{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/22 Esas<br>KARAR NO: 2025/276<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 18/11/2024<br>NUMARASI: 2024/848 Esas, Ara Karar <br>DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>KARAR TARİHİ: 20/02/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  Müdahil banka vekili 07/11/2024 tarihli satış izni verilmesine dair dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili banka arasında akdedilen kredi sözleşmeleri nedeniyle davacı şirkete krediler kullandırıldığını, diğer davacı ...ın ise Genel Kredi Sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu ve borçlu bulunduğunu, davacı şirket adına kayıtlı ... plakalı otomobil üzerinde  müvekkili banka lehine rehin tesis edildiğini, kredi borcunun ödenmemesi sebebi ile 01.10.2024 tarihli ihtarname ile hesapların kat edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine Bakırköy Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. sayılı icra  dosyası ile  04.10.2024 tarihinde kambiyo takibi başlatıldığını, bu dava açılmadan önce davacılar aleyhine 04.10.2024 tarihinde başlatılan kambiyo takibinde rehinli aracın bağlandığını ancak mahkemenin tedbir kararı nedeniyle yakalamanın kaldırıldığını ve rehinli aracın davacı firmaya teslim edildiğini, icra dosyasındaki işlemlerin tedbir kararı kapsamda durdurulduğunu, mahkemenin işletmenin faaliyetinin devamı için elzem olan makine, teçhizat ve araçlar hakkında da tedbir kararı verdiğini, hacizler baki kalmak kaydıyla davacılara bu malların yediemin olarak teslimine karar verdiğini, rehinli aracın işletmenin devamına yönelik bir işlev taşımadığını, borçlu/davacı şirket tarafından müvekkili bankanın alacaklarının teminatı olarak rehnedilen ... plakalı otomobilin işletmenin devamlılığı için zorunlu ve gerekli bulunmayan, işletme konularına ilişkin faaliyetlerinin devamı için elzem olmayan hususi kullanım için alındğını, üstelik konkordato mühletinde kullandıkça değerini ve teminat vasfını kaybedecek bir mal olduğunu, müvekkili banka lehine rehin tesis edilen aracın konkordato projesine olumlu etkisi olmaması, işletmenin devamlılığı için zorunlu bir unsur olmaması gibi nedenlerle derdest icra dosyasından aracın satışına muvafakat verilmesini talep ettiğini, müvekkili banka lehine rehinli olan ... plakalı otomobilin mahkemenin ihtiyati tedbir kararının kapsamı dışında olduğunu belirterek Bakırköy Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyasından bu aracın satışına muvafakat edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; 7101 sayılı Kanun değişikliğinde, konkordato mühleti verilmesinin rehinli alacaklara etkisi bakımından 4949 sayılı Kanun’daki hüküm korunmakla birlikte, 7327 sayılı Kanun ile rehinli malların satış yasağına birtakım istisnalar getirildiğini, buna göre, rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyor veya kıymeti düşecek ya da muhafazası masraflı olacaksa, İİK m. 297/II’de öngörülen usule göre satışına izin verilebileceği ve satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılacağı, böylece  borçlunun ekonomik faaliyetlerinin devamı için gerekli görülmeyen bu sebeple de konkordato projesinde borçlu tarafından kullanılması öngörülmeyen rehinli malların satılmasının mümkün hâle getirildiği, somut talebe göre, aracın rayiç değerinin rehin konusu ana borç tutarından yaklaşık 600 bin TL fazla olduğu; ilgili aracın, işletmenin faaliyetleri bakımından “olmazsa olmaz” bir işlev oluşturduğu, pazarlama faaliyetlerinde kullanıldığı, mevcut konkordato projesinde kaynaklar içinde de görülmediği; İİK md. 295 f.2 kapsamında, rehinli alacaklılara, rehin konusu değerin satışı konusunda talepte bulunma imkanı tanınmışsa da, bu düzenlemenin mutlaka her rehinli değerin satışını gerektirmesi sonucunu doğurmayacağı, hükmün uygulama alanı bulması için üç (alternatif) şarttan birinin sağlanması gerektiği, şartların sağlanamadığı, satışa izin verilmesinin yerinde olmayacağı gerekçesiyle ... A.