{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/948 Esas<br>KARAR NO: 2025/287 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/03/2023<br>NUMARASI: 2020/254 E.  -  2023/56 K. <br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 26/02/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde;  davacı şirketin sektörün bilinen öncü firmalarından olduğunu, TPMK nezdinde 1989 yılından beri tescilli \"...\" markasının sahibi olduğunu, aynı zamanda \"...\" marka ambalajlarının da farklı şekillerde marka olarak..., ..., ..., ..., ..., ... no. ile tescil edildiğini, davacıya ait \"...\" ürüne ait ambalaj tasarımının davalılar tarafından taklit edilerek \"...\" ürünü ambalajı ile piyasaya sunulduğunu, müvekkiline ait markanın tanınmışlık derecesinden faydalanarak tasarıma özgü bilinen mor renk ile görsel tasarımın kompozisyon ve ambalaj üzerinde yer alan görseller ile ayniyet derecesinde benzer olarak taklit edildiğini, ambalajın şekli, rengi, kakaolu fındık kreması ibaresi, markanın kullanıldığı konum ve genel izlenimde davacı markası ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunduğunu, renk, tasarım ve logonun birebir benzer şekilde kullanıldığını, bu konuda emsal Yargıtay kararlarından bahisle, iki ürünün aynı ürün aynı tüketici kitlesine sahip olduğunu, hızlı tüketim malları olduğunu, bu sebeplerle karıştırılma ihtimalinin arttığını, davalı ürününde davacı marka ve ürününe benzetme çabasının açıkça anlaşılır olduğunu, aynı sınıf ürünlerin piyasada var olan örneklerinin birbirinden farklı olduğunun göz önüne alınması gerektiğini, açıkça marka hakkına tecavüz edilerek haksız rekabet oluşturulduğunu, \"...\" markasının itibarının zedelendiğini, tüm bu sebeplerle, davalıların \"...\" isimli mor ambalajlı ürünleri taklit ve ticaretinin tüm alanlarda ve internet mecralarında dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasını, taklit ve tecavüzün, satış, tanıtım ve ihracatının durdurularak ihtiyati tedbir kararı ile toplatılarak imhası için el konulmasını, talep ve dava ettiği anlaşıldı.<br>CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava iddialarını oluşturan \"...\" ürününün \"...\" markası için müvekkilinin ürünün fason üretimi olup, \"... San. Tic. A.Ş.\" firması tarafından \"... Sn.ve Tic. Aş.\" firmasına kiralandığını, ürünün üretim işlerinin bu firma tarafından ...'ya bırakıldığını, davacının benzerlik iddiaları bakımından, ürünün kahvaltılık krem formunda fındıklı çikolatalara ilişkin olduğunu, bahsedilen mor renk kullanımı ve ambalaj tipinin, \"...\" ibaresi bakımından piyasada bir çok muadil ürün bulunduğunu, bunların hiçbir markanın tekelinde olmadığını, \"...\" ürününde dava konusu ürünle markasal ve grafik tasarım bakımından hiçbir benzerlik bulunmadığını, 12.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda, varılan \"davacının markaları ile davalının kullanımlarının benzer olmadığına ve haksız rekabet oluşturmayacağı\" yönünde haklı bir kanaate varıldığını, ürüne ilişkin iddiaları kabul etmediklerini beyanla, davanın esastan reddine karar verilmesi şeklinde cevap sundukları görüldü.<br>MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/03/2023 tarihli 2020/254 E. - 2023/56 K.  sayılı kararıyla; \"... İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili davacının ... esas unsurlu markaların tescilli sahibi olduğunu, bu marka ile özellikle çikolata ürünleri üretip pazarladığı davalıların davacı markasının bulunduğu, ürün paket ve tasarımına benzer şekilde ve benzer renk ile ... krem çikolata ibaresi ile ürün sattığını, bunun marka ve tasarım hakkına tecavüz aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ve bu durumun tespiti, önlenmesi ve menini talep ettiği, davalılardan ... AŞ vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi ile ürünlerin benzer olmadığı, bu sebeple davanın reddini talep ettiği, diğer davalılar ...  