{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1230 Esas<br>KARAR NO:2025/99 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2021/107 Esas - 2022/125 Karar <br>TARİH:16/02/2022<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:30/01/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirket ile davalılar arasında cari hesap kayıtlarında görülen yazılı satış işlemi gerçekleştiğini, bu alışverişin cari hesap kayıtlarında göründüğünü, davacı şirketin, davalı firmalar ile yapmış olduğu mail yazışmalarında firmaların borçlu olduklarının açık bir şekilde anlaşıldığını, cari hesap alacağının müvekkili firmaya ödenmediğini, bu nedenle alacağın tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığını,  alacağın tahsili amacıyla ... sayılı dosyası ile yapılan takibe haksız ve kötü niyetli itiraz edildiğini, borçlunun yaptığı tüm itirazlarının iptaline, kötü niyetli itiraz nedeniyle alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı ile müvekkili şirketin hukuki ya da mali bir ilişkilerinin olmadığını, davaya husumet ve zamanaşımı yönünden itiraz ettiklerini, yetkili Mahkemenin Bakırköy Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirket ile dava konusu diğer davalılar ile olan adi ortaklık konusunda Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/363 Esas sayılı dosyası kapsamında adi ortaklığın feshi davası açıldığını, müvekkili şirketin bu dosyanın incelenmesi ile görüleceği üzere adi ortaklıktan imza ve yönetim anlamında çıkarıldığını, bu davanın muhatabının diğer davalılar olduğunu, müvekkili şirket yetkilileri ile davacı arasında hiçbir şekilde mali ya da hukuki sözleşme imzalanmadığını, haksız ve yersiz davanın reddi ile davacının tüm taleplerinin reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine yüklenmesini talep etmiştir.Davalı ... AŞ. vekili cevap dilekçesinde özetle ; Müvekkil şirket ... A.Ş. ile diğer davalılardan ... A.Ş. ile ... Şirketi arasında ... projesinin inşaatının gerçekleştirilmesi maksadıyla ... Ortaklığı kurulduğunu, İşbu ortaklığın ... Mah. ... Ada ... Parsel Bakırköy-İstanbul  adresinde faaliyet göstermekte olduğunu, davacı alacaklı tarafından, Adi Ortaklığın cari hesapta belirtilen bedeli ödemediği iddiası ile ... Sayılı dosyası ile Adi Ortaklık aleyhine  13.355,16-TLTik cari hesap alacağına dayalı haksız şekilde yasal takip başlatıldığını, söz konusu takibin haksız ve kötü niyetli olarak başlatılması ve Adi Ortaklığın takibe konu borcu olmaması nedeni ile müvekkili şirketler tarafından söz konusu ödeme emrine itiraz edildiğini, davacının iş bu davaya açmakta hukuki yararının bulunmadığını, hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının taraflar arasındaki sözleşmeden doğan herhangi bir alacak hakkının bulunmadığını, davacının iddia etmiş olduğu ispatlanamayan talepleri bakımından da davanın zamanaşımı süresinin dolduğunu, bundan dolayı zamanaşımı def'ilerinin bulunduğunu, itirazın iptali davasının yasal süresinde açılmadığından hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, davanın yetkisiz Mahkemede açılmış olduğunu, yetkili Mahkemelerin Büyükçekmece Mahkemeleri olduğunu, takip dayanağı cari hesap ekstresinin, davacı şirket tarafından hazırlanmış tek taraflı bir belge niteliğinde olduğunu, davaya dayanak edilen belgelerin hiçbirinde müvekkil şirketin unvanı - imzası - kaşesi -adresinin yer almadığını, bu sebeple müvekkilinin bilgisi dahilinde oluşmayan ve kendisinin sebebiyet vermediği bir borçtan dolayı sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketten mutabakat alınmaksızın cari hesabın düzenlendiğini, bu nedenle takip dayanağı belgeye riayet edilmeyeceğini, davacının kötüniyet tazminatı taleplerinin reddinin gerekmekte olduğunu, her halükarda müvekkili ... AŞ. yönünden esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine ve müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 16/02/2022 tarih ve 2021/107 Esas - 2022/125 Karar sayılı kararında; \"Taraflar arasındaki ihtilaf; Davacının icra takibinden dolayı alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı, davalıların itirazlarında haklı olup olmadıkları, alacağın likit olup olmadığı hususlarındadır.Tüm dosya kapsamından; Davalılar arasında ... projesinin inşaatının gerçekleştirilmesi amacıyla ... Ortaklığı kurulduğu, davacı alacaklı tarafından, adi ortaklığın cari hesabında belirtilen bedeli ödemediğinden Gaziosmanpaşa ... İcra Dairesi'nin ... sayılı icra dosyası ile adi ortaklığı oluşturan şirketler aleyhine icra takibi başlatılmış olduğu, icra takibine adi ortaklığı oluşturan şirketlerce ayrı ayrı itiraz edildiği, itiraz ile duran icra takibine devam edilebilmesi için iş bu itirazın iptali davasının ikame edildiği, icra takibine yetki yönünden itiraz edilmiş olduğu ve fakat davalılardan ... AŞ'nin yerleşim yerinin Eyüp ilçesi olduğu, Eyüp İlçesinin yargı sınırlarının Mahkememiz yargı sınırları içinde kaldığı, davalılardan biri için geçerli olan yetkinin diğer davalılar için de geçerli olduğundan tahkikata devam edildiği, zamanaşımı def'i hususunda ise TTK 101'inci maddesinde \"Cari hesabın tasfiyesine, kabul edilen veya Mahkeme kararıyla saptanan artan tutara ya da faiz alacaklarına, hesap hata ve yanılmalarına, cari hesabın dışında tutulması gereken veya haksız olarak cari hesaba geçirilmiş olan kalemlere veya tekrarlanan kayıtlara ilişkin bulunan davalar, cari hesap sözleşmesinin sona ermesinden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.\" hükmünü havi olduğu,  Mali Müşavir Bilirkişi marifetiyle tarafların ticari defterlerinin incelendiği, davacı tarafın incelenen 2012 -2015 yıllarına ait ticari defterlerinde dava dışı adi ortaklık ile olan hesap hareketlerinin ... numaralı hesap kodunda takip ettiği, davacı tarafın incelenen 2012 - 2015 yıllarına ait ticari defterlerinde son işlem tarihi olan 14.09.2015 tarihi ve icra takip tarihi olan 05.08.2020 tarihi itibarıyla dava dışı ... adi ortaklığından 13.355,16-TL alacaklı olduğu, cari hesabın son işlem tarihi olan 14.09.2015 tarihinden icra takip tarihi olan 05.08.2020 tarihine kadar 5 yılın dolmadığı dolayısıyla alacağın zamanaşımına uğramadığı, davalı ... A.Ş'ye ait 2012 - 2015 yıllarında ait ticari defterlerinin incelendiği, davacı taraf ile ilgili herhangi bir muhasebe kaydına rastlanılmadığı, davacı ile davalı ... A.Ş arasında ticari bir ilişkiye dair işlem görülmediği, davalı ... Ltd Şti'ne ait 2012- 2015 yıllarına dair ticari defterlerin incelemeye tabi tutulduğu, davalı ... AŞ ve davalı ... A.Ş'nin inceleme gününde ticari defterlerini sunmadıkları, dava dışı ...Ortaklığı'nın 2012- 2015 yılı ticari defterlerinin incelemeye tabi tutulduğu, incelenen dava dışı adi ortaklığın 2012- 2015 yıllarına ait ticari defterlerinin incelendiği, davacı tarafa son işlem tarihi olan 14.09.2015 tarihi itibarıyla 8.000,00-TL borçlu olduğunun tespit edildiği, taraflar arasındaki hesap bakiye farklılığının, davalı adi ortaklık tarafından davacı adına ...'na ödenen 17.09.2014 tarihli 5.147,18-TL ve 18.09.2014 tarihli 208,00-TL olmak üzere toplam 5.355,18-TL ... priminin davalı adi ortaklık defterlerinde kayıtlı olup davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmadığından kaynaklandığı, davacı şirketin bağlı bulunduğu İstanbul ... Merkezi'nce düzenlenen 29.12.2021 tarihli yazısında davacı şirketin 16.09.2014 tarihi itibarıyla prim, işsizlik sigortası, damga vergisi ve idari para cezası borç türünden kaynaklanan kesinleşmiş ... borcunun bulunmadığının tespit edildiği, dolayısıyla davacı yanın davalılardan 13.355,16-TL talep edebileceğinden davalıların Gaziosmanpaşa 6. İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazlarının iptali ile davacının davasının kabulüne, Gaziosmanpaşa ... İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takibinin kaldığı yerden devamına,  13.355,16-TL asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren yıllık ticari avans faizi işletilmesine, 13.355,16-TL'nin %20'si icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir.\"gerekçesi ile,  ''1-)Davalıların Gaziosmanpaşa 6. İcra Dairesi'nin... sayılı icra takibine yapmış olduğu İTİRAZLARININ İPTALİ ile davacının davasının KABULÜNE, Gaziosmanpaşa ... İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takibinin KALDIĞI YERDEN DEVAMINA,13.355,16-TL asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren yıllık ticari avans faizi İŞLETİLMESİNE, 13.355,16-TL'nin %20'si icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ÖDENMESİNE, ' karar verilmiş ve karara karşı davalı ... AŞ. vekili  tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ... AŞ. vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının aksine bilirkişi raporunun içerdiği somut tespit ve veriler itibariyle karara esas alınır mahiyette olmadığını, Mahkemenin dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, tarafların gerçekten davacı ve davalı sıfatını haiz olmaları gerektiğini;  bu sebeple, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel teşkil eden ve mahkemece resen nazara alınması gereken bir taraf sıfatı yokluğu durumunun mevcut olduğunu,İzah edilen sebepler, yasa ve Yargı kararları dikkate alınarak Müvekkili Şirket bakımından husumet itirazlarının mevcut olduğunu; davanın usulden reddinin gerektiğini; davacının taraflar arasındaki sözleşmeden doğan herhangi bir alacak hakkının bulunmadığını; davacının iddia etmiş olduğu talepleri bakımından da davanın zamanaşımı süresinin dolduğunu; bu sebeple zamanaşımı itirazlarının olduğunu,İcra İflas Kanunu Madde 67  “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.” hükmünü havi olduğunu; bu nedenle davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığının sabit olduğunu; davanın reddinin gerektiğini,... Ortaklığı’nın merkez adresi “...-Büyükçekmece-İstanbul” olduğunu;  Ortaklık merkezi İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi sınırlarında olduğunu; söz konusu icra takibinin Büyükçekmece İcra Dairelerinde, davanın da Bakırköy Mahkemelerinde açılması gerekirken İstanbul Mahkemesi’nde açıldığını; bu sebeple davanın usulden reddinin gerektiğini; ancak, bilirkişi tarafından husumet, zamanaşımı ve yetki itirazlarının değerlendirilmediğin; bilirkişi raporunun eksik inceleme ile tanzim edildiğini,Buna rağmen ilk derece mahkemesi tarafından işbu bilirkişi raporu esas alınarak verilen davanın kabulü yönündeki kararının hatalı olduğunu; kaldırılması gerektiğini, Takip dayanağı cari hesap ekstresinin, davacı şirket tarafından hazırlanmış tek taraflı bir belge niteliğinde olduğunu; davaya dayanak edilen belgelerin hiçbirinde müvekkili şirketin unvanı-imzası-adresi-kaşesi yer almadığını;  bu sebeple müvekkilin bilgisi dahilinde oluşmayan ve kendisinin sebebiyet vermediği bir borçtan dolayı sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını; ilk derece mahkemesinin bu husustaki beyanlarını incelemeksizin hüküm kurduğunu, gerek dava dilekçesi ekinde gerekse ödeme emrine dayanak gösterilen ama süresinde mahkemeye sunulmayan \"cari hesap ekstresi\" nin delil olarak kabul edilmesi mümkün olmamakla birlikte; müvekkili şirketin/şirket yetkilisinin kaşesi/imzası bulunmayan belgelerle müvekkili aleyhine icra takibine geçilmesinin de hukuka aykırılık teşkil etmekte olduğunu, bu sebeple, müvekkili şirketin kendisinin sebebiyet vermediği bir borçtan dolayı sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığını; kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketten mutabakat alınmaksızın