{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL BAM   <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/147 <br>KARAR NO:2025/324<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:10/11/2021<br>NUMARASI:2019/480 Esas - 2021/864 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Nedeniyle Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/02/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi  kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin desteği ...'nın 18.10.2011 tarihinde sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken karşı yönden gelen minibüs ile çarpışmaları neticesinde meydana gelen kaza sonrası vefat ettiğini, desteğin sevk ve idaresindeki motosiklete ait zorunlu trafik sigortası bulunmadığını, davadan evvel yapılan başvuru neticesinde ödenen tazminatın yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 1.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 10.06.2021 tarihli dilekçesi ile, maddi tazminat taleplerini davacı ... için 27.980,98-TL'ye, davacı Kübra için 3.037,24-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; ek tazminat talebi yönünden başvuru yapılmadığını, müvekkili tarafından PMF yaşam tablosuna göre yapılan hesaplamayla belirlenen tazminat üzerinden desteğin kask ve koruyucu ekipman takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılarak davacı tarafa ödeme yapıldığını, kazadaki kusur durumu ile desteğin anne ve babasının yaşayıp yaşamadığının tespit edilerek davacıların destek paylarının belirlenmesi gerektiğini, kaza tarihinden itibaren ve avans faizi isteminin yersiz olduğunu savunmuştur.İlk derece mahkemesince; dosya kapsamına alınan rapor ile kazanın meydana gelmesinde davacıların desteğinin tamamen kusurlu olduğunun tespit edildiği, desteğin sevk ve idaresindeki motosikletin kaza tarihinde geçerli ZMSS poliçesi bulunmadığı, destekten yoksun kalma tazminatı talebinin bedensel zarar niteliğinde olduğu ve davalıya başvuru şartlarının yerine getirildiği, hüküm kurmaya elverişli 27/04/2021 aktüer bilirkişi ek raporu ile davacıların bakiye zararının belirlendiği, davalının, dava tarihinden evvel yaptığı ödeme ile temerrüde düştüğü, davaya konu aracın kullanım amacının hususi olması nedeniyle yasal faiz uygulanması gerektiği kanaati ile;\"DAVANIN KABULÜ ile, 1-Davacılardan ...için 27.980,98-TL, davacılardan ... için 3.037,24-TL'nin 28/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine\" karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekilinin istinaf nedenleri; davacı tarafça davadan evvel yapılan başvuru neticesinde destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığı ve ibraname imzalandığı, eldeki davanın ödenen tazminatın yetersiz olduğu gerekçesi ile açılmasına rağmen talep edilen ek tazminat yönünden başvuru şartının yerine getirilmediği, ödeme tarihi itibariyle hesaplama yapılması ve belirlenecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması halinde davacı tarafın bakiye zararının bulunmadığının tespit edileceği, davacı eş yönünden evlenme ihtimalinin kaza tarihine göre hesaplanması gerekirken rapor tarihine göre hesaplanmasının hatalı olduğu, desteğin ölüm sebebinin künt kafa travması olduğu gözetilerek kask ve koruyucu ekipman takılıp takılmadığının tespiti ile müterafik kusur indirimi yapılması, desteğin güncel nüfus kaydının alınarak anne ve babasının yaşayıp yaşamadığının tespit edilmesi ve davacıların paylarının belirlenmesi, tazminat hesabında TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması ve teknik faiz uygulanması gerektiği, kazaya karışan aracın motorlu bisiklet olması halinde  müvekkili kurumun sorumluluğunun doğmayacağı hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.2918 sayılı Kanun' un 91. maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Yönetmeliğinin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ...’na başvurulabileceği, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı Kanunu' nun 3. maddesinde de silindir hacmi 50 cm küpü geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km'den az olan bisiklet olduğu, 2918 sayılı Kanun'nın 103. maddesinde de motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür. ...'na başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesinde \"Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar\" düzenlemesine yer verilmiş; aynı mahiyetteki düzenleme, ... Yönetmeliği' nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle ...'na husumet yöneltilebilmesi için, bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir. Davalı ...'na aracın trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle husumet yöneltildiğinden, öncelikle davacılar desteğinin idaresindeki motosikletin, trafik sigortası yaptırması zorunlu olan motorlu araçlardan olup olmadığı hususunun saptanması gerekmektedir.Zira, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları' nın A.6-ı maddesi gereğince \"Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar\" teminat dışı hallerden olup, yukarıda değinildiği üzere 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde motosiklet ve motorlu bisikletin tanımı yapılmıştır.Anılan düzenlemeler gereği, kazaya karıştığı belirtilen motosikletin, KTK'nun 3. maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması, kanun kapsamında motorlu araç olmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde davalı ...'nın bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı gözetilip sonuca ulaşılması gerekmektedir. (Bknz. Yargıtay 4. HD'nin 30.09.2024 günlü 2024/6358 E.- 2024/8352 K., 18.09.2024 günlü 2022/11744 E. - 2024/7878 K. Sayılı ve benzer nitelikteki ilamları) Somut  olayda, davacıların desteğinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, dosya kapsamında yer alan araç özet bilgilerinde markasının mobylette, ticari adının ..., modelinin iki tekerli olduğunun belirtildiği, ancak silindir hacminin belli olmadığı, Dairemizce UYAP sisteminden yapılan sorgulamada da, kaza tarihi itibariyle davacıların desteği ... adına iki tekerli-motorlu bisiklet olarak tescilli olduğu görülmüş ise de, kaza tespit tutanağının ve araca ait ruhsat kaydının dosya arasında bulunmadığı anlaşılmakla dosya kapsamından trafik sigortası yaptırması zorunlu bir araç olup olmadığı tespit edilememiştir.Bu durumda mahkemece, davaya konu kazaya ilişkin ceza dava dosyasının fiziki olarak dosya arasına celbi ile ...plaka sayılı aracın kaza tarihine ait ruhsat kaydının dosya arasına getirtilerek silindir hacmi ve vasfının araştırılması, bu suretle aracın, trafik sigortası yaptırma zorunluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenle, davalı vekilinin yerinde görülen istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü gereğince kaldırılmasına, Dairece verilen kaldırma kararının gerekçe ve şekline göre davalı vekilinin, işin esasına yönelik sair istinaf nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle  KABULÜ ile,  İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/11/2021 tarih ve 2019/480 Esas 2021/864 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/4-6 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının  talebi halinde davalıya İADESİNE, 4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü  uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7708642101466e5b","SID":"1ccafb520115ecdb"}}