{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 4. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/211 <br>KARAR NO\t: 2025/201<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:<br>ÜYE\t:<br>ÜYE\t:<br>KATİP\t: <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 13/11/2024 (05/04/2024 tarihli ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına yönelik karşı taraf .......'in itirazının reddedildiği 13/11/2024 tarihli ek kararın istinafı)<br>NUMARASI\t: ...... Değişik İş - ....... Karar<br><br>İHTİYATİ HACİZ<br>TALEP EDEN \t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>\t  <br>KARŞI TARAF\t: \t<br>TALEP \t: İhtiyati Haciz<br>TALEP TARİHİ\t: 15/02/2024<br>KARAR TARİHİ \t: 26/02/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26/02/2025<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>TALEP : İhtiyati haciz talep eden şirket vekili ihtiyati haciz talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, karşı taraf ....... ........ Şirketi'nden taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan 6.547,23 EURO (6.547,23 EURO x 32,96 = 215.796,70 TL) alacağı bulunduğunu, uzun süredir alacağını karşı taraftan tahsil edemediğini, müvekkilinin aldığı duyumlara göre karşı tarafın adresindeki değerli malları boşalttığını, kısaca ticari işletmesindeki malları alacaklılarından kaçırdığını, karşı tarafın piyasayı<br> dolandırdığı ve alacakların atıl kaldığı yönünde haberlerin dolaştığını, alacaklarının başkaca herhangi bir yolla teminat altına alınmadığını, ihtiyati haciz kararı verilmediği takdirde müvekkili şirket aleyhinde telafisi imkansız zararlara yol açacağını, karşı taraf ile alacağına istinaden cari hesap mutabakat mektubu bulunduğunu, borçlu şirketçe borcun kabul edildiğini, ancak şifahen yapılan görüşmelerde borcun ödenmeyeceğinin açıkça ifade edildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan yazılı ve sözlü uyarılara rağmen bakiye fatura ve cari hesap bedelinin ödenmediğini beyanla, cari hesap mutabakat mektubu ile borcun kabul edilmesi ve mutabık<br> olunan borcun ifa edilmediği dikkate alınarak ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, mümkünse öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 05.04.2024 TARİHLİ İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN KABULÜNE DAİR DEĞİŞİK İŞ KARAR ÖZETİ : ''...İhtiyati haciz isteyen vekili tarafından ihtiyati haciz talebine dayanak 10/08/2023 tarihli cari bakiye mutabakat mektubu aslını ve 07/11/2022 tarihli, 03/11/2022 tarihli, 24/10/2022 tarihli, 30/09/2022 tarihli ve 22/09/2022 tarihli e-arşiv faturaların mahkememize sunulduğu anlaşılmıştır. ... Cari Mutabakat Mektubu aslının incelenmesinde; mutabakat konusunun 20/07/2023 tarihi itibariyle ihtiyati haciz talep eden şirket nezdinde borçlu karşı tarafın cari hesabının 6.547,23 EURO olduğuna dair düzenlendiği, ....... adına \"6.547,23 EURO bakiye ile mutabık olduğumuzu bildiririz \"altına kaşe vurularak imza atıldığı anlaşılmıştır. ...İhtiyati haciz, İİK'nin 257 vd. Maddelerinde yazılmış olup, 257. Md. Uyarınca, ihtiyati haciz vadesi gelmiş bir para borcu için istenebilecektir. Aynı maddeye göre vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşem yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklarının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir. ... 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 258,1 hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin \"alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması\" yeterlidir. Mahkemenin \"alacağın varlığına kanaat getirmesinden\" anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Yaklaşık ispatın bulunması hukuken yeterlidir. Bununla birlikte, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasanın 2'nci maddesinde yer alan \"hukuk devleti\" ilkesinin bir gereği olarak, bireylere etkin hukuki himaye sağlamaktır. İhtiyati haciz yargılamasında, etkin hukuki himaye sağlamak, bunu sağlarken mümkün olduğunca çabuk ve seri hareket etme gerekliliği, usul kurallarına göre maddi hukuka dayanan hakkın araştırılmasından önce gelir. Maddi hukuka göre kimin haklı kimin haksız olduğu, İcra ve İflas Kanunu'nun 264'üncü maddesi çerçevesinde itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davası çerçevesinde ya da açılacak bir menfi tespit veya istirdat davası sırasında incelenerek sonuçlandırılacaktır. Ayrıca, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için \"alacağın yargılamayı gerektirmemesi\" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir. Aksine, İhtiyati hacze konu her alacağın, kural olarak İİK'nın 264'üncü maddesi kapsamında \"yargılamayı gerektirmesi\" olasılığı, kanunda açıkça kabul edilmektedir. İcra ve İflas Kanunu'nun 257'nci maddesine göre \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı...