{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/141 - 2025/446<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/141 <br>KARAR NO\t: 2025/446<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...<br>ÜYE                                           : ...<br>ÜYE                                           : ...<br>KATİP                                        : ...<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 15/09/2021<br>NUMARASI\t: 2018/620 Esas, 2021/512 Karar<br>DAVACI \t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVALI \t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVALI \t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVALI \t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVA\t: Hasar Bedeli, İkame Araç Bedeli, Değer Kaybına Dayalı Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 25/02/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 25/02/2025<br><br>Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/09/2021 tarih ve 2018/620 Esas, 2021/512 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/01/2018 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı 2016 ... marka otomobil ile davalılardan ... tarafından sev ve idare edilen ... plakalı ...'na ait otobüsün çarpması sonucu kaza olduğunu, aracın 354,00TL bedelle çekici ile ... firmasına götürüldüğünü, 05/01/2018 tarihli trafik polisleri tarafından tanzim edilen rapor ile sürücü ...'ın kusurlu olduğunun tespit edildiğini, 06/01/2018 tarih ... sıra numaralı fatura ile ... isimli firmadan günlüğü 150TL'den 20 gün için toplam 3.000TL bedeli ile araç kiralandığını, 26/01/2018 tarihli ... sıra numaralı fatura ile ... isimli firmadan toplamı 2300TL bedel ile araç kiralandığını, 03/02/2018 tarihli ... sıra numaralı fatura ile ... isimli firmadan toplamı 2.300TL bedel ile araç kiralandığı ve toplamda 6.210,00TL kiralama ücreti ödediğini, Tarsus 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/4 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespit ile araçta 25.539,00TL olduğunun tespit edildiği, tamir masrafları, çekici ücreti, araç kiralama bedeli ve vesair masraflar ile toplamda 91.419,22TL ekonomik kayba uğradığı, zararın tazmini için sigorta şirketine başvurulduğu ancak sigorta şirketinin olumsuz cevap verdiğini, bu nedenlerle kaza tarihi olan 05/01/2018 tarihi itibariyle işletilecek değer kaybı ve masrafların davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasını talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili 14/07/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 47.682,46TL'ye yükseltmiştir.<br>CEVAP: ... vekili cevap dilekçesinde özetle; tazminat miktarının davalı müvekkil sigorta şirketinin poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti olduğunu, kaza sonrası 4100670107/1,2 nolu hasar dosyası açıldığı ve davacıya 29/01/2018 tarihinde 33.000,00 TL, değer kaybı olarak bakiye teminat olan 3.000,00TL ödenerek dosyanın sonuçlandırıldığını, ödeme ile müvekkil şirketi kayıtsız şartsız ve rücu kabil olmamak üzere ibra edildiğini, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, yine çekici ve araç kiralama ücreti taleplerinin poliçe kapsamında olmadığını talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların idarenin kusuru nedeniyle zarara uğradıklarını iddia ettiklerinden davanın öncelikle görev yönünden reddinin gerektiğini, belediyeye ait araç sürücüsünün kaza tarihinde müvekkili şirketin işçisi olmadığından husumet yönünden reddinin gerektiğini, bu nedenle davanın ...ye ihbar edilmesini, usul ve yasaya aykırı açılan davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 45.222,46 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve Davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... belediyesi vekili; davacıların idarenin hizmet kusuru nedeni ile zarara uğradıklarını iddia ediyorlarsa görevli yargı mercinin idari yargı olduğunu, ... yönünden Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görev alanına girmeyen bu davanın görevsizlik nedeni ile reddi, görevli ve yetkili olan Mersin Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken esasa girilerek yargılama yapılmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, belediye ile sürücü ... arasında işçi işveren ilişkisi bulunmamakta olup belediye işveren olmadığından davanın ... yönünden reddinin gerektiğini, kaza tarihinde otobüs işletmesinin de ... tarafından idare edildiğinden işleten sıfatı bulunmadığından davanın belediye açısından reddi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, karara esas alınan kusur bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, hükme esas alınan hasar bedelinin hesabına yönelik hazırlanan bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının kiralık araç talebi yerinde olmadığı gibi bu hususta bilirkişi raporundaki hesaplamanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hasar durumu yönünden yapılan hesaplamanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının tüm zararının dava öncesinde belediyeye ait bulunan ... plaka sayılı aracın mali mesuliyet sigortasını yapan davalı ... tarafından ödendiğinden davanın tüm davalılar açısından reddi gerekirken aleyhe olarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br> Dava, kaza nedeniyle araçta oluşan değer kaybı ve yapılan masraflara ilişkin tazminat davasıdır.<br>Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı belediye vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>İdari yargının görevli olduğu yönündeki istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;<br>Davalı belediye vekili her ne kadar davacının davasını davalı idarenin hizmet kusuruna dayandırdığını, bu nedenle söz konusu davada yargı yolunun idari yargı olduğunu ileri sürmüş ise de, 2918 sayılı karayolları trafik kanunun 110 md.sinde 11/01/2011 tarihinde yapılan değişiklik ile \"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.