{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/966 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2008<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/10/2017 (Dava) -  21/10/2021 (Karar )<br>NUMARASI\t\t: 2017/1152 Esas - 2021/828 Karar <br>DAVA\t\t: Maddi ve Manevi Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 25/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/12/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/10/2021 tarihli 2017/1152 Esas ve 2021/828 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.05.2012 tarihinde gece saat 00:00 sıralarında davalı ... sevk ve idaresindeki, davalı ... adına kayıtlı ve davalı ... Sigorta A.Ş.'den (Eski Unvan :... Sigorta Anonim Şirketi) ZMMS sigortalı, ... plakalı 1993 model ... marka hususi otomobil ile, İzmir-Buca ilçesi Barış Mahallesi 299 Sokağı takiben 353 sokak kavşağında, sürücü ... idaresindeki ... plakalı 2006 model (Davalı ... Sigorta A.Ş.'den ZMMS sigortalı) motosiklete çarparak motosiklette yolcu olarak bulunan davacı ...'ın yaralanmasına sebebiyet verdiğini, Davalı ... olayda asli kusurlu olduğunu, zira şahsın aracın mevcut seyir hızını tehlikeli bir durum karşısında tedbir alabileceği asgari (30km/s) düzeye düşürmeyerek dikkatini gereği gibi yola ve seyir yönüne vermediğini, kendi yönünden gelen sürücülere hitaben kavşak başında yer alan trafik tanzim işaretlerine uymayarak seyrine göre sağ taraftan (299 sokağı takiben) gelen ve kendisine duyulan güven ile duramayacak mevcut seyir hızıyla yaklaşan sürücü ... idaresindeki motosikleti görmeyerek; motosiklet sürücüsüne genel kural gereği geçiş önceliği tanıması gerekirken, motosiklet sürücüsünün seyrini dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışıyla tehlikeye düşürmüş olduğunu, müvekkilinin ciddi şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğini beyan ederek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.<br>CEVAP :<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağında aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, müvekkili adına kayıtlı ve davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç, ... Sigorta A. Ş. ile yapılan ... numaralı poliçe ZMMS sigortalı olup poliçe limitleri dahilinde maddi tazminattan diğer davalı ... Sigorta A.Ş.nin sorumlu olduğunu, bu şirketler davacı tarafa dava açılmazdan önce ödeme yapmış olup , şayet maddi tazminatın bu ödemelerin fevkinde bir kısmı kalmış ise bu kısımdan da sorumlu olduklarını, kaza neticesinde yaralandığı ve malul hale geldiği iddia edilen ...'ın, motosiklette yolcu olup kaza anında kask vb. gibi koruyucu tertibatının bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, trafik kazasının davacının gelir kaybına uğramasına yol açmadığını, işbu sebeple davacı tarafın gelir kaybı talebinin yerinde olmadığını, ayrıca; davacı dava dilekçesinde kazanç miktarına ilişkin beyanda bulunmuş olup aylık gelirinin 2.000-TL olduğunu ve hatta internet kafe devraldığı için gelirinin 8.000-TL ile 10.000-TL arasında olduğunu iddia ettiğini, davacının gelir beyanına ilişkin iddiaları soyut olduğundan bu beyanı kabul etmediklerini, davacının gelir durumuna ilişkin bu beyan haksız kazanç elde etmeye yönelik olup; Türk Medeni Kanunu'nda belirtilen iyiniyet ve dürüslük ilkelerine aykırı olduğunu, davacının çalışma ve gelir iddiasını resmi mahiyette belgeler ve SGK kayıtları ile ispat etmesi gerektiğini, bu sebeple davacının hukuki mesnetten yoksun gelir durumuna ilişkin soyut beyanın, Mahkemenizce nazara alınmamasını, gelir durumu hususunda davacının SGK kayıtlarının celbini talep ettiklerini, maluliyet oranının tespiti için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’ne sevk edilmesi gerektiğini, davacının bakıma muhtaç olup olmadığının hekim bilirkişilerce tespit edilmesi gerektiğini, davacının bakıma muhtaç olduğu kesin şekilde tespit edildikten sonra ek olarak bakım ihtiyacının karşılanması için bir yardımcı kişinin fiili olarak çalışıp çalışmadığının tespit edilmesi gerektiğini, fiili olarak çalıştırılan bir yardımcı kişi varsa; maaşına ilişkin banka dekontları ve SGK kayıtlarının dosyaya sunulması gerektiğini, fiili olarak çalışan bir yardımcı kişi bulunmuyorsa, bakım ihtiyacının kim tarafından yerine getirildiğinin tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafından talep edilen 100.000-TL