{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/266 Esas<br>KARAR NO: 2025/343<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2025/81 Esas, Derdest, Ara Karar <br>ARA KARAR TARİHİ: 30/01/2025<br>DAVA: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ: 04/03/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait ve dava  dilekçesinde  belirtilen plakalı numaralı araçların 02.02.2018-04.09.2024  tarihleri arasında ücret ödemeksizin ihlalli geçişler yaptığını, geçiş ücretinin tahsili amacıyla borçlu hakkında ilamsız takibe girişildiğini, itiraz üzerine takip durduğunu, davalının yetkiye, borca faize ve ferilerine ilişkin itirazları hukuki mesnetten yoksun olduğunu belirterek itirazın iptaline, icra dosyasında mevcut davalı borçlunun icra takibine yapmış olduğu itiraz evrakında araçların kendisine ait olmadığı yönünde bir iddiasının olmadığını, dosyada sunulu tüm deliller ile yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, alacağın rehinle de temin edilmediğini belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firmaya ait  bilgileri verilen dorse plakalarına HGS ücretlendirilmesini yapılamayacağını, geçiş ücretlerinin dorselerin bağlı bulundukları çekiçi plakalarına ait ... kartlarında çekilmesi sebebiyle müvekkili firmanın davacı tarafa dorse plakalarına uygulanan geçiş ücretleri ve para cezalarına ilişkin herhangi bir borcu olmadığını, dorselerin haricinde belirtilen plakaların takılı ve kayıtlı bulunduğu araçların 2019 ve 2022 trafiğe çıkış tarihli olması dolayısı ile ihlalli geçiş yapılmasının fiziken mümkün olmadığını, tüm araçlarda yer alan ... geçiş kartlarında otomatik ödeme talimatı bulunduğundan geçiş ücretinin tahsil edilememesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin yıllardır nakliye hizmeti veren tacir olduğunu belirterek davanın ve usul ve yasaya aykırı ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalının mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığına ya da kaçtığına ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eder nitelikte işlemler yaptığına dair dosya kapsamına yansıyan bir bilgi ve belge bulunmadığı, yargılamanın derdest olduğu, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden yaklaşık ispat kuralının henüz gerçekleşmediği anlaşıldığından  ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Ara karar, yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; icra dosyasında mevcut davalı borçlunun icra takibine yapmış olduğu itiraz evrakında araçların kendisine ait olmadığı yönünde bir iddiasının olmadığını, dosyada sunulu tüm deliller ile yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, dosyaya taraflarınca CD içerisinde detaylı bir şekilde her şeyin yer aldığı meydana gelen ihlalli geçişlere ilişkin ihlalli geçiş listesi ve kamera kayıtlarından alınan görüntüleri ile provizyon sorgularını içeren tablonun sunulduğunu, bu kayıtlar incelendiğinde yaklaşık ispat kuralının taraflarınca sağlandığının görüleceğini, davacı alacaklı müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın tahsilinin tehlikeye girmemesi için davalı borçluya ait araçların ve diğer tüm mal varlığının borca yetecek kısmına ihtiyati haciz konulması gerektiğini belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılarak ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Talep, mevcut dava içerisinde, İİK'nun 265. maddesi gereğince ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılması ve ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. Davacı vekili  ihtiyati haciz talep etmiş, Mahkemece, ihtiyati haciz talebinin reddine dair istinafa konu ara kararın verildiği anlaşılmıştır. İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacının, davalı aleyhinde 59.016,75 TL asıl alacak (geçiş ücreti/para cezası) 8.913,75 TL işlemiş faiz ve 1.779,32 TL KDV olmak üzere toplam 69.709,82 TL üzerinden icra takibine girişildiği anlaşılmıştır. Davalı, borca ve ferilerine itiraz etmiştir. Davacı vekili, harca esas dava değeri 69.709,82 TL üzerinden iş bu itirazın iptali davasını açtığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30/5. maddesinde “...(5) ..., ... ve ... sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir.... ” hükmü düzenlenmişken 25.05.2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16.05.2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. 2004 sayılı İİK'nun 257 ve devamında ihtiyati haciz düzenlenmiştir. İhtiyati haciz şartlarına 257. maddede, 258. maddede ise ihtiyati haciz kararına yer verilmiştir. 258. maddenin ilk fıkrasında alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu ifade edilmiştir. İcra ve İflas Kanunun 258. maddesinin 2. cümlesinde \"Alacaklı alacağı ve icabında İhtiyati haciz sebepleri (m.257) hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur.\" düzenlemesi yer almaktadır. Kanun, senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaate vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için \"alacağın yargılamayı gerektirmesi\" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir. İhtiyati hacizde teminat İİK 259. maddede düzenlenmiştir. Maddede, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun veya üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve HMK 96’cı maddesinde yazılı teminatı vermeye mecbur olduğu, ancak, alacağın bir ilama müstenid ise teminatın aranmayacağı, ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkemenin teminata lüzum olup olmadığını takdir edeceğine yer verilmiştir. Açıklanan yasal düzenlemeler ve genel ilkeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, davacı tarafından dosyaya sunulan CD içeriği dökümünde ihlalli geçişlere ilişkin liste ile ihlalli geçişlere ilişkin kamera kayıtlarına  göre İİK'nun 258. maddesinde yer verilen kanaat getiren delillerin  sunulduğu anlaşıldığından  teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmadığından  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere: 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/81 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 30/01/2025 tarihli ara kararın KALDIRILMASINA, 3-a)Davacının ihtiyati haciz talebinin, İcra ve Kanununun 257/1. fıkrasına uygun görüldüğünden KABULÜNE, b)İcra ve İflas Kanununun 259. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayabilecekleri muhtemel zarar ve ziyanlarını karşılamak üzere alacağın %15‘i oranında nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz olunduğunda davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının borç tutarı (dava değeri  69.709,82 TL) ile sınırlı olmak kaydıyla İcra ve İflas Kanunun 257. maddesi gereğince İHTİYATEN HACZİNE, c)İhtiyati haciz kararının, teminatın ibrazından sonra İcra ve İflas Kanununun 261. maddesi gereğince yetkili icra dairesince infazına, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin mahkemece verilecek esasa dair kararda değerlendirilmesine, 6-Dosyanın gerekli işlemlerin yerine getirilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2 bendi ile aynı kanunun 362/1-f bendi ve İİK'nun 258/son fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 04/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"88d17f0229afa63d","SID":"ce63b0e96620473f"}}