{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/54 <br>KARAR NO: 2025/161<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 15.11.2024 tarihli ara karar<br>NUMARASI: 2024/479 Esas <br>DAVA: Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Menfi Tespit)<br>BİRLEŞEN DAVA İSTANBUL 7.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2024/528 ESAS <br>DAVA: Menfi Tespit<br>Taraflar arasındaki  asıl ve birleşen davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, ihtiyati tedbir kararına yöneltilen itirazın kabulü ile tedbirin kaldırılmasına dair verilen karara karşı,  birleşen davada  davacı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati tedbire itiraz eden vekilince İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1364 D.iş - 2024/1402 K sayılı dosyasına ibraz edilen 27/08/2024 tarihli dilekçesi ile; Müvekkili bankanın kredili müşterilerinden ... Tic. ve San. A.Ş.’nin lehdarı olduğu ve dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.’nin muhatabı olduğu 03.07.2017 tarihli, 262.111535.57 sayılı, ... seri no’lu ve 5.178.260,00-USD bedelli, 19.03.2019 vadeli kesin teminat mektubu ile, 03.07.2017 tarihli, 262.111536.57 sayılı, 782109 seri no’lu ve 1.787.708,00-USD bedelli, 19.03.2019 vadeli kesin teminat mektubunun ... A.Ş. tarafından talep edilmesi üzerine müvekkili bankaca düzenlenerek muhatap ... A.Ş.’ye sunulduğunu, ... A.Ş. ile dava dışı ... A.Ş., aralarındaki ticari ilişki dolayısıyla bir dizi hukukî uyuşmazlık yaşandığını, bu uyuşmazlıklar kapsamında, teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin durdurulması içerikli olarak verilen 3 adet İhtiyati Tedbir kararının da (İst. And. 7 ATM 11/12/2018 T., 2018/9276 D. İş; 13/12/2018 T., 2018/9393 D. İş ve İst 21. ATM 2022/395 D. İş) ortadan nihai olarak kalkması üzerine ... AŞ'nin 12 Şubat 2024 tarihli yazısı ile müvekkili bankaya müracaat ettiğini ve teminat mektuplarının nakde tahvilini talep etmiş olduğunu, banka teminat mektuplarının muhatabı ... AŞ’nin yönelttiği “tazmin” talebini takiben müvekkili bankanın Çağlayan Şubesi’ne İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/232 D. İş sayılı dosyası kapsamında verilen yeni bir ihtiyati tedbir kararının ibraz edilmiş olduğunu, 12.02.2024 tarihli müzekkere ekinde sunulan 12.02.2024 tarihli bu ihtiyati tedbir kararı ile İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ihtilaf konusu banka teminat mektuplarının paraya çevrilmesini tedbiren durdurmuş olduğunu; bu sebeple de müvekkili bankanın, tazmin talebinde bulunan ... AŞ’nin bu talebine karşılık olarak:“…İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/232 D.İş. sayılı dosyası kapsamında verildiği teyit ve tespit edilen Mahkeme kararı çerçevesinde teminat mektuplarının tazmin süreci durdurulmak zorunda kalınmış olup; ancak bu mahkeme kararının kaldırıldığını gösterir bir belgenin tarafınızdan ibrazı durumunda söz konusu nakde tahvil sürecinin tamamlanması mümkün olabilecektir.…” şeklinde yanıt verildiğini ve bu suretle teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin durdurulmasına ilişkin olarak verilmiş olan ihtiyati tedbir kararları gereği müvekkili bankanın teminat mektuplarının paraya çevrilmesi sürecini askıya aldığını, müvekkili bankanın bugüne kadar, usule ve yasaya uygun olarak verilmiş ve üçüncü kişileri de bağlar nitelikte olan 4 adet ihtiyati tedbir kararı (İst. And. 7 ATM 11/12/2018 T., 2018/9276 D. İş; 13/12/2018 T., 2018/9393 D. İş; İst 21. ATM 2022/395 D. İş ve İst. 6. ATM 2024/232 D. İş) gereğince hareket etmiş olduğunu ve ... AŞ’nin tazmin taleplerini her defasında geri çevirdiğini, müvekkili bankaya 17 Temmuz 2024 tarihinde, ... nezdinde ve ... A.Ş. ile dava dışı ... A.