{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br> <br>ESAS NO         : 2023/31 <br>KARAR NO\t: 2025/313<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                           \t       K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/696 E.  -  2022/961 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25/10/2022 tarih ve 2020/696 E. - 2022/961 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 05.10.1995 tarihinde kurulduğunu, Aydın/Nazilli ilçesi Ticaret Odasına kayıtlı olarak işlenmiş zeytin, zeytinyağı üretimi ve toptan ticareti yaptığını, müvekkili şirketin faaliyetlerini Aydın Valiliği İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından verilen işletme kayıt belgesine istinaden, ... adresinde bulunan fabrika adresinde sürdürdüğünü, hâlihazır süreçte aynı adreste ve aynı ad altında üretim faaliyetlerini ve ticari faaliyetlerini devam ettirdiğini, ancak Ankara ili ve çevresinde ticari faaliyette bulunan birtakım işletmelerin satış reyonlarında “... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.” adı ve ... Adres bilgileri basılmak suretiyle 5 kg’lık teneke ambalajlarında “...” sahte markası adı altında zeytinyağının satıldığını belirlediklerini, başka bir anlatımla, müvekkili şirkete ait ürünün işletme kayıt numarası, ticari unvanı ve adresini kullanarak başka bir marka adıyla ve sahte olarak piyasaya sürüldüğünü, davalıların, müvekkilinin ticari bilgilerini ihtiva eden bu yağları satarak haksız rekabet hükümlerine aykırı davrandığını, bunun yanı sıra haksız rekabet faili tacirse ve haksız rekabet bir ihmal neticesinde işlenmişse failin ihmali ve kusuru söz konusu olduğunu, bu nedenle bilmeden satın alındığı yönünde bir savunmanın sorumluluktan kurtaramayacağını, TTK uyarınca tazminat olarak davacının elde edemediği kârın veya haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına hükmedildiğini, davalılardan bu şekilde ne kadar ürün satıldığını ve ne kadar kazanç elde ettiğini, müvekkilinin ne kadar zarara uğradığını bilmediklerini, bu nedenle bu aşamada dava değerinin müvekkili tarafından belirlenmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davanın maddi tazminata ilişkin kısmının belirsiz alacak davası olarak açtıklarını ileri sürerek haksız rekabetin men’ine, 100.000’er TL maddi tazminata, 15.000’er TL manevi tazminata, haksız fiil tarihinden işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan ayrı ayrı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin 35 yıldır tekstil ve gıda sektöründe faaliyet gösteren Türkiye’nin birçok yerinde askeri birliklere hizmet veren, sektöründe tanınmış bir firma olduğunu, dolayısıyla davacının iddia ettiği gibi bir başka firmaya ait ticari bilgileri kullanıp sahte marka ile piyasaya ürün sürerek ticari itibarini hiçe saymasının kesinlikle söz konusu olmadığını, davacı tarafından her ne kadar kendilerine ait ürünü bir başka marka adıyla sahte olarak satıldığı gerekçesi ile aleyhe dava açmış olsa da bu iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin işletmeciliğini yaptığı K.K.K. Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığı kantininde satmak üzere Denizli ilinde faaliyet gösteren ... Tekstil Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. firmasından 400 adet sahte olduğundan kesinlikle haberdar olmadığı dava konusu zeytinyağını teslim edilmesi hususunda anlaşıldığını, alınan zeytinyağlarının 60 adedinin teslim alındığını, kalan 340 adedinin ise sonradan teslim edilmesi hususunda anlaşıldığını, müvekkili şirketin zeytinyağları aldıktan sonra kantin başkanlığı tarafından ... marka zeytinyağının sahte marka olduğu ve bu ürünün bir daha temin edilmemesi hususunda ikazda bulunulduğunu, yapılan ikazdan hemen sonra ... Tekstil Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. firması ile göndermiş oldukları ürünlerin sahte olduğu hususunda görüşüldüğünü, daha sonra