manevi tazminatın fahiş olduğunu, Yargıtay kararlarında da kabul edildiği üzere; manevi tazminatın zenginleşme amacına yönelik olamayacağını, zira manevi tazminat bir ceza yada zenginleşme aracı olmadığı gibi mamalek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasınıda amaç edinmediğini, bu şekilde bir tazminata karar verilmesi halinde müvekkilinin ekonomik anlamda yıkıma uğrayacağını, işbu sebeple fahiş tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek hukuki mesnetten yoksun davanın reddi ile yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahimiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK 121. maddesine göre davacı tarafın dava dilekçesi ile birlikte delillerinin kendilerine tebliğ edilmesinin zorunlu olduğunu, tüm delillerin tebliğinden sonra verecekleri ayrıntılı cevap haklarını saklı tuttuklarını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile ve maddi tazminat ile sınırlı olduğunu, davacının sigortalının kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, davacının maddi tazminat talebine konu kalemler net olmamakla tedavi ve geçiçi iş göremezlik gibi taleplerin 6111 sayılı yasa uyarınca reddi gerektiğini, yasa gereği davacının talep hakkı bulunmadığını, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, zira SGK tarafından ödenen meblanın müvekkili şirkete rücu edildiğini, sigorta poliçesinde yazılı teminat tutarının maluliyet halinde doğrudan doğruya hak sahiplerine ödenmeyeceğini, davacının sürekli maluliyet halinde zararını ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin faizden dava tarihinden itibaren sorumlu olduğunu belirterek aleyhe haksız olarak açılan davanın reddini, HMK 121 gereği davacı delillerin tarafımıza tebliğini, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı tarafça ikame edilen dava anılan zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açılmış olduğundan zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın reddi gerektiğini, 12.05.2012 tarihli trafik kazası nedeni ile 09.10.2015 tarihinde 24.458,77-TL ödeme yapıldığını, anılan ödemeye ilişkin davacı tarafça verilen ibraname ile müvekkili şirketin sigorta poliçesi hükümlerini tamamen yerine getirdiğinin kabul ve ikrar edildiğini, buna rağmen talepte bulunulmasının iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, davacının maluliyeti sebebiyle ödenmiş olan tazminat miktarı uygun olup davacının hiçbir surette alacağı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirket aleyhine hesaplama yapılacak olması halinde müvekkili şirketçe ödenen miktarın olası tazminat miktarından tenzil edilmesi gerektiğini, davacının ibranameye ilişkin itirazlarını Karayolları Trafik Kanunu’nun 111. maddesi gereğince 2 yıl içerisinde yapabileceğini, hak düşürücü süre geçtikten sonra ikame edilen davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin poliçe dahilinde davacının tedavi giderlerinden ve tedavi giderleri dönemine ait olduğu Yargıtay’ca da kabul edilen geçici iş göremezlik, bakıcı vb. sair giderlerden sorumlu olmadığını, haksız eylem sonucu yaralanma ve maluliyet sebebiyle açılacak maddi tazminat davalarında, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi ile haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zararın belirlenmesi ve ona göre tazminata hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca tazminat hesabı da uzmanlık gerektirdiğinden, hazine müşteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamalar yaptırılması, bu konuda uzman olmayan hukukçulara bu görevin tevzi edilmemesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için huzurdaki davanın haklı olduğu varsayılsa bile, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu belirterek öncelikle, zamanaşımı def’i dikkate alınarak davanın reddine, kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasına, davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasına, tazminat oranı ve miktarının tespiti için, yukarıdaki hususlar tamamlandığında Hazine Müsteşarlığı Aktüerler Sicili’ne kayıtlı aktüer bilirkişiden rapor alınarak gerçek zararın tespit ettirilmesine, taraflarınca huzurda görülen davanın ikame edilmesine sebep olunmadığından harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, ''...Davacının 12/05/2012 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davalı ...'