AŞ nin yargılama devam ederken İflas etmiş olduğu ve iflasın kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından, dava dilekçesi ve eklerinin İstanbul ... İflas Dairesi ... sayılı iflas dosyasında iflas idare memuru olarak görevli memurlara gönderildiği, iflas idare memuru ... tarafından sunulan cevap dilekçesi ile ... AŞ ye ait markaların diğer davalı ... AŞ ye satıldığı, bu nedenle davaya taraf olmadığı beyan edilmiş, daha sonra davacı tarafından davalı ... AŞ yönünden davanın atiye bırakıldığına ilişkin dilekçe sunulduğu, 6100 sayılı HMK da davanın atiye bırakılması şeklinde bir düzenleme ve usul olmadığı, davacının bu talebinin  HMK 123. Maddesinde yer alan davanın geri alınması talebi niteliğinde olduğu, bu talebin İflas İdare Memurlarına gönderildiği, cevap verilmediği takdirde kabul etmiş sayılacaklarının ihtar edildiği, İflas İdare Memurlarınca cevap verilmediğinden ... AŞ yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği, diğer davacı ve davanın esası yönünden yapılan yargılamaya ilişkin olarak ise davaya konu iddiaların ürün görsellerinin bulunduğu, tasarımların incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesi ortaya çıkacağı bu durumun uzmanlık gerektiren hususlardan olması sebebiyle ihtiyati tedbir talebine ilişkin olarak aldırılan 12/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda marka ve kullanımların ambalajların benzer olmadığı yönünde görüş bildirildiği, tüm deliller toplandıktan sonra dosyanın bu defa bir marka ve bir tasarım uzmanı bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi heyetince sunulan 07/02/2022 tarihli rapor ile markaların ve ambalajların farklı olduğu, ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet vermeyeceği yönünde görüş bildirildiği, mahkememizce de yapılan değerlendirilmede davacının ... ... markalı ürün ambalajı incelendiğinde ambalaj üzerinde ... ... markasının yazdığı, davalının ambalajın üzerinde ise ... yazdığı, öncelikle kelime yapısı olarak benzerlik olmadığı, yine ürün üzerindeki görsellerde bulunan ekmek üzerine sürülmüş çikolata görselleri incelendiğinde davalı ürünlerinde üzerinde ayrıca süt görselinin de bulunduğu, konumlarının ve büyüklüklerinin farklı olduğu, bu yönüyle gerek görsel gerekse markaların kelime olarak birbiriyle farklı olduğu, ürünler arasındaki tek benzerliğin mor renk olabileceği fakat bu renk kullanımının da bire bir aynı olmadığı gibi tek başına karışıklığa sebebiyet verecek nitelikte olmadığı, zira tasarım bilirkişisi raporuna göre de grafik tasarımlarının da farklı olduğu, bu şekilde ürünlerin ambalajlarının farklı olduğu anlaşıldığından marka hakkına ve tasarım hakkına tecavüz ile haksız rekabet söz edilemeyeceği\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, mor rengin uzun süreli kullanımları nedeniyle müvekkiline ait \"...\" markasını çağrıştırır hale geldiğini,Davalı tarafa ait \"...\" ürün ambalajı ile müvekkiline ait \" ...\" markası arasında iltibasa neden olacak derecede benzerlik bulunduğunu, müvekkilinin ürün ambalajında kullanılan mor rengin özel bir tonu olduğunu, davalının da birebir aynı tonu kullandığını, Her iki ürünün de 400 gram olduğunu, Ambalaj üzerindeki görsellerin ve grafik unsurlarında benzer olduğunu, İlk derece mahkemesince benzerlik değerlendirmesi yapılırken ürünlerin tüketici kitlesinin dikkate alınmadığın, aynı amaca hizmet eden ürünlerin aynı raflarda satışa sunulduğunu ve tüketicinin ayrıntılı olarak düşünmeden hızlıca karar vererek aldıkları hızlı tüketime ilişkin ürünler olduklarını, bu nedenle davalının ürünün müvekkilinin ürünü ile karıştırılabileceğini, Yargıtay'ın benzer konuda açılan davalarda karıştırılma ihtimalinin bulunduğuna dair pek çok kararının bulunduğunu, Davalının marka ambalajının müvekkilinin markasına benzemediği kabul edilse dahi, tüketicilerin müvekkili ile davalı arasından bağlantı olduğu zannına kapılarak, ilişkilendirme yapabileceğini, Davalının eyleminin haksız rekabet de oluşturduğunu, ilk derece mahkemesinin kararının bu açıdan da hatalı olduğunu, Mahkemenin gerekçesinin bir paragraftan ibaret olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek, arz ve izah  edilen ve mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 16/03/2023 tarihli, 2020/254 Esas, 2023/56 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, istinaf incelemesi sonucunda haklı davalarının kabulü ile, talepleri gibi davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK kapsamında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; ... numaralı \" ...