{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/908 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2006<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/10/2017 (Dava) -  16/02/2022 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2019/368 Esas - 2022/150 Karar <br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 25/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/12/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/02/2022 tarihli 2019/368 Esas ve 2022/150 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin murisi ... ile davalı ...'ın alacak münasebetleri gereği ... San. ve Tic. A.Ş.'nin keşide ettiği 22.11.2010 tarihli çekte lehtar olarak yer aldıklarını, bilahare bu çeki ciro ettiklerini, ancak bu çekin karşılıksız çıktığını, bu çekle ilgili olarak, ... isimli ciranta tarafından müvekkili hakkında İzmir 22. icra Müdürlüğü'nün 2011/3661 E. numarası ile icra takibi başlattığını, esasen bu icra takibinin müşterek lehdarlık ve müşterek ciro olmasına, dolayısıyla da müşterek borçluluk bulunmasına rağmen sadece ...'a karşı açıldığını, ilerleyen süreçte ...'ın vefatı üzerine mirasçıları (müvekkillerimiz) ..., ... hukuki işlemlere dahil olup bu kapsamda mezkur icra dosyasına bir kısım ödeme yaptıklarını, bu süreçte müvekkillerinin, çekte kendileriyle birlikte ortak borçlu olan davalıdan, ödenen miktarın davalıya düşen kısmını talep ettiklerini, davalı ile yapılan görüşmelerin sonuçsuz kalması ve talebin reddedilmesi üzerine müvekkilleri tarafından izmir 12. icra Müdürlüğü'nün 2014/10625 E. numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkillerinin bu takipte, İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2011/3661 E. sayılı dosyasına (o güne kadar) yaptıkları ödeme sonucu doğan rücu hakkını talep ettiklerini, davalı tarafından bu takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafın itiraz dilekçesinde, İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/407 E. numaralı dosyasının derdest olduğunu belirterek borcunun olmadığını iddia ettiğini, öncelikle takip konusu borcun davalının belirttiği dava konusu borçtan ayrı olarak yapılan bir ödeme sonucu ortaya çıktığını, dolayısıyla davalının söz konusu dosyayı belirtmesinin takibe herhangi bi 2014/407 E. numaralı dosyasınınr etkisi bulunmadığını, kaldı ki İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/407 E. ve 2016/475 K. sayılı kararı incelendiğinde mahkemece davalının ilgili takip konusu borçtan sorumlu olduğunun gerekçeli bir şekilde açıklandığını beyan ederek davanın kabulüne, borçlunun İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2017/3660 E. sayılı dosyasına vaki itirazla ilgili olarak borcun tamamı bakımından itirazın iptali ile takibin devamına, bu miktar için borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacının aynı çekten doğan uyuşmazlık ile ilgili açtığı İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/407 esas sayılı dosyasının İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf incelemesi altında olduğunu, kararın kesinleşmediğini, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, Asliye hukuk mahkemelerinde görülen davaların  istinaf veya temyiz yoluyla kesinleşerek \"kesin hüküm\" oluşacağını, İcra İflas Kanunu 67. maddede düzenlenen itirazın iptali davasının genel hükümler dairesinde görülüp bu minvalde sonuç doğurduğunu,  borç iddiasının genel mahkemelerde bölünebilecek bir \"borç\" olmadığını, dolayısıyla asıl borcun likit olmadığını, ayrıca davaya konu uyuşmazlığın ticari iş olduğunu, davacıların külli halef olduğu davaya konu çekin lehtarı olan ...'ın tacir olduğunu, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Ticaret mahkemeleri olduğunu beyan ederek davanın HMK 114/1h-11 no lu  bentleri gereği usulden reddine, HMK 114/1-c maddesi gereği görevsizliğine, davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, ''...Davacıların davasının KISMEN KABULÜYLE İZMİR 12. İCRA MÜDÜRLÜĞÜNÜN 2017/3660 E. SAYILI dosyasında 82.603,51 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren yasal faiziyle takibin bu  miktar ve kısımlar bakımından takibin KISMEN İPTAL VE DEVAMINA davalıya ihtaharat yapılmadığından ve buna ilişkin dosyada evrak bulunmadığından takipte belirtilen faize ilişkin fazlaya ilişkin  talebinin REDDİNE, faizin takipten sonra işletilmesine...'' şeklinde  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; huzurdaki davada bahsi geçen çekle ilgili olarak müvekkili ve diğer mirasçının, İzmir 22. İcra Müdürlüğünün 2011/3661 E. sayılı dosyasına muhtelif tarihlerde ödemeler yapmak zorunda kaldığını, bu kapsamdaki ilk bölüm ödemeyle ilgili olarak davalı aleyhinde İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2014/10625 E. numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili ve diğer mirasçının bu takipte, İzmir 22. İcra Müdürlüğünün 2011/3661 E. sayılı dosyasına (o güne kadar) yaptıkları ödeme sonucu doğan rücu hakkını talep ettiğini, davalı tarafından bu takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, bunun üzerine müvekkili ve diğer mirasçı tarafından İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/407 E. numarası ile bu itirazın iptali davasının açıldığını ve bu dava neticesinde, İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/407 E. ve 2016/475 K. sayılı kararı ile itirazın iptaline hükmettiğini,  bilahare mirasçı müvekkili ve diğer mirasçı tarafından İzmir 22. İcra Müdürlüğünün 2011/3661 E. sayılı dosyasına 173.354,22 TL daha ödeme yapıldığını ve bu dosyanın kapatıldığını, huzurdaki davaya konu olan alacağın da, müvekkili tarafından sonradan  yapılan ödemeyle ilgili olduğunu dolayısıyla, aynı alacakla ilgili olarak iki ayrı dava açıldığı iddiasının doğru olmadığını, yerel mahkeme tarafından faiz yönünden fazlaya ilişkin talebinin davalıya ihtarat yapılmaması sebebiyle reddedildiğini, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığının hukuk genel kurulunca kabul edildiğini,   yerel mahkeme tarafından icra inkar tazminatına yönelik bir hüküm tesis edilmediğini, davalının dosya kapsamındaki beyanları ve müvekkili lehine tesis edilen karar doğrultusunda; kanun amir hükmüne rağmen haksız ve kötü niyetli davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi kanunun emredici hükmüne aykırı olduğunu belirterek, hükmün kısmen kabül yönünden onanmasına, katılma yoluyla istinaf başvurusu talebinin kabulüne, hükmün fazlaya ilişkin talebin red kısmı yönünden düzeltilerek onanmasına, müvekkili lehine icra inkar tazminatı tesis edilmesine yönelik karar verilmesine,\tİstinaf giderlerinin davalı  üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz.<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki uyuşmazlığın sadece bir hukuki sebebten kaynaklandığını, bu hukuki ilişkinin dayanağının 22.11.2010 tarihli 100.000,00.-TL bedelli 1 adet çek olduğunu, taraflar arasında başkaca bir alacak/borç doğurucu hukuki ilişki  yahut kambiyo senedi bulunmadığını, söz konusu çek ile ilgili olarak işbu davanın da davacısı olan ...'ın varisleri tarafından evvelce İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2014/10625 E. Sayılı icra takip dosyasında dosya borcunun tamamının kendileri tarafından ödendiği iddiası ile müvekkili aleyhine 1/2 oranında rücu istemli icra takibi başlatıldığını bilahare müvekkili tarafından bu takibe itiraz edildiğini, müvekkili tarafından takibe yapılan itiraz sebebi ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde itirazın iptali davası görüldüğünü ve dosya borcunun tamamının davacılar tarafından ödendiği, yapılan ödemenin 1/2'sinden müvekkili ...'ın sorumlu olduğu gerekçesi ile itirazın iptaline karar verildiğini, anılan kararın kesinleştiğini, dolayısıyla esasen taraflar arasındaki husumetin bahse konu karar ile tümü ile çözüme kavuşturulduğunu, itirazın iptali davası İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte iken ... ve ... tarafından müvekkili aleyhine bu defa yine aynı çek esas alınarak İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2017/3660 E.sayılı icra dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu takipte de yine aynı çek sebebi ile yapılan ödemeden müvekkili hissesine düşen kısmın talep edildiği iddiası ile müvekkilinden rücuen ödeme talep edildiğini, taraflar arasındaki çekişmenin dayandığı sadece bir adet çek bulunduğunu, bu noktada davacıların müvekkilinin yaşlı olması ve hukuki konular konusunda gerekli bilgi ve tecrübesinin bulunmamasına güvenerek ortada sanki başka bir borç varmış gibi müvekkili aleyhine ikinci bir takibe geçtiğini, müvekkilinin takibe itirazı sebebi ile takibin durduğunu, 09.10.2017 tarihinde davacılar tarafından İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde yeniden bir itirazın iptali davası açıldığını ve dosyanın 2019/368 E. numarası ile kaydedildiğini, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/368 E. Sayılı dosyasında derdestlik itirazı ile hukuki yarar yokluğuna ilişkin itirazlarını yazılı ve sözlü bir şekilde beyan etmiş iseler de bu itirazlarının dikkate alınmadığını, dava görülmekte iken İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1465 E. Sayılı dosyasının gerekçeli kararının 24.04.2018 tarihinde yazıldığını ve davanın müvekkili aleyhine sonuçlandığını, dolayısıyla huzurdaki işbu davanın esasen konusu dahi kalmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava,  alacağın rücuen tahsili amacı ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline  istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karar davacı ... vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Mahkemece ''...davacının, davaya konu çek nedeni ile davalı ile birlikte borçlu olduğu halde borcun tamamını ödemekle fazla ödediği miktar yönünden davalıya rücu hakkı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Rücuya konu edilen 22. İcra Müdürlüğünün takip dosyasında 100.000 T.L bedelli çekte davacının murislerinin ve davalının birlikte imzalanıp ciro edilen çekte sorumluluklarının da 1/2 oranında olduğu ve bu kapsamda davacılar tarafınca davalı aleyhine takibe ve davaya konu edilen  ve İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2017/3660 sayılı dosyası ile takip yapmakta haklı bulunduğundan, davacıların davasının kısmen kabulü ile, İzmir 12.