{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1562 <br>KARAR NO: 2025/96<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/03/2021<br>NUMARASI: 2020/167 Esas -  2021/280 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 30/01/2017 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin imzalandığını, işbu sözleşme gereğince müvekkilin tüm yükümlülüklerini eksiksiz ve tam olarak yerine getirdiğini, ancak  sözleşme gereğince davalı tarafın  tüm yükümlülüğünü yerine getirmediğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.2. maddesinde inşaatın teslim tarihi 30/06/2017 olarak belirlendiğini, aynı maddede geciken her ay için de aylık 15.000,00 TL gecikme bedeli ödeneceğini, ve bu  bedele merkez bankası tarafından belirlenen ortalama faiz oranı üzerinden faiz ödeneceği davalı tarafından taahhüt edildiğini, davalı şirket taşınmazı taahhüt ettiği sürede bitirip teslim etmediğini, belirtilen hususlara ilişkin olarak davalıya ihtarname gönderildiğini, ancak ihtara rağmen borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını ve davalının başlatılan icra takibine itiraz ettiğini,  dava açılmadan önce taraflar arasında arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak davalının katılmadığını belirterek davalının yapmış olduğu itirazın iptalini, davanın kabulünü, kötü niyetli itiraz nedeniyle davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gider ive ücreti vekaletin de davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP: Davalı tarafa dava dilekçesi ekli usulüne uygun davetiye gönderilmiş, davalı yasal süresi içerisinde mahkememize cevap dilekçesi sunmamış ve duruşmalara katılmamıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, takip talebine itirazın iptaline ilişkindir. İİK m.67’de \"Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir\" hükmüne yer verilmiştir. Davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; Alacaklısının ... Müşavirliği A,Ş. olduğu, borçlusunun ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğu, takip konusu alacak miktarının 206.487,79TL, takibin ilamsız icra yoluyla takip olduğu, ödeme emrinin borçluya 14/06/2019 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, borçlunun 19/06/2019 tarihinde İcra Müdürlüğü'ne itiraz dilekçesini sunmuş olduğu ve takibin İİK m.66 gereğince durdurulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce resen görevlendirilen Mali Müşavir ..., İnşaat Mühendisi ... ve Nitelikli Hesap Uzmanı ... tarafından hazırlanan 14/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; \"...Davalının, satışa konu taşınmazları 30 Haziran 2017 tarihinde anahtar teslim şekilde ve sözleşmede belirlenen şartlarda davacıya teslim ettiğine dair yazılı teslim-tesellüm belgesi sunmaması nedeniyle davacının talebi ve beyanı ile bağlı olarak 10 aylık gecikme bedeli karşılığı 150.000,00TL gecikme bedelinden sorumlu olacağı, takibe ve davaya konu 13.152,61TL bedelli e-faturanın hem davacı hem davalının vergi dairesine sunduğu BA/BS formlarında yer aldığı, bu sebeple davacının bu fatura bedelini talep edebileceği, icra takip dosyasında rakam hatası ile 13.125,61TL olarak yazıldığı ve bu şek,ilde talep edildiği, taraflar tacir olduğu için 3095 sayılı Kanun gereğince takibe konu alacağa avans faiz oranı uygulanması gerektiğinden, toplam 163.125,61TL asıl alacak için toplam 37.281,80TL faiz talep edebileceği, davacının toplam 200.407,41TL lacak talep edebileceği...\" yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış ve  takibin kısmen devamı yönünde karar verilmiş, ayrıca davacı tarafça, davalının itirazının iptali ile takibin devamı yanı sıra davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğinden bahisle takip konusu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  yargılamanın eksik inceleme ile tüm deliller toplanmadan karar verildiğini,  davacı yan ile 30.01.2017 tarihinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapıldığını ve buna göre davalının bağımsız bölümleri teslim etmeyi, davacı yanında buna karşılık bir ödeme yapmayı kabul ve beyan ettiğini, fakat davacı yanın kötü niyetli olarak bağımsız bölümün geç tesliminden