+Şekil\" markasının 30. sınıfta, ... numaralı \"...\" markasının 29, 30 ve 32. sınıflarda, ...+Şekil\" markasının 30. sınıfta, ... numaralı  ...\" markasının 30. sınıfta, ... numaralı \"... \" markasının 30. sınıfta davacı adına tescilli oldukları tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince delil tespiti için Marka & Tasarım Vekili ... ile Bilişim Uzmanı ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 12/08/2020 tarihli raporda; davaya konu \"...\" isimli ürünün satışa sunulduğu internet sitelerinin tespit edildiği, Marka vekili bilirkişi ... ve bilişim uzmanı ...’den oluşan bilirkişi heyetinden alınan, davacıya ait ve davaya mesnet gösterilen asli unsuru “...” olan markalarının, davaya konu “çikolatalar” emtiasında tescilli olduğuna, davalı TASFİYE HALİNDE ... GIDA SAN. TİC. A.Ş. firmasına ait asli unsuru “...” olan markanın, davaya konu “çikolatalar” emtiasında tescilli olduğuna, davacıya ait “...” asli unsurlu markanın, davalılarca kullanılmadığına, davalı marka kullanımı olan ve adına tescili bulunan “...” ibaresinin, davacının “...” markası ile benzerlik göstermediğine, bu sebeple davacı ambalajı ve ticari sunumu ile davalı ambalajı ve ticari sunumunun farklı olması sebebi ile tüketiciler nezdinde karıştırılma veya ilişki bulunmadığından haksız rekabetten söz edilemeyeceğine, davalının tescilli “...” markasını, tescil ettirdiği şeklinin ayırt edici karakterini zedelemeden kullanmasının, marka kullanımında haklı sebep sayılacağına dair görüş bildirilmiştir. İlk derece mahkemesi'nce Marka ve Patent Vekili Av... ile Endüstri Ürünleri Tasarımcısı ...'tan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 07/02/2022 tarihli raporda; davalı yan “...” ibareli ambalaj tasarımının, Davacı  ...” ibareli ambalaj tasarımından farklı olduğu, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde bırakacağı genel izlenimde, farklı olarak algılanacakları, sonuç ve kanaatine varıldığı şeklinde rapor sundukları görüldü. <br>G E R E K Ç E: Dava, davalı tarafça üretilen \"...\" isimli ürünün ambalajının davacıya ait markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve önlenmesi davasıdır. Mahkemece davalı ... hakkında açılan davanın geri alınması nedeniyle açılmamış sayılmasına, davalı ... hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiş, davalı ... hakkındaki davanın reddi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. Dosya incelendiğinde; davacının \"...\" esas unsurlu markalarında mor ve pembe renk tonlarının kullanıldığı, davacının davaya dayanak yaptığı markalarının ambalaj markası niteliğinde olmadıkları, alınan her iki bilirkişi raporunda da davalı tarafa ait ürün üzerinde yine davalı adına tescilli olan \"...\" markasının kullanıldığının ve ürün ambalajlarındaki grafik unsurlarının ve ambalajların tasarımlarının davacının \"...\" markasıyla satışa sunduğu çikolata  kreması ürününün ambalajı ile benzer olmadığına dair görüş bildirildiği,  davalının ambalajının davacı adına tescilli markalarla da karıştırılmaya neden olacak derecede benzer olmadığına dair görüş bildirildiği, ambalajda mor rengin kullanılması tekelinin davacıya bırakılamayacağı, ürünler üzerinde kullanılan \"...\" markası ile davacının \"...\" markasının tamamen birbirlerinden farklı oldukları, bu nedenle davalının ambalajının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığından, ilk derece mahkemesince davalı ... hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40  TL maktu harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL eksik harcın  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 26/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"38f6af70cd39c7a3","SID":"1f2b0637e3d4a657"}}