{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/1715 <br>KARAR NO: 2025/465<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/04/2024<br>NUMARASI: 2020/90 E - 2024/330 K<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 20/02/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, 2010 ve 2011 yıllarında ticari merkezi... IIösbach/Almanya adresinde bulunan ... und ... unvanlı şirket ile ticari ilişkide bulunduğunu, bu ticari ilişkide anılan şirketten “...” markalı ütü makineleri ile hava basıncı ve vakum tüpleri satın aldığını, davalılardan ...'ın ... unvanlı şirketin ticari merkezinin Almanya’da bulunması sebebiyle, “...'\" markasının ve şirketin diğer ürünlerinin Türkiye’deki satış, pazarlama, tedarikini ve Almanya'da bulunan şirket adına tahsilatlar ve diğer tüm işlemleri gerçekleştirdiğini, diğer davalı ...'inde, davalı ...’a bağlı olarak, onun kontrol ve denetiminde tüm bu işlemleri gerçekleştirdiğini, ...’ın internet sitesinden alman belgeler incelendiğinde \"...\" markasını kendi yelpazesine kattığını ve ... marka timlerin \"... A.Ş, güvencesi altında hazır giyim sektörüne sunulduğu ve yetkilisinin ... numaralı hattı kullanan ... olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin 2010 ve 2011 yıllarında ... ile bulunan ticari ilişki kapsamında, davalılara ve çalışanlarına Almanya’daki şirkete gönderilmek üzere, davalı ... adına çalışan dava dışı ...’ye çekler teslim etliğini ve davalı ...'e nakit ödeme yaptığını, 09.06.2011 tarihinde davalı ...’e ...-... ödemesi olarak 31.600,00 Euro elden nakit ödeme yapıldığını, ödeme makbuzunda ...-... ödemesi olarak açıkça yazılı olduğunu, dava dışı ..., daha sonra müvekkili şirketten alacağı olduğu iddiası ile Gaziosmanpaşa ...İcra Müdürlüğünün ...  E sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takibe itiraz ettiklerini ve dava dışı şirket tarafından İstanbul 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/261 E. sayılı dosya ile müvekkili aleyhine itirazın iptali davası açıldığını, davanın derdest olduğunu, anılı dosyaya 31.600,00 Euro'luk makbuzun ibraz edildiğini ancak davacı tarafın ödemeyi kabul etmediğini, davalıların müvekkili tarafından ödenen 31.600,00 Euro'yu Almanya’da bulunan şirkete teslim etmeyerek zimmetlerine geçirdiğini, davalıların söz konusu olayda müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, 31,600,00 Euro alacağın fiili ödeme günündeki kurdan, 09.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek Kamu Bankalarınca 1 yıl vadeli Euro hesabına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin köklü bir ticaret şirketi olduğunu, ... markasının yetkili olarak satıcılığını yaptığını, şu anda ise portföyünde bulunmadığını, davacının iddia ettiği tahsilatın 09.06.2011 tarihinde yapıldığını, bu nedenle zamanaşımına uğradığını, davada müvekkiline husumet yönlendirilmesinin mümkün olmadığını, davaya dayanak evrakta bulunan imzanın gerçekliği hakkında müvekkilinin beyanda bulunma imkanı olmadığını, makbuzun gerçek olduğu kabul edilse dahi müvekkiline husumet yönlendirilemeyeceğini, müvekkilinin bir dönem Indupress markasının Türkiye’de satışını yaptığını, ancak davacının satın almak istediği makineleri müvekkil şirket yerine, doğrudan dava dışı şirketten ithal ettiğini, müvekkilinin bahsi geçen makinelere ilişkin davacıya kestiği bir fatura ve tahsil ettiği bir bedel bulunmadığını, davacının banka yolu ile para göndermesi gerekirken elden para verdiğini iddia etmesinin mantıklı olmadığını, dava dışı şirket ile davacı arasında İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/261 E. sayılı dosya ile itirazın iptali davası açıldığını, huzurdaki davanın davacısının, davalı vasfı ile 2013/261 E. sayılı dosyaya vermiş olduğu cevapta, dava dışı şirkete borcu kalmadığını, montaj bedeli altında bir borcu olmadığını beyan ettiğini, ödemelere ilişkin çek bilgilerinden