ın  kullandığı araç ile davalı ... adına kayıtlı aracın, motosiklete çarparak, motosiklette, yolcu olarak bulunan davacı ...'ın yaralanmasına sebebiyet verdiği, gerek tüm dosya içeriği, gerek İzmir  32. Asliye Ceza Mahkemesi  2019/142 esas 2014/37 karar sayılı ilamındaki, kesinleşmiş mahkeme ilamı dava dosyamızda alınan, ATK raporunda, davalı ...'ın olayda %100 tamamen kusurlu olduğu, davacının tüm tedavi evrakları birlikte değerlendirildiğinde, alınan Ege Üniversitesinin 07/08/2018 tarihli  raporlarında, olay tarihinde ki yaşına göre %16, rapor tarihindeki yaşına göre %17,02 ve tıbbi iyileşme süresinin 9 ay olduğu, ATK Trafik İhtisas Dairesinin 11/11/2019 tarihli ve 7900 sayılı raporunda, davacının kazanın oluşumunda hiç bir kusurunun olmadığı, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu, bu kaza nedeniyle, davacının Ege Üniversitesinden alınan özürlülük sağlık kurulu raporu, tedavi gördüğü tüm evrakları, geçici ve sürekli maluliyet raporu, sol ayak bileğinden diz kapağına kadar kaza nedeniyle, oluşan yaralar nedeniyle, 4 kez ameliyat olduğu, uzun süre hastaneye tedaviye gittiği, bakım süreçleri, tarafların sosyo-ekonomik durumları, dikkate alınarak, kaza nedeniyle, sigorta şirketi tarafından ödenen, 139.346,65 TL ana para ve yasal faizi ve maddi tazminata ilişkin vekalet ücretinin ve 2.560,10 TL yargılama giderinin, ödendiği de dikkate alınarak, sebepsiz zenginleşmeye de neden olmayacak şekilde, davacının 12/05/2012 tarihli trafik kazasında hiç bir kusurunun olmadığı, tedavi süreci, ameliyatları, uzun süre bakıma muhtaç olması, dikkate alınarak, davacının bu kaza nedeniyle, çekmiş olduğu, elem ve acısının bir nebze olsun dindirilmesi, sebepsiz zenginleşmeye de neden olmadan, adalet duygusunun gerçekleştiğinin,  hukuki ve vicdani boyutunda hissettirilmesi amacıyla mahkememizce verilen maddi tazminat miktarı da göz önüne alınarak, davacının tüm elem ve acısının bir nebze olsun giderilmesi amacıyla , davanın manevi tazminat yönünden, kısmen kabulüne dair, manevi, tazminat talebi davacı tarafça 100.000,00 TL olarak talep edilmiş, 30.000,00 TL nin kabulüne karar verilmiş olup...'' gerekçesiyle; ''...Maddi tazminat yönünden ödeme yapıldığından davanın konusu kalmadığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Davacı vekili tarafından, maddi tazminat talebi yönünden yargılama gideri olarak 2.560,10 TL yargılama gideri ve vekalet ücreti ödendiğinden, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Manevi tazminat talebinin; KISMEN KABULÜ İLE; Kusur raporu, davacının maluliyeti, iyileşme süreci, tarafların sosyo ekonomik durumları ve tüm dosya içeriği dikkate alınarak 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12/05/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile; davalılar ... ve davalı ...'den müşterek ve müteselsilen tahsiline; davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE...'' şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hükmedilen 30.000-TL tazminatın adil olmadığını, 30.000-TL tazminat miktarının müvekkilinin çektiği sıkıntılar dikkate alınırsa tatmin duygusu yaratması ve diğer taraf için de aynı eylemi tekrarlamamak yönünde bir caydırıcılık yaratmasının beklenemeyeceğini, müvekkilinin manevi zararını bir nebze gidermek bir yana kalıcı  sakatlık dahi yaşanmayan, mağdurun daha kusurlu olduğu taksirle yaralanmaya ilişkin manevi tazminat davalarında hükmedilen tazminatlardan bile çok daha (yarı yarıya) düşük olduğunu, haksız eylem sonucu davalı sürücü ...'ın, müvekkilinin kalıcı şekilde sakatlanmasına neden olduğunu, bu yaralanmaların müvekkili üzerindeki fiziki ve psikolojik etkisi halen devam etmekte olup iyileşmesinin de mümkün görünmediğini, müvekkilinin gerek kaza esnasında yaşadığı korku ve stres gerekse sağlıklı ve genç bir birey iken sağlığını kaybetmiş olma duygusunun ruhsal travma ve psikolojik bunalıma sebebiyet verdiğini, zira müvekkilinde kaza öncesinde bulunmayan fakat kazanın neticelenmesiyle hayat fonksiyonlarını etkileyecek zararlar doğduğunu, müvekkilinin eski ruh sağlığına kavuşabilmesinin oldukça zor olduğunu, davaya konu olayda müvekkilinin 9 ay bakıma muhtaç hale geldiği ,meslekte kazanma gücünün %16 oranda azaldığı, olayda müvekkilinin kusursuz davalı sürücünün ise %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin olay günü 32 yaşında olduğunu, genç yaşta