{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1123 Esas<br>KARAR NO: 2025/277 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/03/2023<br>NUMARASI: 2021/4 E.  -  2023/184 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 26/02/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından müvekkili aleyhine kambiyo senedine mahsus icra takibine başlandığını, müvekkilinin işbu icra takibine konu senetlerde asıl borçlu ...’a kefil olduğunu, davalı ...'ın borçlu ...’ın ödemelerini yapmamasını sebep göstererek müvekkiline icra takibi başlattığını, ancak bu senetlere konu geçerli bir borç ilişkisi olmadığını, müvekkilinin senedin düzenleme tarihi olan 19/11/2018'de ... ve ...’la buluştuğunu, müvekkilinin  kendisine toplamda 10.000,00 TL bedelinde 2 adet senedin hazırlanacağı söylenerek, hile ile hataya düşürülerek, buluşma anında ... ve ...’ın tehdidi ve baskısı ile iradesi sakatlanarak iki adet boş senede imza attırıldığını, bu senetlerin daha sonra belirtilenin çok daha üstünde meblağlarla doldurulduğunu, senetlere imza atılması esnasında borcun vade süresinin 2 ay olduğunun, borç bedelinin toplam 10.000,00 TL olduğunun, borcun alacaklısının ... olduğunun yazılı olduğunu, ... ve müvekkili arasındaki kefalet ilişkisini belirten bir senet hükmünde belge oluşturulmadığını,  bu belgede müvekkili ile ... ve ...’ın da imzası bulunduğunu, müvekkiline verilen belgede borcun 10.000,00 TL ve vade süresinin 2 ay olduğu belirtildiğini, birinci senette tahsil tarihi 28/11/2018 vadeli ve senedin bedeli 85.000,00 TL, ikinci senet ise 11/12/2018 vadeli ve 35.000,00 TL bedelli olarak sözleşmeye aykırı biçimde doldurulduğunu, müvekkilinin eski eşi ile ortak bir gayrimenkulü bulunduğunu, ... ve ... tarafından da varlığı bilinen İstanbul İli Bahçelievler 1. Bölge ilçesi, ... köyü, ... mevkii, ... pafta, ... parseldeki bu gayrimenkulün yarı değerine denk gelecek biçimde hazırlanan senet bedelleri ile ... ve ... arasında bulunmayan bir borç ilişkisinin var olduğunu belirterek muvazaalı bir işlem ile müvekkilinin meskenini haciz ile paraya çevirmeye çalıştıklarını, alacaklı ile borçlu arasındaki bu işgüzarlığın sebebinin müvekkilinin gayrimenkulünü satarak paraya çevirmek olduğunu, muvazaalı biçimde toplam 120.000,00 TL'lik hazırlanan senetler için ödeme emrinden de anlaşılacağı üzere takipten evvel 16.200,00 TL de ödeme yapıldığını, müvekkilinin 10.000,00 TL'lik kefil olmak istediği meblağın da tamamen ödendiğini belirterek, kötüniyetle açılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının iptaline, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasındaki senetlerden dolayı müvekkilinin borcunun bulunmadığının tespitine,  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının daha sonra telafisi mümkün olmayacak zararların önlenebilmesi için dava süresince tedbiren durdurulmasına, kötüniyetle hareket eden davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde;  her ne kadar davacı taraf dilekçesinde davacının iradesi sakatlandığını,  hata ve tehdit ile  buluşma anında ...'ın tehdidi sonucu iki adet senede boş imza atıldığı ifade edilmişse de, beyanların gerçek dışı olduğunu, bir diğer hususun davacı tarafın 30/12/2019 tarihinde Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2020/1612 Soruşturma numaralı dosyası ile müvekkili ve dava dışı ... hakkında ''tefecilik, dolandırıcılık, açığa imzanın kötüye kullanılması'' suçlamasına dayalı olarak şikayette bulunulduğunu, ilgili şikayetin KYOK kararıyla sonuçlandığını, ilgili kararın itiraz üzerine Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliği 2020/812 D. İş  tarafından incelenmiş olup, 14/02/2020 tarihinde kesin olarak karara bağlandığını, davacının para karşılığı 120.000,00 TL'lik senede kefil olduğunu, bir kimsenin kendisini borç ve sorumluluk altına alacak  2 adet senede imza atması ve söz konusu senedin üzerindeki yazılara  dikkat etmediği yönündeki beyanların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, her ne