{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/333 - 2025/433<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/333 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/433<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 31.10.2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/65 Esas -  2023/571 Karar<br><br>İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN <br>DAVALI-KARŞI DAVACI\t: 1 -...  <br>VEKİLİ\t: Av...<br><br>DAVALI-KARŞI DAVACI\t: 2 -MAGDEBURGER SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ <br>VEKİLİ\t: Av...<br><br>DAVACI-KARŞI DAVALI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. SEMİH ERGÜN\t<br><br>İHBAR OLUNAN\t: QUİCK SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - <br>VEKİLİ\t: Av...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br><br>BAŞVURU TARİHİ\t: 09.01.2024<br>İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ    : 01.03.2024<br>KARAR TARİHİ\t: 27.02.2025<br>YAZIM TARİHİ\t: 27.02.2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;<br><br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>Davacı-Karşı Davalı vekili dava dilekçesinde; davacının yönetimindeki ... plaka sayılı araçla, ... yönetimindeki ... plaka sayılı aracın 29/08/2021 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası sonrası Trafik Polislerince düzenlenen kaza tespit tutanağında bir hasar tespiti yapılmadığını, ...'nin  yönetimindeki ... plaka sayılı aracın  trafik ışığı ihlali yaparak kırmızı ışıkta geçip müvekkilinin ... plaka sayılı aracına çarptığını, davalı araçta yolcu olarak bulunan ... ve ...'nun da yaralandığını, kaza neticesinde ... plaka sayılı aracın ağır hasar gördüğünü,  müvekkilinin pert haldeki aracı için karşı tarafın sigorta şirketine hasar dosyası açılması ve zararının tazmini amacıyla başvuru yaptığını, ... nolu dosyası değerlendirme için ekspertiz firmasına tevdi edildiğini, ekspertiz firmasından alınan bilgiye göre kusur tespitinin sigortalı kurum tarafından yapılamadığı, adli mercilere müracaat edilmesi gerektiği bildirildiğini belirterek fazlaya ilişkin her türlü haklarının saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL araçta meydana gelen hasarın tazmini ile bu bedelin kaza tarihi olan 29.08.2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (Sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı Magdeburger Sigorta vekili cevap dilekçesinde; Somut olayda alacak miktarının belirlenebilir olmasına rağmen davacının dava dilekçesinde HMK 107 md doğrultusunda belirsiz alacak davası niteliğinde istemde bulunduğunu, bu sebeple davada belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, kazanın oluşunda sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davacı tarafından gerçek zarar miktarı muteber delillerle ortaya konulmadığını, zararın varlığı ve miktarının da denetimine engel olunduğunu, davalı sigorta şirketinin 20 Mart 2020 tarihli ve 31074 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Yeni Genel Şartlara Göre belirlenecek gerçek zarar miktarından sorumlu tutulabileceğini belirterek davanın belirsiz alacak olarak açılmasında hukuki yarar olmadığından dolayı davanın usulden reddini, davacının ilgili kazada %100 kusurlu olması sebebiyle haksız başvurusunun reddine, uyuşmazlığa konu araçta meydana gelen hasarın Genel Şartlara göre hesaplanmasına, sorumluluğa esas kusur oranlarının tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasına, haksız ve mesnetsiz ekspertiz ücreti taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı-Karşı Davacı ... vekili karşı dava dilekçesinde; Davacı-karşı davalı tarafın sunmuş olduğu kamera kaydında müvekkilinin kırmızı ışıkta geçtiğine dair kanıt bulunmadığını, kazanın yaşandığı yerde kaza saatinde davacı tarafın geldiği yönde kontrollü geçiş uygulaması yapıldığını, şoförlerin kontrollü geçiş kurallarına göre hareket etmesi gerektiğini, davacı tarafın kontrolsüz bir şekilde kavşaktan çıktığını, müvekkilinin iddianın aksine yeşil ışıkta geçtiğini, kazaya sebebiyet veren