{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/3 <br>KARAR NO\t: 2025/249<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: Dr. ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/584 Esas - 2022/927 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 27/02/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 28/02/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 08.08.2019 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu, davalıya ZMMS ile sigortalı ... plakalı araç ile Eskişehir istikametinden Ankara istikametine seyir halinde iken yine aynı istikamette seyir halinde olan sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarpması neticesinde çift taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin kaza neticesinde yaralandığını, trafik kaza tespit tutanağında müvekkili davacının yolcu olması sebebiyle kusuru bulunmadığını, kaza sonrasında müvekkili için davalı ... şirketine zorunlu olarak başvuru yapıldığını, sigorta şirketince müvekkiline bir miktar ödeme yapıldığını, ancak yapılan bu ödemenin maluliyet oranı zararlarını karşılamadığını, gerçek zararları ile yapılan ödeme arasında büyük fark olduğunu, bu ödeme dolayısı ile verilen ibranamenin de 2918 sayılı KTK'nın m.111/2’ye göre geçersiz olduğunu belirterek, müvekkilinin geçirmiş olduğu kaza nedeniyle uğramış olduğu zararların tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik belirsiz alacak davası olarak 150,00 TL kalıcı maluliyet maddi tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesini, davacı müvekkilinin kalıcı maluliyet oranının belirlenmesine karar verilmesini, alacak miktarını belirleme imkanları olmadığından dolayı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik belirsiz alacak davası olarak 150,00 TL kalıcı maluliyet maddi tazminat ile şimdilik 150,00 TL bakıcı ve hastane gideri'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin ticari merkezi itibariyle söz konusu dava yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı tarafın müvekkili şirketin sigortalısı aleyhine ikame ettiği huzurdaki haksız davanın reddi gerektiğini, davacı yanın müvekkili sigorta şirketine başvurusu üzerine şirket nezdinde hasar dosyası açıldığını, dosya kapsamında alanında uzman aktüerlerden TRH-2010 yaşam tablosuna göre alınan rapor sonucunda davacı yana 24.09.2019 tarihinde 51.025,70-TL tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan bu ödeme ile Karayolları Trafik Kanunu gereği, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm hukuki sorumluluğu yerine getirdiğini, müvekkili şirketin davacıya karşı başkaca bir sorumluluğunun da bulunmadığını, dava konusu Sigortalı Araç Poliçesi Genel Şartlarında ve Karayolları Trafik Kanununda meydana gelen değişiklik sonrasında 02.10.2018 tarihinde tanzim edilmiş olduğundan yeni genel şartların uygulanmasının gerektiğini, davanın reddini talep ettiklerini, tazminat hesabı yapılması halinde Yargıtay yerleşik içtihatları gereğince ödemenin yapıldığı tarih olan 24.09.2019 tarihindeki verilere göre hesaplama yapılması gerektiğini, mahkemece ödeme tarihindeki verilere göre TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz oranı esas alınarak hazırlanacak bilirkişi raporunda da davacının bakiye tazminat alacağı bulunmadığının görüleceğini, mahkemece davacının iddia ettiği kalıcı sakatlığının tespiti için rapor alınması halinde, hazırlanacak raporda trafik sigortası genel şartları gereği meslekte kazanma gücü kaybı oranının değil, özürlülük oranının dikkate alınması gerektiğini, Poliçe Genel Şartları A.5. maddesi gereğince geçici iş göremezlik, geçici bakıcı tazminatı ile tedavi ve tedaviye bağlı sair giderlerinden tamamen Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olduğunu bildirerek, davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'nden alınan 22/04/2022 tarihli raporda, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında, davacının engellilik oranının %3 olduğu, iyileşme süresinin 6 ay olduğu, bakıcı ihtiyacının 1 ay olduğunun belirtildiği, kusur yönünden, davacı ...'in de içinde yolcu olarak bulunduğu davalı ... Şirketine sigortalı ... plakalı Kamyon sürücüsü ...'in meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK'nın 52/b-c, 56/c, ve 84/d maddesindeki kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı çekici ve bağlı ... plakalı dorse sürücüsü dava dışı ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali görülmemekle kusursuz olduğu, tazminat hesabı yönünden, davacı vekilince, davacı ... lehine 150,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ve 150,00 TL bakıcı hastane gideri tazminatı olmak üzere toplam 300,00 TL bakiye maddi tazminat talebinde bulunulduğu, zarar gören küçük ...'in yolcu konumunda olduğu tespit edildiğinden, hesaplanan