{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/200 <br>KARAR NO:2025/67<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:08/07/2021<br>NUMARASI:2020/397 Esas - 2021/579 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/01/2025<br>Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA:Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı şirket arasındaki genel kredi sözleşmeleri/taahhütnameleri kapsamında şirkete taksitli ticari kredi, ticari artı para kredisi ve biz card kredisi kullandırıldığını; diğer davalıların genel kredi sözleşmelerini/taahhütnamelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, krediler ödenmediğinden 22/03/2019 tarihinde hesabın kat edilerek borçlulara 26/03/2019 tarihli kat ihtarı gönderildiğini, borç ödenmediğinden İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını ve davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalıların itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı ... vekili, müvekkilinin önceden ortağı olduğu davalı şirketin 2015 yılında kredi kullandığını, müvekkilin şirket ortağı olarak krediye kefil olduğunu, ancak müvekkilinin Ekim 2016'da ortaklıktan ayrıldığını, ortak olduğu dönemde kullandırılan kredinin 2016 yılında tamamen kapatıldığını, ortaklıktan yarıldıktan sonra davacının şirkete 2017 yılında 36 ay vadeli 200.000-TL bedelli yeni bir kredi kullandırdığını, şirketin bu krediyi ödeyememesinden dolayı takip başlatıldığını ve müvekkilinin bu krediden sorumlu olmadığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.Davalı şirket ve davalı ..., davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, davacı ile davalı şirketin asıl borçlusu olduğu  12/04/2013 tarihli 150.000-TL ve 09/12/2015 tarihli 300.000-TL limitli iki adet genel kredi sözleşmesi akdedildiği, diğer davalıların sözleşmelerde müteselsil kefil olduğu, bilirkişi raporunda, davalı şirketin 31/03/2017 tarihinde 200.000-TL kredi kullandığı, bu krediye ilişkin ana borç bakiyesinin 94.381,12-TL olduğu; hesabın 26/03/2019 tarihinde kat edildiği, davalı şirket ve kefillere hesap kat ihtarının tebliğ edildiği, davalı şirket ve davalı ... için temerrüt tarihinin 04/04/2019, diğer davalı ... için ise 09/04/2019 olduğu; 27/03/2019 ile 28/11/2019 tarihleri arasında yapılan ödemeler neticesinde borç miktarının 46.325,37-TL olduğunun tespit edildiği; ihtarname masrafının belgelendirilmediği; davalı ... vekili tarafından 09/12/2015 tarihli 300.000-TL limitli genel kredi sözleşmesinin önceki tarihli sözleşmenin yerine geçmek üzere akdedildiği ileri sürülmüş ise de, her iki sözleşmenin de ayrı ayrı sözleşmeler olduğu ve sonraki sözleşmenin akdedilmesinden sonra da önceki genel kredi sözleşmesinin yürürlükte olduğu kanaatine varıldığı; sunulan iki Yargıtay ilamının taleple ilgisi olmadığı ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalıların icra takibine itirazlarının 20.000-TL ...101 nolu kredi için+6.439,12-TL ...624 nolu kredi için +46.325,37-TL ...001 nolu kredi için +426,66-TL işlemiş %19,20 akdi faiz+21,70-TL BSMV+137,37-TL işlemiş %19,20 akdi faiz +6,87-TL BSMV+2445,98-TL işlemiş %14,40 akdi faiz +122,30-TL BSMV olmak üzere toplam 75.925,37-TL üzerinden iptaline, fazla talebin reddine, asıl alacak miktarı 72.764,49-TL üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ... vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortaklığından 2016 Ekim'de ayrıldığını, 2013 ve 2015 tarihli 2 adet ... kapsamındaki kredilerin ödenerek kapatıldığını; ancak ortaklıktan ayrılmasından sonra davacının şirkete yeni kredi sözleşmeleriyle yeni krediler tahsis ettiğini, bu çerçevede 31/03/2017 tarihinde ... nolu kredi sözleşmesiyle ...-... adlı Hazine garantili 36 vadeli 200.000-TL yeni bir kredi kullandırıldığını, müvekkilinin bu sözleşmede imzasının veya kefilliğinin  olmadığını; bu kredinin diğerlerinden farklı ... kredisi olduğunu; bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini; Eylül 2018-31/03/2019 tarihleri arasında 8.368,07-TL kredi kartı borcundan; ticari artı para adlı ...nolu hesaptan Mart 2019-30/12/2019 tarihlerinde çekilen 20.456,97-TL alacakların da 2013 ve 2015 yılında düzenlenen ...'lere dayandırıldığını ve müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek, hükmün kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe davalılar  asıl borçlu ve müteselsil kefillerin itirazının iptali istemine ilişkindir.TBK'nın 599/1. maddesinde, gelecekte doğacak bir borca kefalette, borçlunun borcun doğumundan önceki mali durumu, kefalet sözleşmesinin yapılmasından sonra önemli ölçüde bozulmuşsa veya mali durumunun, kefalet sırasında kefilin iyi niyetle varsaydığından çok daha kötü olduğu ortaya çıkmışsa kefilin alacaklıya yazılı bir bildirimde bulunarak borç doğmadığı sürece her zaman kefalet sözleşmesinden dönebileceği