İcra Müdürlüğünün 2017/3660 Esas sayılı dosyasında 82.603,51 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren yasal faiziyle takibin bu miktar ve kısımlar bakımından takibin kısmen iptal ve devamına, davalıya ihtarat yapılmadığından ve buna ilişkin dosyada evrak bulunmadığından takipte belirtilen faize ilişkin fazlaya ilişkin talebinin reddine, her ne kadar kısa kararda 8.260351 T.L şeklinde yazılmış olsa da bu şekilde yazımın maddi hata olduğu anlaşılmakla maddi hatanın 82.603,51 T.L olarak düzeltilmiş ve bu miktara işleyecek faizin takipten sonra işletilmesine dair  aşağıda belirtir şekilde  karar verilmiştir...'' gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.<br>1-Davacılar dava dilekçesinde ve cevaba cevap dilekçesinde aynı çek nedeni ile alacaklı ciranta  tarafından aleyhlerine başlatılan izmir 22. İcra Dairesinin 2011/3661 E. sayılı dosyasında yapılan takibe ilişkin ödemelerden dolayı ilk takibi yaptıklarını daha sonra devam eden ödemeler nedeni ile eldeki davaya esas takibi başlattıklarını, dolayısı ile davalı aleyhine başlatılan takiplerin aynı alacağa ilişkin olmadığını mükerrer takip olmadığı iddiasında bulunmuş; buna karşılık davalı tarafın derdestlik itirazında bulunduğu, ancak Mahkemece belirtilen husus hakkında da olumlu veya olumsuz değerlendirme yapılmamış olması hatalı olup kararın kaldırılması gerekmiştir.<br>2-Mahkemece verilen karara ilişkin gerekçeli kararın  yetersiz olduğu, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin yeterli bir şekilde değerlendirilmediği, tarafların iddia ve savunmalarını karşılar şekilde kararın gerekçelendirilmediği anlaşılmıştır.<br>3-Somut olayda; İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2014/10625 E. Sayılı icra takip dosyasına ilişkin açılan itirazın iptali davasında, İzmir 14. Asliye hukuk mahkemesinin 2014/407 E.- 2016/475 K. numaralı kararı ile itirazın iptali talebi kabul edilmiş, ancak istinaf incelemesi sonucunda kararın görevsizlik gerekçesi ile kaldırılması üzerine, görevli  mahkeme olarak İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1465 E. Sayılı dosyasında, aynı çeke ilişkin takibe yapılan  itirazın iptaline karar verilmiş ise de, söz konusu edilen davanın akibeti araştırılmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği anlaşılmış olmakla, Mahkemece davanın neticesi araştırılarak kararın kesinleşmesinden sonra, bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi için kararın kaldırılması gerekmiştir.<br>4-Dosya kapsamı ile ilgisi bakımından, İzmir12.İcra Müdürlüğünün 2017/3660 Esas sayılı; İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2014/10625 E. Sayılı; İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2011/3661 E. sayılı  icra takip  dosyaları fiziken istenerek, belirtilen diğer eksiklikler de giderildikten sonra, dosya kapsamında tarafların iddia ve savunmalarını da karşılar şekilde, icra takip dosyalarının içerikleri de incelenerek ve değerlendirilmek sureti ile icra takiplerinin aynı borcu kapsayıp kapsamadığı, takip dosyaları kapsamında ne kadar ödeme yapılmış olduğu, talep edilen tutarlar ve yapılan ödemelerin miktarı belirlenmesi bakımından mali müşavir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi için kararın kaldırılması gerekmiştir.<br>5-Davacının icra inkar tazminatı talebi hakkında olumlu olumsuz karar verilmeyerek HMK 297/2 maddesine muhalefet edildiği anlaşılmıştır.<br>6-Yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra davacıların yapmış olduğu ödemeleri davalıya rücu hakkı bulunduğu kanaatine varılması halinde, ödeme tarihinden takip tarihine kadar takip öncesi için faiz talep edilebileceği, davacı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının yerinde olduğu anlaşılmıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı ... vekili ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca belirtilen yönlerden kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.  <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı ... vekili ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/02/2022 tarihli 2019/368 Esas ve 2022/150 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>3-Kararın kaldırılması sebep ve şekline göre davacı ... vekili ve davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>4-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı ... ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>5-İstinaf aşamasında davacı ... ve davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(3) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince  kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 25/12/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4ba16d36333e7c04","SID":"fbd989ce9e4b537f"}}