bahsettiğini, bu dilekçede ne müvekkilinden ne de ...'den ne de 09.06.2011 tarihli 31.600,00 Euro bedelli makbuzdan bahsedilmediğini, anılı dava dosyası incelendiğinde çeklere ilişkin ödemeler ile ithalata ilişkin belgelerin yer aldığını ve bunların müvekkili ile ilgisi olmadığını, davacının 2013/261 E. sayılı dosyada, davalıdan toplanı 311.810,00 EURO'luk mal aldığını ve ithalatını dava dışı şirketten yaptığını, alıcının ve satıcının belli olduğunu, makinelerin müvekkilinden alındığının iddia edilmesinin anlaşılamadığını, davacının, İstanbul 1 ATM 2013/261 E. Sayılı dosyasında ilk olarak 07.03.2014 tarihli dilekçesinde 09.06.2011 tarihinde 31.600,00 EURO olarak ...’e ödeme yapıldığının iddia edildiğini, müvekkiline ait hiçbir beyan ve atıfta bulunulmadığını, anılı dosyada alman bilirkişi raporunda, davalının davacıya 86,845,00 EUR miktarında borçlu olduğunun tespit edildiğini, gelinen durum itibari ile tarafların ödeme konusunda sulh olduklarını, dava konusu edilen makbuzun gerçekliğini ...'in beyanları ile anlaşılacağını, davacı tarafından düzenlenen makbuzun tediye makbuzu olduğunu, VUK hükümlerine göre 8,000,00 TL'nin üzerindeki nakit işlemlerinin banka yolu ile yapılması gerektiğini, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/261 E. sayılı dosyada ilk başlarda bu ödemeden bahsedilmediğini, sonradan bahsedildiğini, dava sırasında kabul edilmeyen ödeme ile ilgili tarafların ne anlaştıklarım bilmediklerini, davacının talep hakkının zamanaşımına uğramış olması nedeniyle davanın reddini, müvekkili bakımından davanın husumetten reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talep ettiği alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının, müvekkili aracılığı ile dava dışı şirkete 31,600,00 Euro ödeme yaptığını iddia ettiğini, bu miktardaki bir paranın dava dışı şirkete teslim edilip edilmediğinin teyit edilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, dava dışı şirketin davacı aleyhine 2013 yılında alacak davası açtığım, o halde dava dışı şirkete iade edilmesi için teslim edilen paranın dava dışı şirkete teslim edilmediğini bildiğini, davacının tanık olarak bildirdiği, ...’na, ... şirketinin Genel Koordinatörü ...'nin attığı mailde, dava dışı şirketin kestiği faturalar ve alınan ödemelerin yazıldığı tablonun gönderildiğini, gönderilen tabloda 31.600,00 Euro ödemenin yazmadığını, bu durumun davacı şirketin iddia ettiği ödemenin dava dışı şirkete gitmediğini 08.03.2012 tarihinde dahi bildiğini, müvekkilinin diğer davalı ...’ta 2006-2014 yılları arasında çalıştığını ve ... marka ürünlerin satış ve pazarlamasını yaptığını, davacı ile dava dışı ... şirketi arasında ticari ilişki olduğunu, müvekkilinin davacı firmaya aracı olarak gittiğinde, kendisine duydukları güvenden dolayı dava dışı şirkete elden para götürmesini teklif ettiklerini ve hazırladıkları makbuzu müvekkiline imzalattırdıklarını, ancak müvekkilinin makbuzu imzalamasına rağmen paranın yüksek olması nedeniyle teslim almadığını, davacı şirketin müvekkiline hak vererek tediye makbuzunu yırtıp atacağını beyan ettiğini, müvekkilinin parayı ve tediye makbuzunun bir nüshasını almadığını, işbu nedenle davacının makbuz üzerinde değişiklik yapabileceğini, müvekkilinin davaya konu olaydan sonra 3 yıl daha davalı ...’ta çalıştığını, alındığı iddia edilen 31.600,00 Euro dava dışı şirkete iletilmedi ise neden müvekkiline başvurulmadığını, ayrıca VUK 320 Sıra nolu genel tebliği uyarınca, 8.000,00 TL'yi aşan tahsilat ve ödemelerin Banka veya Özel Finans Kuramlarından yapılması gerektiğini, davacının bu konu ile ilgili olarak müvekkili hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, davacının Savcılığa verdiği suç duyurusunda, müvekkilinin para sayarken mevcut görüntülerinin de ibraz edileceğini, davacının paranın bir kısmını bankadan bir kısmını elden ödediğini beyan ettiğini, davanın