Ş vekilinin 07/11/2024 tarihli satış izni verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde müdahil ...bank vekili tarafından istinaf edilmiştir. Müdahil ... vekili istinaf nedenleri olarak; davacı ... Limited Şirketi ile müvekkili ... A.Ş. arasında akdedilen kredi sözleşmeleri nedeniyle adı geçen şirkete krediler kullandırıldığını, diğer davacı ...'ın ise Genel Kredi Sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu ve borçlu bulunduğunu, bu kredilerin teminatı olarak ... Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı ... plakalı  otomobilin müvekkili ... lehine rehin verildiğini, kredilerin geri ödenmemesi sebebi ile 01.10.2024 tarihli ihtarname ile hesapların kat edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine Bakırköy Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. sayılı icra  dosyası ile  04.10.2024 tarihinde kambiyo takibinin başlatıldığını (Ek- Ödeme Emri, Araç Takyidat Listesi, Ruhsat), borçluların mahkeme nezdindeki iş bu dava ile konkordato talebinde bulunduğunu, mahkemece 10.10.2024 tarihinden itibaren 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiğini ve \"işletmenin faaliyetinin devamı için elzem olan makine, teçhizat ve araçlar\" hakkında da tedbir kararı verilerek hacizler baki kalmak kaydıyla bunların davacılara yediemin olarak teslimine karar verildiğini, davacılar  aleyhinde işbu dava açılmadan önce müvekkilinin alacağı için 04.10.2024 tarihinde başlatılan kambiyo takibinde rehinli aracın bağlandığını ancak mahkemenin tedbir kararı nedeniyle yakalamanın kaldırıldığını ve rehinli aracın davacı firmaya teslim edildiğini, icra dosyasındaki işlemlerin tedbir kararı kapsamında durdurulduğunu, müvekkili lehine rehin tesis edilen aracın satışının talep edildiğini ancak mahkemece bu talebin usul yasaya aykırı olarak reddedildiğini, mahkemece komiser heyetinden görüş alınıp bu görüş doğrultusunda karar verildiğini, ancak komiser heyetinin rehin bedeli hakkında yanlış bir tespit yaparak araçtaki rehin bedelinin 1.362.799,23 TL ve icra müdürlüğünden alınan bilirkişi raporuna göre aracın değerinin ise 2.223.787,00 TL olduğu, rehin bedelinden arta kalan tutarın alacaklılara taksimi mümkün olmadığından talebin konkordatoya zarar vereceği yönünde hatalı görüş belirttiklerini, komiser heyetinin bu tespitinin gerçeği yansıtmadığını, mahkemece de bu tespit esas alınarak hatalı karar verildiğini, raporun aksine rehin bedelinin 1.362.799,23 TL olmadığını, rehnin, davacı firmanın müvekkiline olan borçlarının tamamına ilişkin olduğunu, rehin sözleşmesinden bu hususun açıkça anlaşıldığını, komiser heyetinin yazılı belgeye yerine davacı beyanına göre rapor düzenlediğini, davacı hakkında fazlaya dair hakları saklı olmak kaydıyla, başlatılan icra dosyasındaki alacağın 3 milyon TL nin üstünde olduğunu, komiser heyetinin belgeye dayanmayan davacı beyanına göre rapor düzenlemek yerine müvekkilinden alacak miktarını sorması gerektiğini, kaldı ki aracın icra müdürlüğünce tespit edilen değerinin 2.223.000,00 TL olduğunu, uyapta görünen hali (vekalet ücreti tam hesaplanmamıştır.) ile dahi aracın değerinin müvekkilinin alacağını karşılamadığını, hatalı tespite dayalı mahkeme kararının kaldırılmasını talep ettiklerini, mahkemenin ayrıca aracın mevcut konkordato projesinde kaynaklar içinde de görülmediğini de  tespit ettiğini, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu \"kesin mühletin rehinli alacaklılar bakımından sonuçları\" başlıklı  295. maddesinin \"Şu kadar ki, rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyor veya kıymeti düşecek ya da muhafazası masraflı olacak ise 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre satışına izin verilebilir. Satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır.\" şeklinde olduğunu, taleplerine konu rehinli aracın davacı firmanın işletme projesinde kullanılmadığını, bu hususun mahkemece tespit edildiğini, komiser raporunda \"menkul mal olan aracın yaşı ve kilometresinin arttığı, bu durumda davacının ikame araç bulmasının daha masraflı olacağı\" şeklinde açıkça yasaya aykırı bir raporun düzenlendiğini, aracın yaşı ve kilometresi artmış ise yıpranma payı dikkate alınarak rehin alacaklısına satış yetkisi verilmesi gerekirken konkordato projesinde yer almayan bir araç için bu tespitin kabulünün hukuken  mümkün olmadığını, davacı şirket adına kayıtlı rehinli aracın işletmenin devamı için zorunlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, borçlu davacı şirket tarafından müvekkili Bankanın alacaklarının teminatı olarak rehnedilen ... plakalı ... marka,  2015 model otomobilin işletmenin devamlılığı için zorunlu ve gerekli bulunmayan, işletme konularına ilişkin faaliyetlerinin devamı için elzem olmayan hususi kullanım için alınan ve üstelik konkordato mühletinde kullandıkça değerini ve teminat vasfını kaybedecek bir mal olduğunu, davacı şirketin faaliyet konusunun Ticaret Sicil Gazetesinde \"Toz granül veya levha plastikten mamül tabak çatal kaşık bardak ayran ve yoğurt kapları su kapları gıda maddesi ve meşrubat kapları şişe kapak ve benzeri plastik kapların leğen kova, bidon gibi plastik mutfak eşyalarının imalatını ithalatını ihracatını yapmak ve ana sözleşmesinde yazılı olan diğer işler\" olarak yazılı olduğunu, rehinli aracın ise otomobil olduğunu, firmanın iştigal konusu ile ilgili olmadığını, rehinli aracın icra müdürlüğünün yakalama kaydı nedeniyle \"Eski Edirne Asfaltı Bayrampaşa İstanbul\" adresinde bağlandığını, oysa ki şirketin ticaret sicil adresinin \"... Mh ... Sk .... Yolu No ... Topkapı/İSTANBUL\" olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın mahkemeye malvarlığını bildirmesinin yanı sıra bu malvarlığı içinde işletmenin faaliyetinin yürütülmesi için zorunlu olan malvarlığını (makineler, araçları vs.) ayrıca bildirmiş olması gerektiğini, davacıya ait rehinli aracın incelenerek bu aracın işletmenin devamı için zorunlu olduğunun belgeli ispatı gerektiğini, zorunlu sayılacak araçların ve bu araçlara ait tüm gelir ve giderlerin de aynı şekilde davacı blançolarında yer alması gerektiğini, bütün bu şartların yerine getirilmesi halinde davacı aracının işletmenin devamı için zorunlu malvarlığı olabileceğini, açıklanan bu hususların dahi aracın işletmenin devamı için zorunlu bir unsur olmadığını, mahkemenin tedbir kararı kapsamında olmadığını  gösterdiğini, aksi halin kabulünün yasaya ve uygulamaya aykırı olarak ihtiyati tedbir kararının kapsamının genişletilerek rehinli aracın da hatalı oalrak ihtiyati tedbir kapsamına dahil edilmesi anlamına geleceğini, müvekkili banka lehine rehin tesis edilen aracın konkordato projesine olumlu etkisi olmaması, işletmenin devamlılığı için zorunlu bir unsur olmaması gibi nedenlerle derdest icra dosyasından satışına muvafakat verilmesini talep ettiklerini, müvekkili ... lehine rehin  tesis edilen aracın satış bedelinin öncelikle müvekkili Banka alacağına ait olacağını, mahkemede mühlet süreçleri uzadıkça dosyadaki fer'i borçlar işlemeye devam edeceğinden hem borçlunun hem de alacaklıların menfaatlerinin zarar göreceğini, şirketin kesin mühlet alması, daha sonra konkordato taleplerinin reddedilmesi, aracın icrai yolla satılması ve bu süreci uzatacak itirazların yapılması durumunda, araçta hem değer kaybı olacağını hem de yapılacak masraf ve işleyecek gecikme zamları yüzünden banka alacağının aracın satışından elde edilemeyerek teminat açığı sorunu ortaya çıkacağını, keza komiser heyetinin de aracın yaşının ve kilometresinin arttığını tespit ettiğini, aracın değerinin müvekkilinin alacağını dahi karşılamadığından aracın satılmasının konkordato sürecini zarara uğratmayacağını, mahkemenin aksi yöndeki tespitinin yerinde olmadığını, mahkeme kararının aksine İİK 295. maddesinde yer alan şartların birden fazlasının da mevcut olduğunu, zira aracın projede yer almadığını, aracın 2015 model olduğunu, yaşının ve km sinin