{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1945 - 2025/29<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1945 <br>KARAR NO\t: 2025/29<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/336 E.  -  2022/214 K. <br><br>DAVACI\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t:Marka Hükümsüzlüğü, Haksız Rekabetin Durdurulması, Önlenmesi <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/06/2022 tarih ve 2021/336 E. - 2022/214 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin 2012 yılından beri tescilli markaları altında çeşitli gıda maddelerinin üretimini, yurt içine ve yurt dışına satışını gerçekleştiren bir firma olduğunu, müvekkilinin ürünlerinin çok uzun yıllardır yurt içinde ve yurt dışında tüketiciler nezdinde tanındığını ve tercih edildiğini, uyuşmazlık konusu olan \"...\" markasının da  müvekkili adına 2015/79911 ve 2020/46668 sayılar tahtında tescilli olduğunu, davalının ise 2020/24558 sayılı \"... ...\" ibareli markayı adına tescil ettirdiğini, müvekkili markaları ile davalının bu markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas yaratacak derecede benzer markalar olduğunu, ayrıca karşılaştırılan bu markaların benzer  emtiada kullanılacağını, söz konusu emtianın hitap ettiği ortalama tüketicilerin arasında çocukların da bulunduğunu, bu nedenle taraf markaları arasındaki karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu, müvekkilinin markalarını uzun yıllardır kullanarak ve bu markaya ciddi yatırımlar yaparak söz konusu markayı yurt içinde ve yurt dışında tanınmış hale getirdiğini, davalının, dava konusu edilen emtiada bu markayı kullanmasının, müvekkili markalarının bilinirliğinden haksız yararlanmasına, marka itibarına zarar vermesine ve  müvekkilinin tanınmış markalarının ayırt edici karakterinin zedelenmesine sebebiyet vereceğini, davalının müvekkilinin tanınmış ve seri markaları ile bu derecede benzer bir markayı kendi adına tescil ettirmesinin, davalının kötü niyetinin ve haksız rekabet yaratma saikinin açık bir tezahürü olduğunu ileri sürerek, davalının 2020/24558 sayılı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı marka tescilinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve bu eylemin önlenmesine, giderilmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, \"... ...\" markalı ürünlere el konulmasına ve bunların imhasına ve toplatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı vekili, müvekkilinin fason ürünleri 1998 yılından beri Romanya piyasasında tüketici ile buluşturduğunu, uzun yıllardan beri yaptığı yatırımlar, ortaya koyduğu emek ve sermaye ile özellikle gıda sektöründe ayrıcalıklı bir yer edindiğini, müvekkilinin dava konusu edilen markasının ilanına davacı tarafından yapılan itirazın reddedildiğini, dava dilekçesinin ekinde sunulan marka kayıtlarının davacının hükümden düşmüş markalarına ait olduğunu, zira davacının 2015/08933, 2020/21064 ve 2020/27718 sayılı \t...\t ibaresini tek unsur olarak ihtiva eden markalarının tescil aşamasında üçüncü kişilerin dosyaladığı itirazlar neticesinde reddedildiğini, davacının davasına mesnet aldığı 2020/46668 sayılı markanın da müvekkilinin hükümsüzlüğü talep edilen markasından sonraki tarihli olduğunu, davacının bu markalarına dayalı olarak müvekkili markasının hükümsüzlüğünü talep edemeyeceğini, davacının davasına mesnet aldığı 2015/79911 sayılı markasını kullanma yükümlülüğünün mevcut olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin huzurdaki davanın dinlenebilmesi için davacının bu markasının kullanıldığının ispatını talep ettiğini, taraf markalarının bir bütün olarak ele alındığında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzemediğini, bu nedenle ortalama tüketici nezdinde markalar arasında bir iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br> \t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının 2020/46668 sayılı markasının, davalının huzurdaki davada hükümsüzlüğü talep edilen markasından sonraki bir tarihte TÜRKPATENT kayıtlarına girdiğinden, davacının bu markasına dayalı olarak SMK m. 5/1-ç ve m. 6/1 hükümlerindeki korumalardan yararlanamayacağı, karşılaştırılan markaların, SMK m. 5/1-ç hükmü anlamında, herhangi bir takdir yetkisi ve şüpheye yer vermeyen bir biçimde benzer olmadığı, davalının ileri sürdüğü kullanmama def’i gözetildiğinde, davacının davasına mesnet aldığı 2015/79911 sayılı markasının, sadece, kullanımı ispat edilebilen “bisküviler” ve “gofretler” emtiaları yönünden SMK m. 6/1 hükmü kapsamındaki korumadan yararlanabileceği, karşılaştırılan markaların, SMK m. 6/1 hükmü kapsamında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, davacının markasının korunduğu emtialar ile davalının markasının kapsamına giren; 30. Sınıftaki “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler” emtiaları ile bunların 35. Sınıf altında toptan/perakende satışı/mağazacılık hizmetleri yönünden somut olayda emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, davalının markasının kapsamında yer alan diğer mal ve hizmetler açısından bu şartın gerçekleşmediği, davalının markasının kapsamına giren emtianın hitap ettiği tüketicilerin, bu emtiayı satın aldıkları anda bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyelerinin yüksek olmadığı, karşılaştırılan markalar arasında, 30. Sınıftaki “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler” emtiaları ile bunların 35. Sınıf altında toptan/perakende satışı/mağazacılık hizmetleri yönünden iltibas tehlikesinin/karıştırılma ihtimalinden doğan (kısmi) hükümsüzlük nedeninin bulunduğu, dava konusu edilen markanın kapsamına giren diğer emtia açısından ise hükümsüzlük nedeninin bulunmadığı, davacının “tanınmışlık” iddiasının davalının markasının hükmüne bir etkisinin olamayacağı, davalının kötü niyetli olmadığı, davalının markasının haksız rekabet saikiyle tescil edildiğinin ispat olunamadığı, davalının markasal kullanımları da dava dosyasına yansıtılmadığından davalının haksız rekabet eylemlerinin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıya ait 2020/24558 sayılı markanın 30. Sınıf \"pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: ekmek, simit, poğaça pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler \" malları ile bunların 35. sınıf altında müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için \"pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: ekmek, simit, poğaça pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler \" mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri, belirtilen hizmetler perakende toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir hizmetleri bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.     <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece müvekkiline ait markaların, davalı markası ile SMK m.5/1-ç anlamında benzer olmadığı belirtilmişse de bu hususun hatalı olduğunu, müvekkiline ait 2015/79911 sayılı markanın, \"gofret, sandviç kek, ıslak kek, bisküvi, rulo gofret\" ürünleri yönünden kullanıldığı, bu kullanımların, markanın tescilli olduğu 30. sınıftaki bisküviler ve gofretler mallarına denk geldiği ve müvekkil markasının yalnızca bu mallar yönünden SMK m.6/1 hükmü korumasından yararlanabileceği yönünde değerlendirme yapılmışsa da bu husustaki değerlendirmeyi kabul etmediklerini, müvekkili ürünlerinin 30. sınıf mal grubunda, 2015 yılından bu yana marka tescil korumasına sahip olduğunu, dolayısıyla müvekkili marka tescil korumasının daraltılmasının doğru olmadığını, müvekkili markasının 30. sınıfın tamamı ile kek ürün grubu bakımından SMK m.6/1 hükmü korumasından yararlanmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin 2015/79911 sayılı markasının tanınmış marka olduğunu, aksi yöndeki mahkeme kabulünün yerinde olmadığını, kötü niyete ilişkin mahkeme değerlendirmesinin de yerinde bulunmadığını, davalının, markası için sonsuz tercih hakkı olmasına rağmen müvekkilinin \"...\" ibareli markasının devamı olarak algılanabilecek nitelikte bir markayı seçmesinin kötü niyeti gösterdiğini, ayrıca davalının bu tercihinin haksız rekabete yol açacağını, haksız rekabetin varlığı için kullanım şartının bulunmadığını, uygulamada en sık rastlanan ve en önemli haksız rekabet halinin, iltibas veya TTK’nın ifadesi ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu markasının başvurusuna, davacı tarafından itiraz edildiğini ve bu itirazın TÜRKPATENT tarafından reddedildiğini, bunun üzerine süresi içerisinde Kurum kararına karşı iptal davası açmayan davacı tarafın işbu davayı açtığını, dava dilekçesi ekindeki dayanılan marka kullanımlarının, tescilli bir marka kullanımına dayanmadığını, davacının TÜRKPATENT nezdinde yaptığı birebir \"...\" esas unsurlu marka başvurularının reddedildiğini, \"...\" ibaresinin davacının münhasıran kullanımına ait bulunmadığını, davacının mesnet olarak sunduğu markalar açısından kullanım ispatı talebinde bulunduklarını, mahkemenin tescilli ve tam karşılığı olmayan davacı kullanımlarını esas aldığını, oysa davacının markasını kullandığını ispat edemediğini, taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığını, davacı yanın iddialarının aksine mesnet gösterilen davacı markalarındaki \"...\" ibaresinin esas unsur olmadığını, nitekim \"...\" ibaresinin esas unsur olduğu markaların tescil edilmediğini, davacı markalarının \"... ...\", \"... ... bun\" halinde bir bütün olarak tescil edildiğini, markanın parçalarına ayrılarak benzerlik yaratılmasının doğru olmadığını, zira markaların bir bütün olarak değerlendirilmesinin gerektiğini, müvekkiline ait marka ile davacı tarafa ait markaların, orta seviyedeki tüketiciler gözünde bir bütün olarak farklı algılanacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka hükümsüzlüğü, haksız rekabetin durdurulması ve önlenmesi istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafça dayanılan 2020/46668 sayılı markanın başvuru tarihinin, dava konusu davalı markasından sonraki tarihli olduğu, dolayısıyla bu markanın iltibas değerlendirilmesinde dikkate alınamayacağı, davalı markası ile davacının 2015/79911 sayılı markası arasında SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında benzerlik olmadığı, 2015/79911 sayılı davacı markasının, dava tarihi itibariyle beş yıldan fazla tescilli olduğu, bu itibarla kullanım ispatı külfeti altında bulunduğu, davalının da kullanmama defini ileri sürdüğü, söz konusu davacı markasının yalnızca gofret, sandviç kek, ıslak kek, bisküvi, rulo gofret malları üzerinde kullanıldığının ispat edildiği, davacı markalarının üzerinde kullanıldığı mallar da gözetildiğinde \"... ...\" ibareli davacı markası ile \"... ...\" ibareli dava konusu marka arasında, dava konusu marka kapsamında yer alan 30. sınıftaki \"Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: ekmek, simit, poğaça pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler \" malları ve bunların satışına özgü 35. sınıftaki mağazacılık hizmetleri yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira davacı markasında asli unsur olarak kullanılan \"...\" ibaresinin, dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı ve bu durumun markaların karıştırılmasına yol açacağı, bunun dışında dava konusu marka kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden ise emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden, bu mal ve hizmetler yönünden iltibas bulunmadığı, davacı markasının tanınmışlığının ve davalı markasının kötü niyetli olarak tescil ettirildiğinin ispat edilemediği anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Taraf  vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,7‬0'er-TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/01/2025<br>\t\t\t\t<br> Başkan<br><br> <br> Üye<br><br> <br> Üye<br><br> Katip<br><br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c12b23411540edc4","SID":"e7fd6da551ba9028"}}