tarafın davacı taraf olduğunu, müvekkilinin kusursuz olduğu kazada ağır hasar gören aracını kendi imkanları ile yaptırmak zorunda kaldığını, müvekkilin aracında kazadan doğan hasarların tamiri için 18.764,00 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin karşı davalı tarafın kusuru üstlenmemesi sebebiyle delil testini yaptırmak ve bilirkişi raporu almak zorunda kaldığını, bunun için toplam 1.292,90 TL masraf yaptığını belirterek davalı-karşı davacının kusursuzluğunun tespiti ve tescili ile birlikte öncelikle davacı tarafından açılmış olan davanın reddine,  karşı davanın kabulü ile birlikte 18.764,00 TL'si araç onarım parça ve işçilik bedeli, 1.292,90 TL'si yargılama gideri olmak üzere toplam 20.056,90 TL'nin karşı işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br> İlk derece mahkemesi tarafından Davanın Kabulüne, 23.000,00 TL hasar bedelinin davalı ... yönünden 29.08.2021 tarihinden itibaren davalı Magdeburger Sigorta yönünden 12.12.2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine,  Davalı-karşı davacı ...’nin açmış olduğu Davanın Reddine,  karar verilmiştir. <br>Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Davalı-Karşı davacı vekili  istinaf dilekçesinde;  İş bu dava henüz açılmamış iken taraflarınca Delil Tespiti yoluna başvurulduğunu ve ilgili dosya üzerinden yapılan Keşif ve Bilirkişi incelemesi neticesinde Davalı-Karşı Davacı ...'nin davaya konu trafik kazasında kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini (Kocaeli 4. Asliye Hukuk 2021/45 D.İş Sayılı Dosyası), akabinde yargılama sürecinde yerel mahkeme tarafından yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılan ve dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davalı ...'nin %25, Davacı-Karşı Davalı ...'nun ise %75 oranında kusurlu olduğu tespit edildiğini, Yerel mahkeme iki rapor arasından çelişki olduğundan bahisle dosyayı Adli Tıp Kurumu'na gönderdiğini ve gelen raporda ise davalı ... %100 oranında tam kusurlu sayıldığını, Yerel mahkeme dosyada mevcut ilk 2 rapor arasında çelişki olduğundan bahisle Ankara Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor istendiğini, bu husus hukuka uygun olduğunu, ancak Trafik İhtisas Dairesinden gelen rapor dosyada mevcut 2 rapor ile tam zıttı kanaatte olup, Yerel mahkemenin çelişkiyi giderme yönündeki iradesinin çelişkiyi daha da derinleştirdiğini, hali hazırda mahkeme dosyasında birbirinin tam zıttı kanaatte 2 rapor bulunduğunu, bu durumda karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflarınca çelişkinin giderilmesi için yeniden rapor talep edilmiş ise de, yerel mahkemenin talebi uygun bulmadığını ve hüküm kurduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Dava ve karşı dava, çift taraflı trafik kazasından kaynaklı onarım bedelinden kaynaklı takibin itiraza uğraması nedeniyle İtirazın iptali istemlerine ilişkindir.<br>Somut olayda, 29.08.2021 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası nedeniyle kazaya karışan her iki aracın da hasar görmüş olduğu  anlaşılmaktadır.<br>Bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde, kullanılamamasından doğacak zararlar sorumlu kişiden talep edilebilir. Bu nedenle aracın eski hale getirilmesi için yapılacak olan onarım giderleri ile aracın ekonomik olarak değerinin azalmasından kaynaklı zarardan, zarar veren sorumlu tutulmaktadır.  <br><br>6098 sayılı Borçlar Kanunun 49. Maddesin de düzenlenen \"haksız fiil\" olgusunun özel bir tezahürü de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85 vd. Maddelerinde düzenlenen motorlu araçların neden olduğu kazalarla ilgili sorumluluk halleridir. Bir motorlu aracın Karayolları üzerinde işletilmesi nedeniyle üçüncü kişilere karşı vermiş olduğu zararlardan dolayı araç sürücüsü, işleten, bağlı bulunduğu teşebbüs müştereken ve müteselsilen sorumludur. Motorlu taşıtların neden olduğu zararların giderilmesi için özel bir sorumluluk sistemi getirilerek motorlu araçlar için mali mesuliyet sigortası zorunluluğu getirilmiştir.