\"ihtiyati haciz isteyebilir. ... Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde; ihtiyati haciz talep eden alacaklının yukarıda belirtilen e-faturalar ve taraflar arasında imzalanan mutabakat mektubu  belge örneğine İİK 257 deki şartların oluştuğu anlaşıldığından, ihtiyati haciz talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.(Aynı yönde İstanbul BAM 17.Hukuk Dairesinin 07/07/2020 tarih 2020/1320 esas 2020/1488 karar sayılı ilamı). ...'' gerekçesi ile %15 teminat mukabilinde ihtiyati haciz talebinin kabulüne, karşı tarafın yedinde veya üçüncü şahıslarda bulunan taşınır ve taşınmaz malları ile diğer hak ve alacaklarının borca yeter miktarı üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar vermiştir.<br>Karşı taraf.......'in ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde özetle; talep eden şirket ile ticari ilişkide bulunduğunu, mutabakat bulunduğunu, resmi olmayan ödemelerinin bulunduğunu, bunların hesaptan düşürülmediğini, şirketinin faal olduğunu, alacağın karşılığında ürün vermeyi teklif ettiğini, piyasayı dolandırmadığını, ticari zarar ve itibar kaybına uğradığını beyanla mahkemenin ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair karara itiraz etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN İTİRAZ ÜZERİNE VERDİĞİ - İSTİNAF EDİLEN - 05/04/2024 TARİHLİ İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN KABULÜ KARARINA YÖNELİK KARŞI TARAF ........'İN İTİRAZININ REDDEDİLDİĞİ 13/11/2024 TARİHLİ DEĞİŞİK İŞ EK KARAR ÖZETİ : ''...Mahkememizce itiraz değerlendirilmek üzere 13/11/2024 tarihinde mürafaa duruşması yapılmasına karar verilmiş ve taraflara duruşma günü usulüne uygun tebliğ edilmiştir. ... İhtiyati Haciz kararına itiraz eden......'in 13.11.2024 tarihli duruşmadaki beyanında  \"dilekçemi tekrar ederim, dilekçemde yazıdığım gibi ...... olmuştur. Ancak bende kendisine elden ödemeler yaptım. 4.000 Euro oğlu .......... da ödeme yaptığıma dair imzaldı belge aldım. Bunuda size ibraz ediyorum, aynı zamanda kendisi ile ...... ile ......... arasında makine satışındada aracılık ettim. Komisyon alacağımda ödenmedi. Bu nedenle hakkımda verilen haciz kararının kaldırılmasını talep ediyorum, dedi.\" şeklinde beyanda bulunmuştur. ... İhtiyati haciz kararına ancak İİK'nın 265. maddesinde yazılı sebeplerle itiraz edilebilir. Bunun dışında menfi tespit, istihkak veya itirazın iptali davasında ileri sürülebilecek hususlar, ihtiyati haciz kararına itiraz olarak ileri sürülemez. Bu kapsamda borçlu .......'in  talep eden firma yetkilisinin oğluna elden 2000 Euro verdiği, ......... yuvarlak örgü makinaların satışına aracılık ettiği, komisyon alacağı oluştuğu, bunların hesaptan düşülmediği iddiaları ancak açılacak bir menfi tespit davasında ileri sürülebilecektir. İhtiyati haciz kararının borç ikrarı mahiyetindeki mutabakat mektubuna dayalı dayalı olarak verildiği de gözetildiğinde,...'' gerekçesi ile karşı taraf .........'in ihtiyati haciz kararına yönelik itirazının reddine karar vermiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Karşı taraf ......... 'in 05.12.2024 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; itiraz dilekçesinin içeriğini aynen tekrar ile talep eden şirket ile ticari ilişkide bulunduğunu, ticari zarara uğradığını, talep dışı üçüncü kişiler ile resmi kurumlara olan yükümlülüklerini yerine getiremez hale geleceğini beyanla mahkemenin ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair kararına itirazının reddine ilişkin ek kararın kaldırılmasını, ihtiyati haczin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:  .......... Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/04/2024 tarihli ihtiyati haciz talebinin kabulü kararı ve bu karara yönelik karşı taraf ........ tarafından yapılan itirazın reddedildiği 13/11/2024 tarihli ek karar ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan / olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep şu şekildedir :<br>Talep; ticari ilişki kapsamında alacağın bulunduğundan bahisle, karşı taraf borçluların yedinde veya üçüncü şahıslarda bulunan taşınır ve taşınmaz malları ile diğer hak ve alacaklarına borca yeter miktarda ihtiyati haciz konulması istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Uyuşmazlık; ihtiyati haciz koşullarının bulunup bulunmadığı ve oluşacak kanaate göre ihtiyati hacze itirazın reddi kararının yerinde olup olmadığı noktasındadır.<br>Kanun koyucu, düzenlemeler yaparken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Bu ilke ise “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. “Elverişlilik”, başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “gereklilik”, başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını, “orantılılık” ise başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade etmektedir. Bir kurala uyulmaması sebebiyle kanun koyucu tarafından öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında da “ölçülülük ilkesi” gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur.<br>İhtiyati haciz, para alacaklarına ilişkin doğmuş (mevcut) veya doğacak (müstakbel) takibin sonucunun güvence altına alınması için mahkeme kararı ile borçlunun mal varlığına el konulmasını sağlayan geçici bir hukuksal korumadır.<br>İhtiyati haczin koşulları: (1) Para Alacağının Olması (İhtiyati haciz  isteyebilmek için alacağın para alacağı veya para olarak istenebilen bir alacak olması gerekir. Bu bakımdan para alacağının kaynağının ve alacağın bağlı olduğu belgenin önemi yoktur.) (2) Alacağın Rehinle Güvence Altına Alınmamış Olması (İhtiyati haciz isteyebilmek  için alacağın rehinle güvenle altına alınmamış olması gerekir. Zira rehin, alacak için yeterince güvence sağlamaktadır. Alacak rehinle güvence altına alınmışsa, rehinli malın kıymetinin alacağı karşıladığı oranda ihtiyati haciz istenmesi mümkün değildir. Alacak, rehin dışında bir teminatla güvence altına alınmışsa ihtiyati haciz istenebilir. Zira bu konuda Yasa'da yalnızca rehinden söz edilmiştir (İİK m.257/1). Ancak takip hukuku<br> bakımından rehinle güvence altına alınan alacaklarda önce rehne başvurma kuralına istisna getirilen durumlarda ihtiyati haciz de istenebilir.) (3)İhtiyati Haciz Nedenlerinden Birinin Bulunması (Genel neden: Para alacağının ödenmemesi Kural: Vadesi gelmiş alacaklar için ihtiyati haciz istenebilir. Para alacağının vadesi gelmesine(muaccel olmasına) karşın ödenmemesi durumunda, maddi hukukun aradığı koşullar dışında başkaca bir koşula ve ek bir takım nedenlere gerek olmaksızın alacaklının ihtiyati haciz istemesi mümkündür (İİK m. 257/2) : * Borçlunun belirli bir yerleşim yerinin olmaması (İİK m.257/2-1) *Borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını -gizlemesi- kaçırması- kendisinin kaçmaya hazırlanması, -kaçması ya da- bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden dolanlı (hileli) işlemlerde bulunması (İİK m.257/2-2). Dikkat edilirse vadesi gelmiş (muaccel olmuş) alacaklar<br> için ihtiyati haciz istenirken başka bir koşula gerek yokken, henüz muaccel olmamış, vadesi gelmemiş alacaklar için ihtiyati haciz istenebilmesi özel bazı nedenlerin oluşması koşuluna bağlanmıştır. Özel nedenler : -Konkordatonun onaylanması (tasdiki) isteminin reddi durumunda ihtiyati haciz istenebilir (İİK m.301/2). -İptal davasında, iptale  tabi işlemlerin konusu olan mallar hakkında (İİK m.281) ihtiyati haciz istenebilir.) (4) Alacağın Varlığı Hakkında Yeterli Kanı Oluşması (İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı yönünden kanı edinmiş olması yeterlidir. Bundan  anlaşılması gereken , alacağın usul hukuku kurullarına göre kesin bir şekilde ispatlanması değildir. Yargıtay'a göre; davalının- karşı tarafın kusurlu olması durumunda rücu koşullarının gerçekleşebileceği kuvvetle muhtemelse ihtiyati haciz kararı verilebilir.) <br>İİK'nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. Söz konusu hükümdeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın hiç aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Talep eden, borcun varlığını yaklaşık olarak ispat etmelidir.