{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/965 <br>KARAR NO: 2025/162<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 26.03.2024<br>NUMARASI: 2024/33 Esas - 2024/252 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;   müvekkilinin ... Sigorta A.Ş. ile dava dışı takip borçlusu ... A.Ş. arasında Beşiktaş ... Noterliği'nin 19/10/2006 tarihli ve ... yevmiye nolu Acentelik Sözleşmesi'nin akdedildiğini, muteriz borçlu davalı ...'nın sözleşmeden kaynaklanan borçların ödenmesini müşterek ve müteselsil borçlu sıfatı ile üstlendiğini, söz konusu dava dışı şirket ile müvekkili şirket arasında akdedilen sözleşmenin 09/03/2009 tarihinde feshedildiğini, fesih üzerine muteriz davalının müvekkili şirkete olan borçlarını ödemesi için, Beşiktaş ... Noterliği'nin 09/03/2009 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, borçların ödenmemesi sebebiyle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile yine muteriz davalının da aralarında yer aldığı borçlular hakkında bir ilamsız takip başlatılmış ise de  davalı takip borçlusunun takibe haksız şekilde itiraz etmesine üzerine takibin durduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 37. maddesinde herhangi bir ihtilaf halinde müvekkilinin defter ve kayıtlarının esas alınacağının hükme bağlandığını, müvekkilinin kayıtları incelendiğinde dava dışı acentenin borçlu olduğunu, borç miktarının talep ettikleri miktarda olduğunu ve davalının itirazının haksız olduğunun görüleceğini, bu nedenlerle davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle;  davaya zamanaşımı yönünden itirazları olduğunu, davacı ile dava dışı Batılı Sigorta arasında 19/10/2006 tarihinde Acentelik Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşmeye eklenen 56. maddeye göre kefil olduğunu, 56. maddede müşterek ve müteselsil borçlu olarak adlandırılsa da teminat amaçlı olması dolayısıyla kefalet olduğunu, müvekkilinin dava dışı şirkete %1'lik göstermelik hisse ile ortak olduğunu, müvekkilinin acentelik sözleşmesinin imzalanabilmesi için tüm ortakların kefil olması şartının aranması nedeniyle zorunlu olarak imzaladığını, müvekkilinin sözlemeye imzaladığı tarihte ne kadarlık bir borca kefil olduğunu bilmediğini, bu nedenle müvekkili açısından işbu sözleşmenin geçersiz olduğunu, müvekkilinin öğrenci olması nedeniyle 2 yıl İngiltere'de okumaya gittiğini, bu süre zarfında müvekkilinin bilgisi dışında sözleşmenin süresinin yenilenerek devam ettiğini, şirketin prim borçları nedeniyle temerrüte düştüğünü ve 09/03/2009 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini, feshe dair bildirimin müvekkiline tebliğ edilmediğini, temerrüt ihtarının da müvekkiline tebliğ edilemediğini, müvekkilinin sözleşmeyi imzalarken sözleşmenin süresinin 45. maddede belirtildiği üzere 31/12/2006 tarihi olarak belirlendiğini, ancak müvekkilinin bilgisi dışında sözleşmenin yenilendiğini, müvekkili sorumlu olsa dahi ancak sözleşmenin bitim tarihi olan 31/12/2006 tarihine kadar sorumlu olduğunu, sözleşmenin 56. maddesinde belirlenen müşterek ve müteselsil borçluluğun süresinin 31/12/2006 tarihi olduğunu, 56. maddesinde müşterek ve müteselsil borçluluğun sözleşme devam ettiği sürece devam edeceğine yönelik bir hüküm olmadığını, bu nedenle 31/12/2006 tarihine kadar da herhangi bir borç olmadığını, davacının borcun oluşmasında kendi kusurunun olduğunu, alacaklının kusurlu olması nedeniyle müvekkilinin bu borçtan sorumluluğunun olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Taraflar arasında, prim tahsiline yetkili acentelik sözleşmesi akdedildiği,  davacı iddiasına konu alacağın muacceliyet tarihinin 09/03/2009 olduğu, davacının talebine konu alacağın acentelik sözleşmesinden kaynaklandığı, 818 sayılı BK 126/4  maddesi (6098 sayılı TBK 147/5 maddesi) kapsamında alacağın 5 yıllık zamanaşımının icra takip  tarihi itibariyle dolduğu ve alacağın zamanaşımına uğradığı, davacı yanca her ne kadar TMK. 864. maddesi gereğince ipotek bulunduğu ve zamanaşımı  işlemeyeceği iddia edilmiş ise de, Küçükçekmece 2. Aile Mahkemesi'nin 07/07/2010 tarih, 2009/1533 E.-2010/907 K. sayılı kararı ile davacı lehine tesis edilen ipoteğin iptali ile kaldırılmasına karar verildiği, iş bu kararın kesinleştiği ve davacının ipoteğinin devam etmediği...\" gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yargılama aşamasındaki beyanlarında yer verilmiş olduğu üzere; söz konusu davanın İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyasına davalının itirazı üzerine açılmış itirazın iptali davası olduğunu, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası, takip  talebinde de belirtilmiş olduğu üzere, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile tahsilde tekerrüre mahal vermemek üzere açıldığını, Davalı tarafından sunulan davaya cevaplarda, zamanaşımı yönünden davaya itiraz edildiği belirtilmiş ise de söz konusu itirazın hangi sebeplerle yapıldığına ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığını, bu nedenle, zamanaşımı söz konusu olmayan somut olayda, soyut mahiyetteki zamanaşımı itirazının kabulünün mümkün olmadığını, kaldı ki, huzurdaki davanın esasen ipotek ile teminat altına alınmış bir alacağa ilişkin olduğunu, takip talebinde söz konusu edilen, Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının incelenmesi ile de görüleceği üzere, söz konusu dosya ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip dosyası olduğunu ve aynı alacağa ilişkin olduğunu, bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere müvekkili şirket alacağının daha fazla olmasına rağmen, iş bu dosyada talep konusunun ipotek tutarı ile aynı olduğu da açıkça görüldüğünü ve müvekkili şirketin davalı taraftan alacaklı olduğu sübuta erdiğini, dolayısı ile TMK. 864.madde hükmü gereği, söz konusu alacak bakımından zaman aşımı işlemeyeceğini, 2012 tarihli TBB dergisinin de görüşlerini destekler mahiyette olduğunu,  Ancak mahkeme nezdinde yapılan değerlendirmeler kapsamında Küçükçekmece 2. Aile Mahkemesi'nin 07/07/2010 tarih, 2009/1533 E.-2010/907 K. sayılı kararı ile davacı lehine tesis edilen ipoteğin iptali ile kaldırılmasına karar verildiği, iş bu kararın kesinleştiği ve davacının ipoteğinin devam etmediği anlaşılmakla, davalının süresi içerisinde yaptığı zamanaşımı def’inin kabulü ile, davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiğini,  zamanaşımını değerlendirilirken ipoteğin kalkmış olması sebebi ile aradan geçen sürede zamanaşımının durmuş olduğu hususunun dikkate almadığı anlaşılmakla ipoteğin kaldırılması kararının kesinleşmesi ile birlikte zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması gerektiğini, iş bu hususun Yargıtay içtihatları ile de açıkça ifade edildiğini, Ekte sundukları Yargıtay içtihatları kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini,  ipoteğin iptali ile kaldırılmasına karar verilen tarihin 07.07.2010 olduğu, söz konusu kararın kesinleşme tarihinin ise 27.02.2012 olmasından bahisle davalı aleyhine başlatılan icra takip tarihi (12.05.2015) itibari ile 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmamış olduğu anlaşıldığını, Ayrıca davada ret kararı verilmiş olunmasından bahisle davalı lehine 23.004,97 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, ancak konu davanın davalı yönünden kısmen ret olmadığı; tam ret olduğu dikkate alındığında AAÜT m.13/4 hükmü kapsamında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken; nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının da  kanuna aykırılık teşkil ettiğini,  Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, acentelik sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın zamanaşımı nedeniyle reddine  karar verilmiş; bu karara karşı, davacı  vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İlk derece mahkemesince alacağın acentelik sözleşmesinden kaynaklandığı, sözleşmenin fesih tarihi 09.03.2009 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin başlayacağı,  818 sayılı BK'nın 126/4  maddesi (6098 sayılı TBK 147/5 maddesi) kapsamında alacağın beş yıllık zamanaşımının 12/05/2015  icra takip  tarihi itibariyle dolduğu ve alacağın zamanaşımına uğradığı   gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de;  TMK'nın 864. maddesinde rehnin  tapu kütüğüne tescil edilmesinden sonra alacak için zaman aşımının işlemeyeceği düzenlenmiştir. Eldeki  davaya dayanak İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasında 75.000 TL asıl alacak ile 68.781,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 143.781,25 TL'nin tahsili için ve Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyası ile tahsilde tekerrüre mahal verilmemek üzer  takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Yine dosyaya kazandırılan Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasında 24.03.2009 tarihinde asıl borçlu ile ipotek veren ... hakkında 75.000 TL'nin tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre eldeki davaya dayanak icra takibine konu alacak tutarının  Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasına konu ipotek asıl alacak tutarı ile örtüştüğü de gözetildiğinde, aynı alacağa ilişkin olduğunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre zamanaşımı definin karara bağlanması gerekir. Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının incelenmesinde, eldeki davadaki davacı yanca  dava dışı  ... A.Ş. ve ipotek veren ... aleyhine, 75.000-TL. asıl alacak üzerinden, “Vedat  Batılı adına kayıtlı, İstanbul İli, Büyükçkmece İlçesi, 2.Bölge, ... Sok., ... Çiftliği mevkiinde kain, ... parsel, noda kayıtlı,  ... blok, ... Kat, ... nolu bağ. böl. kaydı üzerinde bulunan,  20/10/2006 tarihli, ... yevmiye nolu, 75.000-TL. bedelli” ipotek nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı, Küçükçekmece 2. Aile Mahkemesi'nin 07/07/2010 tarih, 2009/1533 E.-2010/907 K. sayılı davasında,  dava dışı   ... tarafından, eldeki davanın davacısı  ... Sigorta A.Ş.( ... A.Ş.) ve dava dışı ipotek veren ... aleyhine Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına konu, davacı lehine verilen “Vedat  Batılı adına kayıtlı, İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi, 2.Bölge, ... Sok., ... Çiftliği mevkiinde kain, .. parsel, noda kayıtlı,  ... blok, ... Kat, ... nolu bağ. böl. kaydı üzerinde bulunan,  20/10/2006 tarihli,.. yevmiye nolu,75.000-TL.bedelli” ipoteğin iptali ile kaldırılmasına karar verildiği, kararın derecattan geçerek 27/02/2012 tarihinde kesinleştiği, bundan sonra Büyükçekmece 1.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 09/05/2012 tarih, 2010/1462 E.-2012/730 K. sayılı kararı ile  dava dışı ... tarafından eldeki davanın davacısı hasım gösterilerek açılan şikayet davasında  Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasına konu  takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.  Her ne kadar ilk derece mahkemesince Küçükçekmece 2. Aile Mahkemesi'nin 07/07/2010 tarih, 2009/1533 E.-2010/907 K. sayılı kararı ile davacı lehine tesis edilen ipoteğin iptali ile kaldırılmasına karar verildiği, iş bu kararın kesinleştiği ve davacının ipoteğinin devam etmediği, buna göre TMK 864 maddesi uyarınca zaman aşımının kesildiğinin kabul edilemeyeceği ve  davaya dayanak icra takip tarihi itibariyle 5 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle karar verilmiş ise de; Yargıtay 13 HD 2014/12648 E 2015/2039 K 29.01.2015 tarihli karar içeriğinde de işaret edildiği üzere; 4721 sayılı Türk  Medeni Kanunu'nun 864. maddesinde “Rehnin tapu kütüğüne tescil edilmesinden sonra alacak için zamanaşımı işlemez.” hükmü mevcuttur. Taşınmaz üzerine ipotek konulduğuna göre, ipoteğin kaldırıldığı tarihe kadar zamanaşımının işlemeyeceğinin kabulü gerekir. İpoteğin kaldırılmasına karar verilen Küçükçekmece 2. Aile Mahkemesi'nin 07/07/2010 tarih, 2009/1533 E.-2010/907 K. Sayılı kararının kesinleştiği anlaşılan 27/02/2012 tarihinden itibaren  zamanaşımın ipoteğin kaldırıldığı tarihte başladığının kabulü gerekecektir. Buna göre davacının eldeki davaya dayanak  12/05/2015 icra takip tarihi itibariyle beş yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından, ilk derce mahkemesinin yanılgılı gerekçe ile verdiği kararın kaldırılması ve işin esasının incelenmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,  2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,  3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak taraflarca İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 04.02.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fd2150a64848a880","SID":"be7e5e4f6e234ece"}}