{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL BAM  <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/2238 <br>KARAR NO:2025/338<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:23/01/2024<br>NUMARASI:2023/350 Esas - 2024/30 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Nedeniyle Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/02/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi  kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Davacılar vekili dava dilekçesi ile; 13.07.2018 tarihinde müvekkili ...'ın, yolcu olarak bulunduğu tescilsiz motosiklet ile ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde yaralandığını, kazaya karışan motosikletin zorunlu trafik sigortasının bulunmaması nedeniyle müvekkilinin zararının giderilmesi için davalıya yaptıkları başvurunun olumsuz sonuçlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) her bir müvekkili için 25,00'er-TL olmak üzere toplam 75,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında 10.11.2021 tarihinde sunduğu dilekçe ile; maddi tazminat taleplerini davacı ... yönünden geçici iş göremezlik için 14.537,22-TL'ye, sürekli iş göremezlik için 345.462,78-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.Yargılama aşamasında davacı asiller bizzat sundukları 28.02.2022 havale tarihli dilekçe ile; davacılar ... ve ... yönünden tüm taleplerinden, davacı ... yönünden ise bakıcı ve tedavi giderine ilişkin taleplerinden feragat ettiklerini bildirmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; kazaya karışan motosikletin hurdaya ayrılmış olması sebebiyle müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, trafikten çekilen araçların yeniden tescil edilmeksizin trafiğe çıkmaları ve zorunlu trafik sigortası yaptırmalarının mümkün olmadığını, kaza nedeniyle sadece ...'ın yaralanması nedeniyle diğer davacıların geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmalarının mümkün olmadığını, müvekkili kurumun geçici  iş göremezlik zararından sorumlu olmadığını, kusur durumunun ve davacının zararının bilirkişi raporu ile belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesinin; davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, davacılar ... ve ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine dair 27.09.2022 tarihli 2019/607 Esas ve 2022/769 Karar sayılı ilamının, davalı vekilinin istinaf talebi üzerine11.05.2023 tarihli 2022/2370 Esas ve 2023/776 Karar sayılı ilamı ile; \"...Kaza tutanağında davacı tarafın zarara sebep olduğunu iddia ettiği motosikletin tescilsiz-hurda olduğu belirtilmiştir. Bu durumda davalı ...na trafik sigortasız aracın neden olduğu zarar iddiası ile husumet yöneltildiği, ...nın sorumluluğunun sigortalılık yasası ve ... yönetmeliğine göre ancak ZMSS yaptırması zorunlu bir araç bulunması halinde söz konusu olabileceği, davalıya husumet düşüp düşmediğinin doğru biçimde tespit edilmesinin gerekliliği ve bu hususun re'sen gözetileceği dikkate alınmak suretiyle; kazaya karışan araca ait trafik tescil dosyasının tamamının (aracın ilk tescil kaydından itibaren) ilgili merciden getirtilmesi ile aracın tescil kaydının silinip silinmediğinin, silinmiş ise silinme sebebinin ve yeniden tescilinin yapılıp yapılmadığının saptanması ile davalının hukuki durumunun yukarıda açıklanan yasa ve mevzuat hükümleri kapsamında takdir ve tayini gerekirken anılan hususlar için yeterli araştırma yapılmadan ve bu hususlar karar yerinde tartışılmadan karar verilmesi doğru olmadığı...\" gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilmiş,Dairemizin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesince; \"... KTK 21/5 maddesi ve 86 maddesine göre dava konusu hurdaya ayrılan motosikletin  trafiğe çıkması ve onarılsa bile tescili mümkün değildir. Buna göre söz konusu motosiklet için ZMMS poliçesi de yaptırılamaz. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/8149 esas 2017/8134 karar sayılı ilamı) ...nın ZMMS Sigorta poliçesi yaptırma zorunluğu olmayan motosiklet  yönünden herhangi bir sorumluluğunun ortaya çıkmayacağı...\" kanaati ile;\"1-Davacı ... ' ın davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, 2-Davacılar ... ve ... ' ın davasının feragat nedeniyle reddine\" karar verilmiş, karara karşı davacı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı ... vekilinin istinaf nedenleri; kazaya karışan motosikletin hurdaya ayrıldığına dair savunmanın davalı tarafça süresi içerisinde ileri sürülmediği, istinaf incelemesi sırasında ileri sürülen söz konusu iddianın, savunmanın genişletilmesi yasağına aykırılık teşkil ettiği, kazaya karışan aracın hurdaya ayrıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin dosya kapsamında bulunmadığı hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, \"sıfat\" yerine \"husumet\" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat, dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. Oysa dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı veya yükümlü konumda olup olmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re’sen göz önünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def’î de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.I., İstanbul 2001, s. 1157 vd.).(Bknz. Yargıtay 4. HD'nin 23.12.2021 günlü 2021/4964 E. - 2021/10954 K. Sayılı ilamı) Somut olayda; davaya konu kazaya, sürücüsünün kusuru ile sebep olan motosikletin trafik sigortasının bulunması gerektiği ve kaza tarihinde geçerli bir trafik sigortası bulunmadığı iddiası ile davalı ... aleyhine eldeki dava açılmıştır. Davalının anılan zarardan sorumlu tutulup tutulmayacağı, diğer bir ifade ile davada taraf sıfatı olup olmadığı, davaya konu zarardan yükümlü olup olmadığı, kazaya konu aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olmasına bağlıdır. Davalının anılan kaza nedeni ile ortaya çıkan zarardan sorumlu olup olmayacağı, husumete ilişkin bir uyuşmazlık olup, husumet itirazı ilk itirazlardan olmayıp yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi resen de ele alınabilecektir. Dosya kapsamında yer alan Türkiye Noterler Birliği'nin 05.10.2023 tarihli cevabi yazısında; davaya konu kazaya karışan motosikletin şase numarasından yapılan sorgulamaya göre ... plaka sayılı araç iken 19.09.2016 tarihinde ilgili trafik tescil birimi tarafından hurdaya ayrılarak, kaydının kapatıldığı bildirilmiştir.Açıklamalardan sonra sonuç olarak; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kaza tespit tutanağı ve Türkiye Barolar Birliği'nin cevabi yazı içeriği ile, davaya konu kazaya sürücüsünün kusuru ile sebep olan motosikletin kaza tarihinden evvel hurdaya ayrıldığının belirlenmiş olmasına, husumete yönelik itirazın yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek olmasına ve dosya kapsamından anlaşıldığı takdirde mahkemece resen ele alınması gerekmesine göre yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı ...'dan karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80-TL istinaf ilam harcının davacı ...'tan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama  giderlerin üzerinde  bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 27/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5c3aa16528c3ef3d","SID":"f93c1164a4b7976a"}}