{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1761 <br>KARAR NO: 2025/217<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 17.12.2019<br>NUMARASI: 2019/349 Esas - 2019/986 Karar <br>DAVA: Alacak (Banka kredi sözleşmesinden kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki  tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  davalı banka tarafından; 5000 proje nolu kredi sözleşmesine istinaden bireysel kredi kullandırıldığı, bu kredinin 13.12.2012 tarihinde 113.523,05-USD erken ödeme yapılarak kapatıldığı, davalı bankanın erken ödeme esnasında fazladan 5.146,05-USD tahsilat yaptığı, müvekkilinin davalı bankada ortağı ve temsilcisi bulunduğu ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Adına da ... ve ... proje nolu hesaplarda da krediler kullandığını, erken kapama sebebi ile bu iki adet projeden dolayı da erken kapama komisyon bedellerini davalı bankanın aldığını, davalı aleyhine istanbul 3.Tüketici Mahkemesi'nin 2013/183Esas sayılıdosyasından dava, ... Ltd. Şti. Adına açıldığını, her ne kadar dava dilekçesinde ... yazılı ise de ... şirketin yetkilisi ve temsilcisi olduğundan bu nedenle dilekçe de adının bulunduğunu, davada  görevsizlik kararı verildiğini, davanın Asliye Tic. Mahkemesinde devam ettiğini, ancak davacı ile davalı arasında yapılan bireysel kullandırma kredi sözleşmesinde erken kapama komisyonunun ödeneceğine dair herhangi bir erken kapama komisyon oran ve miktarı ile tüketici kredi ve faizi miktarı yönünden Merkez Bankası Genelgesine uygun hareket edilmediğini beyan ederek davanın kabulü ile davacıdan tahsil edilen 5.146,05 USD’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep edilmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle;  davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, tarafların tacir ve uyuşmazlık konusunun ticari iş olduğu, uyuşmazlığa 818 sayılı TBK'nin uygulanması gerektiğini, kredinin kural olarak belirli bir vade üzerinden kullandırıldığını, davacı ile akdedilen Genel Krdei Sözleşmesi hükümlerine uygun  hareket edildiğini, davacının tacir olduğu, ayrıca davacının talebinde iyi niyetli olmamakla birlikte hakkını kötüye kullandığını, davacının faiz talebinin haksız olduğunu beyan ederek davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde de; Mahkememizce görülüp karara bağlanan davanın, taksitli ticari kredi sözleşmesinin erken kapatılması nedeniyle erken kapama komisyonu adı altında  tahsil edilen haksız kesintinin iadesi istemine ilişkin olduğu, bu bağlamda görevsiz mahkeme tarafından tüm delillerin toplandığı, taraflar arasındaki ihtilafın, davacı ile davalı banka arasında imzalanan taksitli ticari kredi sözleşmesi uyarınca kullanılan kredinin erken kapatılması nedeniyle davalı bankaca tahsil edilen erken kapama ücretinin iade koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı, TTK 20. maddesinde, tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacirin uygun bir ücret isteyebileceğinin düzenlendiği, somut olayda, taraflar arasında imzalanan, 14/05/2008 tarihli kredi sözleşmesinin, \"Kredinin Geri Ödenmesi, Vadeden Önce Ödeme ve Kredinin Erken Kapatılması\" madde başlıklı 7.5 maddesinde, kredinin erken kapatılması halinde, komisyon, masraf ve sair ödemelerin müşteri tarafından bankaya ödeneceğinin yazılı olduğu, ancak hangi oran üzerinden tahsil edileceği hususunda bir belirleme bulunmadığının anlaşıldığı, taraflar arasındaki ihlaflı olan hususların giderilmesi ve iddia ve savunmaların değerlendirilmesi amacıyla, konusunda uzman bankacı bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporda, taksitli ticari kredilerin erken kapatılması işlemlerinde, ... Bankası'nın %5, ... bank'ın %5, ...sı'nın %4, ... Bankasının %2, ...bank'ın %2 ve ...'ın da %10 oranında erken ödeme/erken kapama komisyonu aldığı, davalı bankanın iş bu ticari kredinin erken kapaması esnasında 114.894,65 USD talep edebileceği, davalı banka tarafından 13/12/2012 tarihinde yapılan erken ödeme işlemi için 113.576,06 USD tahsil edilmiş olduğu, bu miktarın bilirkişinin kendisi tarafından yapılan hesaplamanın altında bir miktar yani tahsilat olduğunun tespit edildiği, bu haliyle yapılan değerlendirmede de, raporun hukuki yönleri ayrık olmak üzere, yapılan tespitler bakımından ayrıntılı ve gerekçeli olduğu, özellikle emsal banka uygulamaları esas alınmak suretiyle yapılan tespit ve hesaplamanın gerek Yargıtay ve gerek se İstanbul BAM yerleşik uygulamalarına da uygun olduğu anlaşıldığından ve davacının talep edebileceği herhangi bir fazla ödeme olmadığı sonuç ve vicdani kanaatine ulaşıldığı...\" gerekçesiyle, davanın reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafından bizzat İstanbul 11 Tüketici Mahkemesi'nin 2018/103 esasında davalı bankada 1.000.000 USD tüketici kredisi kullandığı bu krediden dolayı erken kapama yoluna gidildiği, davalı idare tarafından erken kapama - erken ödeme nedeniyle yasal mevzuata aykırı olarak ödeme alındığı bu yönüyle alınan bu miktarın  iadesine karar verilmesi talepli davasını bizzat açtığını, tüketici mahkemesi 20/01/2019 tarihinde bilirkişiden hesap raporu aldırdığını, daha sonra davanın Türk Ticaret Kanunu 4.maddesi gereğince asliye ticaret mahkemesinde açılması ve bu mahkemenin görevine girdiğinden dolayı davanın usulden reddine karar verdiğini, ret kararının kesinleşmesinden sonra dosya asliye ticaret mahkemesine gönderildiğini, asliye ticaret mahkemesi de tüketici mahkemesinde toplanan delillere dayanarak başkaca araştırma ve inceleme yapmaksızın davanın reddine karar verdiğini, mahkemenin bu kararının, esas ve usul yönünden hukuka uygunluk sağladığını, Davalı banka tarafından, T.C.  