maddi zarardan TBK'nın 52. maddesi kapsamında kusur indirimi yapıldığı, davacı ...'in 08/08/2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle vücut engellilik oranının %3 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği ve 1 ay süresince başka birinin yardımına ihtiyaç duyulabileceğinin tespit edildiği, davacının öğrenci olduğu, gelir getirici bir faaliyette bulunmadığı dikkate alınarak Yargıtay'ın güncel kararları gereği, geçici iş göremezlik zararı hesaplanmadığı, ancak olay tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik zararının hesaplandığını, dava konusu olay nedeniyle, davalı ... Sigorta şirketi tarafından 24/09/2019 tarihinde 51.025,70 TL maddi tazminat ödemesi yapıldığı, öncelikle ödeme tarihi verilerine göre hesaplama yapılarak davacının zararının karşılanıp karşılanmadığının tespit edilmesi gerektiği, davalının ödeme yaptığı 24/09/2019 tarihi verileri itibariyle hesaplama yapıldığında davacı ... lehine 41.067,47 TL sürekli iş göremezlik zararı ve 2.558,40 TL geçici bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 43.625,87 TL zarar hesaplandığı, davalı tarafça, davacıya %7 maluliyet oranına göre 51.025,70 TL ödeme yapılarak (51.025,70-43.625,87) 7.399,83 TL fazla ödeme yapıldığı gerekçesiyle; \"Davanın REDDİNE,\" karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı ... vekili istinaf dilekçesinde;\tsigorta şirketi tarafından 24.09.2019 tarihinde yapılan ödemenin müvekkilin maluliyet oranı %7 kabul edilerek bu oran üzerinden hesaplama yapıldığını, yani sigorta şirketi tarafından söz konusu tarihte maluliyet oranına itiraz edilmediğini ve %7 oranında maluliyetinin kabul edildiğini, ancak yargılama aşamasında Adli Tıp Kurumundan alınan maluliyet raporuna göre tespit edilen maluliyet oranının %3 olarak tespit edildiğini, bilirkişi tarafından da davalı tarafından yapılan ödeme tarihi esas alınarak %3 maluliyet oranına göre hesaplama yapılarak mahkemeye sunulduğunu, sözkonusu rapor düzenlenirken müvekkilinin yararına oluşan usuli kazanılmış hakların dikkate alınmadığını, davalı ... tarafından belirlenen %7 maluliyet oranı kabul edilen ve davalı açıdan ihtilaf konusu edilmeyen maluliyet oranı olup davalıyı bağladığını, nitekim pek çok emsal Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere Sosyal Güvenlik Kurumu Yüksek Sağlık Kurulu tarafından belirlenen maluliyet oranı Kurumu bağlayacağı gibi, davalı ... tarafından tespit edilen %7 maluliyet oranının da davalı ... şirketini bağlayacağını, bu nedenle müvekkili yararına oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak %7 maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapılarak zararın giderilip giderilmediğine bakmak gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDavacı taraf, davadan önce davalı sigortacı tarafından ödenen bedelin gerçek zararın altında olduğunu iddia ederek tazminat talebinde bulunmuş, davalı ise, davadan önce yapılan ödemenin yeterli olduğu savunmasında bulunmuştur. Taraf iddia ve savunmalarına göre, davacı tarafın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2. maddesindeki yetersizlik iddiasında bulunduğu gözetilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiği açıktır.<br>\tZarar sorumlusu davalı tarafından ödenen bedellerin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için, davalının ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan miktar ile fiilen ödenen miktar arasında fahiş fark olup olmadığının denetlenmesi gerekir. Yapılan ödemenin yetersiz olduğunun saptanması halinde, hesaplamanın yapıldığı tarihteki verilere göre tazminat hesabı yapılıp zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davadan önce davalının ödediği bedellerin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri hesaplanan güncel tazminattan düşülerek sonuç tazminat belirlenmelidir.<br>\tYargıtay kararlarında da , davacının maluliyet oranının doğru biçimde tespitiyle bu maluliyet oranı üzerinden ve davalının davadan önceki ödeme tarihi verilerine göre hesap yapılıp KTK'nın 111. maddesindeki açık yetersizlik denetiminin yapılması gerektiği belirtilmektedir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 13/12/2021 tarih ve 2021/15157 Esas, 2021/10182 Karar sayılı ilamı)<br>\tYukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 3531-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Davacı tarafından yatırılması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine,<br>\t5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,\t<br>\tDair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 27/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br><br>\t\t\t\t<br>... <br>...<br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c1670c88f3ce83fc","SID":"7b21eaa92503638a"}}