{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM   <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/98 <br>KARAR NO:2025/321<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:09/11/2021<br>NUMARASI:2017/260 Esas - 2021/763 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Nedeniyle Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/02/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi  kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesi ile; 14.06.2010 tarihinde, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu, davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde müvekkilinin yaralandığını, zararının giderilmesi için davalıya yaptıkları başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek müvekkilinin maddi zararının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinden sonra artırılmak üzere 1.000,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 21.11.2020 tarihli dilekçe ile tazminat taleplerini 148.198,32-TL'ye, 21.10.2021 tarihli dilekçe ile de 175.000,00-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının maluliyetinin ve sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispatı gerektiğini, davacının müterafik kusuru ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz ile sorumlu tutulabileceğini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; \"...Dava 10/03/2017 tarihinde açılmıştır. Kaza tarihi ise 14/06/2010 tarihidir. Dolayısıyla 8 yıllık ceza zaman aşımı süresi dolmadan dava açılmıştır.Davacı olaya ilişkin Konya CBS'nin 2010/23897 soruşturma nolu dosyasında 14/06/2010 tarihli karakol beyanında şikayetçi olmamış ise de soruşturmanın taksirle yaralama soruşturması olduğu ve 8 yıllık dava zaman aşımına tabi olduğu dolayısıyla iş bu tazminat davasının da ceza soruşturmasından dolayı uzamış zaman aşımına tabi olduğu, 8 yıllık uzamış zaman aşımı dolmadan dava açıldığı anlaşılmakla zaman aşımı itirazı kabul edilmemiştir. Dosyada alınan kusur raporuna göre davacının bindiği kamyon sürücüsü %100 kusurludur. Yine davalı taraf hatır taşıması itirazında bulunmuş ise de davacının 22 kişi ile birlikte tarım işçisi oldukları ve herhangi bir hatır taşımasının söz konusu olmadığı ceza dosyası suretinden anlaşılmaktadır. Maluliyet raporu da alındıktan sonra dosyada aktüerya bilirkişisinden rapor alınmıştır. Alınan rapordaki miktara göre davacı taraf davasını ıslah etmiştir. Daha sonra ise ek raporla daha fazla miktar belirlendiğinden davacı taraf belirsiz alacak davası olduğu için artan oranda tamamlama harcı yatırarak tazminat talebini artırmıştır. Davalı sigorta şirketinin sorumluluk limiti 175.000 TL olup bu miktardaki tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine (Sigortalı şoför %100 kusurlu olduğundan kusur indirimi yapılmamıştır.) karar verilirken kaza yapan aracın ticari araç olduğundan davalının sigorta şirketine başvurup temerrüte düşürdüğü 14/03/2017 tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmiştir.\" gerekçesi ile;\"Davacının davasının KABULÜ ile; 175.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 14/03/2017 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekilinin istinaf nedenleri; dosya kapsamında iki ayrı tazminat raporu bulunduğu, mahkemece hangi aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alındığının belirtilmediği, bu hali ile kararın HMK'nın 297. maddesine uygun olmadığı, tazminat hesabında ... yaşam tablosuna göre hesaplama yapan raporun hükme esas alınması gerektiği, TRH 2010 yaşam tablosunun ancak 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen poliçe kapsamında kalan kazalarda uygulanabileceği, tazminata avans faiz işletilmesinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davacı tarafın ıslah dilekçesi doğrultusunda karar verildiği göz önünde bulundurulduğunda hükme esas alındığı anlaşılan 26.01.2021 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda Yargıtay içtihatlarında belirtildiği şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi uygulanarak hesaplama yapılmasında, sigortalı aracın kullanım amacının ticari olmasına göre tazminata avans faiz işletilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin HMK'nın 353/(1)-b-1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 11.954,25-TL harçtan peşin yatırılan 2.988,58-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 8.965,67‬-TL istinaf ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama  giderlerin üzerinde  bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.27/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"65c3e930423bc794","SID":"ed39e1a2baeb7b1f"}}