{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/663 <br>KARAR NO: 2025/199<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI: 2022/700 Esas-  2024/102 Karar<br>KARAR TARİHİ: 06/02/2024<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 19/02/2025<br>KARAR YAZMATARİHİ: 20/02/2025<br>Taraflar arasında görülen dava sonucu ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik süresi içinde istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine gönderilen dosyanın yapılan incelemesi sonucunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN  İDDİA  VE  SAVUNMALARININ  ÖZETİ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin yürüttüğü inşaat işinin yapı projelerinin hazırlanması ve uygulayıcıların temini işinin davacı şirket tarafından üstlenildiğini ve bu işin yerine getirildiğini, davalı şirketin bedel ödeme borcunun büyük bir kısmını yapmadığını, taraflar arasında iş bedeli konusunda bir sözleşme olmadığını, mimarlar mühendisler odası asgari ücret tarifelerinin uygulanması gerektiğini, Kayseri Bölgesinde 12.416 m² alanlı inşaatta 4A sınıfı yüzeysel temel betonarme işi için; statik proje bedelli alacakları için 5.000,00-TL, statik fenni mesuliyet bedeli alacağı için 5.000,00-TL, mimari proje yapımı bedeli alacağı için 5.000,00-TL, bedelli alacak için 5.000,00-TL, mimari TUS bedeli alacağı için 5.000,00-TL, harita TUS bedeli alacağı için 2.500,00-TL, elektrik projesi yapımı ve elektrik TUS bedeli alacağı için 2.500,00-TL olmak üzere toplam 30.000,00-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında davacı şirketin yürüttüğü inşaat işinin takım projelerinin hazırlanması hususunda sözlü mutabakat bulunduğunu, davacı şirketin davalı şirkete verdiği hizmetler için fatura düzenlemediğini, davacının yaptığı işin belgelendirilmediğini, davalı adına fatura düzenlenmediği için davalı şirketin KDV iadesi alma hakkını kaybettiğini, davacının yaptığı işleri belgelendirmemesi nedeniyle davalının mesken ruhsatı da alamadığını, davacının davalıdan maddi talepte bulunabilmesi için iddia ettiği tüm projelerle ilgili olarak üçüncü kişilerin tüm haklarını ödemesi gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :<br>Mahkemece; taraflar arasındaki uyuşmazlıkta sözleşme yazılı olmayıp, sözlü olarak kararlaştırıldığı anlaşılmakla birlikte bedeli konusunda bir anlaşma bulunmadığından, sözleşmenin kurulduğu tarih itibariyle yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK.'nın 366. maddesine  göre işin bedelinin mahalli piyasa rayici ile KDV ve yüklenici kârı eklenmeden hesaplanması gerektiği, bu hususta bilirkişi heyetinden alınan 23.03.2023 tarihli ek rapor ile;  işin yapıldığı 2010 yılına göre davacının yaptığı Mimari Proje, TUS ve MUS bedelinin 90.200,00-TL olduğu, Statik Proje, TUS  ve MUS bedelinin 77.900,00 TL olduğu, Elektrik Proje,  TUS ve  MUS bedelinin 16.400,00 TL olduğu, Harita Bedelinin 4.100,00TL olduğu bu şekilde toplam iş bedelinin 188.600,00 TL olarak belirlendiği, davalı tarafça yapılan 24.000-TL ödemenin mahsubu sonucunda davacının alacağının 164.600,00-TL olduğunun belirlendiği, her ne kadar davacı tarafça bilirkişi heyetinin kaldırma öncesi raporları ile kaldırma kararından sonra alınan raporu arasında açık bir şekilde çelişki olduğu ileri sürülmüş ise de; önceki raporların TMMOB Serbest Mühendislik ve Mimarlık Asgari Ücret Yönetmeliği'ne göre belirlendiği, hükme esas alınan raporda ise  KDV ve yüklenici kârı eklenmeden işin  yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiç fiyatlarına göre belirlendiği, dolayısıyla davacının itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, 164.600,00TL'nin dava tarihi olan 20/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEP VE GEREKÇESİ :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece alınan bilirkişi raporlarının usulüne uygun olmadığından reddini talep ettiklerini, ancak bu taleplerinin mahkemece karşılanmadığını ve göz ardı edildiğini, davanın tamamen kabulü ile, harçlandırılarak davaya konu edilen müvekkilinin alacağının tamamının dava tarihi olan 20/11/2015 tarihinden itibaren isleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine hükmolunmasını karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın edimlerini yerine getirmediğini, işi teslim etmeyen davacının işi teslim etmiş gibi alacak talep etmesi ve bilirkişinin işin teslimi noktasını göz ardı ederek hazırladığı rapora göre davanın kısmen kabul edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, fatura bedellerinin müvekkili tarafından ödendiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLER :<br>İddia, savunma,  bilirkişi raporu ve  dosyada mevcut diğer bilgi ve belgeler.<br>İSTİNAF NEDENLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : <br>HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;<br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.