{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/228 <br>KARAR NO: 2025/337<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DAVANIN KONUSU: Kooperatife  çıkma aidatı<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 13/02/2025\t\t<br>KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 26/09/2024 tarih ve 2023/636 E - 2024/818  K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle;  davacıların davalı kooperatife 2010 yılında üye olarak kaydedildiğini, düzenli olarak kooperatifin belirlediği ödemeleri ödediklerini, davacı ... için yönetim kurulu kararıyla ... Mah. ... pafta ... ada ... parselde yapılacak binadan 5.kat 20 nolu dairenin, davacı ... için 8.kat 29 nolu dairenin, davacı ... için ise herhangi bir daire teslimi yapılmadığını, yapılan görüşmelerde dairelerin teslimi için bugün ki daire fiyatlarının çok üzerinde yeni maliyet fiyatları çıkarılarak ek ödeme istendiğini, kooperatiflerin kuruluş amacının kar edinmek değil üyelerine fayda sağlamak olduğunu, ancak davalı kooperatifin kar amaçlı gelir getiren bir kurum olarak yeni ödemeler talep ettiğini, bu güne kadar davacılara daire teslimi yapılmadığını, bu nedenle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, belirtilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tescilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini beyan, talep ve dava etmiştir.<br> Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacının iddia ve taleplerinin hukuka aykırı olduğunu ve reddi gerektiğini, davacının üzerine düşen borçlarını yerine getirmediğini, davacı tarafça davalı kooperatife aidat ödemeleri mevcut olduğunu, dairenin teslimi için talep edilen ödemelerin ek ödeme olmayın davacının ödemesi gereken miktar olduğunu, geçici maliyet raporu ile miktarın belirlendiğini, daha sonra kesin maliyet çıkarılmış ve üyelere bildirildiğini, kooperatifin her bir üyesine adil ve aynı maliyetlerin sunulduğunu, maliyet raporundaki bedelin karşılığı haklı olarak talep edildiğini, davacıya verilen 15 günlük süre içinde maliyet raporu ile beraber sunulan daireleri kabul etmediğinden bu dairelerin diğer ortaklara tahsis edildiğini, alınan maliyet raporuna da itiraz edilmediğini, Kayseri 2. ATM'nin 2019/352 Esas sayılı benzer dosyasında davanın reddine karar verildiğini, davacının kooperatifçe belirtilen miktarda ödeme yapması halinde kendisine tapu devrinin yapılacağının taahhüt edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, bu dava ile haksız kazanç elde etmeye çalışıldığını, iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığını, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesi talep etmiştir.   <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Toplanan deliller, davacının ıslah dilekçesi ve BAM kaldırma kararı sonrası alınan ek rapor doğrultusunda, davacının davalı kooperatiften 2022 yılında istifa ettikleri, devir dışında ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları o yılın bilançosuna göre hesaplanarak bilanço tarihinden itibaren 1 ay içerisinde geri verileceğine ilişkin kooperatif ana sözleşmesinin 15.maddesi çerçevesinde mahsup edilecek gelen gider payı çıkarıldıktan sonra davacılara iadesi gereken tutarın benimsenen bilirkişi raporu ile birlikte tespit edildiği ve bu raporun dosya kapsamına uygun olduğu göz önüne alınarak davacının ıslah ile ileri sürdükleri alacak talepleri kısmen yerinde görülerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, ancak davacıların ıslah dilekçesi ile talep edilen tutarın söz konusu genel gider payı düşülmeden talep edildiği dikkate alındığında bu genel gider payları yönünden istem yerinde görülmemiş ve bu kısım yönünden davanın kısmen reddine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davanın kısmen kabulü ile; davacı ... için 153.122,26-TL, davacı ... için 152.883,26-TL, davacı ... için 149.497,26-TL olmak üzere toplam 455.502,78‬-TL alacağın davalıdan alınarak adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  Davanın konusuz kaldıktan sonra dosyaya sunulan beyan dilekçesi ile talep sonucunun değiştirilmesinin mümkün olmadığını, dosyada usulüne uygun şekilde yapılmış bir ıslah bulunmadığını, açılan dava tapu iptal ve tescil davası olup usule uygun bir ıslah da söz konusu olmadığından iddianın değiştirilmesi yasağı kapsamında davanın konusuz kaldığı açık olup buna rağmen davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece davanın konusuz kaldığına ilişkin beyanlarına itibar edilmemesi halinde dahiyerel mahkemece hüküm altına alınan alacak zamanaşımına uğradığını, kaldı ki hükme esas teşkil eden raporda yer alan hesaplamanın hatalı olmasına rağmen işbu rapora bağlı kalınarak hüküm tesis edilmesinin kabul edilemez olduğunu, davacıların muaccel bir alacağının varlığının kabulü halinde dahi bu alacaktan genel giderlerin düşülmesi gerektiğini, ancak hükme esas alınan raporda genel giderlerin hatalı tespit edildiğini,  ıslah dilekçesinde tüm davalılar yönünden 458.453,00 TL ıslah edildiğinin bildirilmiş olup tüm davalılar yönünden 458.453 TL ıslah yapıldığını, bu nedenle her bir davacının alacakları ayrı ayrı olduğundan ıslahın her bir davacı yönünden ayrı ayrı belirtilmek sureti ile yapılması gerektiğini, mahkemece kendiliğinden bu hususun gözetilerek karar tesis edilmesinin de hatalı olduğunu, ıslah talebinin usule uygun olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek  Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/636 Esas 2024/818 Karar sayılı kararın kaldırılarak davanın reddine , yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacılar 27.10.2021 tarihinde tapu iptal tescil  talebiyle dava açmış akabinde 01.02.2024 tarihinde davayı ıslah ederek ödediklerin bedelin istirdadını  talep etmişlerdir.