{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1385 <br>KARAR NO\t: 2025/247<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: Dr....  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/628 Esas 2023/319 Karar<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br><br>KARAR TARİHİ\t: 27/02/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 27/02/2025<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından ZMMS ile sigortalanan ... plakalı aracın, karşıdan karşıya geçmeye çalışan müvekkiline çarparak ağır şekilde yaralanmasına yol açtığını ileri sürerek, belirsiz alacak olarak açtıkları davada, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi tazminatın (sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir. <br>Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; sigortalı aracın kusuru oranında sorumluluklarının bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, Karayolları Genel Müdürlüğü üçlü Trafik Fen Heyeti tarafından düzenlenen 27.03.2023 tarihli raporda, davacının olay yerinde yolun karşısına geçmek için uygun bir kesimi tercih etmediği, geçiş yaptığı kesimde taşıt yoluna girmeden önce yaklaşmakta olan araçların uzaklık ve hızlarını kontrol edip uygun ise geçişe başlaması ve geçişi sırasında kontrollü geçişini devam ettirmesi gerekirken, yaklaşan trafiği hiç kontrol etmeden karşıya geçmeye çalıştığı, üzerine doğru yaklaşmakta olan araca rağmen can güvenliği yönünden tedbir almadığı, bunun sonucunda sağ şeritteki aracın önünden koşarak geçip sol şeritteki araç tarafından çarpıldığı olayda, dikkatsizce ve tedbirsizce davrandığı, meydana gelen olayda % 100 kusurlu olduğu yönünde görüş belirtildiği, mahkemeye  sunulan 13.02.2023 günlü kusur bilirkişisinin raporu ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben düzenlenen 20.01.2020 tarihli ... tarafından düzenlenen raporun da aynı yönde olduğu, 26.12.2019 tarihli görüntü izleme tutanağının içeriğinde, olayın olduğu yerde bulunan güvenlik kamerasının incelenmesinde, yüzü belli olmayan bir şahsın koşarak yola ilerlediği ve görüntü açısından çıktığı, sonrasında aynı aracın sağ arka kapısından yüzü belli olmayan bir şahsın inerek aynı yöne doğru ilerlediği ve görüntünün burada sona erdiğinin tutanak altına alındığı, davacının 24.11.2019 gün saat 00:37’de hastane kontrolünde 2,421 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, yapılan yargılama, toplanan deliller, dosya içerisinde yer alan ve birbirleriyle uyumlu olan bilirkişileri raporları ile tutanaklar hep birlikte değerlendirildiğinde, olay günü 2,42 promil alkollü olan ve hızla giden araçların arasından karşıya geçmeye çalışan davacının, meydana gelen trafik kazasında yüzde yüz oranında kusurlu olması nedeni ile davalının maddi tazminat sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği  gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; yalnızca sürücünün beyanı nazara alınarak hazırlanan kusur bilirkişi raporu esas alınarak kurulan hükmün kabul edilemeyeceğini, dava konusu olayda aracın fren izi, kaç metrelik yürüme mesafesi sonunda kazanın gerçekleştiği, trafik yoğunluğu hususları gözetilerek öncelikle yaya yolda iken araç ile arasında bulunan yolun hesaplanması ve yol durumu, geçitler, kavşaklar, trafik işaretleri ve ışıkları, ana ve yan yol akışı gibi kazayı etkileyecek diğer unsurların da incelenmesi gerekirken salt beyanların esas alınmasıyla bütün kusurun müvekkile atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sürücünün göstermesi gereken dikkat ve özeni göstermediğini, müvekkil, yolun boş ve güvenli olduğu kanaatiyle karşıdan karşıya geçmek istediğini, buna karşılık araç sürücüsünün büyük bir süratle müvekkile çarptığını, söz konusu kazanın meydana geldiği yerde yaya geçişi yoğunluğu bulunduğunu, araç sürücüsünün hızı, yol kenarında bulunan yayaları gözetmemesi ve müvekkilin karşıdan karşıya geçtiğini dahi fark etmemesinin, sürücünün göstermesi gereken dikkat ve özeni göstermediğinin açık göstergesi olduğunu, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Kanunun 52. Maddesinin 1. Fıkrasının \"b\" bendinde öngörülen \"hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak\" maddesini ihlal etmesi sebebiyle kazanın meydana gelmesinde asli ve tamamen kusurlu olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; <br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. <br>Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası sigortalısının, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında 3. şahısların ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı KTK'ya göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli, zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı 3. şahısların, sigortalının KTK çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.<br>Dosyadaki yazılara, kanuni gerektirici sebeplere, yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında sigorta şirketinin sigortalının kusuru oranında sorumlu olacağının, dosyada alınan tekli bilirkişi raporunda; davalı ... sigortalı ... plakalı ... marka özel aracın maliki ve sürücüsü olan dava dışı ...'in, dava konusu davacının yaralanmasıyla meydana gelen dava dışı tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda tamamen kusursuz olduğunun, dosya kapsamına göre 2,42 PROMİL aşırı alkollü davacı yaya ...’ın, dava konusu yaralandığı dava dışı tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda tamamen % 100 YÜZDE-YÜZ oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Karayolları Fen Heyeti tarafından düzenlenen raporda da; davacı yaya ..., olay yerinde yolun karşına geçmek için uygun bir kesimi tercih etmemekle, geçiş yaptığı kesimde taşıt yoluna girmeden önce yaklaşmakta olan araçların uzaklık ve hızlarını kontrol edip uygun ise geçişe başlaması ve geçişi sırasında kontrollü geçişini devam ettirmesi gerekirken, yaklaşan trafiği hiç kontrol etmeden karşıya geçmeye çalışmakla, üzerine doğru yaklaşmakta olan araca rağmen can güvenliği yönünden tedbir almamakla, bunun sonucunda sağ şeritteki aracın önünden koşarak geçip sol şeritteki araç tarafından çarpıldığı olayda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 68. maddesi (b) bendi ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 138. maddesi (b) bendi hükümlerine aykırı, dikkatsiz ve tedbirsizce davranmıştır. Meydana gelen olayda tamamen kusurlu bulunduğunun, ... plakalı otomobil sürücüsü ...’in yönetimindeki aracı ile iki şeritli yolun sol şeridinde seyretmekte iken, sağ önünde seyreden aracın önünden koşarak ve aniden çıkan yayaya çarpması şeklinde meydana gelen olayın oluşumuna etki eden kusurlu davranışının bulunmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda da aynı kusur oranının benimsendiği ve şüpheli hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği,  dosyada düzenlenen raporlarda CD görüntülerinin de izlendiği ve raporların birbirini teyit ettiği olayda davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 269,85 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf kanun yoluna müracaat eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,<br>Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 27/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2fb24384da599466","SID":"db7b14756e18d91c"}}