Ş. arasında devam eden 2024/804 sayılı dosyaya bakmakta olan hakem heyeti tarafından “teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesine dair 16 Temmuz 2024 tarihli ihtiyati tedbir kararı verildiği” iddiası ile bir e-posta gönderildiğini, 18 Temmuz 2024 tarihinde ise ... AŞ'nin, müvekkili bankanın Ortaklar Caddesi Şubesine elden bıraktığı yazı ile ilgili teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulmasına ilişkin İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 12/02/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/363 E. sayılı dosyası kapsamında verilen 18.07.2024 tarihli kararı ile kaldırıldığını beyan ederek tazmin talebinde bulunduğunu, bu gelişmeler üzerine müvekkili bankanın hukukî durum değerlendirmesi yaparak sonuç olarak İTO Tahkim Merkezi’nin 2024/804 E. numaralı dosyası üzerinden ilgili tahkim heyeti tarafından verildiği iddia edilen tedbir kararının hem HMK m. 414 hükmünde aranan gerekliliklerin yerine getirilmemiş olması hem de anılan yargılama bakımından “ÜÇÜNCÜ ŞAHIS” konumunda bulunmasını dikkate alarak, ilgili teminat mektuplarına yönelik tazmin talebini karşılamak durumunda kalmış olduğunu, İTO Tahkim Merkezi’nde 2024/804 E. numaralı dosya üzerinden devam etmekte olan tahkim yargılamasının taraflarının ... A.Ş. ile dava dışı ... A.Ş olduğunu, ... Bankası A.Ş.'nin söz konusu tahkim yargılamasında taraf olmadığını, Tahkim yargılamasında hakem kurulunun yetkisinin taraflar (... A.Ş. ile ... A.Ş.) arasındaki tahkim sözleşmesinden doğacağını ve sözleşmelerin nisbiliği ilkesi gereğince sadece bu sözleşmeye taraf olanlar arasında ve sözleşmede belirtilen konu ile sınırlı olarak ortaya çıkacağını, bu hukukî duruma rağmen söz konusu tahkim yargılamasını yürüten hakem heyetinin, yargılamanın tarafı olmayan kişiler (üçüncü kişiler) bakımından sonuç doğuracak, onlara yönelik icra edilecek veya onlar tarafından yerine getirilmesi emri ihtiva eden bir tedbir kararı verdiğini, bütünüyle “YOK HÜKMÜNDE” bir karar olduğunu, nitekim bu kararın 3 kişiden oluşan hakem heyetinin 2 üyesinin olumlu görüşü ile alındığını; bu karara muhalif üyenin ise ayrıntılı bir “red gerekçesi” kaleme aldığını, müvekkili bankayı bağladığını iddia edilen ... kurallarına tâbi olarak yargılama yaptığı anlaşılan Hakem Heyetinin verdiği “ihtiyati tedbir kararı”nın, belirtilen nitelikte bir ihtiyati tedbir kararı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı dolayısıyla müvekkili bankanın herhangi bir ihtiyati tedbir kararına aykırı hareket etmesi, tazmin talebine karşı müşterisini koruma mükellefiyetini ihlâl etmesinin hiçbir şekilde söz konusu olmadığını, müvekkili bankanın, garanti sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüğünün gereğini yerine getirmiş olduğunu, bu bağlamda özellikle ve öncelikle dikkate alınması gereken diğer bir gerçek de davacının kefili olduğu lehdarın müvekkili bankaya, söz konusu banka teminat mektuplarının düzenlenmesi talimatını verirken banka teminat mektubunun niteliğini ve bankanın hukuki durumunu bilerek ve muhtemel hukukî sonuçları da göze alarak hareket etmiş olması gerçeği olduğunu, muhatabın teminat mektubu verilmesi öngörülen lehdar ile arasındaki temel ilişkiye aykırı bir şekilde tazmin talebinde bulunmuş olsa dahi müvekkili bankanın tazmin talebinin gereğini icra etmek; teminat mektubu bedelini ödemekle yükümlü olduğunu, lehdar ve hukuken onunla aynı konumda bulunan kefillerinin bu gerçeği bilerek (ve muhtemel hukukî sonuçları da kabul ederek) hareket ettikleri kabul edilmek durumunda olduğunu, bu tür durumlarda lehdarın, muhatabın tazmin talebinin hukuka aykırı olsa dahi banka tarafından karşılanmak zorunda olduğunu ve bankanın da yaptığı bu ödeme sebebiyle kendisine müracaat edebileceğini bilmeli ve ona göre hareket etmesi gerektiğini, izah olunan ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle, “02.08.2024 tarihinde  verilmiş 2024/1364 D.İŞ E – 2024/1402 K sayılı, 03.07.2017 tarihli, 262.111535.57 sayılı, ... seri no’lu ve 5.178.260,00-USD bedelli, 19.03.2019 vadeli ve 03.07.2017 tarihli, 262.111536.57 sayılı, 782109 seri no’lu ve 1.787.708,00-USD bedelli, 19.03.2019 vadeli kesin teminat mektuplarının paraya çevrilmiş olması dayanak gösterilerek ... Bankası A.