öncelikle husumet yokluğundan ve zamanaşımından reddini, esasa girilmesi halinde de haksız ve kötüniyetli davanın reddini  talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; alınan bilirkişi raporu ve İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/261 esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ile 31600 Euroluk ödemenin, davacı ve davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı tarafın yeminli beyanlarında davaya konu parayı almadıklarını beyan ettikleri, davacı tarafından makbuz dışında davalıya ödeme yapıldığına ilişkin başkaca delil sunulmadığı, imzası ikrar edilmiş ancak ödeme hususu kabul edilmemiş bir belgeye konu ödemenin, davacı kayıtlarında dahi yer almamış olması halinde ödemenin yapıldığına kanaat getirilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Söz konusu kararı davacı ve davalılar vekilleri istinaf etmiştir. Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda; 26/11/2019 tarih ve 2017/1788 E- 2019/1857 K sayılı kararımızla \"Somut olayda, senet niteliğindeki belgeye rağmen ispat yükünün yanılgılı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğu gibi, davalı ... hakkında açıldığı ifade edilen ceza dosyası getirtilerek sonucunun tartışılmaması da usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.\" gerekçeleriyle kararın kaldırılmasına ve davalı ... hakkındaki ceza dosyası ve içeriğinin bu davaya etkisi ve sonucunun beklenmesi gerekip gerekmediği tartışılarak, ayrıca bunun devamında da,bu davalı tarafından yemin deliline dayanıldığından, davalıya savunması yönünden bu delilin hatırlatılması gerektiği halde bu delillerin hiç toplanıp karar gerekçesinde tartışılmaması nedeniyle, buna uygun yargılama yapılmasını temin için mahkemesine iadesine karar verilmiştir.  Kaldırma Kararı Sonrası İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \"Tüm dosya kapsamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 26/11/2019 tarih ve 2017/1788 Esas 2019/1857 Karar sayılı ilamının bir arada değerlendirilmesinde, davalı ...' e 09/06/2011 tarihinde ...-... ödemesi olarak 31.600,00 EURO elden nakit ödeme yapıldığı, dosya arasında mevcut makbuz üzerinde yer alan imzanın davalı ...'e ait olduğu, davalı ...'in imza inkarında bulunmadığı, aksi yazılı olarak kanıtlanmadığı takdirde ödemeyi içeren belgenin senet niteliğinde olduğu ve davacının bu parayı verdiği iddiasını ispat için yeterli olduğu, bu nedenle ispat yükünün davalı tarafta olduğu, aksinin ise ancak aynı mahiyette yazılı delil ile ispat edilebilecek olması, davalı ... vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde açıkça yemin delilin yer alması üzerine yemin teklifinin sorulduğu, yemin teklif edilmeyeceğinin belirtildiği, dosya arasında mevcut ödeme makbuzunda ... ödemesi şeklinde belirtilmiş olması, davalı ...'in davalı şirket çalışanı olarak ve davalı adına belirtilen ödemeyi almış olması hususları nazara alındığında davalı ...'ın adam çalıştıranın sorumluluğu hükümleri uyarınca yapılan ödemeden sorumlu olması gerektiği, davalı ... vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde yemin delilinin yer almadığı, bu nedenle ayrıca yemin teklifinin sorulması gereği hasıl olmadığı, açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile, 31.600,00-EURO alacağın, 06/06/2011 tarihinden itibaren itibaren işleyecek kamu bankalarının 1 yıl vadeli EURO mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. \" gerekçeleriyle  Davanın kabulü ile; 31.600,00-EURO alacağın, 06/06/2011 tarihinden itibaren itibaren işleyecek kamu bankalarının 1 yıl vadeli EURO mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.  Karara karşı davacı ve davalılar tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; karar tarihindeki kur üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak;  kabul anlamına gelmemekle birlikte, içerikten de anlaşılacağı üzere ödeme yaptıysa ...yaptığını,  ödeme aldıysa diğer davalı ...'in , ... adına ödeme aldığını, müvekkili şirketi bu hukuki ilişkide taraf olmadığını,  dava dışı  ...' nin İstanbul ... Noterliği' nin 12. 