{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2025/69 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/127<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Fesih İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 29/01/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 17/02/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sahibi olarak göründüğü ... Şirket isimli firmanın 12/07/2024 tarihinde tarafına devir edildiğini, davaya konu şirketin, tarafınca kurulmadığını, söz konusu şirketin asıl sahiplerinin, şirketin sahipleri ve işi yürüten kişilerin tarafına şirketle alakalı ve üzerlerindeki icrai işlemlerin varlığından bahisle anılan şirketin yöneticiliğini yapamayacaklarını tarafına ilettiklerini, bu doğrultuda dava konusu şirketin devrinin tarafına yapıldığını, vergi dairesi ile yapılan görüşmelerde şirketin resen terk işlemi uygulandığının bildirildiğini, kaldı ki şirketin, defterleri, kaşeleri, hiçbir evrakının kendinde bulunmadığını, yapılan hiçbir işlemin tarafınca yapılmadığını, bu sebeple ileride soruşturmalar açılması muhtemel olacağını zaten bu hususta mağduriyet yaşayacağının izahtan veraset olduğunu, tüm bunlara rağmen ileride daha büyük problemlerin yaşanmasının önüne geçebilmek adına huzurdaki davayı ikame etme zaruretinin hasıl olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu \"Sona erme sebepleri ve sona ermenin sonuçları\" başlıklı 636/3. maddesi \" ...Haklı sebeplerin varlığı halinde ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir.\" şeklinde olduğunu, maddenin, kanunun haklı nedenlerin varlığı halinde şirketin feshini isteyebileceğini hüküm altına aldığını, kanunun açıkça hangi hallerin haklı neden olduğuna dair hüküm belirlemediğini, davanın kabulü ile şirketinin TTK 636/3. maddesi uyarınca haklı nedenle tasfiyesiz olarak feshine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dava, TTK m.636 ve devamı maddeleri gereğince haklı sebebe dayalı olarak şirketin feshine olarak açılmıştır.<br>Söz konusu dava ile ilgili Mahkememiz görevli olmakla birlikte yetki hususunun ele alınması gerekmektedir.  <br> 6100 sayılı HMK m.14/f.2 hükmü uyarınca \"Özel hukuk tüzel kişilerinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için ,ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. \"düzenlemesi dikkate alınmalıdır. <br>Yine 6102 TTK'nın 531. maddesinde ''Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.'' hükmü düzenlenmiştir.<br>Öte yandan davacının dayanmış olduğu TTK m. 636/f.2 hükmü uyarınca \"ortaklardan birinin şirketin feshini istemesi üzerine, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, şirketin feshine karar verebilir.\"<br>Yukarıda anılan tüm hükümler çerçevesinde, şirketin feshi davaları yönünden şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu anlaşılmaktadır. Esasen Yargıtay uygulaması dahi bu yöndedir.<br>Buna göre dava tarihi itibariyle davalı şirketin sicil adresinin \"...\" olduğu, bu yerin halihazırdaki HSK kararları dahi dikkate alındığında Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı çevresinde bulunduğu anlaşılmaktadır. <br>Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK m.114/f.1 bend(ç) uyarınca mahkemelerin kesin yetkili olması dava şartlarından olup HMK m.115 hükmü uyarınca dava şartı olan bu hususun her zaman ve her aşamada mahkemece kendiliğinden araştırılması gerekli ve zorunludur. Bir başka deyişle, davalı tarafından somut davada olduğu üzere bu konuda herhangi bir cevap dilekçesinin sunulmamış olması kesin yetki hususunun incelenmesine engel değildir.  <br>Her ne kadar bir kısım BAM uygulamalarında kesin yetki nedeniyle, davanın usulden reddolunması durumunda, dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesinin mümkün olamayacağı benimsenmiş olsa da Mahkememizin halihazırdaki başkanı tarafından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu'na uyuşmazlığın giderilmesi için yapılan başvuru sonucunda Yargıtay 6. HD. tarafından verilen kararda dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi gerektiği benimsenmiştir.<br>Yapılan açıklamalar karşısında; HMK m.114/f.1 bend (ç) hükmü uyarınca davalı şirket yönünden Mahkememizin kesin yetkili mahkeme olmaması nedeniyle ve  dava şartı yokluğundan davalı aleyhine açılan davanın usulden reddine, talep halinde dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, HMK.m.20/f.1 hükmü uyarınca kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten itibaren; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurulması durumunda dosyanın yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere Hukuk Mahkemesi Tevzi Bürosuna teslimine dair karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-HMK m.114/f.1 bend (ç) hükmü uyarınca davalı şirket yönünden Mahkememiz'in kesin yetkili mahkeme olmaması nedeniyle ve  dava şartı yokluğundan davalı aleyhine açılan davanın usulden reddine,<br>Talep halinde dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, <br>2-HMK.m.20/f.1 hükmü uyarınca kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten itibaren; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurulması durumunda dosyanın yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere Hukuk Mahkemesi Tevzi Bürosuna teslimine,  <br>3-Harç, vekalet ücreti ve yargılama giderinin HMK.m.331/f.2 hükmü uyarınca yetkili mahkemece dikkate alınmasına, <br>Dair, gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK.m.341 hükmü uyarınca İstanbul BAM nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.  17/02/2025<br><br><br>Başkan ...<br> <br>Üye ...<br> <br>Üye ...<br> <br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01c0270cb73d4364","SID":"b8ca18592fd5298a"}}