yaşadığı ve ölene dek  devam edecek fiziki sakatlığın manevi anlamda kendisini yıktığını, sosyal hayatının bittiğini, uzun süre evde yatmak zorunda kaldığını daha uzun süre tek başına sokağa adım atamadığını ve yalnız kalamadığını, kaza nedeniyle 4 kez ameliyat olduğunu ve uzun süre hastaneye tedaviye gidip geldiğini, müvekkilinin psikolojik olarakta mahvolduğunu, kazanın olduğu yerden dahi geçince kendini kötü hissettiğini, psikolojik olarak Buca Seyfi Demirsoy Hastanesi Psikaytri Bölümünde olay tarihinden itibaren psikiyatrik tedavi gördüğünü,  soğuk havalarda bacağında ağrı olduğunu, geceleri bacağında kasılmalar meydana geldiğini, tüm aile düzeninin bozulduğunu, olay anında kendisini bir anda kanlar içerisinde bulup çok büyük acılar çektiğini,  yine ağrılı ve sancılı bir fizik tedavi ve iyileşme süreci yaşadığını, bunun gibi parasal değerle ölçülemeyecek bir çok üzüntüyü yaşayıp halen yaşamakta olduğunu, müvekkilinin davalıların neden oldukları manevi zararın bir nebze olsun giderimi için 100.000-TL manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesini istediklerini belirterek yerel mahkemenin kararının manevi tazminata ilişkin kısımının kaldırılarak yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda 100.000-TL manevi tazminata karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara müştereken ve müteselsilen yükletilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yargıtay kararlarında da kabul edildiği üzere; manevi tazminatın zenginleşme amacına yönelik olamayacağını, manevi tazminat bir ceza yada zenginleşme aracı olmadığı gibi mamalek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasınıda amaç edinmediğini, Yerel Mahkemenin hükmettiği tazminat miktarı hakkaniyete aykırı olup, fahiş olduğunu, tazminat yükümlüsünü yıkıma uğratacak tazminat alacaklısını sebepsiz yere zenginleştirecek bir tazminat miktarının hak ve nesafete aykırı olduğunu, aleyhe hususları kabul anlamına gelmemek kaydıyla bu şekilde bir tazminata karar verilmesinin müvekkilini ekonomik anlamda yıkıma uğratacağını, yerel mahkemece hükmedilen fahiş miktardaki manevi tazminat miktarını salgın hastalık nedeniyle neredeyse işleri durma noktasına gelen müvekkilinin ödeyecek gücü olmadığını, bu sebeple manevi tazminat isteminin reddini aksi kanatte ise; müvekkilini yıkıma uğratmayacak hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istediklerini, yerel mahkemenin gerekçeli kararında davacının trafik kazasında hiçbir kusurunun olmadığı belirlemesinde bulunduğunu, bu durumun dava konusu kaza nedeniyle açılmış olan İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/142  E. ve 2014/37 K. sayılı kesinleşmiş ilamına kararına dahi aykırı olduğunu, kesinleşen İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/142  E. ve 2014/37 K sayılı dosyasında trafik uzmanı bilirkişi ...'ndan alınan 30.06.2014 tarihli bilirkişi raporunda motosiklet sürücüsü ...'in tali kusurlu olduğunun belirtildiğini, maluliyet oranının tespiti için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’ne sevk edilmesi gerekirken itirazlarına rağmen bu taleplerinin reddedildiğini, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu dışında alınan raporlara itibar edilemeyeceğine hükmedildiğini, buna rağmen Yerel Mahkeme tarafından söz konusu çelişkinin giderilmesi bakımından dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Kurumu’na sevk edilmediğini belirterek katılma yollu istinaf talebinin kabulüne karar verilerek mezkur kararın 'kaldırılmasını' ve talepleri doğrultusunda asıl davanın tüm ferileriyle birlikte reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;davacı tarafından dava açılmadan önce gerçekleştirilen yazılı başvurusuna istinaden müvekkili şirket tarafından tazminat hesaplaması yapıldığını ve bu hesaplama neticesinde davacı vekiline 8.264,00 TL'lik ödeme gerçekleştirildiğini,  kusur raporunda dava konusu kazanın meydana gelişinde müvekkili sigorta şirketine sigortalı sürücüsünün kusursuz olduğu kanaatine varıldığını, alınan kusur raporunda sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin yolcusu ... ile birlikte seyri sırasında olay yerine geldiğinde, seyrine göre solundan kavşağa giren otomobilin aracının sol yan kesimine çarpmasıyla meydana gelen kazada, oluşa etken kural ihlali görülmediğinden kusursuzdur şeklinde tespitte