<br>Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin  2023/1590 Esas  2023/2362 Karar 2024/408 Esas  2024/3224   Karar sayılı ilamları incelenmiş olup bu ilam doğrultusunda  ıslah suretiyle ödenen bedelin sonradan istenmesi mümkün olduğu kanaatine varılmıştır.<br>Bilindiği üzere   üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgisi bulunmayan uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez.(Yargıtay 23. Hukuk Dairesi  2015/3748 Esas  2016/2653 Karar) Davacılar istifa nedeniyle  ödediği bedelin istirdadını talep etmiş olup  ıslah tarihi ve istifa tarihleri dikkate alındığında 6098 sayılı TBK'nun 147. Maddesinde belirtilen  beş yıllık zaman aşımı süresinin  dolmadığı anlaşılmaktadır.  <br>Davacılardan ... Kayseri 9. Noterliği 10.12.2022 tarih ... yevmiye ... ve ...  Kayseri 13. Noterliği 26.12.2022 tarih ... yevmiye numaralı dilekçeleri ile Kooperatif üyeliğinden istifa ettiklerini beyan etmiş buna ilişkin noter evrakları sunmuşlardır.  1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1 nci maddesi ve anasözleşmenin 15/1 nci maddesi gereğince, davacı çıkma payı alacağı olarak ayrıldığı yıl sonu bilançosuna göre hesaplanacak olan genel gider hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep hakkına haiz olup, ayrıldığı yıl sonu bilançosunun genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ayın sonunda bu alacak temerrüt ihtarına gerek kalmaksızın muaccel olur ve talep edilebilir. (Yargıtay 6. HD  2022/1590 Esas  2023/529 Karar)<br> Davacıların kooperatif üyeliğinden ayrılma ( çıkma/istifa ) iradesini ilk defa  10.12.202 ve 26.12.2022 tarihli istifa  dilekçeleri ile belirttiği görülmüş olunup dosyada dilekçelerin davalı Kooperatife tebliğine ilişkin bir belge sunulmamıştır. Muaccel bir çıkma payı alacağının bulunması için istifa talebinin kooperatife ulaştığı tarihin belirlenmesi önem arz etmektedir. (Yargıtay 6. HD  2022/2512 Esas  2023/1921 Karar)<br>Yargıtay 6. HD  2022/1590 Esas  2023/529 Karar,  2022/2512 Esas  2023/1921 Karar,  23. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 15.09.2020  tarih,  2017/1212 Esas ve 2020/2804 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; davacıların 22.12.2022 ve 26.12.2022 tarihlerinde kooperatif ortaklığından istifa ettikleri, istifasının 2022 yılı itibariyle hüküm ifade edeceği, 2022 yılı bilançosuna ilişkin genel kurul toplantısının 04.03.2023  tarihinde yapıldığı ve toplantı tarihinden 1 ay sonra çıkma payının muaccel olacağı  ıslah tarihi itibariyle muaccel bir alacağın bulunduğu göz önünde bulundurularak kooperatif üyesi davacının ödediği tutardan genel giderler düşüldükten sonra kalan tutarın tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup karara karşı yalnızca davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulduğundan  davalının istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Dava 27.10.2021 tarihinde açılmış olunup dava değeri 153.122,26 TL, 152.883,26 TL ve 149.497,26  TL olarak gösterilmiştir.<br>Anayasa Mahkemesinin 2023/182 esas-2024/203 karar sayılı,04/12/2024 tarihli ve Resmi Gazetenin 30/01/2025 tarihli 32798 sayılı sayısında yayımlanan kararıyla, 6100 sayılı HMK na 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı kanunun 44. Md ile eklenen ek 1. Maddesinin (2) numaralı fıkrasında yeralan \"...341 inci ve 362 inci...\"  ibaresi ile \"....362 inci...\" ibaresinden sonra gelen \"...ve...\" kelimelerinin Anayasa aykırılığı nedeniyle iptaline karar verilmiş olması, Danıştay 12. Dairesinin emsal 2021/6033 esas-2021/5638 karar sayılı içtihadı ve yerleşmiş istikrarlı  içtihatları ile Anayasanın 153. Maddesinde yer alan Anayasa mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm birlikte gözetildiğinde ; Her ne kadar işbu iptal kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmişse de, Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin Anayasanın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil edecek olması nedeniyle, dairemizce verilen işbu istinaf karar ilamı yönünden dava tarihindeki kesinlik/temyiz sınırı dikkate alınmış ve bu sebeple de Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 26/09/2024 tarih ve 2023/636 E - 2024/818  K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br> 2-Alınması gerekli olan  31.115,39 TL  nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 7.778,85 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 23.336,54 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, <br>3- İstinaf başvurusunda bulunan davalı  tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 13/02/2025<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a1aa1a4e1f1652e2","SID":"abc9add9e2b0723b"}}