Ş. tarafından ... aleyhine icra takibi başlatılmasının ihtiyati tedbir ile önlenmesine dair kararın” süresi içinde ileri sürülen itirazları kapsamında kaldırılmasını ve yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.İhtiyati tedbir talep eden vekili 15/11/2024 tarihli mürafa duruşmasında; ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin beyanlarına katılmadıklarını, beyanlarının hukuki dayanaktan yoksun beyanlar olduğunu, mahkememizin 18/10/2024 tarihli ara kararı ile diğer müvekkili şirket bakımından tedbirin kaldırıldığını, oradaki beyanlarını aynen tekrar ettiklerini, ihtiyati tedbirin kaldırılması gerekçelerinde iki hususa değinildiğini birinci hususun HMK 414/2 uyarınca ... tahkim heyetince verilen ihtiyati tedbir kararına yönelik icra edilebilirlik şerhinin sonraki bir tarihte alınmış olduğunu, HMK 414/2 md gerekçesine bakıldığında bağlayıcılık ve geçerlilik koşullarının mahkememizce karıştırıldığı kanaatinde olduklarını, kaza-i merci tarafından verilen bir ihtiyati tedbir kararının bağlayıcılığının kararın verildiği anda hüküm doğurduğunu, aksi takdirde bu kararın karşı tarafın iddia ettiği şekilde icra edilebilirlik şerhi alınana kadar hukuken yok hükmünde olduğunu iddia etmenin ihtiyati tedbir kararını veren yargı mercinin kararının yok saymak mahiyetinde olduğunu, bu nedenle öncelikle 18/10/2024 tarihli ara karar ile ortaya konulan gerekçenin yeniden değerlendirilmesini talep ettiklerini, bunun bir hukuki gerekçe olmadığını, başka bir gerekçe varsa onuda araştırdıklarını, diğer bir hususun HMK 389 - 399 ve İİK 72 md hükümlerinin yanlış değerlendirilerek huzurdaki davada özel hüküm maddesi olarak değerlendirilmesi gereken 72. Md çerçevesinde menfi tespit davasının ve müvekkili hakkında icra takibinin yapılmasının önlenmesi yönündeki taleplerinin değerlendirilmesi gerektiğini, burada da bu hükümlerin yeniden mahkemece değerlendirilmesi gerektiğini, birleşen dosya kapsamında yer alan müvekkili şirkete dair verilen kararın yanlış verildiğini, huzurdaki davada da  davacı olan ... yönünden yeniden yanlış bir değerlendirmeye yönelmemek için gerekirse yeniden değerlendirme için gün tayin edilmesini talep ettiklerini, dosya kapsamına mahkememizin talebi üzerine ibraz etmiş oldukları Genel Kredi Sözleşmesi dışında iş bu davaya konu davacı ...'in kefaleti bulunan başkaca bir Genel Kredi Sözleşmesi olup olmadığı hususunu araştırıp bu hususta beyanda bulunmak için süre talep ettiğini, 18/10/2024 tarihli mahkememiz gerekçesindeki argümanlara karşı beyanlarını sunduklarını, heyetçe yeniden ele alınmasını talep ettiklerini, bankanın ödeme yaparak zaten bir günah işlediğini, mahkemenin de buna dahil olmamasını, müvekkili hakkında esaslı bir değerlendirme yapılmasını talep ederek, itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/08/2024 tarih - 2024/1364 D.İŞ - 2024/1402 K numaralı dosyası ile Birleşen dosya davacısı ... tarafından itiraz eden Banka aleyhine teminat mektubunun haksız paraya çevrilmesi nedeni ile Banka sorumluluğuna dayalı olarak  açılacak menfi tespit ve tazminat davasına esas olmak üzere İİK 72/2 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep edilmiş ve  \"icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir\"  hükmü uyarınca , icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında davaya konu teminat mektuplarının toplam bedeli üzerinden %15 oranında teminat alınarak sadece taraflar arasında geçerli olacak şekilde İİK 72/2 Md. Kapsamında, takibe konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiş olup mahkememiz nezdinde 2024/479 Esas sayılı dosyası ile davacı  ... Tic. ve San. A.Ş tarafından davalı banka aleyhine açılan asıl dosyayla , iş bu ihtiyati tedbir talebini takiben açılan İstanbul 7 ATM nin 2024/528 AEsas sayılı dosyasının mahkememiz dosyası ile Birleştirilmesi nedeni ile  açılan iş bu davada davalı banka tarafından ihtiyati tedbire yönelik  itiraz mürafalı olarak değerlendirilmiştir.Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde ; Asıl dosya davacısı ... Tic. ve San. A.Ş.’nin lehdarı olduğu ve dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.’nin muhatabı olduğu 03.07.2017 tarihli, 262.111535.57 sayılı, ... seri no’lu ve 5.178.260,00-USD bedelli, 19.03.2019 vadeli kesin teminat mektubu ile, 03.07.2017 tarihli, 262.111536.57 sayılı, ... seri no’lu ve 1.787.708,00-USD bedelli, 19.03.2019 vadeli kesin teminat mektubunun ... A.Ş. tarafından talep edilmesi üzerine  davalı  banka tarafından düzenlenerek muhatap  ... A.Ş. ye verildiği, ... A.Ş. ile dava dışı ... A.Ş. aralarındaki ticari ilişki dolayısıyla bir dizi hukukî uyuşmazlıklar kapsamında, teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin durdurulması içerikli olarak verilen 3 adet İhtiyati Tedbir kararının da (İst. And. 7 ATM 11/12/2018 tarih 2018/9276 D. İş; 13/12/2018 T., 2018/9393 D. İş ve İst 21. ATM 2022/395 D. İş) ortadan kalkması üzerine ... AŞ 12 Şubat 2024 tarihli yazısı ile davalı  bankaya müracaat  ederek teminat mektuplarının nakde tahvilini talep ettiği, talebi takiben İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/232 D.İş. sayılı dosyasından %120 teminat mukabilinde 12.02.2024 tarihli teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin önlenmesi yönündeki ihtiyati tedbir kararı sonrasında  teminat mektuplarının muhatabı olan ... A.Ş.’ye  teminat mektuplarının tazmin sürecinin durdurulduğu,  İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/232 D.İş. sayılı, 12/02/2024 tarihli %120 teminat karşılığı verdiği ihtiyati tedbir kararının İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/363 E. sayılı dosyası kapsamında verilen 18.07.2024 tarihli kararı ile kaldırıldığı anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, ihtiyati tedbire itirazın değerlendirildiği 15.11.2024 tarihli ara kararla;  \"...Davaya konu ihtiyati tedbir istemi her ne kadar İİK 72/2 maddesi uyarınca talep edilmiş ve  o doğrultuda verilmiş ise de  İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun onuncu kısım birinci bölümde geçici hukuki korumalar üst başlığı ile, ihtiyati tedbirin şartları ise 389. maddede düzenlenmiş olmakla bu madde çerçevesinde de değerlendirme yapılması gerekmektedir. Maddede, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakınca yahut ciddi bir zarar doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği belirtilmiştir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yasanın düzenlediği şartların varlığı gerekli olmakla birlikte, şartların varlığı halinde bir davada her konuda ihtiyati tedbir kararı verilmemekte yalnızca uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilmektedir.6100  sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 390/3. Maddesinde:\".. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" denilerek tedbir talep eden tarafın, iddiasını ispata yarar belgeleri talep dilekçesi ekinde mahkemeye sunarak iddiasını yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiği ifade edilmiştir. Anılan durum karşısında   ihtiyati tedbir kararının ancak dava konusu hakkında alınabileceği  HMK 390/3 maddesi uyarınca bu aşamada yakın ispat koşullarının varlığından söz edilemeyeceği...\" gerekçesiyle,  İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 02/08/2024 tarih 2024/1364 D.İŞ  - 2024/1402 K sayılı tedbir kararının kaldırılmasına, mahkemeye ait 2024/479 E sayılı dosya kapsamında davacı ... Tic ve San A.Ş 'ye yönelik olarak 18/10/2024 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına yönelik mahkeme kararının istinaf edilmiş olduğu anlaşılmakla bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, birleşen davada  davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Birleşen davada davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından, asıl dosya davacısı ... A.