hukuki yarardan maksat, davacının sübjektif hakkına hukuki korunma sağlanması hususunda mahkemeye başvurmasın değer bir yararın bulunması olduğunu, davacı hakkına kavuşmak için, hâli hazırda mahkeme kararına muhtaç konumda değilse onun hukuki yararının bulunduğundan söz etmek mümkün değildir.” şeklinde açıklandığı;  somut davanın çekişmeli yargı olarak görülen hukuk davası niteliğinde olduğu, şekli dava teorisi uyarınca  bir davada  davanın konusuna ilişkin olarak ancak  davanın tarafları hakkında karar ve  hüküm verilebileceği, davanın tarafı olmayan üçüncü kişilerin hukuki durumunu etkileyecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, (İstanbul BAM 44.HD   ... E., ... K.) de dikkate alındığından yalnızca tedbir kararı alınması için davalılardan ... Şirketi'nin davalı olarak gösterildiğine yönelik iddia ve beyanlara itibar edilmesinin de mümkün olmadığı,  davacının tek başına tedbir talebi ile arzuladığı sonucu elde etmek için esas davası açarak mahkemeye başvurmasında korunmaya değer bir yararının da bulunmadığı, dikkate alınarak davalılardan ... Şirketi yönünden, davacının  ihtiyati tedbir talebine yönelik esas dava ikamesinde hukuki yararı bulunmadığından davanın bu davalı yönünden HMK m.114/1-h, 115/2 uyarınca hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,<br>1-Davalılardan ... Şirketi yönünden, davacının  ihtiyati tedbir talebine yönelik esas dava ikamesinde hukuki yararı bulunmadığından davanın bu davalı yönünden HMK m.114/1-h, 115/2 uyarınca hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, <br>2-Davalılardan ... Ltd. yönünden dava konusuz kaldığından hakkında karar verilmesine yer olmadığına, <br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 615,40-TL karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL'nin mahsubu ile kalan 556,10-TL bakiye karar harcının davalıl ... Ltd.'den tahsiline, <br>4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca  davalı ... Şirketi yararına hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin  davacıdan alınarak kendisini vekille temsil davalı ... Şirketine verilmesine, <br>5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca konusuz kalan dava yönünden haklılık durumuna göre  davacı yararına hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... Ltd'den alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, <br>6-Davacı tarafından yapılan 1.966,75-TL posta gideri, ve 118,60-TL harç (peşin+başvuru)  olmak üzere toplam 2.085,35-TL yargılama giderinin davalı ... Ltd'den alınarak alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, <br>7-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>Dair  davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2025       <br><br><br>Katip <br> ¸<br> <br> <br>Hakim <br> ¸<br> <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b24198768067d50e","SID":"b17dd11127711e87"}}