komiser raporunda ileri olduğunun tespit edildiğini, mahkemenin bu hususları dikkate almak yerine her rehinli varlığın satışının gerekmediği şeklinde gerekçe ile hatalı karar verdiğini, konkordato projesinde dahi bulunmayan rehinli aracın satışının, borçlu ve diğer alacaklılar lehine konkordato ile hedeflenen amaca uygun olacağından satışa muvafakat edilmesini talep etme zaruretinin hasıl olduğunu belirterek açıklanan ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle mahkemenin 19.11.2024 tarihli kararının kaldırılarak müvekkiline rehinli olan ... plakalı otomobilin Bakırköy Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasından satışına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Talep, müdahil bankaya rehinli olan aracın İİK. 285. madde gereğince icra dosyasındaki satışına izin verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, talep reddedilmiş, müdahil banka vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; konkordato talep eden şirkete ait bankaya rehinli aracın yapılan takipte İİK'nın 295/2 fıkrası gereği satışına izin verilmesi şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, 10/10/2024 tarihli tensip 9 nolu ara kararı ile \"yapılmış olan takiplerin bugünkü mevcut durumları aynen korunarak olduğu yerden durdurulmasına, ancak; davacıların işletme konularına ilişkin faaliyetlerinin devamı için elzem olan ve icra takipleri nedeniyle muhafaza altına alınan makine, teçhizat ve araçlarının üzerlerindeki hacizler baki kalmak kaydıyla yediemin olarak davacılara tedbiren teslimine, İİK'nın 206. maddesinin 1. sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabileceğine, mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabileceğine veya başlamış olan takiplere devam edilebileceğine, ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınmamasına ve rehinli malın satışının yapılmasının tedbiren önlenmesine\" ilişkin tedbir kararı verildiği ve mahkemece yine 10/10/2024 tarihli tensip 8 nolu ara kararı ile davacılar hakkında 10/10/2024 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine karar verildiği görülmüştür. Konkordato komiser heyetinin 13/11/2024 tarihli rehinli aracın satışına izin verilmesi talebine ilişkin görüşlerini içerir raporda özetle; alacaklı ... A.Ş. vekilinin dava dosyasına sunduğu Bakırköy Banka Alacaklıları İcra Dairesi ... Esas dosyasından; 2.250.000,00 TL asıl alacak, 19.140,00 TL işlemiş faiz, 6.750,00 TL %0,3 Komisyon bedeli olmak üzere toplam 2.275.890,00 TL bedel üzerinden 04.10.2024 tarihinde ödeme emrinin gönderildiği, davacı şirket beyanından rehin konulan tutarın 1.362.799,23 TL olduğu, aracın 05.11.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre 2.223.787,00 TL rayiç değerinin olduğu ve banka rehin ana para tutarının çok üstünde olduğu, rehnin paraya çevrilmesi sonucunda, artan tutarın konkordato alacaklıları arasında eşit dağıtımı şu an için söz konusu olamayacağından davacı ...'ın talebinin şirket faaliyetlerine konkordatoya zarar vereceği düşünüldüğü, şirket aktifine kayıtlı 2 adet binek 1 adette ticari aracın bulunduğu, işin hacmine göre binek araçların gün içinde faaliyetin devamlılığı amacıyla kullanıldığı (pazarlama amacıyla kullanıldığı), dolayısıyla söz konusu aracın şirket faaliyetinde kullanıldığı, tedbir kararları ile geçen zaman dikkate alındığında menkul bir mal olan aracın yaşının ve kilometresinin yeterince arttığı, emsali ikame bir aracın satın alma ve/veya kiralama yoluna gidildiğinde maliyetlerin artacağı, rehinli mala konkordato projesinde konkordato kaynakları içinde yer verilmediği, kaynaklar içinde en önemli tutarın şirket faaliyeti ile karı olduğu, faaliyetin devamı için bu araçlara ihtiyaç duyulduğu, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe konu edilen aracın taşıt rehni sözleşmesine konu olduğu, aracın üzerinde rehin tesis eden ... A.