bulunulmuş olup sigortalı araç sürücüsünün kazaya sebebiyet vermediğinin anlaşıldığını, her ne kadar diğer davalı sigorta şirketi tarafından ödeme gerçekleştirilmiş olması sebebi ile davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmuş olsa da iş bu hususun yerinde olmadığını, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsü kusursuz tespit edilmiş olduğu için müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacı yan bütün davalılar yönünden davayı ıslah ettiği için kendileri lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının ortadan  kaldırılmasını; müvekkili şirket bakımından davanın reddine karar verilmesini ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücreti masraflarının karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, 12/05/2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle, maddi ve manevi tazminatın, davalılar ... ve ...'den, maddi tazminatın tüm davalılardan tahsili istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece maddi tazminat yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karar davacı vekili, davalı ... katılma yolu ile ve davalı ... sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>1-Davacı Vekili Ve Davalı ... Vekilinin İstinaf İtirazlarının Değerlendirilmesinde;<br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; hükme esas alınan ve Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda tespit edilen kusur durumunun oluşa uygun, raporun denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur tespiti yönünden yapılan itirazların yerinde olmadığı; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri esas alınarak usulüne uygun olarak düzenlendiği; davaya konu edilen kazada, davacın kaza nedeni ile duyduğu acı ve elem, kazanın oluş biçimi, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusur durumu, davacının yaralanmasının niteliği ve maluliyet durumu; olay tarihindeki paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları  ve yerleşik uygulamaya göre manevi tazminatın amacı da göz önünde bulundurularak davacı için takdir edilen manevi tazminatın hak ve nesafet kurallarına uygun olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin manevi tazminatların miktarına yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin tüm itirazlarının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>2-Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin İstinaf İtirazlarının  Değerlendirilmesinde; <br>- Hükme esas alınan ve ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen kusur raporuna göre, davacının yolcu olarak bulunduğu davalı tarafından sigortalanan ... plakalı motosikletin sürücüsü ... sevk ve idaresindeki sigortalı araç ile seyri sırasında meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün kusursuz  olduğu tespit edilmiş olduğuna göre, sigortalı araç sürücüsünün kazaya sebebiyet vermediği anlaşılmakla, meydana gelen zarardan ancak sigortalısının kusuru oranında poliçe limiti ile sorumlu olan davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken,  diğer davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödeme nedeni ile tüm davalıları kapsayacak şekilde hükmün 1. bendinde \"Maddi tazminat yönünden ödeme yapıldığından davanın konusu kalmadığından Karar Verilmesine Yer Olmadığına,\" şeklinde karar verilmiş ise de, yukarıda belirtilen gerekçeye göre davalı hakkında açılan davada yazılı olduğu şeklinde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, davalı vekilinin itirazının kabulü ile kararın kaldırılarak adı geçen davalı yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>- Davacı vekili 06/02/2020 tarihli  değer arttırım dilekçesi ile; \" ...100,00-TL olan maddi tazminat talebimizi HMK 107/2’ye göre (139.246,65-TL arttırarak) 139.346,65-TL olarak belirli hale getiriyoruz. (Haksız fiil tarihi olan 12.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte)...