<br>Davacı yüklenici şirket, davalı iş sahibi şirkete ait taşınmazda inşaa edilecek yapılarla ilgili olarak bir takım proje ve işlerin yapımını üstlenmiştir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Ancak akdî ilişkinin varlığı her iki yanın kabulü dahilindedir. Uyuşmazlık eksik iş bulunup bulunmadığı, iş bedeli ve ödemeler noktasında toplanmaktadır. <br>Mahkemece davanın 379.241,17 TL üzerinden kısmen kabulü fazlaya yönelik istemin  reddine dair verilen ilk karar Dairemizin  08.10.2020 tarih ve 2020/333 Esas - 2020/490 Karar sayılı ilamı ile; dava konusu yere ilişkin taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı inşaatla ilgili belediye işlem dosyası getirtilmesi, davacı tarafa yaptırdığını ileri sürdüğü mimari, statik ve elektrik projelerini sunması için süre verilmesi, gerekirse bu projeler belediyeye sunulmuş ise belediyeden istenmesi; projelerin taslak proje mi, uygulama projesi mi olduğu, onaylanıp onaylanmadığı, sözleşme ve imar mevzuatına uygun olup olmadığı bilirkişiden rapor ya da ek rapor alınarak belirlenmesi, dava konusu projelerin yapım tarihindeki mahalli rayice göre bedelinin ne olacağının araştırılması, bu konuda uzman bilirkişilerden rapor ya da ek rapor alınarak sonuca gidilmesi, ayrıca davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz konulu 06.08.2019 tarihli dilekçesindeki itirazları esaslı olup, bu itirazlar yönünden de bir değerlendirme yapılmış olmadığından, itiraza konu mimari mesleki uygulama sorumluluğu işi ile mimari teknik uygulama sorumluluğu işi bedellerine ilişkin olarak kök rapor ile ek rapor arasında oluşan çelişkinin de giderilmesi gerektiğinden bahisle kaldırılmıştır. <br>Kaldırma sonrası yapılan yargılama sonunda mahkemece  davanın 461.911,00 TL üzerinden kısmen kabulü ile fazlaya yönelik istemin  reddine dair verilen ikinci  karar Dairemizin 22.06.2022 tarih ve 2022/77 Esas - 2022/872 Karar sayılı ilamı ile; taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığından ve işin bedeli önceden kararlaştırılmayıp iş bedeli taraflar arasında çekişme konusu olduğuna göre  6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 481. maddesi uyarınca iş bedelinin yapıldığı yılın mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi ve belirlenen bu iş bedelinden de iş sahibi tarafından yasal delillerle ispatlanan ödemelerin düşülerek sonuca gidilmesi, mahalli piyasa rayiçleri içerisinde yüklenici kârı ve KDV olacağından bunların ayrıca eklenmeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğundan bahisle kaldırılmıştır. <br>Mahkemece kaldırma kararı sonrası alınan  23.03.2023 tarihli ek rapor ile;  işin yapıldığı 2010 yılına göre davacının yaptığı Mimari Proje, TUS ve MUS bedelinin 90.200,00-TL olduğu, Statik Proje, TUS  ve MUS bedelinin 77.900,00 TL olduğu, Elektrik Proje,  TUS ve  MUS bedelinin 16.400,00 TL olduğu, Harita Bedelinin 4.100,00 TL olduğu bu şekilde toplam  iş bedelinin 188.600,00 TL olduğu,  davalı tarafça yapılan 24.000-TL ödemenin mahsubu sonucunda davacının alacağının 164.600,00-TL olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.<br>Mahkemece anılan ek rapor hükme esas alınarak davanın 164.600,00-TL  üzerinden kısmen kabulü ile fazlaya yönelik istemin  reddine karar verilmiş, verilen karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve kaldırma ilamı doğrultusunda alınan ek raporun hükme esas alınmasına  göre delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davanın kısmen kabul kısmen reddine  karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık görülmediğinden taraf vekillerinin yerinde olmayan istinaf başvurularının 6100 Sayılı Hmk'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacının istinafı nedeniyle alınması gerekli 615,40-TL harçtan peşin yatan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,8‬0 -TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalının istinafı nedeniyle alınması gerekli 11.243,83-TL harçtan peşin yatan 2.811,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 8.432,83‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>4-Davacı ve davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kullanılmayan gider avansı var ise; 6100 Sayılı HMK' nun 333. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 59. Maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra başvuranlara iadesine,<br>7-Kararın Dairemizce taraflara tebliğine,<br>6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1, 361/1, 362/1-a ve 365/1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Dairemize veya hükmü veren İlk Derece Mahkemesi'ne veya temyiz edenin bulunduğu yer Bölge  Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe  ile Yargıtay nezdinde temyiz kanun  yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/02/2025<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"93a462cf5b446b9a","SID":"860614b654166da6"}}