cari hesap düzenlediğini; bu nedenle takip dayanağı belgeye riayet edilemeyeceğini, söz konusu  cari hesap ekstresindeki bedellerin gerçeği yansıtmamakta olduğunu,Müvekkili şirketin davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, dava konusu takipteki alacağın varlığının ve miktarının tespiti için tarafların ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini; ilk derece mahkemesinin bu husustaki beyanlarını incelemediğini, bilirkişilerin bu konuda değerlendirme dahi yapmadığını; bu nedenle eksik inceleme ile verilen istinafa konu kararın kaldırılması gerektiğini, İlk derece mahkemesi tarafından haksız olarak müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedildiğini; müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi taleplerini tekrar ettiklerini, mahkemece İİK'nın 67/2. maddesinde hükme bağlanan söz konusu tazminat, itirazın iptali davalarında davanın reddine karar veren mahkemece alacaklının kötü niyetle icra takibinde bulunduğu ve itirazın iptali davası açtığı kanısına varılırsa, mahkeme alacaklıyı borçluya, reddolunan alacağın %20'sinden  aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edeceğini,İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle, öncelikle istinaf incelemesi sonuna kadar icranın geri bırakılmasına, ilk derece mahkemesi kararının  kaldırılmasına,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacı ile davalıların oluşturduğu adi ortaklık arasındaki 06/11/2012 tarihli ... Temini ve Montajı işleri sözleşmesinden doğan bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılardan ... A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemenin yetkisiz olduğu, yetkili mahkemenin adi ortaklığın merkezi Büyükçekmece olduğundan, Bakırköy Mahkemeleri olduğu, alacağın zamanaşımına uğradığı, itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, davalının husumetinin bulunmadığı, davacının dayandığı cari hesap ektresinde davalının imzası olmadığı, mahkemece ticari defter ve kayıtların incelenmediği, inkar tazminatına hükmedilmeyeceği yönündedir.Dava konusu takip dosyası kapsamından davacının, adi ortaklığı oluşturan şirketlerin her biri borçlu gösterilmek suretiyle davalılar aleyhine 04/08/2020 tarihinde 13.355,16-TL cari hesap alacağı açıklaması ile ilamsız takip başlatıldığı, takibe davalılarca ayrı ayrı yasal sürede itiraz edildiği, itiraz dilekçelerinin davacıya tebliğ edilmediği, bu nedenle İİK'nun 67 maddesinde düzenlenen bir yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı, davanın süresinde açıldığı, aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalının husumet itirazı, adi ortaklığın tüzel kişiliğinin bulunmaması, adi ortaklığın tarafı olduğu sözleşmelerden doğan borçlardan  ortakların elbirliği ile müteselsilen sorumlu olmaları, bu borçların ifasına yönelik talepler bakımından  ortaklar arasında zorunlu dava ve takip arkadaşlığı da bulunması, davacı tarafından adi ortaklığı oluşturan tüm şirketler aleyhine takip başlatılmasının ve dava açılmasının zorunlu olması karşısında, yerinde görülmemiştir. Mahkemece taraf delilleri toplanmış, icra dosyası, adi ortaklık sözleşmesi, taraflar arasındaki 06/11/2012 tarihli sözleşme dosya arasına alınmış, tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde mali bilirkişi tarafından inceleme yaptırılmış, incelemeye davacı ile davalılardan ... Şirketlerinin ticari defterleri ile ... ortaklığı'nın ticari defterleri sunulmuş, davalı ... tarafından defter ibraz edilmemiş, yapılan inceleme sonucunda, davacı ile olan ticari ilişkinin adi ortaklık defterleri üzerinden yürütüldüğü, takip tarihi itibariyle adi ortaklığın davacıya 8.000,00-TL borçlu göründüğü, davacının ise kendi defterlerine göre adi ortaklıktan 13.555,16-TL alacaklı göründüğü, aradaki farkın adi ortaklık tarafından davacı adına ... ya