bahisle ilamsız icra takibi başlatıldığını ve süresinde davalı aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, yerel mahkemenin ortada bir gecikme olup olmadığının tespiti açısından bir inceleme yapmak zorunda iken sadece hesap bilirkişisine dosyanın tevdi edilerek icra takibinde ki rakamların doğruluğunu teyit ettirme yoluna gidildiğini, ancak olayın ana unsurunun ve davacının takibi başlatmasında ki dayanak noktasının gecikmenin mevcut olup olmadığı olduğunu,  alıcıların birden fazla olması durumunda alıcılardan birine yapılan teslimin yeterli olacağının açıkça sözleşmede belirlendiğini, fakat davacı yanın bu hükmü yok sayarak ve yerel mahkemenin bu durumu hesaba katmadan davayı sonuçlandırdığını, eksik ve hatalı hüküm tesis ettiğini, davanın konusu olan ilamsız takip borcun dayanağı bağımsız bölümün geç teslimi olmasına karşın yerel mahkemenin bu yönde hiç inceleme yapmadan karar vermesinin eksik ve hatalı bir karar verildiğinin en büyük göstergesi olduğunu, usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının  kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini, istinaf harç ve gideri ile yargılama harç ve giderinin,  yasal vekalet ücretinin davacıdan alınmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan gecikme bedeli ve bir adet  fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller  ile davanın  kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile  istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, delilerin takdirinde hata edilip edilmediği, taşınmazın sözleşmede belirtilen sürede davacıya teslim edilip edilmediği  noktasındadır. Davacı tarafça davalı hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile \"30/11/2017 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmenin 5.2.maddesi gereğince ödenmesi gereken gecikme bedeli, 13.125 TL bedelli müvekkile  ait 5 adet bağımsız bölüme ilişkin tarafınızdan ödenmesi  gerekirken müvekkil tarafından ödenen ve size fatura edilen halı bedeli \" borcun sebebi gösterilerek 163.125,61 TL asılı alacak ve 43.362,18 TL işlemiş faiz olmak üzere  toplam 206.487,79 TL  alacağının  tahsili istemiyle ilamsız  takip başlatıldığı,  borçlunun yetkiye ve borca itirazı üzerine  itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın açıldığı görülmektedir. Davalı tarafça davaya cevap dilekçesi sunmamış,  delilde bildirilmemiş olmakla HMK 128 maddesi gereği davacının dayandığı vakıaları inkar etmiş sayılmaktadır. Taraflar arasında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlendiği, 5.2 maddesinde en geç 30 Haziran 2017 tarihinde alıcıya teslim edileceği, her bir gün için 100 TL olmak üzere her bir kat için aylık 15.000 TL ödeyeceği, vadesinde yapılmayan ödeme için merkez bankasında yayınlana ortalama mevduat faizi talep edilebileceği düzenlenmiştir. Sözleşmenin 5. 7 maddesi; \"Alıcı  bağımsız bölümü\" Teslim- tesellüm belgesi ile teslim alacaktır.\" düzenlemesini içermektedir. Dosyada davalı tarafça sözleşmenin 5.7 maddesine uygun bir teslim belgesi sunulmadığı gibi teslimin yapıldığına dair herhangi bir delil de ibraz edilmemiştir. Bu durumda ilk derece mahkemesinin teslimin süresinde yapılmadığına yönelik kabulünde ve bu kabulden hareketle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerince hesaplanan gecikme bedeline ve faize hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur. Davalının birden çok alıcı bulunması durumunda alıcılardan birine yapılan teslimin tüm alıcılara yapılmış sayılacağına ilişkin savunması bir adet bağımsız bölümün birden fazla kişiye satılması hali için söz konusu olup birden fazla bağımsız bölümün değişik kişilere satılıp teslim edilmesi halinde uygulanacak bir hüküm niteliğinde olmadığından bu yöne ilişkin istinaf istemleri de yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davalı tarafın istinaf talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şeklide karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 3.422,45 TL harcın, alınması gerekli olan 13.689,83 TL harçtan mahsubu ile bakiye 10.267,38 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eb269fcefaa72c18","SID":"725d8d18296fef69"}}