<br> İhtiyati Haciz Kararına İtiraz; İhtiyaten hacze karış borçlu ve üçüncü kişiler itiraz edebilir. İtiraz , mahkemenin yetkisine, ihtiyati haciz nedenlerine ve teminata ilişkin olabilir (İİK m. 265/1). İtiraz nedenlerine şunlar örnek olarak verilebilir. *Alacağın muaccel olmadığı itirazı *Aynı borç için ikinci kez ihtiyati haciz kararı verildiği itirazı *Alacağın rehinle teminat altına alındığı itirazı * Mahkemenin yetkisiz olduğu itirazı* Teminatın yetersiz olduğu itirazı ... vb. İhtiyati hacizde , ihtiyati hacze karar verilirken borçlu dinlenmemişse bu karara karşı ona itiraz olanağı  tanınmıştır. Ancak borçlu dinlenerek ihtiyati haciz kararı verilmişse daha sonra ihtiyati hacze itiraz edemez. Borçlu dışında, üçüncü kişiler de ancak ihtiyati hacizle menfaatleri ihlal edilmişse ihtiyati hacze itiraz edebilirler(İİK m. 265/2). Üçüncü kişilerin mahkemenin yetkisine itiraz etme olanağı yoktur (İİK m. 265/2). <br>''Borçlunun itirazı                                        Üçüncü kişinin itirazı''<br>-İhtiyati haciz nedenleri                             -  İhtiyati haciz nedenleri<br>-Teminat                                                     -  Teminat<br>-Yetki <br>Eldeki talep dosyası kapsamına göre; ihtiyati haciz talep eden alacaklının dosyaya ibraz ettiği e-faturalar ve taraflar arasında imzalanan mutabakat mektubu örneğine göre ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu; yaklaşık ispatın bulunduğu ayrıca taraflar arasındaki ticari ilişki ile mutabakatın karşı taraf borçlu tarafından itiraz dilekçesi ve istinaf dilekçesinde ikrar edildiği, karşı taraf itirazının yukarıda izah olunan belirlenen itiraz nedenlerine de uymadığı belirlenmekle; mahkemece verilen ihtiyati haczin kabulüne dair kararın yerinde olması nedeniyle buna bağlı olarak itirazın reddine dair karar verilmesinin isabetli olduğu değerlendirilmiş, karşı tarafın istinafı yerinde bulunmamıştır.<br>İstinaf incelemesine konu değişik iş karar başlığında; değişik iş ihtiyati haciz dosyasında davacı-davalı bulunmamasına rağmen hatalı olarak taraf sıfatlarının bu şekli ile yazılması, talep eden vekillerinin adreslerinin yazılmaması İİK m.260 hükmüne aykırı ise de bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. <br>Saptanan ve hukuksal durum karşısında; dayanılan bilgi ve belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre İlk Derece Mahkemesinin değişik iş kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre karar isabetli bulunmuş olmakla ihtiyati hacizde karşı taraf ........'in tüm istinaf sebepleri yapılan inceleme neticesinde yerinde görülmemiş olduğundan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine kesin olarak karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)Usul ve yasaya uygun ....... Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/04/2024 tarihli ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına yönelik karşı taraf .........'in itirazının reddedildiği 13/11/2024 tarihli ek kararın kaldırılmasına ilişkin karşı taraf......'in istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-)İstinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazine'ye irat kaydına,<br>3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>4-)İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların istinaf eden üzerinde bırakılmasına,<br>5-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-)Artan avansların İlk Derece Mahkemesi tarafından HMK m.333'e uygun iadesine,<br>7-)Karar ilamının 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,<br>İlişkin; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 341/1-b; 362/1-f; İİK'nın 265/5.  maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.<br><br>Başkan<br>e-imzalı <br><br>Üye<br>e-imzalı <br><br>Üye<br>e-imzalı <br><br>Katip<br>e-imzalı <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f3376992f0d9b88b","SID":"faf84216e91880c5"}}