yatırıldığı belirtilen  ve davacı hesabına borç kaydedilen 17/09/2014 ve 18/09/2014 tarihli iki adet prim borcu ve  ... geçmiş dönem icra tahsilatı açıklamalı ödemeden kaynaklandığı, 15/09/2014 tarihinde davacının ...'ya borcunun bulunup bulunmadığının sorulması halinde bu ödemelerin davacı alacağından düşülüp düşülmeyeceğinin ortaya konabileceği hususlarının tespit edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece ...'ya yazılan müzekkereye  15/09/2014 tarihinde davacının kesinleşmiş sosyal güvenlik primi borcunun bulunmadığı yönünde cevap verildiği görülmüş, mahkemece tahkikat bitirilerek yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasındaki  06/11/2012 tarihli ...işleri sözleşmesinin ihtilafların çözüm yeri ve şekli başlıklı 61 maddesinde, sözleşmeden, özel teknik şartname ve ekleri ile diğer belgelerden doğabilecek her tülü ihtilafın çözüm yerinin İstanbul Bakırköy Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri olduğunun kararlaştırıldığı, anılan hükümde yetki sözleşmesinin İstanbul ve Bakırköy Mahkemeleri için kararlaştırılmış olması karşısında, davalı yanın yetki itirazının ve istinaf sebebinin yerinde olmadığı, mahkemece farklı gerekçe ile de olsa yetki itirazının reddedilmesinin sonucu itibariyle doğru olduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki sözleşmenin, davalıların yapımını üstlendiği ... Projesinin dijitalasyon projesine ilişkin profillerin temini ve montajına ilişkin olduğu, bu haliyle sözleşmenin montaj edimini de içeren satış sözleşmesi mahiyetinde bulunduğu, satış sözleşmesinden doğan alacakların TBK'nun 146 maddesi uyarınca on yıllık genel zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, sözleşmenin 06/11/2012 tarihli olması, bu sözleşmelerden doğan alacakların da bu tarihten sonra muaccel olacak olmaları karşısında,  04/08/2020 takip tarihi itibariyle on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, takiple kesilen zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı ve dava tarihi olan 05/02/2021 tarihi itibariyle de zamanaşımı süresinin dolmadığı, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından, mahkemenin zamanaşımı def'ini TTK'nun 101 maddesine dayalı olarak reddetmesi doğru görülmemiş ise de, red kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan, davalı yanın zamanaşımına yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından bir cari hesap mutabakatına değil, kendi defterlerindeki açık hesap bakiyesine dayalı olarak takip başlatılmış olması karşısında, davalı yanın cari hesap ekstresinde davalının imzasının bulunmadığına yönelik istinaf sebebi de yerinde değildir. Dosya içeriği delillere göre, davalıların oluşturduğu adi ortaklığın ticari defter ve kayıtlarında yer alan  17/09/2014 ve 18/09/2014 tarihli iki adet prim borcu ve  ... geçmiş dönem icra tahsilatı açıklamalı ödemenin, ...'dan gelen yazı cevabı karşısında davacı adına yapıldıklarının kanıtlanamadığı, bunun dışında taraf deftelerinin birbiri ile uyumlu oldukları, mahkemece davacının davalıdan 13.555,16-TL alacaklı olduğuna yönelik tespit çerçevesinde davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, bu borçtan adi ortak sıfatıyla müteselsilen sorumlu olan davalının takibe vaki itirazının haksız ve alacağın likit nitelikte olması karşısında, davalılar aleyhine İİK'nun 67 maddesi uyarınca inkar tazminatı hükmedilmesinde de isabetsizlik bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, kamu düzenine aykırılık da mevcut olmadığı anlaşılmakla, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 912,29-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 228,08-TL harcın mahsubu ile bakiye 684,21‬-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 30/01/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa912fc24c886d41","SID":"393280fbda4c9204"}}