düzenlenmiştir. Buna göre borç doğduktan sonra kefaletten dönülmesi mümkün değildir. Kaldı ki, TBK'nın 599/1. maddesinde sayılan kefaletten dönme sebeplerinin gerçekleştiği yolunda da herhangi bir iddia ve ispat bulunmamaktadır. Anılan Kanun maddesinde kredi borçlusu şirketin ortaklığından ayrılma kefaletten dönme sebepleri arasında sayılmamıştır.Kefil, kefili olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçtan sorumlu olmakla birlikte banka tarafından yeni bir sözleşme düzenlenerek kredi kullandırılması durumunda yeni sözleşmede, ilk sözleşmeye kefalet eden kefilin imzası bulunmaması ve ilk sözleşmede yeni imzalanan sözleşmeye atıfta bulunulmaması halinde bu yeni kullandırılan krediden dolayı ilk sözleşmeye kefalet edenin sorumluluğundan söz edilemeyecektir.Somut olayda davalı şirket ile davacı banka arasında 12/04/2013 tarihli 150.000-TL limitli ve 09/12/2015 tarihli 300.000-TL limitli iki adet genel kedi sözleşmesi imzalanmıştır. Kararı istinaf eden davalı ... da, her iki sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzalamıştır. Davalı, her iki sözleşmedeki kendi el yazısıyla yazdığı kefalet beyanında belirtilen limitlere kadar 10 yıl süreyle müteselsil kefil olmayı kabul etmiştir. Davaya dayanak icra takibinde davacı, davalılara noterden gönderdiği 26/03/2019 tarihli kat ihtarında ... nolu kredi kartı (Biz Card) için 8.808,64-TL, ... nolu IBAN'a ilişkin Ticari Artı Para kredisi için 20.819,22-TL ve ...001 nolu taksitli ticari kredi için 97.835,86-TL olmak üzere toplam 127.463,72-TL'nin 7 gün içinde ödenmesini talep etmiştir. İhtarname davalı şirket ve davalı ...'a 27/03/2019'da; davalı ...'a 01/04/2019'da tebliğ edilmiştir.Bilirkişi tarafından; 15.000-TL limitli kredi kartının 30/09/2018-31/03/2019 tarihleri arasındaki hesap özetlerine göre en son borç bakiyesinin 8.368,07-TL, 30/11/2019 itibariyle de ana para borç bakiyesinin 6.439,12-TL olduğu; ticari artı para kredisinin ise ... IBAN nolu hesap üzerinden 20.000-TL limitli ... şeklinde kullandırıldığı kat tarihi itibariyle bakiyenin (-)20.456,97-TL, 30/11/2019 itibariyle de ana para borç bakiyesinin 20.000-TL, faiz ve ferileri 340,26-TL ile birlikte 20.340,26-TL olduğu; ticari taksitli kredinin davalı şirketin 31/03/2017 tarihli talebi üzreine ...-...Hazine garantisi kapsamında%14,40 faiz oranlı 36 ay vadeli 200.000-TL tutarında kullandırıldığı, en son taksit ödemesinin 31/12/2018'de yapıldığı, kalan anapara borç bakiyesinin 94.381,12-TL olduğu, kat tarihi itibariyle ana para, 3.290,23-TL işlemiş faiz ve 164,51-TL bsmv olmak üzere 97.835,86-TL, 30/09/2019 itibariyle de ana para borç bakiyesinin 46.325,37-TL olduğu hesap edilmiştir.Hükme esas alınan bankacılık uzmanı bilirkişi raporunda, icra takibine konu edilen kredilerin dayanağının 12/04/2013 ve 09/12/2015 tarihli genel kredi sözleşmeleri olduğu tespit edilmiştir.Kararı istinaf eden davalı ..., Ekim 2016'da davalı şirketteki ortaklığından ayrıldığını ve davaya konu kredilerin de o tarihten sonra farklı sözleşmelere istinaden şirkete verildiğini, 200.000-TL'lik kredinin de ... kredisi olup o sözleşmede imzası bulunmadığından kefil sorumluluğunun olmadığını ileri sürmüştür. 04/11/2016 tarihli ...'ye göre 27/10/2016'da davalı ...'ın şirketteki hisselerini diğer davalı ortak ...'a devrettiği ve bu devir ticaret sicilde 31/10/2016'da tescil edilmiştir. Ancak davalı ...'ın imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırılan krediler açısından, ortaklığın sona ermesiyle davalının kefaleti sona ermeyecektir.Davaya konu krediler, yeni bir genel kredi sözleşmesine dayanmamaktadır. Özellikle davalı ...'ın itirazında belirttiği 200.000-TL bedelli 31/03/2017 tarihli kredi ... kefaleti kapsamında kullandırılmış ise de, bu kredi için ayrı bir sözleşme imzalanmamış, davalının da kefaletinin bulunduğu mevcut sözleşmeler kapsamında kullandırılmıştır. Zira davacı banka 29/04/2020 tarihli üç farklı yazıyla ...'ye, söz konusu kredinin ödenmediğinden hesabın kat edilerek takibe başlandığını ve davalı ...'ın 09/12/2015 tarihli genel kredi sözleşmesindeki 300.000-TL bedelli kefaletini bildirmiştir. Bu nedenlerle ve yeterli denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, davanın davalı kefil ... açısından da kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ve mahkeme kararında kamu düzenine bir aykırılık da bulunmadığı görüldüğünden belirtilen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 5.186,46-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.296,62-TL harcın mahsubu ile kalan 3.889,84‬-TL harcın davalı ...'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı ... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 68,50-TL istinaf yargı giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b76053de42f006f1","SID":"23746dffdc62ccc7"}}