kadar davacı tarafından senede karşılık yazılı bir metin dosyaya sunulmuşsa da, metin dikkatli okunduğunda ''..., ...'a kefil olmuştur''  yazılı beyanın bulunduğunu, söz konusu senede dayalı borç ilişkisinde borçlu ... olup, kefilin davacı ... olduğunu, müvekkili tarafından ilgili metin imzalandığında resminin çekildiğini, ilgili evraka sonradan eklemeler yapıldığını, dikkatli incelendiğinde çıplak gözle dahi fark edilecek şekilde yazı farklılıklarının mevcut olduğunu, aynı zamanda davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında da ''böyle bir kefilliğim yoktur '' şeklinde itirazda bulunduğunu, nitekim belgede miktar ile sorumluluğun metnin en sonuna sıkıştırılmış  vaziyette olduğunu, bir diğer husus (miktar 10.000 TL'dir) yazısının altında  sonradan doldurulduğu için yazı ile ''on bin\" yazmak yerine rakam ile 10 yazmaya teşebbüs edilmiş olduğu, fakat sonradan  yazı ile on bin TL yazıldığını, bu sebeple evrakın aslı üzerinde mürekkep yaşının tespitini, ayrıca dava dışı ... ile ...'ın imza ve yazı örnekleri alınıp, belge üzerinde inceleme yapılmasını mahkemeden talep ettiklerini beyan ederek, arz ve izah edilen hususlar ve re'sen tayin ve takdir edilecek nedenlere nazaran davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/03/2023 tarihli 2021/4 E. - 2023/184 K.  sayılı kararıyla; \"...Yapılan yargılama, toplanan deliller, celp edilen soruşturma ve takip dosyası ve tüm dosya kapsamına göre davacının sübut bulmayan davasının reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarını ve beyanlarını tekrarla; davaya konu senetlerin müvekkilinin iradesine aykırı olarak doldurulduğunu, vadesinin 2 ay, bedelinin 10.000,00 TL olduğunun söylendiğini, senetlerin boş olarak imzalatıldığını ve davalı ile ... tarafından doldurulduğunu, Davalı tarafından senetlerin araba satımına ilişkin doldurulduğu savunulmuşsa da, müvekkilinin satacak bir arabasının mevcut olmadığının ...'nün yazı cevabı ile tespit edildiğini, diğer borçluya da hiçbir araç satmadığını, buna rağmen davanın reddine karar verilmesinin usul ve esasa aykırı olduğunu, Senet üzerinde malen ya da nakden kaydının ispat yükü açısından bir değişiklik yaratmadığını, ancak senedin ihdas nedeninin talil edilmesi halinde ispat yükünün yer değiştirdiğinin kabul edildiğini, Davalı alacaklının senedi mal karşılığında aldığını beyan ettiğini, ancak senede konu aracın borçluya teslim edildiğini ispat edemediğini, hatta senedin tanzim tarihinde sattığı tek bir araç kaydının dahi bulunmadığını, İspat yükü kendisinde olan davalının alacaklı olma sebebini ispatlayamaması karşısında davanın kabulü gerekirken esasa aykırı biçimde davanın reddine karar verildiğini belirterek,  açıklanan sebeplerle ve resen göz önünde bulundurulacak sebeplerle istinaf kanun yolu ile bozma taleplerinin kabulü ile, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/4 E 2023/184 K sayılı dosyasında verilen davanın reddine ilişkin kararın bozulmasını, dosyanın yeniden yargılama için Yerel Mahkemesine gönderilmesini, karar kesinleşinceye değin tehiri icra kararı verilmesini ve davanın kabulü ile kötüniyetle açılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasının iptaline, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E.sayılı dosyasındaki senetlerden dolayı müvekkilin borcunun bulunmadığının tespitine, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasının daha sonra telafisi mümkün olmayacak zararların önlenebilmesi için dava süresince tedbiren durdurulmasına, kötüniyetle hareket eden davalının %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; davalı takip alacaklısı ... tarafından davacı takip borçlusu ... ve dava dışı ... aleyhine 10/01/2019 tarihinde 28/11/2018 ödeme tarihli, 85.000,00 TL miktarlı ve 11/12/2018 ödeme tarihli 35.000,00 TL miktarlı bono dayanak gösterilmek suretiyle işbu bono alacaklarının ödenmeyen bakiye kısmı nedeniyle 103.800,00 TL asıl alacak ile 1.296,22 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 105.096,22 TL'nin tahsili için  kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı tespit edilmiştir.Davaya konu bonolar incelendiğinde; ilkinin 19/11/2018 düzenleme, 11/12/2018 ödeme tarihli, 35.000,00 TL bedelli bonoda borçlusu ..., lehtarı ... olan bono olduğu, davacı ...'