{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1829 <br>KARAR NO: 2025/158<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)<br>TARİHİ: 29.09.2020<br>NUMARASI: 2016/315 Esas - 2020/188 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki  itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, temlik eden hakkında davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, temlik alan hakkında açılan davanın ise  pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine  dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... ve ... İstanbul Milli Gemi Sicilinin ... sırasında kayıtlı 139,77 gros 63,98net tonilatoluk ... Balık Avlama gemisinin ...'la birlikte sahipleri olduğunu, T.C. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme  Bakanlığı İstanbul Liman Başkanlığı Gemi Sicil Müdürlüğü'nde sorulduğu taktirde anlaşılacağı üzere ... isimli geminin ... (45/100 pay) , ... (10/100pay ) ve ... (45,100pay) sahipleri olduğunu,   müvekkil şirket ile ...  A.Ş. Arasında Aracılık Hizmet ve Garantörlük Sözleşmesi imzalandığını ,  müvekkil şirket tarafından yönlendirilen müşteriye ... AŞ. Tarafında satış yapılması durumunda , satış tutarı üzerinden ... 'in belirleyeceği oran ve miktar üzerinden  müvekkil şirkete hizmet bedeli ödendiğini, ... A.Ş. Tarafından  ÖTV'si  indirgenmiş deniz yakıtı satışının müşteriye yapılması durumunda sözleşmede de açıkça yazıldığı üzere müvekkil şirket HİZMET VEREN/ARACI/GARANTÖR  sıfatıyla borcun ödenmemesinden ... A.Ş. Ye  karşı müşteriyle birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu, ... Petrol Ürünleri Taşımacılık  Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından ( müvekkil şirketin aracılığı ile ve yine müvekkil şirketin garantörlüğü altında) toplam 57.229 Litre ÖTV 'si indirilmiş deniz yakıtı  müvekkil şirketin aracılığı ve garantörlüğü  ile ... isimli geminin   ihtiyacının karşılanması ile ilgili olarak davalıların sahibi bulunduğu gemiye satıldığını,  davalıların sahibi bulunduğu gemi için alınan yakıt bedelinin  ... AŞ. Ye sahipleri tarafından ödenmediğini bu nedenle davalılara ... AŞ tarafından satışı yapılan ÖTV'si indirlmiş deniz yakıtı bedeli 99.580,28 TL tutarındaki 4 adet fatura bedeli sözleşme hükümleri gereği müvekkil şirket tarafından ... AŞ 'ye ödendiğini, ... AŞ'de  davalılardan olan alacağını müvekkil şirkete devrettiğini,  müvekkil şirket ... San.Tic.Ltd.Şti son fatura bedeli 29.754,09TL bakiye alacağının tahsili amacıyla ...  ve ... ile ... aleyine Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ...E sayıl dosyasında icra takibi başlattığını,  davalıların haksız itirazları sebebiyle takip davalılar adına durduğunu,  haksız olan itirazının  iptaline, takibin devamına %20 icra inkar tazminatı ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, savunmasında özetle; müvekkillerinin  ilgili dönemde ... isimli teknenin iddia edilen dönemde hissedarı olmalarına rağmen, işleticiliği aynı zamanda kaptanlığı görevi diğer bir hissedar olan ... tarafından yürütüldüğünü ,  davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini, müvekkilleri aleyhine haksız ve hukuka aykırı  surette ikame edilen işbu davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin  davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Tüm dosya kapsamı itibariyle, ... isimli balık avlama gemisine dava konusu fatura tarihlerinde davalılardan ...'ın %45, ...'in %10, dava dışı ...'ın %45 hissedar olacak şekilde malik olduğu, gemi üzerinde donatma iştiraki tesis edildiği, TTK.17. Maddesinde yer alan \"tacire ilişkin hükümler donatma iştirakine de aynen uygulanır'. Hükmü gereğince,  tacir sıfatının donatma iştirakine ait olacağı, dolayısıyla donatma iştirakinin alacaklarının iştirak tarafından ileri sürülebileceği gibi borçlarından dolayı da iştirake karşı takip yapılabileceği, iştirakin borcundan ortakların doğrudan sorumlu tutulamayacağı, dava konusu alacağın borçlusunun donatma iştiraki olduğu ancak icra takibi ve davanın ortaklara yöneltildiği görülmekle pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, davacı ... veren tarafından temlik işleminin geçersiz olduğu ileri sürülmüş ise de, dosyada mevcut davacı şirket ticaret sicil kaydına göre temlik alan ...'