{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/502 <br>KARAR NO: 2024/1923<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/12/2023<br>NUMARASI: 2023/776 Esas -  2023/1145 Karar<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/12/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  müvekkili Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi  bünyesinde 2005-2008 yıllarında proje yöneticisi olarak iş sözleşmesi çerçevesinde çalıştığını ancak müvekkili işten ayrıldıktan sonra hizmet dökümünü aldığında davalı şirket bünyesinde sigortalı olarak çalıştığı dönemlere ait muhtelif zamanlarda SGK primlerinin eksik ödendiği ve/veya gerçek aldığı maaş üzerinden ödemelerinin yapılmadığını, Tasfiye Halinde ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi aleyhine İstanbul 19.İş Mahkemesinin 2017/596 esas sayılı davası ikame edildiğini ve davanın lehlerine olacak şekilde sonuçlandığını ancak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin dosyaya işbu davada ihyası istenen şirketin de eklenmesi gerektiği gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verdiğini,  ticaret sicili kayıtlarından şirketin tasfiye edilerek kapatıldığını, sicilden terkin edildiğinin görüldüğü, izah edilen hususlar nedenlerle İstanbul Ticaret Sicilinde kayıtlı  Tasfiye Halinde ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, kendisi aleyhine husumet yönetilebilmesi ve bu davada takip işlemlerini gerçekleştirebilmesi için son tasfiye memuru ...'ın veya mahkemece uygun görülecek bir kimsenin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini, yargılama ücreti ve ücret-i vekaletin karşı yana yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını,  tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, izah edilen nedenlerle müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; tasfiye sürecinin tüm aşamalar usulüne uygun olarak yerine getirilerek hukuka uygun olarak başladığını, devam ettiğini ve tamamlandığını, tasfiye sırasında yerine getirilmesi gereken tüm aşamaların eksiksiz bir şekilde ifa edildiğini,  izah edilen nedenlerle davanın reddine, dava tarihi itibarıyla yapılan ve yargılama esnasında yapılacak her türlü yargılama gideri ile vekâlet ücretinin Davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince davanın KABULÜ ile, ,İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... Sicil Numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin, Bakırköy 19. İş Mahkemesi 2023/250 esas sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması ve verilecek hüküm ile ilgili işlemlerin infazı amacıyla İHYASINA, Tasfiye işlemlerini yürüten ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına, Kararın tescil ve ilanına,\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihya davalarının yazılı yargılama usulüne tabi olmasına karşılık yargılamanın basit yargılama usulü ile yürütülerek neticelendirilmiş olmasının usule aykırı olduğunu, somut uyuşmazlığın, basit yargılama usulü ile yürütülmek suretiyle neticelendirildiğini, ilgili TTK ve HMK hükümleri incelendiğinde ek tasfiye -uygulamadaki adıyla ihya davası- yargılamalarının yazılı yargılama hükümlerine tabi olduğunun görüleceğini, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları ile doktrin görüşleri, usul hükümlerine aykırı ve sonuç olarak savunma ve adil yargılanma hakkını ihlal edici kararın ortadan kaldırılarak yargılamanın yazılı yargılama usulüne göre yürütülmesi gerektiğini ortaya koyduğunu, huzurdaki yargılamanın tasfiye memurlarına karşı ikame edilen bir sorumluluk davası olmadığından, hukuka aykırı kararın istinaf incelemesi sonucu bozulması gerektiğinin açık olduğunu, konuya ilişkin müstakar nitelikteki Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri kararları incelendiğinde yazılı yargılama usulüyle yürütülmesi gerekirken basit yargılama usulü ile yürütülen ihya davası yargılamalarının usulden bozulmaları/yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğinin görüleceğini, tasfiye sürecinin, tüm aşamalar usulüne uygun olarak yerine getirilerek hukuka uygun olarak başladığını ve tamamlandığını beyanla, ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava,TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru  tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. TTK'nın 547. maddesi gereğince \"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde \" şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir\" hükümleri   düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran   fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda   bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına  olacaktır. Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp,tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına  imkan sağlayarak   tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir. Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı ... Sanayi Tic.Ltd.Şti 'nin tasfiye memuru tarafından  şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının 05/12/2019 tarihinde terkin edildiği , ihyası talep edilen şirket aleyhine açılan İstanbul 19.İş Mahkemesi'nin 2023/250 Esas sayılı davanın (İstanbul Bam 34.H.D'nin  2021/1158 E-2023/467 karar sayılı kaldırma kararı öncesi esası 2017/596 )derdest olduğu görülmüştür. Yargıtay HGK'nun 2017/11-2924 esas 2018/1935 karar sayılı ve 13.12.2018 tarihli ilamı uyarınca davalı tasfiye memurunun eldeki davanın yazılı yargılama usulüne tabi olduğu yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmediği gibi (Y11.H.D 'nin 07.12.2009 tarih ve E: 2008/7980 -K: 2009/12584), tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir dava mevcut iken tasfiyenin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir. Bu hale göre davalı tasfiye memurunun tasfiyenin usulüne uygun olduğunu yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiş ve   davacının   anılan dava dosyası  nedeniyle  şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki  hukuki yararı bulunduğu ve terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır. Bu durumda  mahkemece davanın  kabulü ile davaya konu  şirketin  ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulanmamaktadır. Açıklanan nedenlere  davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve  şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde  ileri sürülen  istinaf sebebi yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tasfiye memuru tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tasfiye memuru tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"88cd691049fe252c","SID":"dd87eec7dee17fe3"}}