ın ise kefil olarak bonoyu imzaladığı, İkincisinin 19/11/2018 düzenleme, 28/11/2018 ödeme tarihli, 85.000,00 TL bedelli, borçlusu ..., lehtarı ... olan bono olduğu, davacı ...'ın ise bonoyu kefil olarak imzaladığı tespit edilmiştir. Büyükçekmece C. Başsavcılığı’nın 2020/1612 Soruşturma numaralı hazırlık evrakı incelendiğinde; davacının şikayeti üzerine davalı ve ... hakkında Dolandırıcılık, Bedelsiz Senedi Kullanma, Tefecilik Yapmak, Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması suçlarından şikayette bulunulduğu, yapılan soruşturma sonucunda 20/01/2020 tarihli, 2020/2473 karar sayılı kararı ile kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın kesinleştiği tespit edilmiştir. Büyükçekmece C. Başsavcılığının 2020/31476 Soruşturma sayılı hazırlık evrakı incelendiğinde; davacının şikayeti üzerine davalı ve ..., ..., ... haklarında Dolandırıcılık, Tefecilik Yapmak, Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması suçlarından şikayette bulunulduğu, yapılan soruşturma sonucunda 01/03/2021 tarihli, ... Karar numaralı kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği tespit edilmiştir. Davacı tarafından dosyaya sunulan el yazısı ile yazılmış belge örneği incelendiğinde; \"... 19/11/2018 tarihinde ...'a kefil olmuştur. 2 ay içinden. Senet ...a yatacaktır. (Miktar 10.000 TL) dir. 10 bin TL'dir.\" şeklinde yazıldığı, altında borçlu ..., kefil ... isimlerinin ve imzalarının mevcut olduğu, ayrıca \"...'a ait senetler\" şeklinde bir ibare ile telefon numaralarının yazılı olduğu görülmüştür. Aynı belgenin bir örneği de davalı tarafından dosyaya sunulmuş, incelendiğinde belge üzerinde yalnızca \"... 19/11/2018 tarihinde ...'a kefil olmuştur. 2 ay içinden. Senet ...a yatacaktır.\" ibaresinin ve  altında borçlu ..., kefil ... isimlerinin ve imzalarının mevcut olduğu, ayrıca \"Ek: ...'ın borçlu ... ile yapılan protokol\" yazısının bulunduğu tespit edilmiştir.<br>G E R E K Ç E: Dava, İİK.’nın 72. maddesi kapsamında icra takibinden sonra açılmış senetten kaynaklı borçlu olunmadığının tespiti davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İcra takibi ve takibe konu senetler incelendiğinde; TTK’nun 776. maddesinde tanımlanan bono niteliğinde oldukları, davacının dosyaya sunduğu belgenin davaya konu bonolarla ilgili olduğuna dair bir ibare içermediği, ayrıca davalı tarafından dosyaya sunulan ve aynı belgenin örneği olduğu belirtilen belge örneği incelendiğinde, davacı tarafın elindeki belgeye bazı eklemeler yapıldığının tespit edildiği, davacının bu bonoları baskı ve tehdit altında ya da kandırılarak imzaladığına dair iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmıştır.Davacı her iki bonoyu da aval veren olarak imzalamıştır. Bonoların Türk Ticaret Kanununun 776/1-b maddesine göre kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini içerdiği, illetten mücerret oldukları, davalının bonoların ihdas nedenini talil etmediği, ispat yükünün davalıda olduğuna ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, Türk Ticaret Kanunun 702/2. maddesi uyarınca bağımsız bir borç üstlenen aval verenin sadece kambiyo senedindeki zorunlu şekil eksikliğini ileri sürebileceği, aval ile teminat altına alınan borç geçersiz olsa bile aval verenin sorumluluğunun devam edeceği, teminat altına alınan borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerli olduğundan, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık yoktur.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40  TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın  davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 26/02/2025 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f3005688bb312b53","SID":"895b2c6c1a816f78"}}