\" hükmü karşısında, davanın trafik kazasına dayalı olup, davalının işleten olmasına dayalı olarak dava açıldığına göre iş bu uyuşmazlığın çözüm yerinin adli yargı olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yargı yoluna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>Görevli mahkemeye yönelik istinaf talebinin incelenmesinde:<br>Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3. maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. <br>Açılan somut davada davalılar araç sürücüsü, aracın işleteni olan belediye ve kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır. Sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle dava ticari dava olup Asliye Ticaret Mahkemesi görev alanı içinde olduğundan davalı vekilinin Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna yönelik istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. <br>Davalı  vekilinin husumet yokluğuna ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde:<br>2918 sayılı KTK'nun 3.maddesinde araç işleten; \"Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.\" şeklinde tanımlanmıştır. Davalı belediye vekili her ne kadar davalı sürücünün kendilerinin işçisi olmadığı, bu nedenle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunmuş ise de, davalı belediyenin kazaya karışan ... plaka sayılı halk otobüsünün tescilde kayıtlı maliki/ işleteni sıfatını haiz olduğundan kendisine husumet yöneltilmesinin yerinde olduğu, sürücünün davalının çalışanı olup olmamasının sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla bu yönlü istinaf başvurusu da yerinde görülmemiştir. <br>Kusur raporuna yönelik itirazları yönünden yapılan incelemede; <br>İşbu dosyada alınan 13.05.2019 tarihli trafik polisi bilirkişisinden alınan kusur raporunda, ... plakalı otobüs sürücüsü ...'ın \"Kavşaklara yaklaşırken, yerleşim yerleri dışında yüz elli metre, yerleşim yerlerinde ise otuz metre mesafe içinde ve kavşaklarda şerit değiştirmeleri yasaktır.\" ve yine \"Şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemek zorundadırlar.\" kurallarını ihlal ettiğinden %100 oranında kusurlu olduğu,  ... plakalı otomobil sürücüsü ...'un kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. <br>Mahkemece aldırılan rapor dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu anlaşıldığından davalı belediye vekilinin kusur oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Hesap raporuna yönelik itirazlar yönünden yapılan incelemede:<br>Mahkeme dosyasında iki rapor alınmış, mahkemece mevcut raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosya makine mühendisi bilirkişi heyetine verilmiş, bilirkişi heyetinin 18/05/2021 tarihli raporunda özetle; \"..Kaza tarihi itibariyla aracın onarım bedelinin serbest Pazar piyasa koşullarında; 72.938,24 TL, olduğu, Davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu faturalar incelendiğinde, fatura içeriklerinin yukarıda ayrıntılarına yer verilen, davaya konu aracın davaya konu hasarları ile uyumlu, olduğu, bu hasarlar için davacının ödemiş olduğu hasar onarım bedelinin, 59.316,22 TL olduğu, ve bu bedelin piyasa koşulllarına göre yerinde ve uygun olduğu, Dava dosyasına sunulan 20.08.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda; araç değer kaybı için “1/6/2015 tarihinde yürürlüğe giren \"Tebliğ\" kapsamında olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları” kriterlerine göre belirlenen 17.802,24 TL değer kaybının yerinde olduğu heyetimizce değerlendirilmiş olup, araçtaki değer kaybının 17.802,24 TL olduğu, Dava dosyasına sunulan 20.08.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda; aracın onarımı için gerekli süre olarak belirlenen 25 günlük süre ve bu süre için günlük 150 TL emsal kiralama bedeli olmak üzere; 3.750,00 TL Tamir süresince emsal araç kiralama bedelinin yerinde ve uygun olduğu (Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise davacının fatura ettiği gün sayısının 50 günü aştığı ve fatura bedelinin ise 6.210,00 TL olduğu), Davacının dava konusu araçtaki hasar nedeniyle oluşan zarar toplamının; Onarım bedeli + değer kaybı + araç kiralama bedeli + çekici bedeli olmak üzere ; Zarar Toplamının = 59.316,22 + 17.802,24  + 3.750,00 + 354,00 TL = 81.222,46 TL, olduğu, Bahse konu değer kaybı, tamir masrafları ve diğer zarar kalemleri için, zorunlu mali sorumluluk poliçesi kapsamında ... şirketince davacıya, sigorta poliçesi limit sınırı olan 36.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, Hasar nedeniyle davacının talep edebileceği zarar miktarının; 81.222,46 TL -36.000,00 TL = 45.222,46 TL olduğu, emsal araç kiralama bedelinin davacınnın faturalandırdığı gün sayısına karşılık gelen 6.210,00 TL olduğu, bu durumda davacının talep edebileceği zarar miktarının; 47.682,46 TL olduğu,..\" yönünde rapor ve görüşlerini sundukları görülmüştür. Alınan bu heyet raporu ile çelişkilerin giderildiği, alınan raporun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu anlaşılmakla davalı belediye vekilinin hesap raporuna yönelik yapmış olduğu istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. <br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı belediye vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı .... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davalı belediyeden alınması gereken 3.089,15\tTL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 772,28 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 2.316,87‬ TL harcın bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı belediye tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından (45.222,46 TL) miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.25/02/2025<br>\t\t\t\t<br>      <br>       Başkan          Üye                  Üye                   Katip  <br> <br>        İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"49946f008f18295f","SID":"27a260825692ed77"}}