Merkez Bankası'na erken kapama taleplerindeki uygulanacak komisyon ve faiz giderleri yönünden başvuru talebi mevcut olmadığı gibi bu yönde de talep edildiği yönünde dosyaya da yazılı delil sunulmadığını, davalının bankanın erken kapama sebebiyle 113.576.06 USD tutarının tahsilinin yapmış olması da mevzuata tamamen aykırılık teşkil ettiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacıya davalı tarafından kullandırılan kredi kapsamında, kredinin erken  kapatılmasında davalı yanca haksız ve fazladan tahsil edildiği ileri sürülen erken kapama ücreti ve  tutarlarının tahsili istemiyle açılmış bir alacak davasıdır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine  karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince  istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davalı banka tarafından davacıya 08/04/2008 tarihinde 5000 proje nolu  1.000.000,00 USD tutarında 60 ay vadeli 22.343,10 USD aylık eşit taksitli olmak üzere Arsa Kredisi / Dövize Endeksli Kredi kullandırıldığı, kredi borcunun erken kapatıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında bireysel kredi sözleşmesi bulunmadığı, kredinin davacının ortağı olduğu anlaşılan şirket adına tahsis edilen limit içinde dava dışı şirket ortağı olan davacı adına kullanılan kredi olduğu, dava dışı şirket ile banka arasında 14.05.2008 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, kullandırılan kredinin de taksitli ticari kredi olduğu anlaşılmaktadır. Banka tacir olup, yaptığı hizmet karşılığında kararlaştırılmamış olsa bile TTK'nın 20. maddesine göre ücret talep edebileceği gibi yaptığı giderleri de talep edebilir. Ayrıca taraflar arasında, sözleme özgürlüğünün sınırlarını belirleyen TBK'nın 26 ve devamı maddelerine göre yapılacak hizmetlere karşılık ücret kararlaştırılması da mümkündür. Nitekim sözleşmede, bankaca verilen hizmet karşılığı ücret alınabileceği kararlaştırılmıştır. Bankalar Kanunun 144. maddesi ile buna göre çıkarılan Bakanlar Kurulunun 16.10.2016 tarih ve 2006/11188 Sayılı kararı  ve TCMB'nin 2006/1 sayılı tebliğinin 4. maddesine göre de, bankalar reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışındaki sağlanacak diğer menfaatleri ve tahsil olunacak masrafların niteliklerini ve sınırlarını serbestçe belirleyebilirler. Somut olayda, İlk derece mahkemesi gerekçesinde de işaret edildiği üzere,  14/05/2008 tarihli kredi sözleşmesinin, \"Kredinin Geri Ödenmesi, Vadeden Önce Ödeme ve Kredinin Erken Kapatılması\" madde başlıklı 7.5 maddesinde, kredinin erken kapatılması halinde, komisyon, masraf ve sair ödemelerin müşteri tarafından bankaya ödeneceğinin yazılı olduğu, ancak hangi oran üzerinden tahsil edileceği hususunda bir belirleme bulunmadığının anlaşıldığı, gerek dairemiz uygulamaları gerekse yargıtay uygulamaları ışığında,  bu tür uyuşmazlıklarda, sözleşmede oran veya miktar belirlenmemiş ise davalı banka ile diğer bankaların uygulaması araştırılarak bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan komisyon, masraf, erken kapama ücreti vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup karşılaştırılarak, davacıdan erken kapama nedeniyle fazladan kesilen miktar olup olmadığı  konusunda bilirkişi  raporu  alınarak, uyuşmazlık  konusunda 5411 Bankacılık Kanunu 144. maddesinin vermiş olduğu yetkiye istinaden, Bakanlar Kurulunun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının çıkarmış olduğu ilgili tebliğ hükümleri de dikkate alınmak suretiyle davalı banka tarafından yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı, kesintinin dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığı ile iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermesi gerekecektir.  (Yargıtay 11.HD'nin 26/06/2018 tarih, 2016/11653 E. 2018/4811 K. ve 2017/276 E. 2018/5662 K. sayılı ilamları). Somut olayda da daha sonra görevsizlik kararı verdiği anlaşılan İstanbul 11. Tüketici Mahkemesinde yürütülen yargılama aşamasında alınan bilirkişi rapor  içeriğinden, Taksitli ticari kredilerin erken kapatılması işlemlerinde, ... Bankası'nın %5, ... bank'ın %5, ... Bankası'nın %4, ... Bankasının %2, ... bank'ın %2 ve ... bank'ın da %10 oranında erken ödeme/erken kapama komisyonu aldığı, davalı bankanın iş bu ticari kredinin erken kapaması esnasında 114.894,65 USD talep edebileceği, davalı banka tarafından 13/12/2012 tarihinde yapılan erken ödeme işlemi için 113.576,06 USD tahsil edilmiş olduğu, davacı iddiası kapsamında tahsil edildiği ileri sürülen ve dava konusu edilen  5.146,05 USD erken ödeme komisyon tutarının diğer banka uygulamaları kapsamında makul bir tutar olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince  davanın reddi kararı isabetlidir. Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, 2-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.13.02.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"32492de4806809a2","SID":"f6a6f744577df240"}}