02. 2013 tarih ve ... yevmiyeli ihtarnamesi ile davalı ...'e,  .. Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti' den kendi namlarına elden almış olduğu 31.600,00 EURO ödemeyi, kendilerine teslim etmelerinin ihtar edildiğini,  davanın zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, davaya konu tediye makbuzu 09.06.2011 tarihli olup  iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını, davanın  2015 yılında açıldığını, ödeme makbuzunda müvekkil ile alaka kurulabilecek herhangi bir emare bulunmadığını,  davacı ....'in satın almak istediği makineleri müvekkili şirketten satın almak yerine doğrudan doğruya dava dışı üçüncü kişi konumundaki ...' den ithal ettiğini, ithalat işlemlerini bu firma üzerinden yaptığını, müvekkilinin, davada bahsi geçen makinalara ilişkin olarak davacıya kestiği bir fatura olmadığını, davacının, diğer davalı ...' e elden ödeme yapmasından bir gün önce dava dışı  ...'ye banka kanalıyla 75.900,00 EURO tutarında bir ödeme yaptığını, davacının  İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2013 / 261 Esas sayılı dosyasında, diğer davalı ...' e ödediğini iddia ettiği 31.600,00 EURO tutarlı bir ödemeden bahsetmediğini,  davacının bu davada makinaları müvekkilinden aldığını beyan etmekteyken,  İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013 / 261 Esas sayılı dosyasının verdiği beyanda hiç hususdan bahsetmediğini, davacının bu ödemeden bahsederken de ödemenin müvekkili ... için değil  ... için yapıldığının belirtildiğini, sunulan makbuzun müvekkiline ait bir tahsilat makbuzu değil, davacı tarafından tek taraflı düzenlenmiş bir tediye makbuzu olduğunu, yapılacak tahsilatın resmi tahsilat makbuzu ile yapılması hem Ticaret Kanunu, hem de Vergi Usul Kanunu gereği olduğunu, davacının yemin deliline dayandığını, davalı ... yeminli beyanında, davacı taraf ile dava dışı ...' a ödemesi gereken paranın kendisine verilmesini ve kendisi tarafından gönderilmesi konusunda anlaştıklarını ödemeyi almak için davacı şirkete gittiğini ödeme yapıldığına ilişkin belgenin imzalatıldığını imzalamasına rağmen ödemenin yapılmadığını beyan ettiğini, müvekkili şirket yetkilisinin ise ... ve kendilerine ödeme yapılmadığını yemin ile ispat ettiğini, adam çalıştıranın sorumluluğu şartlarının oluşmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; zamanaşımı süresinin dolduğunu, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi yargılamasında da bilgisine başvurulan bilirkişinin “Yine davacının, dava dışı şirkete 08.06.2011 tarihinde Bankadan 75.900 EURO ödeme yapmış iken 1 gün sonra elden VUK hükümlerine aykırı olarak 31.600 EURO ödeme yapmasının çelişkili bulunduğunun” belirttiğini, davacının ödemelerini bu şekilde yaptığını iddia etmesinin hem ticari hayatın olağan akışına hem de hukuka aykırı olduğunu, borçlu bir şirket ödemelerini yaptıktan sonra hangi kanalla ödeme yapmış olursa olsun bunları ticari defterlerine işlemesi gerektiğini, müvekkilinin,  diğer davalı ... Ltd. Şti.’nde 2006-2014 yılları arasında çalıştığını,  çalıştığı dönemde;  “...” Marka ürünlerin satış ve pazarlamasını yaptığını, bu süreç içerisinde 2011 yılında davacı şirket ile davadışı ... şirketi arasında ticari ilişki olduğunu, müvekkilinin de bu amaçla davacı firmaya aracı olarak gittiğinde, kendisine duydukları güvenden ötürü elden para götürmesini teklif ettiklerini,  bu esnada hazırladıkları tediye makbuzunu müvekkiline imzalattıklarını, müvekkilinin söz konusu makbuzu imzalamışsa da daha sonradan paranın yüksek olması nedeniyle götürmek istemediğini ve davadışı ... isimli şirketin de bu duruma sıcak bakmayacağını, nitekim bu meblağdaki bir paranın ancak banka