{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2024/1368 <br>KARAR NO\t: 2025/126<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13.11.2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/40 Esas 2023/799 Karar<br><br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t  <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 07.02.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 25.02.2025<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 05.03.2016 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacıya ait araca çarptığını, meydana gelen kaza sonucu davacının aracının hasar gördüğünü, aracın yetkili servis tarafından tamirinin eksik yapıldığını, Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi tespit dosyası ile gerçek zararın belirlendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1,00 TL değer kaybı, 2.191,47 TL onarım bedeli ve 772,90 TL tespit masraflarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili,  davalı şirket tarafından davacı aracı için 28.04.2016 tarihinde aracı tamir eden oto servisine 2.404,48 TL ve 70,80 TL ödeme yapıldığını, 09.05.2016 tarihinde davacıya 2.630,00 TL daha ödeme yapılarak hasar bedelinin tamamının ödendiğini, değer kaybı zararı için hasar dosyası açıldığını, bu dosyadan da Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2016/14666 E. sayılı dosyası kararına göre 07.09.2016 tarihinde vekil hesabına 4.442,10 TL değer kaybı ödendiğini, 633,70 TL'nin de Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2016/17794 E. sayılı dosyasına ödenerek sorumluluğun yerine getirilmiş olduğunu, yapılan bu ödemelere rağmen hem araç hasarı hem de değer kaybı için dava açılmış olmasının davacı yanın sebepsiz zenginleşme gayreti içinde olduğunu ortaya koyduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalılar ... ve ... vekili, davalı ...’nun, trafik kazasından hemen sonra üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, sigorta şirketinin de bu kaza sebebiyle meydana gelen zararları gidermiş olduğunu, davacı yana ait aracın ... servisinde tamir edildiğini, değer kaybı zararının da ödendiğini, davacı tarafından 27.01.2017 tarihli dava dilekçesinde araçtaki hasar ve değer kaybı zararı giderilmiş olmasına rağmen, iyi niyet çerçevesi dışında  giderilmiş zararının bir kez daha tazmininin talep edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, yapılan yargılama kapsamında davacı tarafın 19.02.2018, 24.12.2018 ve 13.11.2023 tarihli celselere mazeretsiz olarak katılmadığı, mahkemenin  04.03.2019 tarih ve 2017/650 E, 2019/191 sayılı kararı ile 19.02.2018, 24.12.2018 tarihlerinde takipsiz bırakılan dava hakkında  davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de Ankara BAM 26.HD'nın 11.11.2021 gün ve 2019/1401 E., 2021/2048 K. sayılı kararında  belirtilen gerekçeyle mahkemenin kararının kaldırıldığı, kaldırma kararı sonrası yargılamaya devam edildiği, davacının Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra 13.11.2023 tarihli  duruşmaya mazeretsiz katılmayarak dosyayı üçüncü kez takipsiz bıraktığını belirterek HMK'nın 150, 316, 320/4 maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi davalarda işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosyanın yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa dava açılmamış sayılır hükmü gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 19.02.2018 tarihli duruşmada verilen dosyanın işlemden kaldırılması kararına itiraz ettiklerini, mahkemenin tensip tutanağının 27.11.2017 tarihinde kendilerine tebliğ edildiğini, bu tebligatta ön inceleme duruşması gün ve saati şeklinde açıklama ve katılmama durumunda dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceğine ilişkin ihtar bulunmadığını, tebligatın usulsüz olduğu halde 19.02.2018 tarihli duruşmada mahkemece, bu durum dikkate alınmadan ön inceleme duruşması açılmadan ve taraf teşkili sağlanmadan dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, 24.12.2018 tarihli duruşmada verilen dosyanın işlemden kaldırılması kararına itiraz ettiklerini, duruşma gün ve saatinin bir önceki celse olan 24.09.2018 tarihinden \"mazeretin kabulüne duruşma gün ve saatinin Uyap ortamından öğrenilmesine\" şeklinde karar verildiğini, dosyada gider avansı olmasına rağmen davacı vekiline tebligat yapılmadığını, 13.11.2023 tarihli duruşmada verilen davanın açılmamış sayılması kararına itiraz ettiklerini, 13.11.2023 tarihli duruşma için 10.11.2023 tarihinde e-duruşma talep ettiklerini, duruşma gün ve saatinde e-duruşma ile katılım sağlamak için hazır olarak beklendiği halde e-duruşma talebinin değerlendirilmediğini, bu hususta bir karar verilmediğini, teknik bir aksaklık çıkmış olacağı düşüncesiyle mahkemeye ulaşılamadığından aynı gün duruşmanın görüldüğü dakikalarda mazeret dilekçesinin dosyaya sunulduğunu, davalı vekilinin e-duruşma talebi değerlendirildiği halde kendilerinin e-duruşma talebinin mahkemenin gözünden kaçmış olabileceğini, Yönetmeliğin 9/1 maddesinde de belirtildiği üzere, bu hususta ret de olsa bir kararın verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.