ekte sunulan 30.01.2020 tarihli iade faturasından da anlaşılacağı üzere hiç teslim alınmayan 340 adet zeytinyağının iadesinin yapıldığını, müvekkili şirketçe ... Tekstil Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. firmasından sahte marka olduğu söylenen ürünlerin iade edildikten sonra bir daha zeytinyağı alınmadığını, Etimesgut Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün 18.12.2019 tarihli yazısı ile sahte marka adı altında piyasaya sunulan ürünlerin denetiminin yapılarak sonucu hakkında bilgi verilmesinin istenildiğini, müvekkili şirketin işlettiği kantinin bağlı bulunduğu Kantin Başkanlığının 13.01.2020 tarihli yazısında yapılan araştırma sonucunda Kantin Başkanlığına bağlı bulunan şubelerde söz konusu ürün bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkili şirketin davacının ticari bilgilerini kullanarak sahte marka adı altında piyasaya sunulan ürünlerin sahte olup olmadıklarını anlamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, almış olduğu ürünlerin sahte olduğunu Kantin Başkanlığının uyarısı sonucunda öğrenildiğini, bu uyarıdan hemen sonra ... Tekstil Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. isimli firmadan herhangi bir ürün satın alınmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. <br>Diğer davalı cevap vermemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların \"...\" markası adı altında 5 kilogramlık teneke ambalajlarda satışı yapılan zeytinyağlarını Denizli ilinde faaliyet gösteren dava dışı ... Tekstil Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. Firmasından satın aldıkları, davalıların sahte marka ile zeytinyağı satışını öğrenmeleri üzerine zeytinyağlarını, satışı yapan ... Tekstil Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. Firmaya iade ettiklerinin de yine dosyaya sunulu bulunan delillerden anlaşıldığı, davacının ticaret unvanının dava dışı ... Tekstil Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti. isimli firma tarafından \"...\" markası adı altında 5 kilogramlık teneke ambalajlarda satışı yapılan zeytinyağlarında izinsiz olarak kullanıldığı ve bu durumun davacının ticaret unvanına tecavüz mahiyetinde olduğu, bu doğrultuda davacının TTK'nın 52. maddesindeki unvanın korunmasına dair hükümler ile 55. maddesindeki haksız rekabete ilişkin hükümlerden yararlanabileceği, ancak somut olayda ticaret unvanına tecavüz eylemi ile haksız rekabet teşkil eden eylemlerin davalılar tarafından değil dava dışı ... Tekstil Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. isimli firma tarafından gerçekleştirildiği, somut uyuşmazlık bakımından davalılara atfı kabil kusurlu bir eylemin bulunmadığı, bu nedenle davacının oluşan zararından davalıların sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalıların müvekkili şirketin işletme adresi ve ticaret sicil kaydının/numarasının sahte olarak basılı olduğu ürünleri ticari işletmesinde satması eyleminin haksız rekabet olduğu konusunda tereddüt olmadığını, davalıların bu eyleminin delil tespiti ve bilirkişi incelemesi neticesinde belirlendiğini, tüm bu tespit ve bilirkişi raporlarında, eylemin haksız rekabet olduğu ve müvekkilinin haklarının  maddi ve manevi olarak ihlal edildiği konusunda uyum ve istikrar içerisinde olmak üzere, hem mevzuat hem de önceki yargı kararlarına uyumlu bir şekilde tespitler yapıldığını, davalıların piyasada bu alanda ticaret yapan bir firma olduğunu, her tacirin olduğu gibi basiretli tacir hükümlerine tabi olduğu ve en önemlisi de müvekkilinin bilgilerinin sahte olarak basılı olduğu ürünleri satarak ticari gelir elde ettiği gerçeği karşısında, Mahkemenin kararının hukuka uyarlı olduğunun söylenemeyeceğini, davalıların, husumetin muhatabı ve dava ve taleplerimizin telafisi açısından kusurlu ve sorumlu olduklarını, böyle bir kabulün, gerçek üretenin tespiti mümkün olmayacak şekilde sahte ürünün piyasaya sürülmesine, gerçeğe uygun olmayan ticari kayıtlarla faaliyet yürüten sahte firmaların çoğalmasına ve doğal sonuç olarak da dürüst, hukuka uygun, mevzuata bağlı ticaret yapmak isteyen kişi ve kuruluşların da mahvına ve telafisi mümkün olmayan zararlara sürüklenmesine yol açacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.       <br> <br>GEREKÇE\t: Dava, haksız rekabetten kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden davalıların fiilinin, davacının \"ticaret unvanı\", \"adres bilgileri\" ve \"işletme kayıt numarası\" üzerinde yazılı olan, ancak davacıya ait olmayan bir ürünün, davalılar tarafından dava dışı ... Tekstil Ltd. Şti.'nden satın alınarak, iş yerinde satılmasından veya ticari amaçla elinde bulundurulmasından ibaret olduğu anlaşılmaktadır. <br>\tİlk derece mahkemesince,ticaret unvanına tecavüz eylemi ile haksız rekabet teşkil eden eylemlerin davalılar tarafından değil dava dışı ... Tekstil Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. isimli firma tarafından gerçekleştirildiği, somut uyuşmazlık bakımından davalılara atfı kabil kusurlu bir eylemin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda da davalıların fiilinin haksız rekabet hali oluşturmadığı bildirilmiştir. <br>\tAncak TTK 56/4. maddesi uyarınca, bir kimse aleyhine birinci fıkranın (b) ve (c) bentleri gereğince verilmiş olan hüküm, haksız rekabete konu malları, doğrudan veya dolaylı bir şekilde ondan ticari amaçla elde etmiş olan kişiler hakkında da icra olunur. <br>\tBu hüküm, haksız rekabet konusunda verilen mahkeme kararlarının hangi hallerde üçüncü kişiler hakkında icra edilebileceğini düzenlemiş, böylelikle haksız rekabet konusunda usul hukukunun en temel ilkelerinden birisi olan, mahkeme kararlarının sadece taraflar arasında icra edilebilmesi ilkesinin bir istisnasını kabul etmiş ve haksız rekabet fiilinin mağdurlarını, maddede anılan kişilere karşı ayrı ayrı dava açmak zorunda bırakmamayı amaçlamıştır. Bu şekilde hak sahiplerinin, haksız rekabetin men'i veya bunun sonuçlarının ortadan kaldırılması hakkında, belli bir kimse aleyhine almış oldukları ilamları, malları o kimseden teslim almış olan diğer tacirlere karşı icra ettirmek imkanından mahrum kalmamalarını sağlamayı amaçlayan bu hükmün mefhumu muhalifinden, haksız rekabete konu malları doğrudan veya dolaylı bir şekilde haksız rekabet fiilinin failinden elde etmiş olan kişiler aleyhine, haksız rekabetin men'i veya bunun sonuçlarının ortadan kaldırılması davalarının açılamayacağı sonucunun çıkarılması, hükmün konuluş amacına aykırıdır. Aksinin kabulü halinde, aynı kişiler aleyhine birinci fıkranın (a) bendi uyarınca tespit davasının açılabileceği, ancak (b) ve (c) bentlerindeki davaların açılamayacağı sonucu ortaya çıkar ki, bu sonucun ilk kabul ile çelişeceği açıktır. Yine aksinin kabulü, haksız rekabet fiilinin mağdurlarının, önce asıl faili bulup ona karşı dava açmak, daha sonra da bu ilamı, malları asıl failden satın almış kişilere karşı icra ettirmek zorunda oldukları anlamına gelir ki, bu kabulün de TTK'nın 56/4. maddesinin amacına aykırı olacağı tabiidir. <br>\t6102 sayılı TTK.'nın 55/1-a-4. maddesinde, \"Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak\" fiili haksız rekabet olarak sayılmıştır. Anılan hüküm, ETTK.'nın 57/5. maddesinin karşılığıdır. ETTK.'nın 57/5. maddesinde yer alan \"iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak\" düzenlemesine, 6102 sayılı TTK.'nın 55/1-a-4. maddesinde yer verilmemesinin nedeni, 55/1-a-4. maddesinin hükümet gerekçesinde, \"(4) numaralı alt bendin ilkeleri ve amacı, 6762 sayılı Kanunun 57 nci maddesinin (5) numaralı bendi ile özdeş olmasına rağmen lafızda farklıdır. Ancak, bu değişiklik 6762 sayılı Kanundaki hükmün öğreti ve mahkeme kararlarındaki birikiminin feda edilmesi, uygulanamaz kabul edilmesi anlamını taşımamaktadır. Çünkü, karıştırılma (iltibas) kavramı, pozitif hukuklarüstü anlamı ve işlevi ile varlığını sürdürmektedir.