\" şeklinde beyan ile bütün davalılar yönünden dava değerini arttırmakla, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün kusursuz  olduğu tespit edilmiş olduğuna göre, davalı sigorta yönünden arttırılan tutar nazara alınarak  davalı sigorta lehine karşı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde hükmedilmemesi hatalı olup, kararın bu yönden kaldırılması gerekmiş; dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından Dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurmak üzere kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekili ve davalı ... vekilinin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  21/10/2021 tarihli 2017/1152 Esas ve 2021/828 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının ESASTAN KABULÜNE; İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/10/2021 tarihli 2017/1152 Esas ve 2021/828 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"a-Maddi tazminat talebinin davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden REDDİNE, diğer davalılar yönünden ödeme yapıldığından davanın konusu kalmadığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>Davacı vekili tarafından, maddi tazminat talebi yönünden yargılama gideri olarak 2.560,10 TL yargılama gideri ve vekalet ücreti ödendiğinden, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>Davalı ... Sigorta A.Ş. kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4 maddesine göre takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, <br>b-Manevi tazminat talebinin; KISMEN KABULÜ İLE;<br>Kusur raporu, davacının maluliyeti, iyileşme süreci, tarafların sosyo ekonomik durumları ve tüm dosya içeriği dikkate alınarak 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12/05/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile; davalılar ... ve davalı ...'den müşterek ve müteselsilen tahsiline; <br>Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,<br>c-Harçlar Kanunu gereğince maddi tazminat davasında alınması gereken 59,30 TL harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,<br>ç-Harçlar Kanunu gereğince manevi tazminat davasında alınması gereken ‭2.049,3‬0 TL harçtan peşin olarak alınan ‭282,6‬0 TL harcın ve 475,60 TL tamamlama harcının düşülmesi ile kalan ‭1.291,1‬0 TL harcın davalılar ... ve ...'den  müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>d-Davacının yapmış olduğu, 31,40 TL'si başvurma harcı, 341,90 TL'si peşin harç ve 475,60 TL tamamlama harcı,  97,70- TL ihtiyati haciz harcı, 15,60 TL vekalet suret harcı, 731,43‬ TL'si posta-tebligat gideri ve 600,00 TL'si bilirkişi ücreti, 318,00 TL adli tıp rapor ücreti  olmak üzere toplam 2.611,63‬ TL yargılama giderden 2.561,10 TL si davalı sigorta şirketince ödenmekle geriye kalan 50,53‬ TL sinin, davanın kabul-red oranın göre 15,10 TL sinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen  alınarak, davacıya verilmesine, geri kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>e-Manevi tazminat yönünden dava kısmen kabul edildiğinden kabul edilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık  Kanunu  ve  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen  alınarak, davacıya verilmesine,<br>f-Manevi tazminat yönünden dava kısmen red edildiğinden reddedilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık  Kanunu  ve  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,<br>g-Davalı ...  kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden, bu davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>h-HMK.nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının, sarf edilmeyen kısmının  karar kesinleştiğinde yatıra taraflara iadesine, \" <br>  ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>3-İSTİNAF AŞAMASINDA;<br>Davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 346,90-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>Davalı ...'den alınması gereken 2.049,30-TL istinaf karar harcından peşin alınan 512,32-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.536,98-TL'nin davalı ...'den alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>Davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınan istinaf karar harcının talep halinde davalı ... Sigorta A.Ş.'ye iadesine, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>4-Davacı ve davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi esnasında davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 19,50-TL e-tebligat masrafı ve 62,00-TL posta masrafı toplamı 302,20-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta \tA.Ş.'ye verilmesine,<br>6-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>8-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/12/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"63ee13a8e1ca2ca9","SID":"408160df85d77a0d"}}