Ş. yönünden verilen tedbirin kaldırılmasına dair ara kararda,  tahkim heyeti tarafından alınan ihtiyati tedbir kararının icra edilebilirliğine dair kararın sonradan alınmış olması gerekçesi vurgulanmış iken aynı kapsamdaki kefil sıfatıyla sorumluluğu iddia edilen birleşen dosya davacısı yönünde bu gerekçeye yer verilmemesinin, mahkemenin ciddi bir değerlendirme tutarsızlığı içinde olduğunu gösterdiğini, Mahkemenin birleşen dosya davacısı ...'in tahkim yargılamasının tarafı olmadığı yönündeki  gerekçesi tarafımızca açılan davanın anlaşılamadığına delalet ettiğini, mahkemece, TBK m. 111 kapsamında ifa engeli hususunu dikkate alınmamış ve davalı bankanın tahkim yargılamasının tarafı olmadığı gerekçesiyle yanlış bir değerlendirme yapılarak hüküm tesis edildiğini, Somut olayda, ... A.Ş., hakem heyetinin verdiği tedbir kararı ile bilgilendirildiğini ve ... A.Ş.'nin teminat mektuplarını nakde çevirme yetkisinin sınırlandırıldığından haberdar edildiğini, buna rağmen, bu kararı göz ardı ederek teminat mektubunu paraya çevirdiğini, bu durumun TBK m. 111 kapsamında bir ifa engeli teşkil etmekte olup, ... A.Ş.'nin bu hukuki engeli bilmesine rağmen işlem yapmasının, müvekkili lehtar ... A.Ş.'ye karşı sözleşmesel yükümlülüklerini ihlal ettiği anlamına geldiğini, Bankaya yapılan bildirimlerin ve icra emrinin göz ardı edilerek karar verilmesinin kararı eksik ve hatalı hale getirdiğini, banka icra müdürlüğü tarafından kendisine gönderilen emre uymak zorunda olduğunu, hakem kararlarının bağlayıcılığı konusunda hukukumuzda bir merasimin öngörülmediğini, devlet yargısında da, teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin engellenmesine ilişkin verilen tedbir kararları, doğrudan bankaya değil, teminat mektubunun muhatabına yönelik olduğunu, bu durumun temel nedeninin, teminat mektubunu paraya çevirecek kişinin bankadan ziyade muhatap olması olduğunu, bankanın, bu süreçte yalnızca üçüncü taraf olarak yer almakta ve  teminat mektubunu nakde çevirmeme yükümlülüğü doğduğunu, İcra edilebilirlik şerhine ilişkin olarak davalı tarafından dosyaya sunulan uzman görüşlerinin yanlı ve dosya içeriğiyle alakasız olduğunu, dava dilekçesinde de ifade edildiği üzere zaten hakem heyeti ... AŞ'ye yönelik bir tedbir kararı almadığını, dolayısıyla uzman görüşlerinin bu noktada derdest dava ile organik ve mantıksal bir bağı mevcut olmadığını,  bilindiği üzere, mahkeme kararlarının davanın taraflarını bağladığını, bu görüşü vermek için uzman olmaya gerek olmadığı gibi böyle bir alelade bilginin uzman görüşü olarak sunulması da hayatın olağan akışına uygun olmadığını, murafaa öncesi söz konusu metinlerin mahkemenin gerekçesini değiştirilmesine altyapı oluşturmak amacıyla danışıklı şekilde sunulduğunun düşünüldüğünü, Sonuç olarak, ortada herhangi bir hakem kararı olmasa bile İİK'nın 72/2. maddesi uyarınca menfi tespit davası kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken, buna ek olarak Hakem Kurulu tarafından verildiğini ve taraflara resmi olarak bildirilmiş bir hakem kurulu ihtiyati tedbir kararı olmasına rağmen mahkemece bu şekilde bir karar verilmiş olmasının yargılamanın tarafsız ve bağımsız şekilde yürütüldüğü konusunda tereddüt oluşmasına sebebiyet verdiğini, menfi tespit davasının doğası gereği, ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, mahkemenin, İİK'nın 72. maddesinde sayılmayan yaklaşık ispat kriterlerini tedbiri kaldırmak için gerekçe olarak kullanması bile tek başına kararın yargılamanın doğal akışına uygun olarak verilmediğini açıkça ortaya koyduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve itirazın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, HMK'nın 389 vd. maddeleri uyarınca,  teminat mektubunun  ödenmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbire ilişkindir. İstanbul 8. Asliye Ticaret  Mahkemesinin 2024/1364 D. İş  2024/1402 K sayılı  02.08.2024 tarihli kararı ile talebin kabulüne karar verilmiş, sonrasında asıl davanın açıldığı İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/479 E sayılı dosyasında yapılan murafaalı inceleme sonucunda 15.11.2024 tarihli ara karar ile sonuç itibariyle davalı yanın tedbire itirazının kabulü ile tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı birleşen davada davacı  vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta, birleşen davada davacı yan, davalı bankanın ... nezdinde ve asıl davada davacı ... A.