ın 17/06/2016 tarihine kadar şirketi tek başına temsil yetkisinin bulunduğu, dolayısıyla hisselerini devrettiği 02/06/2016 tarihinde tek başına şirketi temsil yetkisi bulunduğu için,  Kadıköy ... Noterliğinin 02/06/2016 tarih ve ... yevmiye nolu temliknamesi ile yapılan temlik işleminin geçerli olduğu...\" gerekçesiyle, dava konusu alacak dava tarihinden sonra temlik edildiğinden davacı ... eden hakkında karar verilmesine yer olmadığına,  davacı ... yönünden davanın  pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar  verilmiştir. <br>Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  ...  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın,  Kadıköy ...Noterliğinin ... yevmiye numarası ile ... tarafından ...'na vekalet verildiği tarih olan 02.02.2016 tarihinde şirketin tek yetkilisi ve temsilcisi olduğunu, ayrıca Kadıköy ... Noterliğinde ... yevmiye numarası ile Temlik işleminin yapıldığı aynı tarih olan 02.02.2016 tarihinde de müvekkili şirketin tek yetkilisi ve temsilcisi sıfatına sahip olduğunu, müvekkili  ile ... arasında 02.06.2016 tarihinde hisse devir ve temlik protokolü yapıldığını, protokolden de anlaşılacağı üzere, müvekkili ...'ın hisse devir bedeline karşılık Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... E  ve İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyalarındaki ...'nin alacaklarının ...'a devrinin imza altına alındığını, açıklanan nedenlerle taraflar arasında yapılan temlik sözleşmesinin geçerli olduğunu ve bu hususun mahkeme tarafından da kabul edildiğini, Davalılar İstanbul Milli Gemi Sicilinin ... sırasında kayıtlı 139,77 gros 63,98 net tonilatoluk ...  Balık avlama gemisinin ...'la birlikte sahipleri olduğunu, temlik veren ... ile ... San. Ve Tic. A.Ş arasında imzalanan aracılık hizmet ve garantörlük sözleşmesi gereği, ... şirket pörtföyünde ki müşterileri ... A.Ş'ye yönlendirmekte ve yönlendirilen müşteriye ... A.Ş tarafından satış yapılması durumunda ... A.Ş. Tarafından belirlenen orana göre ...'a hizmet bedeli ödendiğini, ... söz konusu sözleşme de aracı/garantör konumunda olup, ... A.Ş'ye karşı müşteriyle birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu, ... A.Ş tarafından ...'ın garantörlüğü altında toplam 57.299 ÖTV'si indirilmiş deniz yakıtı ... isimli geminin yakıt ihtiyacı için davalıların sahip olduğu gemiye satıldığını, Davalılar mevzu bahis edilen deniz yakıtı satışı sonrası ... A.Ş.'ye ödeme yapmadıklarını, yapılan satış gereği ÖTV'si indirilmiş deniz yakıtı bedeli olan 99.580,28 TL tutarındaki 4 adet fatura  garantör konumunda bulunan ... tarafından ödendiğini, ... son fatura bedeli olan 29.754,09 TL bakiye alacaklarının tahsili amacıyla ... isimli geminin malikleri olan ..., ... Ve ... aleyhinde Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında icra takibi başlattığını ve davalıların haksız itirazı neticesinde takip davalılar adına durduğunu, iş bu dava devam ederken müvekkili ... ile ... arasında temlik protokolü imzalandığını ve söz konusu icra dosyasındaki alacakların müvekkiline temlik edildiğini, Mahkeme kararında \"tacir sıfatının donatma iştirakine ait olacağı, donatma iştirakinin borçlarından ortakların doğrudan  sorumlu tutulamayacağı, dava konusu alacağın borçlusunun donatma iştiraki olacağı ve davanın ortaklara yöneltildiğinden pasif husumet yokluğundan reddine karar verildiğini, donatma iştiraki, birden çok kişinin paylı mülkiyet şeklinde malik oldukları bir gemiyi, menfaat sağlamak amacıyla aralarında yapmış oldukları sözleşme gereğince, hepsi adına ve hesabına suda kullanmaları hâline dendiğini, donatan kavramının ise TTK'da gemisini menfaat sağlamak amacıyla suda kullanan gemi maliki şeklinde tanımlandığını, davalıların ... isimli geminin ortakları/ hissedarları olduğu ve geminin donatma iştiraki olarak tescil edildiği dosyadan anlaşıldığını, davalıların donatan sıfatını haiz olduğunu, ayrıca dava dışı takip borçlusu ...'