Ş.'nin aracın rayiç değerinin altında bir tutarda rehin tesis ettirdiği, aracın rayiç değerinin rehin konusu ana borç tutarından yaklaşık 600 bin TL fazla olduğu, ilgili aracın, işletmenin faaliyetleri bakımından “olmazsa olmaz” bir işlev oluşturduğu, pazarlama faaliyetlerinde kullanıldığı, mevcut konkordato projesinde kaynaklar içinde de görülmediği, İİK md. 295 f. 2 kapsamında, rehinli alacaklılara, rehin konusu değerin satışı konusunda talepte bulunma imkanı tanınmışsa da bu düzenlemenin mutlaka her rehinli değerin satışını gerektirmesi sonucunu doğurmayacağı, hükmün uygulama alanı bulması için üç (alternatif) şarttan birinin sağlanması gerektiği, konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılmasının öngörülmemesi (işletme faaliyetinin önemli bir araç olduğu), kıymetinin düşecek olması (enflasyonist bir ortamda böyle bir durumun söz konusu olmadığı), muhafazasının masraflı olması (masraflarının faydasının çok altında olduğu), şartların sağlanamadığı yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. İİK'nın 295. maddesi ise; \"Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. (Ek fıkra:9/6/2021-7327/3 md.) Şu kadar ki, rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyor veya kıymeti düşecek ya da muhafazası masraflı olacak ise 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre satışına izin verilebilir. Satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır.\" hükmünü düzenlemektedir. İİK'nın 295. maddesinde yapılan atıf nedeniyle mahkeme izin öncesi İİK'nın 297/2. fıkrası gereğince konkordato komiserinin görüşünü almalıdır. Somut olayda, komiser heyeti tarafından sunulan raporda; rehnin paraya çevrilmesi sonucunda, artan tutarın konkordato alacaklıları arasında eşit dağıtımı şu an için söz konusu olamayacağından davacı Denizbank'ın talebinin şirket faaliyetlerine ve konkordatoya zarar vereceği, satışına izin verilmesi talep edilen aracın şirketin faaliyetine uygun olarak kullanıldığı, aracın yaşının ve kilometresinin yeterince arttığı, emsali ikame bir aracın satın alma ve/veya kiralama yoluna gidildiğinde maliyetlerin artacağı, rehinli mala konkordato projesinde konkordato kaynakları içinde yer verilmediği, kaynaklar içinde en önemli tutarın şirket faaliyeti ile karı olduğu, faaliyetin devamı için bu araçlara ihtiyaç duyulduğu, aracın rayiç değerinin rehin konusu ana borç tutarından yaklaşık 600 bin TL fazla olduğu, ilgili aracın, işletmenin faaliyetleri bakımından “olmazsa olmaz” bir işlev oluşturduğu, dolayısıyla İİK 295/2 deki şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle talebin uygun görülmediği yönünde görüş bildirilmiştir. Alacaklının konkordato talep eden borçludan rehinli alacağı, bizzat borçlu tarafından verilmiş rehin halinde mümkündür. (Y. 15. HD 2021/4430 E. 2021/2814 K. sayılı ilamı, Y. 15. HD. 2021/1389 E. 2021/275 K. sayılı ilamı) Davacı şirkete ait rehinli aracın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmese de teknik komiser heyeti raporunda, projede kaynaklar içinde en önemli tutarın şirket faaliyeti ile elde edilecek kar olduğu, faaliyetin devamı için talebe konu araca ihtiyaç duyulduğu, aracın şirketin faaliyetine uygun olarak pazarlama faaliyetlerinde kullanıldığı anlaşıldığından mahkemece İİK'nın 295/2 fıkrası şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle rehinli aracın satışına izin verilmesi talebinin reddedilmesi yerindedir.Açıklanan nedenler ile müdahil banka vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/848 Esas sayılı ve 18/11/2024 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan müdahil banka vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından müdahil banka tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL harcın müdahil bankadan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Müdahil banka tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 362/1-f bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.20/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e3338d63ea7743b0","SID":"488b6ee523f2d3ba"}}