aracılığıyla ilgili şirkete ulaştırılması gerektiğini beyan etmesi üzerine  davacı şirketin tediye makbuzunu yırtıp atacağını beyan ettiğini,  müvekkilinin  söz konusu parayı ve dolayısıyla da tediye makbuzunun bir örneğini almadığını,  ancak aradan uzun yıllar geçmiş olması nedeniyle tam olarak hatırlamamakla birlikte, davacının dilekçe ekinde sunmuş olduğu tediye makbuzunda sadece tek şirket adının yazdığını hatırlamakta olduğunu, parayı davacı şirketten teslim almadığını,  davacının yemin teklif ettiğini, müvekkilinin de yemini eda ettiğini  ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, dava dışı ...'ye teslim edilmek üzere davalı ...'e yapıldığı iddia olunan 31.600,00 Euro nakit ödemenin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir. Davacı, ... unvanlı şirket ile ticari ilişkide bulunduğunu, davalılardan ...'ın ... unvanlı şirketin ticari merkezinin Almanya’da bulunması sebebiyle, “...'\" markasının ve şirketin diğer ürünlerinin Türkiye’deki satış, pazarlama, tedarikini ve Almanya'da bulunan şirket adına tahsilatlar ve diğer tüm işlemleri gerçekleştirdiğini, 09.06.2011 tarihinde davalı ...’e ...-... ödemesi olarak 31.600,00 Euro elden nakit ödeme yapıldığını,   davalıların müvekkili tarafından ödenen 31.600,00 Euro'yu Almanya’da bulunan şirkete teslim etmeyerek zimmetlerine geçirdiğini ileri sürmektedir.Davalı ..., belgeyi imzalamış ise de paranın teslim edilmediğini savunmuştur. Davalı şirket ise, davalının yetkili olmadığını, şirket adına ödeme almadığını, davacının makineleri aldığı şirkete ödeme yapması gerektiğini savunmuştur. Dava ve iddianın ileri sürülmesine göre uyuşmazlık dava dışı şirkete verilmek üzere teslim alınan paranın teslim edilmediği iddiasına dayalı olması nedeniyle haksız fiil hükümlerine göre çözülmesi gerekmektedir. Buna göre ödemenin yapıldığı tarih ile dava tarihi arasında haksız fiil zamanaşımı süresinin dolmadığı nalaşılmakla bu yöndeki istinaf itirazları yerinde değildir. Davalı ...'ın dava konusu makbuzu imzaladığı, daha sonra paranın fazla olması nedeniyle vazgeçtiğini beyan ettiği nazara alındığında bu iddianın davalı tarafça ispat gerektiği, ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalı ...'ın yemin teklifinde bulunmayacağını beyan ettiği davalı şirketin ise yemin deliline dayanmadığı anlaşılmakla davalının parayı almadığına yönelik savunmasını ispat edememiştir. Buna göre, davalı ile davalı şirketin beyanlarından davalı ...'ın davalı şirket adına davacı şirket ile  tahsilatlar ve diğer tüm işlemleri gerçekleştirdiği anlaşılmasına göre davalı şirketin adan çalıştıran sıfatıyla sorumlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Davacının istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede ise; yabancı para veya yabancı paranın Türk Lirası karşılığının tahsili amacıyla açılan davalarda vekalet ücreti, yabancı paranın dava açıldığı tarihteki Türk Lirası karşılığına göre, ancak hüküm tarihindeki tarife hükümleri dikkate alınarak takdir edileceğinden davacı istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.  Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının ve davalıların istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, Davacıdan alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına, Davalı ...'dan alınması gereken 6.177,04 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan  1.544,26‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 4.632,78‬ TL'nin  istinaf eden işbu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,  Davalı ...'den alınması gereken 6.177,04 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.971,86‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 4.205,18 TL'nin  istinaf eden işbu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.20/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4968651f666fadb7","SID":"5674da6ceb662f99"}}