\" denildikten sonra, 6762 sayılı Kanun hükmünde geçen, \"başkasının ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları ile iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları\" cümle parçasına yeni düzenlemede neden yer verilmediğinin açıklandığı kısımda \"...Anılan cümle parçalarının burada yer almaları, haksız rekabete ilişkin hükümlerin fikrî mülkiyete ilişkin düzenlemelerde kümülatif uygulanması yönünden de gerekli görülemez.\" ibareleri ile belirtilmiştir. Dolayısıyla haksız rekabet ile üretilmiş ürünleri satanlar hakkındaki sorumluluğun belirlenmesinde, Yargıtay 11. HD.'nin, 6102 sayılı TTK.'nın 18/2. (ETTK.'nın 20.m.) maddesinde yazılı basiretli tacir kavramından yararlanan kararlarını, somut olaya uygulamak halen mümkündür. Yargıtay uygulaması da bu yöndedir (Yargıtay 11. HD.'nin 17/06/2019 tarih ve 2018/3387 E.-2019/4529 K.).<br>\tKaldı ki TTK.'nın 55. maddesinde \"Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar\" başlığı altında, haksız rekabet hallerinin başlıcalarının, örnek mahiyetinde sayıldığı, bu maddede sayılmamış olan ve fakat 54/2. maddesinde verilen tanım çerçevesinde haksız rekabet oyarak nitelendirilebilecek davranış ve uygulamaların da, haksız rekabet sayılabileceğinde bir tereddüt yoktur. Gerçekten de anılan hüküm uyarınca, \"Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.\". Bu durum karşısında bir an için davalıların fiilinin TTK 55/1-a.4. maddesi uyarınca bir haksız rekabet hali oluşturmadığı kabul edilse bile, TTK 54/2. maddesinde verilen tanım çerçevesinde, haksız rekabet halini oluşturduğunun kabulü gerekir. <br>\t22/7/2020 tarihli 7251 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca \"Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" halinde bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine gönderilmesine, duruşma yapmadan kesin olarak karar verir.<br>\tSomut uyuşmazlıkta da mahkemece davalıların fiili haksız rekabet olarak nitelendirilmeli ve davacının talep edebileceği maddi ve manevi tazminat miktarları belirlenmelidir. Bu gerekliliğe uyulmaması, 6100 sayılı HMK’nın 7251 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 353/1-a-6. maddesinin yeni düzenlemesi uyarınca, \"Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" halini oluşturur. Dolayısıyla haksız rekabetin varlığının Bölge Adliye Mahkemesince tespit edildiği, ancak ilk derece mahkemesince davacının tazminat talebinin incelenmeyip, davacının bu yöndeki talebi için hiçbir delilin toplanmadığı ve değerlendirmenin yapılmadığı durumlarda, Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 353/1-a-6 maddesi hükmü dayanak gösterilmek suretiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılamayacağına dair önceki Yargıtay uygulamasının, somut uyuşmazlık yönünden uygulanma yeri kalmamıştır. <br>\tBu itibarla mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların fiillerinin haksız rekabet olarak nitelendirilmesi ve davacının talep edebileceği maddi ve manevi tazminat miktarlarının incelenip ayrı ayrı değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, Dairemizce davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6  maddesi gereğince kabulü ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 25/10/2022 gün ve 2020/696 E. - 2022/961 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\t8-İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca yasal şartların oluşması nedeniyle ve istinaf kararının neden ve şekline göre, icranın geri bırakılması için davacıdan alınan 11.900,00 TL tutarındaki, ... Şubesinin 13/12/2022 tarih ve TMDZ22-281957 numaralı  teminat mektubunun GERİ VERİLMESİNE,  <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 14/02/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/02/2025<br>\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"49b062ae7eda4cb9","SID":"78ed3637e1aa8661"}}