\t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, trafik kazasından kaynaklı hasar bedeli ve değer kaybı istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, 05.03.2016 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı aracın, davacının maliki olduğu ... plakalı araç ile çarpışması sonucu  davacıya ait aracın hasarlandığını, araçta eksik onarım yapıldığını, kaza nedeniyle araçta değer kaybı oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1TL değer kaybı, 2.191,47 TL onarım bedeli ve 772,90 TL delil tespiti masraflarının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemenin 2017/650 Esas, 2019/191 Karar sayılı kararı ile  davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 2019/1401 Esas, 2021/2048 Karar sayılı ilamında, davanın ilk olarak 19.02.2018 tarihinde TTK.nın 4/2. maddesinde değişiklik yapılmadan önce takipsiz bırakıldığı, değişiklikten önce uygulanan yazılı yargılama usulüne tabi davada HMK'nın 150. maddesi uygulanacağından tamamlanmış bir işlem söz konusu olduğu, davacı yönünden kazanılmış hak oluştuğu, hukuka güven ilkesinin bir sonucu olarak davacının ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamayacağı kuralının TTK'nın 4/2. maddesinde değişlik yapılan 28.02.2018 tarihinden önce bir kez işlemden kaldırılmasına karar verilen dosyalar için uygulanamayacağı belirtilerek kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada davacı vekilinin 13.11.2023 tarihli duruşmaya mazeretsiz katılmayarak dosyayı üçüncü kez takipsiz bıraktığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.<br>6100 sayılı HMK'nın \"Davanın Açılmamış Sayılması\" başlığını taşıyan 150. maddesinin ikinci fıkrasında “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.” hükmüne, \"Ses ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla veya Başka Yerde Duruşma İcrası\" başlığını taşıyan  149. maddesinin birinci fıkrasında ise  \"Mahkeme, taraflardan birinin talebi üzerine talep eden tarafın veya vekilinin, aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmalarına ve usul işlemleri yapabilmelerine karar verebilir.\" hükmüne yer verilmiştir. <br>30 Haziran 2021 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Hukuk Muhakemelerinde Ses Ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla Duruşma İcrası Hakkında Yönetmeliğin  E-Duruşma talep ve usulü başlıklı 8. Maddesinde “e-Duruşma, UYAP mobil uygulamaları, avukat veya vatandaş portalı üzerinden duruşma gününden en az iki iş günü önce mahkemesinden talep edilir.” denilmiş, e-Duruşma talebinin değerlendirilmesi başlıklı 9. Maddesinde ise “e-Duruşma talebi hakkında hâkim, duruşma gününden en az bir iş günü önce kabul veya ret hususunda karar verir. Bu karar kesindir. Aşağıdaki sebeplerden birinin bulunması durumunda e-Duruşma talebi gerekçesi gösterilmek suretiyle reddedilebilir: a) Talebin süresinde yapılmaması. b) Talebin hakkın kötüye kullanılması veya yargılamayı sürüncemede bırakma amacı taşıması. c) e-Duruşma yapılmasını zorlaştıran hukuk, fiilî veya teknik engellerin bulunması”, 13. Maddesinde ise “e-Duruşma, mahkeme huzurunda yapılan duruşma ile aynı hukuk sonuçları doğurur. (2) Birden fazla vekil ile takip edilen dosyalarda e-Duruşmaya, ancak talepte bulunan ve talebi kabul edilen vekiller katılabilir. “ şeklinde düzenlenmiştir.<br>Somut olayda, davacı vekili Av. ...’un Avukat E-Duruşma Talep Formu dosya içerisinde mevcut olup, 2022/40 E. Dosya Duruşma Tarih ve Saati 13.11.2023 11:25 olarak belirtilerek “Duruşmaya, aynı gün Akçakoca adliyesinde işlerimiz olması ve şehir dışında Akçakoca, Düzce'de bulunmamız nedeniyle fiziki olarak katılmamız mümkün olmadığından duruşmaya e-duruşma yöntemiyle Av. ... yetki belgesi ile katılmasını saygıyla talep ederiz.” açıklamasıyla sistemde 10.11.2023 tarihinde hazırlandığı anlaşılmıştır.<br>Bu durumda, davacı vekili tarafından 13.11.2023 tarihli duruşmaya 10.11.2023 tarihinde e-duruşma yoluyla katılma talebinde bulunulduğu, davacı vekilinin e- duruşma yoluyla talepte bulunan vekil dışında bir vekilin katılması talebi Hukuk Muhakemelerinde Ses Ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla Duruşma İcrası Hakkında Yönetmelik’in 13/2. maddesindeki yasal düzenlemeye aykırı olmakla birlikte, Yönetmeliğin 8. maddesine göre davacı vekili tarafından süresi içinde yapılan e-duruşma talebi hakkında kabul veya reddine yönelik karar verilmeden açılan celsede davacının mazeretsiz olarak duruşmaya katılmadığı belirtilerek dosyanın takipsiz bırakıldığı kabulü ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\tYeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 07.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3df2d91d8ad8e29b","SID":"a08f8563ad49e5f3"}}