(2918 sayılı Yasa madde 91). Tazminat sorumluluğu dört temel koşulu gerektirmektedir. Bunlar : Hareket ( eylem- fiil) , Netice ( zarar veren sonuç) , illiyet bağı ve kusurdur. Türk Borçlar Kanun 49. Maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir eylem nedeniyle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olduğuna göre, haksız fiil sorumluluğunun kusura dayalı bir sorumluluk olduğundan şüphe duyulmamaktadır.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 74. Maddesi \" Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.\" düzenlemesine haiz olup; Yüksek Mahkeme ve Doktrin görüşleriyle kabul edilen ilkelere göre hukuk hakimi ceza mahkemesinin mahkumiyet kararıyla bağlı olduğu gibi, ceza yargılamasındaki kesinleşen maddi olgularla da bağlıdır. Ceza Hukuku alanında suç olarak kabul edilen bir eylemin Özel Hukuk alanında tezahürünün de haksız fiil veya geçersizlik olduğunun kabulü gerekmektedir. <br>Davalı-karşı davacının kusura ilişkin bilirkişi raporu talebi delil tespiti kapsamında olmamakla birlikte Kocaeli 4.Asliye Hukuk Mahkemesince yanılgılı bir şekilde kusur yönünden 2021/45 D.İş sayılı dosyası kapsamında trafik bilirkişinden kusur raporu alınmış olduğu ve alınan raporun içeriğine göre rapor talep edenin beyanına göre kusur dağılımının yapıldığı ve kazaya ilişkin kamera kayıtları yapılmadan kusur değerlendirmesi yapıldığı ve sonuç olarak davacı-karşı davalının tam kusurlu olduğu, davalı-karşı davacının ise kural ihlalinin bulunmadığına ilişkin rapor düzenlendiği görülmektedir.<br>Eldeki dava dosyası kapsamında ise Trafik bilirkişisi  tarafından hazırlanan 12.03.2023  tarihli raporda davacı-karşı davalının %75 oranında kusurlu olduğu, davalı karşı davacının ise %25 oranında kusurlu olduğu şeklinde görüş bildirilmiş olduğu anlaşılmaktadır.<br>Mahkemesince çelişkinin giderilmesi bakımından dosyanın gönderildiği ve kazaya ilişkin kamera kayıtları izlenerek ve değerlendirilerek Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda ise davalı-karşı davacının izlenenen kamera görüntülerine göre kendisine kırmızı ışık yandığı halde ışık ihlali yaparak davacı karşı davalının aracına çarpmış olmakla tam kusurlu olduğu, davacı karşı davalıya atfı kabil bir kural ihlali bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır.<br>Buna göre öncelikle yukarıda belirtildiği üzere delil tespit dosyası kapsamında beyana göre düzenlenen kusur raporuna itibar edilmesine olanak bulunmamaktadır. Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporun ise  olayın meydana geliş biçimine uygun olduğu, tarafların kusur durumlarının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bu kanuna dayalı olarak hazırlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğine olarak hazırlanmış olduğu değerlendirildiğinden; mahkememizce de davalı-karşı davacı araç sürücüsünün ışık ihlali nedeniyle kazanın gerçekleşmesinde asli (%100) oranında kusurlu olduğu ve anılan kazanın gerçekleşmesinde davalı karşı davacının  trafik kural ihlalinin temel etken olduğu kabul edilmiştir. <br>Dairemizce, ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br><br>\tH Ü K Ü M\t\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31.10.2023 tarih ve 2022/65 Esas, 2023/571 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı-karşı davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davalıdan alınması gereken 1.571,13 TL (Asıl Dava) + 615,40 TL (Karşı Dava) istinaf karar harcından peşin alınan 393,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.793,53 TL harcın davalı-karşı davacı ...'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-İstinaf yoluna başvuran davalı-karşı davacının yaptığı istinaf giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf gider avansının harcanmayan kısımlarının hesap edilerek yatırana iadesine, <br>5-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 27.02.2025<br><br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br>           *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4ac079d29a9da7b5","SID":"8b0462d8eaf01630"}}