{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL BAM  <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/97 <br>KARAR NO:2025/322<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:22/12/2020<br>NUMARASI:2018/959 Esas - 2020/873 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Kasko Sigorta Poliçesine Bağlı Rücuen Tahsil İçin İtirazın İptali<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/02/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi  kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirkete kasko poliçeli aracın, davalıların maliki ve trafik sigortacısı oldukları aracın arkadan çarpması ile meydana gelen trafik kazası neticesinde hasarlandığını, karşı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunu, dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın tahsili için davalılar aleyhine başlattıkları takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile; davaya konu kazanın 07.09.2014 tarihinde meydana geldiğini, takibin ise 11.10.2017 tarihinde başlatıldığını, talebin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... davaya karşı cevap dilekçesi sunmamıştır.İlk derece mahkemesince; davacı tarafça davalılar aleyhine 27.09.2017 tarihinde 16.136,00-TL asıl alacak ve 4.316,93-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.452,93-TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, davalı tarafça borca itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı, davacı tarafça hasar dosyası için 08.10.2014 tarihinde 15.627,54-TL, 10.10.2014 tarihinde 508,58-TL olmak üzere toplam 16.136,12-TL hasar ödemesinin anlaşmalı servise yapıldığı, alınan bilirkişi raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, hasar miktarının kadri maruf olduğu, kazaya kusuru ile sebep olan aracın maliki davalı ...'ın zarardan sorumlu olduğu, bilirkişi yönünden işlemiş faiz yönünden hesaplama yapılmamış ise de, mahkemece yapılan hesaplamaya göre ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş yasal faizin 5.761,22-TL olduğu ancak davacı tarafça takipte 4.316,93-TL talep edildiği ve taleple bağlı kalınması gerektiği, davalı sigorta şirketi tarafından cevap dilekçesi ile davanın niteliğine göre zamanaşımının başlangıç tarihinin zarara neden olan haksız fiil tarihi olmayıp, haksız fiil sonucu doğan zararın, zarar görene ödendiği tarih olduğu, dosyaya sunulan ekstrelerde ... numaralı hasar dosyası için 08.10.2014 tarihinde 15.627,54 TL, 10.10.2014 tarihinde 508,58 TL olmak üzere toplam 16.136,12 TL hasar ödemesi yapıldığı, icra takibinin ise 27.09.2017 tarihinde iki yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra başlatıldığı anlaşılmakla davalı sigorta şirketi yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, davacı vekilince, kazaya karışan aracın plakasının kaza tespit tutanağına hatalı yazıldığı, bu nedenle sorumlu kişinin  27.09.2017 tarihinde öğrenildiği ve zamanaşımı süresinin bu tarihten başlatılması gerektiği ileri sürülmüş ise de, kaza tespit tutanağında araç maliki olarak ...'ın yazılı olduğu, ZMMS poliçe numarasının  yazılı olduğu kaza tespit tutanağındaki bilgilerin zarar sorumlularını öğrenmesi için yeterli olduğu ve davacının zamanaşımının dolmadığına yönelik iddiasının dinlenemeyeceği gerekçesi ile;\"1-Davacının, ... Şirketi aleyhine açtığı davanın zaman aşımı nedeni ile REDDİNE, 2-Davacının ... adına açtığı davanın KABULÜ ile, davalının ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına\" karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince ve davalı ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri; davaya konu kazaya ilişkin düzenlenen anlaşmalı kaza tespit tutanağında kazaya karışan aracın plakasının ... yerine sehven ... olarak yazıldığı, müvekkili şirket tarafından da tramer kayıtlarında belirtilen ... plaka sayılı araç maliki dava dışı ... ve ... A.Ş. aleyhine icra takibi başlatıldığı, dava dışı ...'in müvekkili şirket ile iletişime geçmesi neticesinde de kazaya karışan araç plakasının davalı ... Şirketi olduğunun tespit edildiği, bunun üzerine 28.09.2017 tarihinde davaya dayanak takibin başlatıldığı, davanın, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, kaza tespit tutanağında yer alan bilgilerin eksik ve hatalı olması nedeniyle failin takip tarihi itibariyle öğrenildiğinin kabulü gerektiği hususuna ilişkindir.Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri; müvekkiline yüklenen kusuru kabul etmedikleri, kaza sonrasında karşı araç sürücüsünün kusuru kabul ederek müvekkilinden özür dilediği, müvekkili tarafından kusurunun bulunmaması ve kazanın üzerinden iki yıldan fazla süre geçmesi nedeniyle takibe itiraz edildiği, davanın yapılan yargılaması sırasında diğer davalı sigorta şirketi ile iletişime geçtiğinde, zararın sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğu, kendisinin birşey yapması gerekmediği hususu telkin edilince yargılama sırasında sessiz kaldığı, ancak yargılama neticesinde davalı sigorta şirketi yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş iken zarardan tek başına sorumlu tutulmasının hatalı olduğu hususlarına ilişkindir.Dava, kasko poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen tazminatın zarar sorumlusundan tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.(1) Davacı vekilinin istinaf talebinin incelenmesinde;Sigorta bedelini ödeyen sigortacının, zararına yol açan kişi aleyhine sigorta ettirenin halefi sıfatıyla rücu taleplerinde zamanaşımı,sigortalının aynı kişiye karşı yönelteceği talebin zamanaşımına tabidir.Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/1. madde hükmünde; \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.\" düzenlemesine yer verilmiştir.Eldeki davada; davalıların maliki ve trafik sigortacısı oldukları aracın plakası ... iken kaza tespit tutanağında sehven... olarak belirtilmiş ise de, kazaya karışan araç malikinin davalı ... olduğunun, sigorta poliçe numarasının ve poliçeyi düzenleyen acentenin adının yazıldığı, söz konusu hususların ilk derece mahkemesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere, tacir olan davacı yönünden, zarardan sorumlu sigorta şirketinin tespiti için yeterli olduğu gözetildiğinde, kaza tarihi olan 07.09.2014 tarihinden itibaren 2918 sayılı KTK'nın 109/1 madde hükmünde öngörülen 2 yıllık zamanaşamı süresinin 07.09.2016 günü itibariyle sona erdiği, davaya dayanak icra takibinin ise zamanaşımı süresinden sonra 27.09.2017 tarihinde başlatıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından takibe yapılan itirazda zamanaşımı definde bulunulduğu gözetildiğinde, KTK'nın 109/1.madde hükmü gereğince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken TBK'nın 73/1 madde hükmü gereğince ödeme tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, davacı vekilinin istinaf talebi bu nedenle yerindedir.(2) Davalı ... vekilinin istinaf talebinin incelenmesinde; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; dosya kapsamına ve kazanın oluş şekline uygun, denetime açık, ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi raporunun hükme esas alınarak davalının zarardan sorumluluğuna karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... vekilinin istinaf talebi yerinde değildir.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine, (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince ilk derece mahkemesinin gerekçesi değiştirilmek suretiyle, ilk derece mahkemesinin hükmündeki diğer hususlara dokunulmaksızın yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun (1) nolu bentte açıklanan nedenle KISMEN KABULÜNE, davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü uyarınca ESASTAN REDDİNE,a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine,b/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ....'dan karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 1.397,14-TL harçtan peşin yatırılan 349,29-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.047,85‬-TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,d/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına,2/İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/12/2020 tarih ve 2018/959 2020/873 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,-Davacının, ... Şirketi aleyhine açtığı davanın zaman aşımı nedeni ile REDDİNE,-Davacının ... adına açtığı davanın KABULÜ ile, davalının ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına,a/Alınması gerekli 1.397,14-TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 247,03-TL harçtan mahsubu ile eksik bakiye 1.150,11-TL'nin davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına, b/AAÜT hükümleri uyarınca davacı vekili için takdir olunan 4.080,00-TL vekalet ücretinin  davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,c/Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı ... şirketi vekili için taktir olunan 4.080,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,ç/Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 288,13-TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,d/Davacı tarafından sarfedilen 650,00-TL bilirkişi ücreti ve 192,20-TL posta ücreti toplamda 842,20-TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,e/Davalı ... şirketinin sarf ettiği yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3/Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanın ilgilisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cabcae50b301e844","SID":"809a396afd2b05cb"}}