Ş. ile dava dışı ... A.Ş. arasında devam eden 2024/804 sayılı dosyaya bakmakta olan hakem heyeti tarafından teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesine dair 16 Temmuz 2024 tarihli ihtiyati tedbir kararı verilmesine rağmen, dava dışı  ... A.Ş. nin talebi üzerine davalı bankanın tedbir kararına uymayarak usulsüz şekilde teminat mektuplarını paraya çevirdiğini ileri sürmüş, yine  davacı ...' in davalı banka ile ... A.Ş. arasındaki kredi sözleşme ilişkisinde müteselsil kefil olduğunu, bu durumda teminat mektuplarını tedbir kararı bulunmasına rağmen  usulsüz şekilde paraya çeviren davalı banka tarafından müteselsil kefil sorumluluğu olan müvekkilinden teminat mektupları  tutarları yönünden müracaat edip tahsil talep edebileceğini, davalı bankanın tedbire rağmen teminat mektubunu usulsüz olarak paraya çevirdiği gözetildiğinde, müvekkili aleyhine davalı banka tarafından icra takibi başlatılmasının önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiğini,  İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin   02/08/2024 tarih - 2024/1364 D.İŞ - 2024/1402 K sayılı dosyası  ile  %15 oranında teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verildiğini ancak  davalı banka vekillerince ihtiyati tedbire itiraz edilmesi üzerine ilk derece mahkemesince istinaf başvurusuna konu 15.11.2024 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verildiğini, kararın istinaf incelemesi sonucu kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.  İlk derece mahkemesince birleşen dava kapsamında birleşen davada davacı ... yönünden ihtiyati tedbire itiraz üzerine verilen 15.11.2024 tarihli ara karar gerekçesinde  gösterildiği de  gözetildiğinde, davacı vekilinin asıl davada davacı şirket yönünden ihtiyati tedbirin kaldırılma gerekçelerinin farklı olmasına rağmen, birleşen davada davacı müvekkili yönünden aynı gerekçelere yer verilmemesinin tutarsızlık olup, bu yönüyle kararın kaldırılması gerektiği yönündeki istinafı yerinde görülmemiştir.İİK 72/2 maddesinde; \"Takipten önce açılan menfi tespit davasında talep üzerine mahkemece alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında icra takibinin durdurulmasına karar verebilir\" şeklinde düzenlenmiş olup, açılacak menfi tespit davasında tedbir verilip verilmeyeceği delil durumuna göre mahkemece takdir edilecektir. Bir başka deyişle, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü üzere, İİK'nın 72/2 maddesi hükmünde, alacağın yüzde onbeşi tutarında teminat yatırılması hâlinde tedbirin mutlaka verileceğine dair emredici bir düzenleme içermemektedir. Buna göre davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. İlk derece mahkemesince  2024/479 E sayılı dosya kapsamında asıl davada davacı ... Tic ve San A.Ş 'ye (teminat mektuplarının lehtarı) yönelik olarak 18/10/2024 tarihli ara kararı  ile bu şirket yönünden verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verildiği de gözetildiğinde, birleşen davada davacı ... yönünden itirazen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması yönündeki ara karar isabetli olup, aksi yöndeki davacı istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Yukarıdaki açıklamalar ışığında, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılıkta görülmediğinden, birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 394/5 maddeleri uyarınca, birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın,  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. ve 394/5 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 04.02.2025<br>KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 394/5. maddeleri gereğince karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bbdecece527e400a","SID":"206e354d430f663b"}}