ın donatma iştirakinin müdürü olarak, sadece kendi nam ve hesabına iştiraki temsil ettiği varsayımında bu husus donatma iştiraki tescil edildiğinde belirtilmesinin zorunlu olduğunu, 6102 Sayılı TTK'nın 1077.maddesinde \"Paydaş donatanlardan her biri iştirakin giderlerine, özellikle geminin donatılması ve tamiri, giderlerine, gemideki payları oranında katılmak zorundadır\" düzenlemesine yer verildiğini, dava konusu alacak deniz yakıtına ilişkin olup, geminin donatılması ve giderlerinden kaynaklandığından davalılar hisseleri oranında borçlardan sorumlu olduklarını,  Ayrıca karara dayanak olan bilirkişi raporunda TTK'nın 1076.maddesi dayanak gösterilerek ortakların iştirakin borçlarından doğrudan sorumlu olmasının söz konusu olmadığının belirtildiğini, dava konusu alacağın, geminin kazancı veya zararını ilişkin olmayıp, geminin giderine ilişkin bir alacak olduğunu, dava konusu alacak geminin giderine ilişkin olup, ortakların hisseleri oranında sorumlu tutulması gerektiğini 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun İştirakin borçlarından dolayı üçüncü kişilere karşı sorumluluğu başlıklı 1080.maddesinde de \"Deniz alacaklarından sorumluluğun sınırlandırılmasıyla ilgili hükümler saklı kalmak üzere, paydaş donatanlar, iştirakin borçlarından dolayı üçüncü kişilere karşı iştirak payları oranında şahsen sorumludurlar.\" düzenlemesine yer verildiğini, ayrıca takip konusu alacağın gemiden alınamadığı açık olduğunu, bu durumda ortakların borçlardan tamamen sorumlu olduklarını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacıların paylı mülkiyet hükümleri kapsamında birlikte işletilen (donatma iştiraki) gemiye verilen yakıt bedeli alacağının davalı  ortaklardan tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve inkâr tazminatının tahsili istemlerine  ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, temlik alan yönünden davalıların pasif husumeti bulunmadığından reddine, temlik eden yönünden ise temlik sonucu temlik eden davacı yönünden karar verilmesine yer olmadığına  karar verilmiş; bu karara karşı, temlik alan davacı ...  vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İlk derece mahkemesince alacağı temlik alan ... yönünden yapılan değerlendirme soncu, davada davalıların takip ve davada  pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı sonucu ile hüküm kurulmuş olup, davacı ... alacaklısı vekilince hükmün bu bölümü yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İlk derece mahkemesi karar gerekçesinde vurgulandığı üzere, TTK'nın 1064. maddesi hükmüne göre, birden çok kişinin paylı mülkiyet şeklinde malik oldukları gemiyi, menfaat  sağlamak amacıyla aralarında yapmış oldukları sözleşme gereğince, hepsi adına ve hesabına suda kullanmaları hâlinde, donatma iştiraki vardır. Celp edilen Liman Başkanlığı müzekkere cevap içeriğinden,  ... isimli balık avlama gemisine dava konusu fatura tarihlerinde davalılardan ...'ın %45, ...'in %10, dava dışı ...'ın %45 hissedar olacak şekilde malik olduğu  anlaşılmaktadır. Donatma iştirakinin tüzel kişiliği yoktur. Paydaş donatanların alacaklılara karşı sorumluluğu TTK'nın 1080. maddesinde düzenlenmiş olup, paydaşlar payları oranında sorumlu olmakla, takipte ve davada pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu açık olup işin esası incelenerek karar  verilmesi gerekirken, yukarıda açıklanan şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.  Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararını kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Kaldırılan ilk derece mahkemesi kararının icrasıyla ilgili olarak taraflarca İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 04.02.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e9e2f2831d94fa82","SID":"8a2cc1fa8a08f286"}}