{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/131 <br>KARAR NO: 2024/1925<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/11/2023<br>NUMARASI: 2023/798 Esas -  2023/1160 Karar<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/12/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekili ile davalı ... mirasçıları vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacılar vekili ibraz ettiği dava dilekçesinde özetle, Bakırköy 20. İş Mahkemesi’nin 2020/114 esas sayılı dosyasında ihyası talep edilen şirkete karşı hizmet tespiti davası görüldüğünü, mahkeme tarafından kendilerine ihya davası açmak üzere süre verildiğini belirterek şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;  davanın reddine karar verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.Davalı Müteveffa ... mirasçıları vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini, dava masrafları ve vekalet ücretlerinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; \"Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerin birlikte değerlendirilmesinde, davacının şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla açılan davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... Şirketi ...'nın Bakırköy 20. İş Mahkemesinin 2020/114 E sayılı dosyası ile sınırlı  olarak ihyasına\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yargılama giderleri ve tasfiye memuru ücretinin davacı üzerine bırakılmasının yasaya aykırı olduğunu, vekalet ücretine hükmedilmemesinin yasaya aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın bu yönü ile kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı ... mirasçıları vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kolektif şirketlere ilişkin ek tasfiye memuru tayinin, çekişmesiz yargı işi olduğunu, çekişmesiz yargı işi olarak düzenlenen bir talebin, davacı tarafından bu davalılar ile diğer davalılara husumet yöneltilerek açılması sonucunda elde edilecek bir hukuk fayda bulunmadığını, bu nedenle işbu davanın dava şartı eksikliği nedeni ile reddi gerektiğini, davanın husumet yokluğu nedeni ile reddedilmesi gerektiğini, davada husumetin yalnızca ticaret sicil memurluğuna yöneltilmesi gerektiğini, şirketin ihyasının istenebileceği şartların mevcut olmadığını, beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı ... mirasçıları vekili ve davacı vekili tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.TTK'nın 547. maddesi gereğince \" (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde \"şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir\" hükümleri   düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına  olacaktır. Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir. TTK 547. Maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir. Yargıtay uygulamalarına göre kollektif  şirketlere de uygulanan 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine göre; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescili istenebilir. Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul  Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı ... Kollektif Şirketi ... şirketinin 31/07/1991 tarihinde şirketin feshinin bildirilmesi üzerine ticaret sicil kaydının terkin edildiği , ihyası talep edilen şirket aleyhine Bakırköy 20. İş Mahkemesi'nin 2020/114Esas sayılı davanın derdest olduğu  anlaşılmıştır. TTK 553 maddesinde kanuni istisnalar hariç sona eren şirketin tasfiye haline gireceği düzenlenmiştir. Kollektif şirketler için düzenlenen TTK 272 maddesi uyarınca kollektif şirketin tasfiyesi, iflas dışındaki sona erme hallerinde tasfiye memuru tarafından yapılacağı  ve TTK 273/2 maddesi uyarınca bir tasfiye memuru seçilmemişse tüm ortaklar veya kanuni temsilcileri tasfiye memuru sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre şirket ortağı davalı ... mirasçıları tarafından  seçilmiş bir tasfiye memuru bulunduğu hususu iddia ve ispat edilmemesine göre tasfiye memuru sayılan  şirket ortağının mirasçısına husumet yöneltilmesi doğrudur. Davalı ... mirasçıları vekili davacının tasfiyenin sona ermesinden sonra açılan davada hizmet tespiti tespite elverişli belgelerin saklama sürelerinin geçmesi nedeniyle  hukuki yararı olmadığını  belirterek şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığını ileri sürmüş is de ileri sürülen bu husular eldeki davada incelenmesi gereken bir konu olmayıp devam eden derdest davanın konusunu oluşturduğundan, davalı vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Bu hale göre davacının anılan dava dosyası  nedeniyle  şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır. Bu durumda  mahkemece davanın  kabulüne ve  şirketin ticaret sicil kaydının ihyasına ve TTK 547/2 maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması gerekli olduğundan şirkete tasfiye memuru atanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak TTK 547/2 maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri yapmak üzere öncelikle davada taraf olan son tasfiye memuru atanması gerektiği halde mahkemece davalılardan birinin  tasfiye memuru olarak  atanmaması gerekçesi açıklanmadan şirket dışı 3. bir kişinin tasfiye memuru olarak atanması ve ek tasfiye sürecinden  tasfiye memuru  tasfiyenin gereği gibi yapmaması nedeniyle sorumlu olduğu hususu  göz ardı edilerek  ihya edilen şirket tarafından ödenmek üzere tasfiye memuruna ücret takdir edilmesi ve tasfiye memurunun yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması usul ve yasaya aykırı olduğundan doğru bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı ... mirasçıları vekilinin istinaf başvurusunu reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine  karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı ... mirasçıları vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 4-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 5-Davalı ... mirasçıları vekilinin  tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  27/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fc1ba6dcc727b6a8","SID":"21d28006bc26a021"}}